"İskilipli Âtıf Hoca" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Aybeg tarafından yapılan 21480157 sayılı değişiklik geri alınıyor.Yorum içeren katkı denilerek yorum içeren katkıda bulunulmuş
(Gerekçe: Yorum içeren katkı.)
(Aybeg tarafından yapılan 21480157 sayılı değişiklik geri alınıyor.Yorum içeren katkı denilerek yorum içeren katkıda bulunulmuş)
Etiket: Geri al
== Yargılanması, idamı ve idamı ile ilgili tartışmalar ==
[[Dosya:Mehmed Atif.jpg|thumb|200px|İdamından önce İskilipli Âtıf]]
26 Aralık 1925'te, "Frenk Mukallitliği ve Şapka" risalesini yayımlayan ve dağıtanlarla birlikte, 13 kolluk kuvveti gözetiminde Ankara'ya gönderildi. 26 Ocak 1926 Salı günü Ankara [[İstiklal Mahkemesi]]nde yargılandı. Risaleyi kanunun çıkarılmasından önce yayımlamış olduğunu, içerikleriyle ilgili görüşlerinden vazgeçmemiş olduğunu, bununla birlikte kanuna karşı bir harekette bulunmadığı şeklinde bir ilk savunma yaptı.<ref name="Aktay"/> Mahkeme başkanının şapka ve sarığı karşılaştırarak, ikisinin de bez parçasından ibaret olduğunu söylemesine karşılık, hakimin arkasındaki bayrağı göstererek onun ham maddesinin de [[Birleşik Krallık bayrağı|İngiliz bayrağı]]nın ham maddesiyle aynı olduğunu ancak birinin Türk, diğerinin ise İngiliz bayrağı olduğunu söyleyerek cevap verdi.<ref name="Aktay"/>
 
Savcı, İskilipli Âtıf için 3 yıl hapis cezası istedi. Mahkeme, müdafaa için bir gün sonraya bırakıldı. Ancak İskilipli Âtıf savunma haklarından tümüyle vazgeçtiğini belirtti. Ertesi gün, mahkeme reisi [[Ali Çetinkaya]], savunma yapmaya gerek görmeyen İskilipli Âtıf'ı idama mahkûm etti. İskilipli Âtıf 1 hafta sonra Ankara Samanpazarı Meydanı'nda asıldı.
''[[Hürriyet (gazete)|Hürriyet]]'' gazetesi yazarı [[Rahmi Turan]] 5 Aralık 2011 tarihli makalesinde [[Bülent Arınç]]'a cevaben Âtıf Hoca'nın idam edilmesinin nedeninin ''[[Frenk Mukallitliği ve Şapka]]'' adlı risalesi olmadığını, vatan hainliği yaptığı iddiasıyla yargılandığını ve Âtıf Hoca'nın bir savunma yapmadığını yazar. Rahmi Turan'a göre vatan hainliği ile suçlanmasının nedeni şuydu: Âtıf Hoca, [[Teâlî-i İslâm Cemiyeti]]'nin başkanı idi, bu cemiyet tarafından hazırlanan ve Yunan uçakları tarafından Anadolu'ya atılarak dağıtılan [[Türk Kurtuluş Savaşı|Millî Mücadele]] karşıtı bir beyannamesi (fetva) sebebiyle yargılanmıştır.<ref>{{Web kaynağı | başlık = Arınç'a cevap: 'İskilipli hain olduğu için asıldı!' | yayıncı = SicakGundem.com | tarih =6 Aralık 2015| url = http://www.sicakgundem.com/arinc-a-cevap-iskilipli-hain-oldugu-icin-asildi-_61147.html | arşivurl = http://web.archive.org/web/20130207031353/http://www.sicakgundem.com/arinc-a-cevap-iskilipli-hain-oldugu-icin-asildi-_61147.html | arşivtarihi = 7 Şubat 2013}}</ref> Ancak, muhtemelen Tahir'ül Mevlevi ve Âtıf Hoca dışındaki cemiyet üyeleri tarafından imzalanarak Anadolu'ya dağıtılan ve İstiklal Savaşı'nı yürüten [[Kuvayı Milliye]]ciler için çok ağır ifade ve ithamlarla dolu bu bildiri sonrasında da Âtıf Hoca'nın cemiyet başkanlığında devam etmesi İstiklal Mahkemeleri'nde suçlu bulunması için yeterli görülmüştür.<ref>{{Web kaynağı | soyadı = Kağan | ad = Oğuz | başlık = İskilipli Atıf Hoca, Necip Fazıl, Recep Erdoğan / Yusuf DÜLGER | yayıncı = GuncelMeydan.com | tarih =5 Aralık 2011| url = http://www.guncelmeydan.com/pano/iskilipli-atif-hoca-necip-fazil-recep-erdogan-yusuf-dulger-t30049.html | arşivurl = http://web.archive.org/web/20120108013848/http://www.guncelmeydan.com/pano/iskilipli-atif-hoca-necip-fazil-recep-erdogan-yusuf-dulger-t30049.html | arşivtarihi = 8 Ocak 2012}}</ref>
 
