"Işık hızı" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Noktalama ve yanlış yazımlar var.
(Noktalama işareti hatası var. Ondalık kısımlar virgül ile gösterilir nokta ile değil.)
(Noktalama ve yanlış yazımlar var.)
'''Işığın boşluktaki hızı''', genellikle c ile gösterilir, fiziğin birçok bölümünde kullanılan önemli bir fiziksel sabittir. Kesin değeri 299.792.458&nbsp;m/s'dir. (yaklaşık olarak 3,00×10<sup>8</sup> m/s). Metrenin uzunluğu bu sabitten ve uluslararası zaman standardından hesaplanmıştır. Özel göreceliliğe göre c, evrendeki bütün madde ve bilgilerin hareket edebileceği maksimum hızdır. Bütün kütlesiz parçacıkların ve ilgili alanlardaki değişimlerin boşluktaki hareket hızıdır (ışık ve çekimsel dalgalar gibi elektromanyetik radyasyon dahil). Bu parçacıklar ve dalgalar gözlemcinin eylemsiz referans çerçevesi ya da kaynağın hareketi ne olursa olsun c'de hareket ederler. Görecelilik Teorisi'nde c, uzay- zaman arasındaki ilişkiyi kurar; aynı zamanda meşhur kütle-enerji eşdeğerliliği formülünde de gözükür.&nbsp;<span class="texhtml " contenteditable="false">''E'' = ''mc''<sup>2</sup></span>.<ref name="LeClerq"><cite class="citation book" contenteditable="false">Uzan, J-P; Leclercq, B (2008). </cite></ref><span class="texhtml " contenteditable="false"></span>Işığın hava veya cam gibi şeffaf maddelerdeki ilerleyiş hızı c'den azdır. Benzer şekilde radyo dalgalarının tel kablolardaki ilerleyişi de c'den yavaştır. Işığın madde içindeki hızı v ile c arasındaki orana o maddenin kırılma endeksi (n) denir (n=c/v). Örneğin, görülebilir ışık için camın kırılma endeksi genellikle 1.,5 civarındadır. Yani ışık camın içinde c/1.,5≈ 200.000&nbsp;km/s ile hareket eder.&nbsp;<span class="texhtml " contenteditable="false"></span>Hangi açıdan bakılırsa bakılsın ışık ve öteki elektromanyetik dalgalar anında yayılıyormuş gibi gözükür ancak, ölçülebilir hızlarının uzun mesafeler ve hassas ölçümlerle ölçülebilir sonuçları vardır. Uzaydaki keşif araçlarıyla iletişim kurarken mesajların Dünya'dan uzay aracına ya da uzay aracından Dünya'ya ulaşması dakikalar ya da saatler alabilir. Yıldızlardan gelen ışık onları yıllar önce terk etmiştir ve bu sayede uzaktaki nesnelere bakarak evrenin tarihini çalışma şansı verir. Işığın ölçülebilir hızı aynı zamanda bilgisayardaki bilgilerin çipler arasında aktarılması gerektiği için bilgisayarların teorik hızını da sınırlar. Işık hızı, uzak mesafeleri yüksek isabetle ölçebilmek için uçuş zamanı ölçümlerinde de kullanılır.
 
Ole Romer ilk olarak 1676'da, Jüpiter'in uydusu Io'nun görünür hareketini inceleyerek, ışığın ölçülebilir bir hızda hareket ettiğini göstermiştir(anlık hareketin aksine). 1865'te James Clerk Maxwell ElektromanyetizmElektromanyetizma Teorisi'nde ışığın elektromanyetik bir dalga olduğunu ve bu nedenle c hızında hareket ettiğini ileri sürmüştür. 1905'te Albert Einstein ışığın hızının herhngiherhangi bir referans çerçevesinde ışık kaynağından bağımsız olduğunu öne sürmüştür ve bu varsayımının sonuçlarını Görecelik Teorisi'ni öne atıp c parametresini ışık ve eletromanyetizm dışındaki şeylerle alakalı olduğunu göstermiştir.
Hangi açıdan bakılırsa bakılsın ışık ve öteki elektromanyetik dalgalar anında yayılıyormuş gibi gözükür ancak, ölçülebilir hızlarının uzun mesafeler ve hassas ölçümlerle ölçülebilir sonuçları vardır. Uzaydaki keşif araçlarıyla iletişim kurarken mesajların Dünya'dan uzay aracına ya da uzay aracından Dünya'ya ulaşması dakikalar ya da saatler alabilir. Yıldızlardan gelen ışık onları yıllar önce terk etmiştir ve bu sayede uzaktaki nesnelere bakarak evrenin tarihini çalışma şansı verir. Işığın ölçülebilir hızı aynı zamanda bilgisayardaki bilgilerin çipler arasında aktarılması gerektiği için bilgisayarların teorik hızını da sınırlar. Işık hızı, uzak mesafeleri yüksek isabetle ölçebilmek için uçuş zamanı ölçümlerinde de kullanılır.
 
