"Büyük Hun İmparatorluğu" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
Eksik kalan noktalar konusunda güncellemeler yapıldı,Ek bilgiler eklenildi yeni kaynaklardan yeni bilgiler eklendi.Ve hatalı maddeler düzeltildi.
(Gerekçe: + varolan içerik + düzen açısından uygunsuz bilgi girişi)
k (Eksik kalan noktalar konusunda güncellemeler yapıldı,Ek bilgiler eklenildi yeni kaynaklardan yeni bilgiler eklendi.Ve hatalı maddeler düzeltildi.)
Ancak bu özellikler sadece Hunlar'da değil, diğer [[göçebe]] kabileler için de geçerlidir. Ayrıca bunların Çin medeniyetinin [[ahlak]] anlayışı ve [[mantık|mantığına]] aykırı olduğu için Çin kaynaklarında Hunlar'ın gelenek ve göreneklerinden bahsedilirken eleştiri içerikli cümleler kullanılmıştır.
 
Tarihî kayıtlara göre, Türklerin Hunlardan beri bayram ve festival türünden birçok tören ve faaliyetleri vardı. Meselâ, Hun Türkleri beşinci ayda, yani ilkbaharda “Lungcınğ” adı verilen yerde topluca büyük bir bayram yapmaktaydılar. Bu bayramda hem inançla ilgili âdetler yerine getirilmekte, hem de türlü müsabakalar düzenlenmekteydi. Dinî âdet olarak evrenin yaratıcısı “Gök Tanrı” ve kutsal sayılan “yer” için at kurban edilmekteydi.<ref>J. J. M. De Groot, Die Hunnen der vorchristlichen Zeit, BerlinLeipzig 1921, s. 59: und im fünften Monad eine grosse Versammlung am LiongWall. Man bringt dann seinen Ahnen, dem Himmel und der Erde, den Geistern und Göttern Opfer dar.”</ref>
Hunlar'ın dini, [[Şamanizm]] ve [[Tengricilik]] olup, yılda üç kez büyük ayinî bayram düzenleniyordu.{{Kaynak belirt}}
 
Bundan sonra bayramın müsabaka ve eğlence kısmına geçiliyordu. Bu kısımda Türklerin en çok sevdikleri bir spor türü olan at yarışları yapılıyordu. At yarışları sekizinci ayda, yani sonbaharda bir kere daha tekrarlanmaktaydı. Yarış kulvarı olarak da bir ormanın etrafı veya yere çakılmış ve işaret vazifesi gören ağaç dalları ile belirlenmiş bir mekân seçilmekteydi.<ref>W. Eberhard, Çin’in Şimal Komşuları, 1942, s. 76.</ref>
Arkeolojik kazıların sonucuyla Hunlar'ın başkentinin [[Ulan Batur]]'un kuzeyinde bulunan [[Noin-Ula Kurganı]]'nında olduğu saptanmıştır.{{kaynak belirt}} Kurganlarından kazılan Hunlar'ın giysilerinde eski Türk kültürünün etkisi tespit edilmiştir.
 
Göktürklerin kine benzer bayram ve festivallere Hunlarda da rastlanmaktadır. Hunlar, her yıl belirli bir zamanda “ecdat mağarası”nda atalarına kurban kesiyorlardı. Onlar aynı şekilde bayram kutlamalarına da, beşinci ayın ikinci yarısında “Gök Tanrı” ve “kutsal yer ve su” için kurban kesmekle başlıyorlardı. Kurbandan sonra da topluca eğlenceye geçilmekteydi. Özellikle kızlar ayak topu (tepük) oynamaktaydı. Herkes kımız içmekteydi. Bundan sonra da şarkılar söylenmekteydi.Burada dikkati çeken bir husus vardır. Türklerde bayram kutlamalarına toplumun hemen hemen her kesimi katılıyordu. Üstelik bu katılış seyirci olarak da değildi. Meselâ genç kızlar, bugün genellikle erkeklerin oynadığı ayak topu oyununu bizzat kendileri oynamışlardır.<ref>Eberhard, a.g.e., s. 87; Liu Mautsai, Die Chinesischen Nachricten zur Geschichte der OstTurken (T’uküe), I, Wiesbaden 1958, s. 42. “Waerend des 5. Monats pflegen die T’uküe, Schafe und Pferde zu schlachten, um sie dem Himmel zu opfern. Die Maenner spielen gern ein Würfelspiel, und die Frauen Fussball. Sie trinken gegorene Stutenmilch und berauschen sich damit. Dann singen und schreien sie miteinander.”</ref>
 
