"Tartışma:Edebiyat" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Hakan Kun tarafından yapılan 21469754 sayılı değişiklik geri alınıyor.
(Yeni başlık: Edebiyat Oteli - İzmir. Kurucu Yazar; Gülşah Elikbank)
Etiketler: Mobil değişiklik Mobil web değişikliği
(Hakan Kun tarafından yapılan 21469754 sayılı değişiklik geri alınıyor.)
Etiket: Geri al
 
bnce hiç değil<small>— ''Bu imzasız yazı [[Kullanıcı:88.231.74.156|88.231.74.156]] ([[Kullanıcı mesaj:88.231.74.156|mesaj]]•[[Özel:Contributions/88.231.74.156|katkılar]]) tarafından eklenmiştir. ''</small>
 
== Edebiyat Oteli - İzmir. Kurucu Yazar; Gülşah Elikbank ==
 
Geçtiğimiz günlerde İthaki Yayınları arasında çıkan Uykusuzlar romanının yazarı Gülşah Elikbank aynı zamanda bir turizmci ve İzmir'de açtığı edebiyat otelini işletiyor. Otelin her bir odasını yazarlara göre tasarlayan Elinkbank, roman yazmak için böyle bir otel konsepti oluşturmuş.
BÜŞRA SÖNMEZIŞIK
20 EKİM 2013, 00:00
YENİ ŞAFAK
Türkiye'de pek de tercih edilmeyen bir tür olan fantastik romanlarıyla edebiyata adım atan Gülşah Elikbank aslında bir turizmci. Ancak edebiyata olan merakı nedeniyle işlettiği otelin odalarını edebiyatçılara tahsis etmiş. Otel 15 odadan oluşuyor. Odaların her birinde bir yazarın adı var. A.Hamdi Tanpınar, Ahmet Ümit, Oya Baydar gibi isimlerin özel eşyalarının da bulunduğu odalarda dilerseniz kalabiliyorsunuz. Elikbank'la oteli ve kitabını konuştuk.
Yazıyla ilk ne zaman tanıştınız?
 
Ortaokul yıllarımdan bu yana yazıyorum. İlk yıllar polisiyeye meraklıydım. Öyküler yazıyordum. Öğretmenlerim annemi okula çağırıp 'Kızınız garip öyküler yazıyor' derdi. O zaman bırakmıştım. Üniversiteye kadar da bir daha yazmadım. Aslında iletişim fakültesi mezunuyum.
 
EL YAZILARINI İSTEDİM
 
Gazeteci olmayı düşünmediniz mi?
 
Üniversite son sınıftayken para kazanmak için iş bulmam gerekiyordu. Otelde resepsiyonda işe başladım. Bir süre sonra yönetici oldum. Üniversiteden mezun olduğumda zaten bir işim vardı.
 
Sizin bir de edebiyat oteliniz var. Nasıl ortaya çıktı bu fikir?
 
Turizm hep hayatımdaydı. Kızım dünyaya geldikten sonra yeni bir arayışa girdim. Edebiyatın hayatımda kalabileceği ama turizmi de bırakmayacağım bir şey istiyordum. Edebiyat konsepti fikri geldi aklıma. Yapmadan önce yazarlardan izin aldım. El yazılarını ve özel eşyalarını aldım, aynı zamanda müze otel niteliğinde olması için. Kabul ettiler. 15 odayı 15 farklı yazara dizayn ettik. Buket Uzuner, İnci Aral ve Ahmet Ümit odalarında kaldılar. Oya Baydar bu ay geliyor. Her gelişlerinde de bir şey bırakıyor olmaları bir hoşluk oldu. Oda numarası yerine odaların yazar isimleri var. Hemen yakınında onun el yazısından bir alıntı ve odalarda yazarların kitapları buluyor.
 
Hangi yazarın daha çok müşterisi oluyor?
 
Bu yaz en çok Yunanistan'dan misafir ağırladık. Bunun nedeni de otelimizde Yunan bir yazar gelip kaldı. O yazar da Nazım Hikmet ve Yaşar Kemal hayranıydı. Onun kaldığını duyan Yunan vatandaşları üç ay boyunca misafirimiz oldular. Bütün kitaplarını okumuşlar. Sabahattin Ali çok seviliyor. Hakan Günday'ın genç kız hayranları çok. Daktilosuna dokunmak için gelenler bile var.
 
Bütün yazarların kendine ait objesi var mı?
 
Hepsinin yok. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın odası var. Onun için varislerinden izin aldık.
 
Tanpınar'ın odasında neler var?
 
Tanpınar'ın odasında Türkçe ve çevrilmiş eserleri, kitap kapakları ve yazıları bulunyor. Şiirlerden yapılmış alıntılar var. Koridorlarda asıyoruz. Ayşe Kulin'in portresinin işlendiği bir aynası ve Ayşe Kulin işlemeli küçük bir halısı bulunuyor. Buket Uzuner'in kendisinin bulunduğu bir ahşap kutusu ve Madrid'ten hediye ettiği en sevdiği Donkişot'un kabartması var. Hakan Günday'ın daktilosu var. Ahmet Ümit Antep halısı getirecek. Her gelen hediyesiyle geliyor. Bu otel yaşayan bir otel. Hep yeni bir şeyler ekleniyor. Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin bazıları gelip 'keşke daha önce gelseydim üç dört soru bu odadan çıktı' diyor.
 