Ole Romer ilk olarak 1676'da, Jüpiter'in uydusu Io'nun görünür hareketini inceleyerek, ışığın ölçülebilir bir hızda hareket ettiğini göstermiştir(anlık hareketin aksine). 1865'te James Clerk Maxwell Elektromanyetizm Teorisi'nde ışığın elektromanyetik bir dalga olduğunu ve bu nedenle c hızında hareket ettiğini ileri sürmüştür. 1905'te Albert Einstein ışığın hızının herhngi bir referans çerçevesinde ışık kaynağından bağımsız olduğunu öne sürmüştür ve bu varsayımının sonuçlarını Görecelik Teorisi'ni öne atıp c parametresini ışık ve eletromanyetizm dışındaki şeylerle alakalı olduğunu göstermiştir.
 
Yüzyıllar boyunca süren ve giderek daha da kesinleşen ölçümler sonucunda 1975'te ışığın hızının 299.792.458&nbsp;m/s olduğu 4 milyarda birlik bir belirsizlikle hesaplanmıştır. 1983 yılında metre Uluslararası Ünite Sistemi (SI) tarafından, ışığın boşlukta 1/299.792.458 saniyede katettiği mesafe olarak yeniden tanımlanmıştır. Bunun sonucu olarak, c'nin değeri metrenin tanımı tarafından net bir şekilde sabitlenmiştir.
 
''Bazen c dalgaların herhangi bir maddesel çevredeki hızını ifade etmek için kullanılır ve c''<sub>0</sub> da ışığın boşluktaki hızını ifade etmek için kullanılır.<ref name="handbook">See for example:
</ref> SI tarafından da kabul edilmiş bu alt simgeli ifade diğer alakalı sabitlerle aynı forma sahiptir, ''μ''<sub>0</sub> vakum geçirgenliği veya manyetik sabit, ''ε''<sub>0</sub> boşluktaki iletkenlik veya eletrikelektrik sabiti ve ''Z''<sub>0</sub> uzayın direnci için. 
 
1983'ten beri metre Uluslararası Ünite Sistemin'de ışığın 1/ 299792458 saniyede katettiği
== Fizikteki Temel Rolü ==
Işığın boşluktaki yayılma hızı ışık kaynağının hareketinden de gözlemcinin hareketsiz
referans noktasından da bağımsızdır. Işık hızının değişmezliği, 1905'te Maxwell'in ElektromanyetizmElektromanyetizma Teorisi' nden ve Luminiferous Aether(19. yüzyılda ışık kaynağı olduğu düşünülen teori)'ın varlığına dair bir kanıt olmamasından ilham alarak, Einstein tarafından öne sürülmüştür ve o zamandan bu yana birçok deney tarafından kanıtlanmıştır. Yalnızca iki yönlü ışığın(ışık kaynağın ve ayna gibi) hızının çevreden bağımsız olduğunu onaylamak mümkündür çünkü kaynakla alıcıdaki saatlerin nasıl senkronize edileceğine dair bir yol bulmadan ışığın tek yönlü hızını ölçmek mümkün değildir. Ancak, Einstein senkronizasyonunu saatlere uyguladığımızda tek yönlü ve çift yönlü ışık hızları birbirine eşitlenir. İzafiyet Teorisi bu değişimsizliğin sonuçlarını tüm eylemsiz referans çerçevelerinde fiziğin kanunlarının aynı olduğunu varsayarak inceler. Tek sonuç, c'nin bütün kütlesiz parçacıkların ve dalgaların, ışık dahil, boşluktaki hızıdır..
[[Dosya:Lorentz factor.svg|alt=γ starts at 1 when v equals zero and stays nearly constant for small v's, then it sharply curves upwards and has a vertical asymptote, diverging to positive infinity as v approaches c.|sol|thumb|Lorentz faktörü y nin hız fonksiyonu. 1'de başlar ve hız c'ye yaklaştığında y'de sonsuza yaklaşır.]]
Özel göreliliğin birçok mantığa aykırı ve deneylerle onaylanmış çıkarımları vardır. Bunlara
kütle-enerji denkliği <span class="nowrap" contenteditable="false">(''E'' = ''mc''<sup>2</sup>)</span>,yükseklik kısalması( hareket eden cisimler kısalır) ve zaman genişlemesi ( hareket eden saatler daha yavaş işler) dahildir. Boyun kısaldığı ve zamanın genişlediği γ etmeni Lorentz Faktörü olarak bilinir ve <span class="nowrap" contenteditable="false">''γ'' = (1 − ''v''<sup>2</sup>/''c''<sup>2</sup>)<sup>−1/2</sup></span><span class="nowrap" contenteditable="false"></span>ile ifade edilir( v nesnenin hızı). γ ile 1 arasındaki fark günlük hızlar gibi c'den çok daha düşük olan hızlar için ( özel göreliliğin Galilean göreliliği tarafından yaklaşıldığı bir durum) gözardı edilebilir ancak göreceli bir hızla yükselir ve v c'ye yaklaştıkça sonsuzluğa doğru sapar.
 