Hunlar'ın dini, [[Şamanizm]] ve [[Tengricilik]]'dir,<ref>Harun Güngör, Eski Türklerde Din ve Düşünce</ref>
 
Hunların dini inanışları ile ilgili bilgilerin bir kısmı Çin kaynaklarına dayanmaktadır. Çin kaynaklarının verdiği bazı bilgilere göre; Hunların sonbaharda yapraklar sararıp döküldüğünde törenler ve ayinler yaptıkları, tabiatın yeşilliklere büründüğü ilkbahar gelince de yine bu törenleri tekrarladıkları bilinmektedir. Söz konusu ayinler sırasında çeşitli hayvanların kurban edildiği de anlaşılmaktadır. <ref>USLU, B (2016), Türk Mitolojisi, Kamer Yayınları, 1. Baskı, İstanbul. s.127.</ref>
 
(Hunlar) "geleneksel Türk dini" olarak tanımlanan tüm kültür ve sanat hayatlarının da kaynağı olan Tek Tanrı İnancına (Gök Tanrı) sahiptirler. Hunlar Gök Tanrıya inanmakla birlikte, onu Tanrı anlamında bir yücelik sıfatı olan "Tengri" kelimesi ile ifade etmekteydiler. Türk hükümdarı da Tengri'den kut alan anlamında Tan-hu sıfatı ile tanımlanmaktadır. Türkler, kutsal olarak kabul ettikleri tüm kavramları, Tanrı'nın kut'unun tecellileri olarak gördükleri yer, su, ağaç, dağ ve asil soydan gelen hükümdar ile atalarında bulmalarına rağmen, bunlarının hiç birini tanrı yerine koymamışlardır
 
Ayinler esnasında Kam’ların gök tanrına at, yer tanrısına da dağ koyunu veya koç kurban ettikleri düşünülmektedir
 
Hun dini anlayışı içerisinde önemli bir yer teşkil eden Şamanizm ata ruhlarına ve doğa varlıklarına tapınmaya dayanan eski bir inanç olarak bilinmektedir. Ancak eski Çin kaynaklarından öğrenildiğine göre, Şamanlığın önce Orta Asya Türkleri arasında ortaya çıktığı, daha sonra da diğer Türk boyları arasında yayıldığı anlaşılmaktadır
 
Hunların geleneksel dini inanışları içerisinde önemli bir yer teşkil eden, Şamanizm, daha ziyade kişiler, aileler veya bir kabile içinde hükmü geçen bir din sistemi olarak bilinmektedir. İslamiyet’i kabul eden Türklerde Şamanizm’in en önemli izleri, ilk dervişlerin istedikleri zaman bir hayvan veya kuş şekline girebilmeleridir. “Geyikli Baba” olarak tanımlanan bu dervişlerin geyiğe bindikleri ve tepelerinde geyik boynuzları bulunan şapkalar taşıdıkları anlaşılmaktadır<ref>Ebru ORAL
 
"HUNLARDA DİN ANLAYIŞI VE ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ
 
(UNDERSTANDING OF RELIGION AND BURIAL CUSTOMS IN HUNS )"</ref>
 
Arkeolojik kazıların sonucuyla Hunlar'ın başkentinin [[Ulan Batur]]'un kuzeyinde bulunan [[Noin-Ula Kurganı]]'nında olduğu saptanmıştır.{{kaynak belirt}} Kurganlarından kazılan Hunlar'ın giysilerinde eski Türk kültürünün etkisi tespit edilmiştir.<ref>ÇORUHLU, Y (2007), Erken Devir Türk Sanatı, Kabalcı Yayınları, 1. Baskı, İstanbul</ref>
 
== Devlet Yönetimi ==
182

değişiklik