"31 Mart Vakası" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Rescuing 5 sources and tagging 0 as dead.) #IABot (v2.0
(düzeltme AWB ile)
(Rescuing 5 sources and tagging 0 as dead.) #IABot (v2.0)
Bir milletvekili, bir Nazır ve tespit edilemeyen sayıda asker ve sivilin hayatını kaybettiği isyan, [[Selanik]]'te bulunan [[3. Ordu (Osmanlı)|Üçüncü]] ve [[Edirne]]'de bulunan [[2. Ordu (Osmanlı)|İkinci]] Ordulara mensup askerlerin oluşturdukları, Rumeli halkının gönüllü katıldığı “''[[Hareket Ordusu]]''”’'nun İstanbul'a gelmesi ile bastırıldı. Üç gün süren çarpışmaların ardından sıkıyönetim ilan edildi; padişah [[II. Abdülhamit]] tahttan indirilip yerine [[V. Mehmed Reşad]] tahta çıktı. İsyana katılanlar ve destekleyenler yargılanarak 70 kişi idam edildi, 420 kişi ise çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
Olay kimi arşiv belgelerinde ''“hareket-i irtica”, “hadise-i irtica”'', kimi belgelerde de ''“hadise-i ihtilaliye”, “hareket-i ihtilaliye”, “harekât-ı iğtişaşiye”'' ve ''“vakıa-i ihtilaliye”'' tabirleri ile ifade edilmektedir.<ref name=taner/> Türk siyasi tarihine ''irtica'' kavramının, bu olay ile birlikte girdiği kabul edilir.<ref name=taner/> Ancak kimi araştırmacılar olayı bir irtica ayaklanmasından ziyade amacına ulaşamayan bir askeri darbe girişimi olarak değerlendirilir.<ref name=nazmi>{{Web kaynağı | soyadı1 = Eroğlu | ad1 = Nazmi | başlık = 31 Mart Olayı ve Hareket Ordusu’nun Ortaya Çıkış Sebepleri | url = http://www.koprudergisi.com/index.asp?Bolum=EskiSayilar&Goster=Yazi&YaziNo=947 | erişimtarihi = 14 Şubat 2016 | ref = Köprü dergisi, Yaz 2008, Sayı 103 | arşivurl = httphttps://web.archive.org/web/20131112131953/http://koprudergisi.com/index.asp?Bolum=EskiSayilar&Goster=Yazi&YaziNo=947 | arşivtarihi = 12 Kasım 2013 | ölüurl = no }}</ref>
 
31 Mart Vakası'nda ölenlerin anısına İstanbul'da [[Abide-i Hürriyet]] adıyla bir ulusal anıt inşa edilmiştir.<ref name=soner>{{Web kaynağı | soyadı1 = Yalçın | ad1 = Soner | başlık = Osmanlı’nın Anıtkabir’i Abide-i Hürriyet’ti | url = http://www.hurriyet.com.tr/osmanli-nin-anitkabir-i-abide-i-hurriyet-ti-6426017 | erişimtarihi = 14 Şubat 2016 | ref = Hürriyet gazetesi 27 Nisan 2007 | arşivurl = httphttps://web.archive.org/web/20160214154007/http://www.hurriyet.com.tr/osmanli-nin-anitkabir-i-abide-i-hurriyet-ti-6426017 | arşivtarihi = 14 Şubat 2016 | ölüurl = no }}</ref>
 
== Arka Plan ==
Henüz tam egemen olamadıkları [[Kâmil Paşa]] kabinesine karşı ellerini güçlendirmek isteyen İttihatçıların Eylül ayı sonlarında Selanik’te 3. Ordudan getirilip [[Taşkışla]]’ya yerleştirdikleri üç Avcı Taburu, bir gerginlik konusu idi. Bu taburlara o günlerde cemiyetin destekçisi olarak bakılıyordu. Cemiyet, Bulgar tehdidini öne sürerek İstanbul’daki Avcı Taburlarının sayısını arttırmak isterken Kâmil Paşa hükûmeti kendisine karşı bir ihtilalde kullanılacakları endişesi ile taburların biran önce gitmesini istiyordu.<ref name=tez/>
 