Özel göreliliğin sonuçları uzay ve zamanı uzayzamanuzay-zaman olarak bilinen ve matematiksel
formülü c parametresini içeren Lorentz değişmezi adlı özel bir simetriyi sağlayan bir yapı olarak kabul edilerek özetlenebilir. (c uzay ve zamanın birimlerine bağlıdır). Lorentz değişmezi modern fizik teorileri için neredeyse evrensel olarak kabul edilmiş bir çıkarımdır. Modern fizikte c hemen hemen her yerde ortaya çıkan, ışıkla alakası olmayan birçok konuda dahi görülen bir parametre haline gelmiştir. Örneğin, genel görelilik c'nin aynı zamanda yer çekiminin ve yer çekimsel dalgaların da hızı olduğunu tahmin etmektedir. Hareketsiz referans çerçevelerinde ışığın hızı sabit ve c'ye eşittir ancak ışığın ölçülebilir mesafedeki hızı mesafenin ve zamanın nasıl tanımlandığına bağlı olarak c'den farklı çıkabilir.<ref name="Gibbs1997"><cite class="citation web" contenteditable="false">Gibbs, P (1997) [1996]. </cite></ref>
 
 
Aynı zamanda genel olarak ışığın izotopik olduğu varsayılır. Yani, ne yönde ölçülürse
ölçülsün aynı değere sahiptir.Nükleer enerji seviyelerinin yayılan çekirdeklerin ve optik rezonatörlerin fonksiyonu olarak gözlemleri olası iki taraflı eşyönsüzlüğeeş yönsüzlüğe sıkı bir limit koymaktadır..<ref name="Herrmann"><cite class="citation journal" contenteditable="false">Herrmann, S; et al. (2009). </cite></ref><ref name="Lang"><cite class="citation book" contenteditable="false">Lang, KR (1999). </cite></ref>
 