RÜYALARIMDAN BESLENİYORUM
 
Yazarken nelerden besleniyorsunuz?
 
Rüyalarımdan besleniyorum. İlginç rüyalar görürüm. Mitolojiye meraklıyımdır. Mitolojik bir karaktere başka bir anlam yükleyerek anlatmayı seviyorum.
 
Son çıkan kitabınız 'Uykusuzlar' rüyalardan bahsediyor. Sizin rüyalarla aranız nasıl?
 
Uyarıcı rüyalar görürüm. Hikmetli rüyalardır ve genelde çıkar. Kabilelere inerek rüyaları bilim olarak ele almaya çalıştım. Bilinçli rüya görme diye bir şey var. Yurt dışında bununla ilgili laboratuvarlar kuruluyor. Bir bilim bu aslında.
 
Bilinçli rüya ne demek?
 
Bilinçli rüya, rüyada olduğunu rüyanın içindeyken anlamakla başlıyor. Günlük hayatta çözemediğiniz problemleriniz varsa çözüyorsunuz. Mesela ben hap yutamazdım. Neden olduğunu rüyamda gördüm ve sorunum çözüldü. Altıncı hissim kuvvetlidir. Rüyalarımda da genelde önemli bir karar arifesindeysem mutlaka onunla ilgili bir uyarı mahiyetinde rüya görürüm. Ona göre davranırım. Rüya deyip geçmem, ciddiye alırım. Bunun çok faydasını gördüm.
 
FANTASTİK DÜNYA 10 YIL SONRA ANLAŞILACAK
 
Fantazi içeren bazı kitaplar genelde kişisel gelişim olarak da raflara giriyor… Siz ne düşünüyorsunuz?
 
Evet. Yapabilirdim aslında ama istemedim. 28 yaşında bir metropol kadınını anlatıyorum. Küçük yaşta annesiz kalmış bir kız. Fantastik bir maceradan ziyade, onun hayattaki yalnızlığını, tutkularıyla düzenli hayatıyla arasında kalışını anlatıyorum. Uykusuzlar, insanların rüyalarına giren ve onları kontrol eden bir ırk aslında. Üç ırk var kitapta uykusuzlar: rüyalara müdahale ediyor, kehanet avcıları: insanlığın sonunu getirecek olan kehanetin peşinde olan bir ırk. Bir de enerji kalkanları var. Biraz Matrix gibi.
 
FANTASTİK DAHA DA GELİŞECEK
 
Bununla ilgili çizgi film veya film projesi yapmayı düşündünüz mü?
 
Çok isterim. Fantastik tür bence on yıl içinde gelişme gösterecek. On yıl önce Ahmet Ümit'in polisiyesi neredeyse fantastik bir on yıl sonra da orada olacak diye düşünüyorum. 16-30 yaş arası bir kitle var. Onlarla konuştuğumda geleceğin fantastikte olduğunu görüyorum. Onlar fantastik dünyanın vaat ettiklerini bekliyorlar.
 
J.W. Tolkien yıllar sonra büyükler için 'Boş koltuk' romanını yazdı. Yazarlar da farklı şeylere yöneliyor…
 
Cesurca bir davranış. Elinizin neye yatkın olduğunu görmek istiyorsunuz. Maddi beklentileriniz varsa savrulma daha çok yaşıyorsunuz. Ama böyle bir derdiniz yoksa daha sağlam durabiliyorsunuz. Okurların bir dönem ilgi göstermediği bir romanla on yıl sonra ilgilenip ilgilenmeyeceğini de bilmiyoruz. Yazarların pek de buna takılmaması gerekiyor bence. Ben inanarak yazıyorum. Hepimizin hayatında rüyalar önemlidir. O yüzden kitaptan çok umutluyum. Fantastik yazarken de hep bizden bir şeyler yazmaya gayret ediyorum. İşlediğim konular genelde kader, nazar ve rüyalar.
 
BEN MASALLA BÜYÜDÜM
 
Fantastik tür Türkiye'de genelde pek tercih edilmez. Ama siz fantastik öyküler yazıyorsunuz. Neden?
 
Ben çok masalla büyüdüm. Anneannem 82 yaşında ve hala hayatta. Hiç okuma yazma bilmemesine rağmen kendi hayal dünyasında uydurduğu masalları anlatırdı. Onlar beni çok etkiledi.
 
Sizce fantastik türü yeterince anlayabiliyor muyuz?
 
Çok yerini bulmuyor. Fantastiğin çok doğru tanımlanmadığını da düşünüyorum. Hayaletler, vampirler fantastik olarak algılanıyor. Halbuki Kafka'nın Dönüşümü kitabı da fantastiktir. Bir insan bir sabah uyanır ve böceğe dönüştüğünü görür. Bizim yazdıklarımız biraz daha yüksek fantezi içerse de aslında aynı kültür. Fantezi edebiyatı, okuru kuşkuda bırakma sanatıdır. [[Kullanıcı:Hakan Kun|Hakan Kun]] ([[Kullanıcı mesaj:Hakan Kun|mesaj]]) 21.07, 6 Şubat 2020 (UTC)
121.422

değişiklik