"Varoluşçuluk" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
(çeviri devam etmiyor)
Etiketler: Mobil değişiklik mobil uygulama değişikliği Android uygulaması değişikliği
[[Dosya:Kierkegaard-Dostoyevsky-Nietzsche-Sartre.jpg|thumb|sağ|Soldan sağa ve yukarıdan aşağıya olacak biçimde: [[Kierkegaard]], [[Dostoyevski]], [[Nietzsche]], [[Sartre]]]]
 
'''Varoluşçuluk''' veya '''egzistansiyalizm''', varoluşçuluk
'''Varoluşçuluk''' veya '''egzistansiyalizm''', 19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyılda kendi içlerindeki derin öğretisel farklılıklarına karşın<ref>Crowell, Steven (October 2010). "Existentialism".''Stanford Encyclopedia of Philosophy''.</ref><ref>ohn Macquarrie, ''Existentialism'', New York (1972), pp. 18–21.</ref><ref>''Oxford Companion to Philosophy'', ed. Ted Honderich, New York (1995), p. 259.</ref> felsefi düşüncenin salt düşünen özne ile değil eyleyen, duyumsayan, yaşayan bir birey olarak insan öznesi ile başladığı inancını paylaşan belli başlı Avrupalı filozofların<ref>John Macquarrie, ''Existentialism'', New York (1972), pp. 14–15.</ref> çalışmalarına karşılık gelen terim. Varoluşçu düşüncede her ne kadar 'özgürlük' yaygın olarak tepe nokta kabul edilse de akımın ilksel erdemi, otantisitedir.<ref>Flynn, Thomas (2006). ''Existentialism - A Very Short Introduction''. New York: Oxford University Press Inc. p. xi.[[International Standard Book Number|ISBN]] [[Özel:BookSources/0-19-280428-6|0-19-280428-6]].</ref> Varoluşçuluğa göre bireyin başlangıç noktası "varoluşsal tutum" olarak adlandırılan tutumla, yani görünürde anlamsız veya absürt bir dünya karşısında bir kopma ve keşmekeşlik duygusu ile nitelenir.<ref>Robert C. Solomon, ''Existentialism'' (McGraw-Hill, 1974, pp. 1–2).</ref> Pek çok Varoluşçu, geleneksel ya da akademik felsefeyi biçim ve biçemsel yönden gerçek insan deneyiminden fazlasıyla soyut ve uzak olarak görmüştür.<ref>Ernst Breisach, ''Introduction to Modern Existentialism'', New York (1962), p. 5.</ref><ref>Walter Kaufmann, ''Existentialism: From Dostoyevesky to Sartre'', New York (1956) p. 12.</ref> [[psikoloji|Ruhbilimsel]] ve [[kültür]]el devinimlerin bireysel deneyimlerle birlikte var olabileceğini savunan bu felsefi akımda, [[ahlâk|erdemlilik]] ve [[bilim felsefesi|bilimsel düşünce]] birlikteliğinin insan var oluşunu anlamlandırmak için yeterli olamayacağını, bundan dolayı mevcut birlikteliğin gerçek değer yargıları içinde yönetilen ileri düzey bir kategori olduğu düşünülmüştür. İnsanın varoluşunu anlamlandırma, kesin olarak bahsedilen bu otantik gerçeklikle mümkündür.<ref>
 
FELSEFE TERİMİ
 
bileşik · ad
 
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da, özellikle Fransa’da ortaya çıkan, varlığın, varoluşun özden, içerikten önce geldiğini, yani insanın önce var olduğunu, daha sonra tutum ve davranışlarıyla, eylemleriyle kendini sürekli olarak yarattığını, biçimlendirdiğini öne süren, insan ne ise o değil, ne olmuşsa odur diyen felsefe ve yazın akımı, öğretisi.
 
'''Varoluşçuluk''' veya '''egzistansiyalizm''', 19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyılda kendi içlerindeki derin öğretisel farklılıklarına karşın<ref>Crowell, Steven (October 2010). "Existentialism".''Stanford Encyclopedia of Philosophy''.</ref><ref>ohn Macquarrie, ''Existentialism'', New York (1972), pp. 18–21.</ref><ref>''Oxford Companion to Philosophy'', ed. Ted Honderich, New York (1995), p. 259.</ref> felsefi düşüncenin salt düşünen özne ile değil eyleyen, duyumsayan, yaşayan bir birey olarak insan öznesi ile başladığı inancını paylaşan belli başlı Avrupalı filozofların<ref>John Macquarrie, ''Existentialism'', New York (1972), pp. 14–15.</ref> çalışmalarına karşılık gelen terim. Varoluşçu düşüncede her ne kadar 'özgürlük' yaygın olarak tepe nokta kabul edilse de akımın ilksel erdemi, otantisitedir.<ref>Flynn, Thomas (2006). ''Existentialism - A Very Short Introduction''. New York: Oxford University Press Inc. p. xi.[[International Standard Book Number|ISBN]] [[Özel:BookSources/0-19-280428-6|0-19-280428-6]].</ref> Varoluşçuluğa göre bireyin başlangıç noktası "varoluşsal tutum" olarak adlandırılan tutumla, yani görünürde anlamsız veya absürt bir dünya karşısında bir kopma ve keşmekeşlik duygusu ile nitelenir.<ref>Robert C. Solomon, ''Existentialism'' (McGraw-Hill, 1974, pp. 1–2).</ref> Pek çok Varoluşçu, geleneksel ya da akademik felsefeyi biçim ve biçemsel yönden gerçek insan deneyiminden fazlasıyla soyut ve uzak olarak görmüştür.<ref>Ernst Breisach, ''Introduction to Modern Existentialism'', New York (1962), p. 5.</ref><ref>Walter Kaufmann, ''Existentialism: From Dostoyevesky to Sartre'', New York (1956) p. 12.</ref> [[psikoloji|Ruhbilimsel]] ve [[kültür]]el devinimlerin bireysel deneyimlerle birlikte var olabileceğini savunan bu felsefi akımda, [[ahlâk|erdemlilik]] ve [[bilim felsefesi|bilimsel düşünce]] birlikteliğinin insan var oluşunu anlamlandırmak için yeterli olamayacağını, bundan dolayı mevcut birlikteliğin gerçek değer yargıları içinde yönetilen ileri düzey bir kategori olduğu düşünülmüştür. İnsanın varoluşunu anlamlandırma, kesin olarak bahsedilen bu otantik gerçeklikle mümkündür.<ref>
Mullarkey, John, and Beth Lord (düz.). ''The Continuum Companion to Continental Philosophy''. Londra, 2009, s. 309
</ref><ref>
Anonim kullanıcı