Ekim 1908’de ordu içinde “''alaylı''” ve “''mektepli''” subaylar meselesinden doğan hoşnutsuzluklar arttı. Eski sisteme göre yetişmiş alaylı subayların kısa süre içinde ordudan tasfiye edileceği söylentileri, alaylı subayların mekteplilerle ilişkilerini her geçen gün biraz daha bozdu.<ref name=necdet/> Ordudaki disiplinsizliğin en önemli sebebini ibadet bahanesiyle talimden kaçmak olarak gören cemiyetin, ibadete karşı politikaları ise askeri din propagandasına açık hale getirdi.<ref name=ayse>{{Web kaynağı | soyadı1 = Hür | ad1 = Ayşe | başlık = 31 Mart ‘ihtilal-i askeriyesi’ | url = http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/ayse-hur/31-mart-ihtilal-i-askeriyesi/375/ | erişimtarihi = 10 Şubat 2016 | ref = Taraf gazetesi, 6 Nisan 2008 | arşivurl = httphttps://web.archive.org/web/20160214154016/http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/ayse-hur/31-mart-ihtilal-i-askeriyesi/375/ | arşivtarihi = 14 Şubat 2016 | ölüurl = no }}</ref>
 
Bu dönemde ''[[Volkan (gazete)|Volkan]]'' ve ''[[Mizan (gazete)|Mizan]]'' gibi gazetelerin yayınlarında kullandıkları kışkırtıcı üslup, İttihat ve Terakki'nin uygulamalarından zarar görenler üzerinde etkili oldu. Özellikle [[Derviş Vahdeti]]’nin çıkardığı ''Volkan'' gazetesi 31 Mart Olayında önemli rol üstlendi. İngilizler tarafından finanse ve himaye edilen ve yer yer [[Prens Sabahattin]]'in Adem-i merkeziyetçi görüşlerine de yer veren ''Volkan'' gazetesi, alaylı subaylar ve asker kesimi arasında taraftar kazanmış [[İttihad-ı Muhammedi Fırkası|İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti]]’nin yayın organı haline gelmişti.<ref name=galip>{{Web kaynağı | soyadı1 = Baysan | ad1 = Galip | başlık = 31 Mart Ayaklanması: Nedenleri ve Sonuçları | url = http://www.transanatolie.com/turkce/turkiye/osmanlilar/31_mart_1909.htm | erişimtarihi = 8 Şubat 2016 | ref = transanatolie.com sitesi Nisan 2007 | arşivurl = httphttps://web.archive.org/web/20140913161834/http://www.transanatolie.com:80/turkce/turkiye/osmanlilar/31_mart_1909.htm | arşivtarihi = 13 Eylül 2014 | ölüurl = no }}</ref>
 
