Diocletianus: Revizyonlar arasındaki fark

düzenleme özeti yok
[kontrol edilmiş revizyon][kontrol edilmiş revizyon]
k (→‎top: İmla, değiştirildi: hükümet → hükûmet AWB ile)
Değişiklik özeti yok
Bu sorunu çözmek ve Doğu ve Batı olmak üzere bölünen imparatorlukta kimin imparator olacağı sorusunu yanıtlamak için Diocletianus [[Tetrarşi]] ya da "dörtlü yönetim" adı verilen sistemi kurdu. Buna göre Doğu'da bir kıdemli imparator, Batı'da bir kıdemli imparator başa geçecek, bunların yanında da birer ast imparator olacaktı. Roma imparatorlarına verilen çok sayıda unvan içinde en önemlisi [[Augustus (Unvan)|Augustus]]'du. Bu yüzden iki kıdemli imparator Augustus unvanını alacak, diğer iki ast imparator ise Sezar unvanını alacaktı. Diokletian'ın tasarladığına göre kıdemli imparatorlardan biri emekli olduğunda ya da öldüğünde Sezar onun yerini alacak ve yeni bir ast imparator seçecekti.
 
[[292]] yılına gelindiğinde Diocletianus sistemi oturtmuş, kendisine Doğu İmparatorluğu'nu seçmiş ve Maximian'a da Batı İmapartorluğu'nu vermişti. İmparatorluk iktidarı artık iki kişinin arasında bölüştürülmüştü. İkisi de kendilerine yeni başkentler seçtiler. Diocletianus'un kendine seçtiğibaşkentseçtiği başkent [[Nicomedia]] (bugünkü [[İzmit]])idi. Eski başkent imparatorluğun kaderinin orduların gücüyle belirlendiği yerlerden çok uzaktaydı. İki imparatorun imparatorluğu yönetmesini kolaylaşrırankolaylaştıran bölünme Roma'da kalan senatoyu daha da kenara itmişti. [[293]] yılında Diocletianus ve Maximian birer Sezar atadılar (sırasıyla [[Galerius]] ve [[Constantius Chlorus|Constantius]]) ve vârisleri olarak belirlediler. Ancak bunlar yalnızca vâris değildi. Her birine kabaca imparatorluğun dörtte biri verilmişti.
 
Diocletianus'un başa gelmesinden önce neredeyse kesintisiz yarım asırlık iç savaş dönemi düşünüldüğünde Tetrarşi'nin dört imaparatorunimparatorun açgözlülüğüne yenik düşmemesi kayda değerdir. Ancak Roma siyasetinin fırsatçı yapısı çok geçmeden Tetrarşi'nin çözülmesine ve monarşinin yeniden kurulmasına neden oldu. 305 yılında Diocletianus emekli oldu ve Maximian da aynı şekilde davranmaya ikna edildi. İki Sezar önceden tasarlandığı gibi kıdemli imparatorlar oldular. Ama iş yeni Sezarları seçmeye geldiğinde ordu ve senato araya girdi ve kendi adaylarını öne sürdüler. 306 yılında [[I. Konstantin|Konstantin]] batıda bir iç savaş başlattı ve 312'de bu savaşı kazandı. 324 yılı itibarıyla [[Licinius]]'dan imparatorluğun doğu bölümünü aldı ve 337 yılında ölümüne kadar tüm imparatorluğu kendi yönetti. İkitidar tekrar Konstantin'in oğulları arasında bölündü. Taht Julian, Valentinian I ve Theodosius I ve diğerlerinin yönetiminde sözde birleştirildiyse de 395 yılına gelindiğinde doğu ve batı kalıcı olarak bölündü.
 