=== Hızın üst limiti ===
Özel göreliliğe göre m kütleli ve v hızlı bir nesnenin enerjisi   <span class="nowrap" contenteditable="false">''γmc''<sup>2</sup></span><span class="nowrap" contenteditable="false"></span>, ile ifade edilir. v 0 olduğunda γ 1'dir ve bu meşhur  <span class="nowrap" contenteditable="false">''E'' = ''mc''<sup>2</sup></span><span class="nowrap" contenteditable="false"></span> denklemini sağlar. v c'ye yaklaştıkça γ sonsuza yaklaşır ve kütlesi olan ve ışık hızında hareket eden bir nesneyi hızlandırmak sonsuz ölçüde bir enerji gerektirir. Kütlesi olan nesneler için ışık hızı üst hız limitidir ve fotonlar ışık hızından daha hızlı hareket edemezler. Bu birçok göreceli enerji ve momentum deneylerinde kanıtlanmıştır.  .<ref><cite class="citation web" contenteditable="false">Fowler, M (March 2008). </cite></ref>
[[Dosya:Relativity of Simultaneity.svg|alt=Three pairs of coordinate axes are depicted with the same origin A; in the green frame, the x axis is horizontal and the ct axis is vertical; in the red frame, the x′ axis is slightly skewed upwards, and the ct′ axis slightly skewed rightwards, relative to the green axes; in the blue frame, the x′′ axis is somewhat skewed downwards, and the ct′′ axis somewhat skewed leftwards, relative to the green axes. A point B on the green x axis, to the left of A, has zero ct, positive ct′, and negative ct′′.|sağ|thumb|Kırmızı çerçevede A olayı B'den önce gerçekleşir.]]
Daha genel olarak, bilginin ya da enerjinin c'den daha hızlı hareket etmesi imkansızdır. Bunun bir argümanı, özel göreliliğin eşzamanlılıkeş zamanlılık göreliliği olarak bilinen mantık dışı bir çıkarımını takip eder. Eğer A ve B olayları arasındaki mesafe, aralarındaki zaman aralığının c ile çarpımından büyükse, aralarında A'nın B'yi takip ettiği ya da B'nin A'yı takip ettiği referans çerçeveleri vardır ve bazılarında A ve B eşzamanlıdıreş zamanlıdır. Bunun sonucu olarak, eğer bir şey hareketsiz bir referans çerçevesine göre c'den daha hızlı hareket ediyorsa başka bir çerçeveye göre zamanda geriye doğru hareket ediyor olur ve nedensellik bozulmuş olur. Böyle bir bir referans çerçevesinde bir etki nedeninden önce gerçekleşebilir. Nedenselliğin bu şekilde bozulması henüz kayıtlara geçmemiştir.<ref><cite class="citation book" contenteditable="false">Tolman, RC (2009) [1917]. </cite></ref>
 
== Işıktan hızlı deneyler ve gözlemler ==
Bazı durumlarda enerji, cisimler ya da bilgi ışıktan hızlı hareket ediyormuş gibi gözükse de
etmezler. Örneğin; aşağıdaki "ışığın bir çevrede yayılması"<nowiki>''</nowiki> nda bazı dalgaların hızı c'yi geçebilir. Örneğin, x-ray ışınlarının çoğu camdaki faz hızı c'yi geçmektedir ancak faz hızı dalgaların bilgiyi yayma hızını göstermez.<ref><cite class="citation book" contenteditable="false">Quimby, RS (2006). </cite></ref>
 
Eğer bir lazer ışını uzaktaki bir nesne üzerinde hızlıca gezdirilirsegezdirilir ise, ışık noktasının ilk
hareketi ışığın uzaktaki nesneye ulaşma süresi nedeniyle gecikse de, ışık noktası c'den hızlı
hareket edebilir. Ancak, yalnızca hareket eden fiziksel varlıklar lazer ve onun yaydığı ışıktır ve lazerden değişik noktalara ışık hızında hareket ederler. Benzer olarak, uzaktaki bir gölge de zamanda bir gecikmeden sonra ışıktan hızlı hareket ettirilebilir. İki durumda da herhangi bir madde, enerji ya da bilgi ışıktan hızlı hareket etmez.<ref name="Gibbs"><cite class="citation web" contenteditable="false">Gibbs, P (1997). </cite></ref>
 
Hareket eden iki referans çerçevesi arasındaki mesafenin değişme oranı c'nin üzerinde bir
değere sahip olabilir. Ancak, bu hareketsiz bir çerçeve içinde ölçülen herhangi bir cisimincismin hızını yansıtmaz.<ref name="Gibbs"/>
 
Bazı quantumkuantum etkileri, EPR paradox'unda olduğu gibi, anında, yani c'den hızlı olarak
aktarılıyormuş gibi gözükebilir. Bir örnek birbirine girmiş iki parçacığın quantumkuantum durumlarını içermektedir. İki parçacıktan herhangi biri incelenene kadar parçacıklar üst üste gelmiş iki quantum durumu içinde var olurlar. Eğer parçacıklar ayrılıp birinin quantumkuantum durumu incelenirse ötekinin quantumkuantum durumu anında belirlenmiş olur. Ancak, ilk parçacığın gözlemlendiğinde hangi quantum durumunu kontrol etmek mümkün olmadığı için bilgi bu yolla yayılamaz. 
<ref name="Gibbs"/><ref><cite class="citation book" contenteditable="false">Sakurai, JJ (1994). </cite></ref>
 