Askerlerin hoşnutsuzlukları ordu içinde çeşitli isyan hareketlerine yol açtı. 31 Mart öncesindeki en önemli askeri isyan, ''Taşkışla Olayı'' idi. Askerlik sürelerini doldurarak terhis olmayı bekleyen 87 eratın, askerlik sürelerinin tekrar uzatılması üzerine Ekim 1908’de Taşkışla'da ayaklanması, kanlı bir şekilde bastırıldı. Aralık 1908’de bir tiyatro oyununda oyunun erlere yasak edilmesi ikinci bir ayaklanmaya sebep oldu. Erlerin "''bize yasaksa subaylara da yasak olmalıdır''" diyerek tiyatroyu basması sonucu şiddetli çarpışmalar gerçekleşti.<ref name=necdet/> Askeri kesimdeki ayaklanmalar, 23 Ocak 1909’da Harp Okulu öğrencilerinin ayaklanması ile devam etti. Öğrenciler, Okul Nizamnamesi'nin aşırı sertliği ve yabancı dil öğrenmekte güçlük çekmekten şikayetçi idi; olay, 60 öğrencinin okuldan kovulması ile sonuçlandı.<ref name=necdet/> Mart 1909’da ise Abdülhamit’in özel muhafız alayının bir bölümünü oluşturan Arnavut ve Arap asıllılardan oluşan [[Zuhaf Alayı]]'na, geleneklere aykırı şekilde, Türk askerlerinin katılmak istenmesi sırasında olaylar yaşandı. Bütün bu olaylarda hep Selanik'ten getirilmiş olan avcı taburlarının ayaklanan birliklere karşı kullanılmış olması Birinci Ordu içerisinde avcı taburlarına karşı genel bir düşmanlık duygusunun doğmasına yol açtı.<ref name=necdet/>
== İsyanın bastırılmasından sonraki gelişmeler ==
{{Vikikaynak|II. Abdülhamid'in ıskatı ve V. Mehmed'in tahta çıkışı hakkında fetva}}
Hareket Ordusu'nun İstanbul'da duruma tamamen hâkim olmasıyla birlikte, Padişah II. Abdülhamit'in tahttan indirilmesi konusu gündeme gelmiştir. Ayaklanmanın tamamen bastırılmasıyla kendisini güvende hisseden Meclis-i Mebûsan 25 Nisan'da Yeşilköy'den Ayasofya yakınındaki kendi binasına geri döndü ve 27 Nisan 1909'da bu konuyu görüşmek üzere toplandı. Sultan Abdülhamit'in hilafet ve tahttan indirilmesi oy birliği ile kabul edildi.<ref name=necdet/> Abdülhamit'in yerine kardeşi Veliaht [[V. Mehmed|Mehmet Reşat Efendi]]'yi getiren Meclis, bu kararı Abdülhamit'e bildirmek üzere dört kişilik bir kurul oluşturdu. Abdülhamit, Selanik'te sürgüne gönderildi.<ref name=emre>{{Web kaynağı | soyadı1 = Gül | ad1 = Emre | başlık = Sultan Abdülhamit'e "Seni millet azletti' dediler | url = http://www.dunyabulteni.net/tarih-dosyasi/207790/sultan-abdulhamite-seni-millet-azletti-dediler | erişimtarihi = 14 Şubat 2016 | ref = Dunyabulteni.net 27 Nisan 2012 | arşivurl = httphttps://web.archive.org/web/20150802223923/http://www.dunyabulteni.net/tarih-dosyasi/207790/sultan-abdulhamite-seni-millet-azletti-dediler | arşivtarihi = 2 Ağustos 2015 | ölüurl = no }}</ref> Osmanlıların birlikteliklerinin devam etmekte olduğunu göstermek maksadıyla dört kişilik kurulda Ermeni ve Yahudi milletvekillerine yer verilmişti ancak bu ileride İttihatçıların şiddetle eleştirilmelerine, siyonistlikle suçlandırılmalarına sebep olmuştur.<ref name=necdet/>
 
Olayların sona ermesiyle İstanbul'da sıkıyönetim ilan edilmiş; isyana karışanların tespiti yapılmış ve geniş çapta tutuklamalar başlamıştır. Suçluların yargılanarak cezalandırılması amacıyla üç ''Divan-ı Harp''; tutuklananların ilk sorgulamalarını yapmak üzere ''Tahkik Heyetleri''; halkın bu olaylara karışan kimseler hakkında bildiklerini haber verebilmesi için ''Tedkikât Heyetleri'' oluşturuldu. Yargılamalar sonunda 70 kişi idama, 420 kişi müebbet ve 6 aydan başlayan çeşitli hapis, yüzlerce kişi de süresiz sürgün cezalarına çarptırıldı. İdama mahkûm olanların cezaları Beyazıt ve Ayasofya meydanlarında, Köprübaşı’nda, Kasımpaşa’da darağaçları kurularak infaz edildi. Ege'den yabancı bir ülkeye kaçmak için trenle İzmir'e gitmeye çalışırken yakalanan Derviş Vahdeti'nin yargılanması bir aydan fazla sürdü. Akıl sağlığının bozuk olduğu yönündeki savunmasına itibar edilmedi, 19 Temmuz 1909'da Ayasofya Meydanında asılarak idam edildi.
191.076

değişiklik