==== Ekonomideki reformlar ====
 
==== Askerî reformlar ====
Diocletianus ordudaki asker sayısını 400.000 civarından 450.000'in üstüne çıkardı. Ordunun üçte ikisi sınır güçlerinden (''limitanei'' ya da ''ripenses'') oluşuyordu. Kalanlar Augustus ve Sezarların kendi bölgelerinininbölgelerinin (''comitatenses'') merkezinde bulundurdukları hareketli birliklerdi. İktidar merkezlerine yakın olduklarından siyasi açıdan daha tehlikeliydiler, bu yüzden de sınır kuvvetlerinden daha fazla para alırlardı. Bu durum sonradan huzursuzluğa ve sorunlara yolaçmıştıyol açmıştı.
 
''[[Vexillatio]]'' sistemindeki tecrübesi Diocletianus'a müzferelere ihtiyaç duymadan daha fazla stratejik ve taktiksel esneklik saplamak için arazi kuvvetlerinden oluşan [[Roma lejyonu|lejyonlardaki]] asker sayısını 1.000'e düşürmeye yöneltti. Sınırdaki lejyonlar tam güçleriyle bulunuyorlardı (4.000-6.000 arası). Gerek hareketli gerek sınır kuvvetlerindeki birlikler genelde 1.000 adamdan oluşuyordu.
 
=== Hıristiyanlara yönelik zulüm ===
[[303]] yılında Roma İmparatorluğu'nun HıristiyanlaraHristiyanlara yönelik son ve en büyük zulmü başladı.
 
Hıristiyan kaynaklarına göre Diocletianus'a hükümdarlığının ilk yıllarında [[Galerius]] zulmün kışkırtıcısıydı. Ancak Diocletianus da zulüm politikalarını aynı şevkle benimsedi. 299-300 yıllarında verilen bir kurbanın uygun kehaneti çıkarmamasının sorumlusu olarak HıristiyanlarınHristiyanların varlığı gösterildi.
Diokletian tüm HıristiyanHristiyan devlet memurlarının ve askerlerinin kurbanlarda yer almalarını aksi takdirde konumları kaybedecklerinikaybedeceklerini söyledi. Bir süre sonra [[Didim]]'deki [[Apollon]]'dan bir kehanet HıristiyanlarınHristiyanların sindirilmesi şeklinde yorumlandı.
 
[[24 Şubat]] [[303]]'te Diocletianus'un HıristiyanlaraHristiyanlara karşı ilk fermanı yayımlandı. Buna göre imparatorluk içindeki Hıristiyan kitapları ve ibadet yerleri yokedilecekti. Ayrıca HıristiyanlarınHristiyanların ibadet için bir araya gelmeleri de yasaklanıyordu. Diocletianus'un [[Nicomedia]]'daki sarayındaki yangınlar ve Anadolu'daki ayaklanmalardan sonra imparator HıristiyanlaraHristiyanlara yönelik daha sert yaptırımlara başvurdu ve tüm [[piskopos]] ve [[rahip]]lerin tutuklanmasını emretti. Bunlar HıristiyanlıktanHristiyanlıktan vazgeçmenin bir işareti olarak görülen kurban vermeyi kabul ettikleri takdirde serbest bırakılıyorlardı. Bu zulüm dalgası en sert biçimde imparatorluğun doğu eyaletlerinde uygulanıyordu ve [[313]] yılına kadar sürdü. Bu tarihte [[Büyük Konstantin|Konstantin]] ve [[Licinius]] tarafından [[Milano Fermanı]] yayımlandı.
 
Bir tahmine göre bu dönemde 3.000-3.500 kadar HıristiyanHristiyan öldürülmüştü. Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı. Zulmün HıristiyanlarHristiyanlar üzerindeki etkisi o kadar büyük olmuştur ki İskenderiye kilisesi Diocletianus'un hükümdarlığının başlangıcını Şehitler Dönemi'nin başlangıcı olarak kullanmışlardır. Zulmün bir başka sonucu da Dalmaçyalı Marinus adında birinin Titano dağına kaçması ve ileride [[San Marino]] cumhuriyeti olacak ülkeyi kurmasıdır.
 
=== Emekliliği ve ölümü ===
4.615

düzenleme