Işıktan hızlı hızları tahmin eden başka bir quantum etkisi de Hartman Etkisi'dir. Belirli
koşullar altında, yapay bir parçacığın bir bariyerden geçmesi için gereken zaman, bariyerin kalınlığı ne olursa olsun, sabittir. Bu, yapay parçacığın geniş bir boşluğu ışıktan hızlı bir şekilde geçmsiylegeçmasiyle sonuçlanabilir. Ancak, bu etki kullanılarak herhengiherhangi bir bilgi gönderilemez.<ref name="Wynne"><cite class="citation journal" contenteditable="false">Wynne, K (2002). </cite></ref>
 
Sözde ışıktan hızlı hareket, radyogalakilserinradyogalaksilerin göreceli jetleri, yıldızsı gök cisimleri gibi
astronomik nesnelerde gözlemlenebilir. Ancak, bu jetler ışıktan hızlı hareket etmemektedir. Göze ışıktan hızlı gelen hareket cismin ışık hızına yaklaşmasının ve dünyaya düşük bir görüş açısıyla yaklaşmasının sonucudur.<ref><cite class="citation web" contenteditable="false">Chase, IP. </cite></ref>
 
== Işığın yayılımı ==
Klasik fizikte ışık elektromanyetik dalga olarak sınıflandırılmıştır. Elektromanyetik alanların
klasik hareketi Maxwell denklemleriyle tanımlanmıştır. Bu denklemlerde, elektromanyetik dalgaların boşluktaki yayılma hızı olan c elektrik sabite ve manyetik sabite <span class="nowrap" contenteditable="false">''c'' = 1/<span class="nowrap">√''ε''<sub>0</sub>''μ''<sub>0</sub></span></span><span class="nowrap" contenteditable="false"></span>.<ref><cite class="citation book" contenteditable="false">Panofsky, WKH; Phillips, M (1962). </cite></ref> Modern kuantum fizikte elektromanyetik alan kuantum elektrodinamik teorisiyle (QED) tanımlanmaktadır. Bu teoride ışık, elektromanyetik alanın temel çıkışı olan fotonlarla tanımlanır. QED'ye göre fotonlar kütlesiz parçacıklardır ve boşlukta ışık hızıyla hareket ederler.<span class="nowrap" contenteditable="false"></span>QED'nin fotonun kütleye sahip olduğu genişlemeleri de düşünülmüştür. Böyle bir teoride
 
QED'nin fotonun kütleye sahip olduğu genişlemeleri de düşünülmüştür. Böyle bir teoride
fotonun hızı frekansına bağlı olur ve değişmez c hızı ışığın boşluktaki hızının üst limiti olur. Işığın hızında testlerde herhangi bir değişim gözlenmemiştir ve bu da fotounun kütlesine sıkı bir limit koymaktadır. Elde edilen limit kullanılan modele göre değişebilir.
 
Işığın hızının frekansına bağlı olarak değişmesinin başka bir sebebi de, quantumkuantum
yerçekimindeki bazı teorilerde tahmin edildiği gibi, özel göreliliğin gelişigüzel küçüklükteki durumlarda uygulanamaması olabilir. 2009'da gamma ışını patlaması GB 090510'un gözlemlerinde farklı enerjilerdeki fotonların hızında bir değişme gözlemlenmemiştir, bu da Lorentz değişmezinin en azından Planck Uzunluğu' nun 1.2'ye bölümüne kadar onaylanması demektir. 
<ref><cite class="citation journal" contenteditable="false">Amelino-Camelia, G (2009). </cite></ref>
 
