"Skolastik felsefe" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k (79.123.163.226 tarafından yapılan 20219543 sayılı değişiklik geri alınıyor.)
Etiket: Geri al
Batı Roma İmparatorluğunun çöküşünün getirdiği kültürel yıkımdan çıkış dönemine rastlar. Yeni bir toplumsal düzenleme ve kültürel canlanma evresinde, felsefe alanında skolastik görülür. İlk skolastik düşünür olarak [[Johannes Scottus]]'u ([[810]]-[[887]]) belirtmek gerekir. Çevirileriyle ve dersleriyle Orta Çağ düşüncesine [[mistisizm]]i getirmiştir. Platon'un idea kuramına benzeyen bir [[Realizm|kavram realizmini]] kullanmıştır, bir tür Yeni-Plantonculuğun geliştiricisi olmuştur. Tanrı'nın gerçekte varlığının bilinemez olduğunu öne sürmüştür, Tanrı ancak kısmen simgeler aracılığıyla bilinebilir. Simgeler ise Tanrı'nın kendisi değildir.
[[Dosya:Anselm of Canterbury.jpg|thumb|sol|100px|Filozof ve teolog Anselmus]]
Bu ilk döneminde yer alsa da bütün skolastik felsefenin en etkili düşünürlerinden sayılan [[Anselmus]], anılması gereken bir başka isimdir ([[1033]]-[[1108]]). Anselmus özellikle [[Augustinus]]'un açtığı yolda ilerlemiş, onun "''Anlamak için inanıyorum''" sözüne açık ve kesin bir içerik kazandırmış, inancın en yüksek mistik varsayımlarını akıl ile temellendirmeye çalışmıştır. Bütün varolan şeyler, mutlak bir varolan tarafından temellendirilir; aynı şekilde bütün iyi'ler de mutlak iyi ile temellendirilir. Burada açıkça kavramsal realizmde olduğu türden, yani tümel kavramları gerçek varlıklardan sayan bir çıkarsamayla tanrının varlığını kanıtlama yoluna gidilmektedir. Anselmus asıl ününü [[ontolojik kanıt]]lama ile sağlamıştır. Buna göre Tanrı, tanımı gereği ''en yetkin iyi'' ise, bu en yetkin iyi olanın varolmaması mantıksal bir çelişkidir, dolayısıyla Tanrı'nın varolması [[çelişmezlik ilkesi]] gereği zorunludur.
 
[[Roscelinus]] ([[1050]]-[[1125]]) Orta Çağ felsefesinde [[nominalizm]]in kurucusudur. Kavram realizminin karşıtı olarak nominalizm, tümellerin kendinde varlıklar olduklarını kabul etmez, onlar insanın nesnelerin ortak yönlerinden hareketle dile getirdikleri isimlerden ibarettir. Roscelinus, gerçekte varolan şeylerin tikel nesneler olduğunu belirtir. [[Dosya:Heloïse et d'Abélard.jpg|thumb|100px|Abelardus ve Heloise]] Skolastik boyunca bu iki eğilim arasında sürüp gidecek olan bir tartışma söz konusu olacaktır; nominalizm skolastiğin çözülüşünü getiren yönelimdir. Bu tartışma felsefe tarihinde ''Tümeller Üzerine Tartışma'' olarak geçecektir.<ref>''Felsefe Tarihi'', [[Macit Gökberk]], Remzi Kitabevi, sayfa;163</ref>
8.453

değişiklik