"Ali Suavi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

iç bağ
(bağlantı dz.)
(iç bağ)
Memuriyet hayatına İstanbul'da bir askerlik şubesinde kâtip olarak başladı. Üç yıl kadar bu görevde bulunduktan sonra, öğretmen seçimi için yapılan sınavı kazandı ve “muallimi evvel” oldu. 1858'de [[Simav’da]] Kuşu Medresesinde hocalık yaptıktan sonra [[Bursa]]’daki rüştiyeye öğretmen olarak atandı. Batılı tarzda bir okulda öğretmenlik yapmasına rağmen sarıklı idi. Öğretmenlik görevinin yanı sıra [[Bursa Ulu Cami]]'de vaazlar veriyordu.<ref name=nur>{{Web kaynağı | url = http://www.saidnursi.de/ali-suavi/ | başlık = Ali Suavi | arşivurl = http://web.archive.org/web/20101009202633/http://www.saidnursi.de:80/tr2/index.php/PORTRELER/Ali-Suavi.html | arşivtarihi = 9 Ekim 2010}}</ref> 1864-1866 yıllarında Rumeli'de idari görevler aldı ve [[Filibe]]'de bir rüştiyede öğretmenlik yaptı. Bu arada Yeşiloğlu Camii'nde verdiği saray karşıtı vaazlar ve diğer nedenlerle bölgenin mülki idare amiri tarihçi Ali Bey’le arası açıldı ve görevinden azledildi;<ref name=buyuk/> 1866 yılında İstanbul'a döndü.
 
Hacı Ali Suavi Efendi, İstanbul'da Şehzadebaşı Camii’nde vaazları ile ün kazandı. 1867 yılı Ocak ayından itibaren [[Muhbir (gazete)|Muhbir]] adlı gazetede yazılarını yayımlayarak gazetecilik hayatına başladı. Eğitim alanında yazılara ağırlık verdi. Şehzadebaşı Camii'nde verdiği vaazlar ve Muhbir gazetesinin 32. sayısında yayınlanan siyasi makalesi nedeniyle bir gece ansızın tutuklanıp Kastamonu’ya sürüldü.<ref name=buyuk/>
=== Avrupa’ya Kaçışı ===
[[Abdülaziz|Padişah Abdülaziz’in]] bir fermanı ile Mısır hidivi olması engellenen ve haksızlığa uğradığı düşüncesiyle Abdülaziz'e düşman olan Mısır prensi [[Mustafa Fazıl Paşa]], siyasi görüşleri nedeniyle İstanbul'daki görevlerinden alınıp Anadolu illerine atanmış olan Tanzimat Dönemi edebiyatçıları [[Namık Kemal]] ve [[Ziya Paşa]] ile birlikte Ali Suavi’yi Paris’e davet etti. Üçü, Türkiye'den kaçarak [[Marsilya]]'da buluştu; 30 Mayıs 1867'de birlikte Paris'e gittiler.
19.376

değişiklik