İsyanıFrenk teşvikMukallitligi edenve Şapka kitabıyla ilgili ilk davada Giresun'da beraat eden İskilipli Âtıf, kendisine yasak konulmasına rağmen kitapların dağıtımını sürdürdüğü içiniddiasıyla ikinci kez Ankara'da yargılandığında geçmişi de tekrar incelenir. Devlet, [[Şeyh Said İsyanı]]'ndan sonra artık daha dikkatlidir. Bu nedenle TBMM'de 25 Şubat 1925 tarihinde kabul edilen "Dini ve Dinin Kutsal Kavramlarını Siyasete Alet Edenler Hakkında Kanun"a göre dini kullanıp halkı kışkırtanların [[vatana ihanet|vatan haini]] sayılacakları belirtilmiştir. Kurtuluş Savaşı yıllarında ihaneti görülmüş fakat sonradan affedilmiş kişilerle ilgili kayıtlar Şeyh Said İsyanı'ndan sonra yeniden değerlendirilmiştir. İskilipli Âtıf'ın sicili de gündeme gelmiştir. Sonuçta Ankara İstiklal Mahkemesi İskilipli Âtıf'ı [[Türk Ceza Kanunu]]'nun 55. Maddesi'nin "TC'nin [[Teşkilât-ı Esasîye Kanunu]]'nun tamamen veya kısmen tağyir ... veya ifayı vazifeden menine cebren teşebbüs edenler idam olunur, diyen muharrer fırkası mucibince" vatana ihanet suçundan idam etmiştir. Ayrıca aynı mahkeme İskilipli Âtıf'la birlikte yargılanan Babaeski Müftüsü Ali Rıza'ya da idam cezası vermiştir. Çünkü Mahkeme, Müftü Ali Rıza'nın da Yunan işgaline karşı direnilmemesi için çalışmalar yaptığını belgelemiştir. Bu iki idam dışında Ankara İstiklal Mahkemesinde yargılanan diğer hocalar ya beraat etmiş ya da hafif cezalar almıştır. Ömer Rıza (Doğrul), [[Tâhirü'l-Mevlevî]], [[Muhammed Hamdi Yazır|Elmalılı Hamdi]] (Yazır), [[Ahmet Hamdi Akseki|Ahmed Hamdi]] (Akseki) gibi hocalar da yargılanmış ama suçsuz oldukları için beraat etmişlerdir.<ref>[http://www.sozcu.com.tr/2016/egitim/iskilipli-atifi-anan-kykya-sinan-meydandan-tarih-dersi-1135948/ İskilipli Atıf’ı anan KYK’ya Sinan Meydan’dan tarih dersi], [[Sinan Meydan]], 15 Mart 2016, ''[[Sözcü (gazete)|Sözcü]]'' gazetesi.</ref>
 
== Eserleri ==
23.237

değişiklik