dalgaları değişik hızlarda ilerleyebilir. Düz bir dalganın ( bir frekansla bütün uzayı doldurabilen dalga) tavan ve taban yaparak yayıldığı hıza faz hızı denir. Ölçülebilir bir uzunluğu(ışık nabzı) olan gerçek bir fiziksel işaret farklı bir hızda ilerler. Nabzın en büyük bölümü grup hızında ilerlerken erken kısımları ön hızla ilerler.
[[Dosya:Frontgroupphase.gif|alt=A modulated wave moves from left to right. There are three points marked with a dot: A blue dot at a node of the carrier wave, a green dot at the maximum of the envelope, and a red dot at the front of the envelope.|sol|thumb|Mavi nokta dalgalanma hızıyla (faz hızı) ile hareket eder, yeşil nokta kabuk hızıyla (grup hızı) ile hareket eder, kırmızı nokta ise titreşimin ön kısmıyla (ön hızı) ile hareket eder.]]
Faz hızı ışın bir maddede ya da bir maddeden ötekine nasıl ilerlediğini belilerkenbelirlerken önemlidir.
Kırılma endeksi olarak temsil edilir. Bir maddenin kırılma endeksi, c' nin maddedeki faz hızına oranı olarak tanımlanır. Bir maddenin kırılma endeksi ışığın frekansına, yoğunluğuna, polarizasyonuna ya da yayılma yönüne bağlı olabilir ama çoğu durumlarda maddeye bağlı bir sabit olarak görülebilir. Havanın kırılma endeksi yaklaşık olarak 1.0003'tür. Bose- Einstein Yoğuşuğu gibi egzotik maddelerde kırılma endeksi sıfıra yakın olabilir, bu da ışığın hızını saniyede yalnızca birkaç metreye kadar düşürebilir. Ancak, bu atomlar arasındaki emilim ve tekrar yayılma geçikmesinigecikmesini temsil eder. Işığın maddede yavaşlamasını ölmek için iki farklı fizikçi takımı ışığı rubidium elementinden yapılma bir Bose-Einstein Yoğuşuğu kullanarak durdurmayı denediler. Ancak bu denelerdekideneylerdeki "ışığın durması" tanımı yalnızca ışığın atomun daha kararsız hallerinde depolanması ve daha sonra gelişigüzel bir zamanda tekrar yayılması şeklinde olmuştur. "Durduğu" sürede ışık olmayı bırakmıştır. Bu tarz davranış genel olarak ışığı yavaşlatan tüm çevreler için doğrudur. 
 
Şeffaf maddelerde kırılma endeksi genelde 1'den büyüktür, yani faz hızı c' den küçüktür.
Öteki materyallerde kırılma endeksinin bazı frekanslarda 1'den küçük olması olasıdır; bazı egzotik maddelerde kırılma endeksinin negatif olması dahi olasıdır. Nedenselliğin bozulmaması gereksinimi herhangi bir maddenin dieletrik sabitinin gerçek ve sanal kısımlarının Kremars- Kronig ilişkisiyle bağlı olduğunu ima eder. PraticPratik olarak, kırılma endeksinin 1'den küçük olduğu maddelerde dalganın emilimi o kadar hızlıdır ki c' den daha hızlı bir sinyal gönderilemez.
 
Farklı grup ve faz hızları olan bir nabız zaman içinde biter. Bu süreç ayrılım olarak bilinir.
 
=== Küçük ölçekler ===
SüperbilgisayardaSüper bilgisayarda, ışık hızı bilgilerin işlemciler arasında ne kadar hızlı yollanabileceğine
dair bir sınır oluştumaktadır. Eğer bir işlemci 1 gigahertz'den açılıyorsa bir sinyal bir döngüde maximummaksimum 30&nbsp;cm ilerleyebilir. Bu yüzden işlemciler iletim gecikmesini minimuma indirmek için birbirilerine yakın konmalıdırlar, bu da soğutma sorunlarına neden olabilir. Eğer saat freanksları yükselmeye devam ederse ışık hızı tekil çiplerin tasarımında bir limit haline gelecektir.<ref name="processorlimit"><cite class="citation book" contenteditable="false">Parhami, B (1999). </cite></ref>
 
=== Dünya üzerinde büyük mesafeler ===
Örneğin, dünyanın 40075&nbsp;km ve c' nin de 300000&nbsp;km/s civarında olduğunu düşünürsek
bilginin kürenin yarısını gezeceği en kısa süre 67 milisaniyedir. Işık dünyada optik bir iplikte gezerken iletim süresi daha uzundur çünkü kırılma endeksine bağlı olarak ışık optik iplikte %35 civarıdnacivarında daha yavaş hareket eder. Ayrıca düz hatlar global iletişimlerde nadiren kullanılır ve sinyal eletronik düğmeden ya da sinyal üreticiden geçerken yavaşlar.<ref><cite class="citation web" contenteditable="false">[http://royal.pingdom.com/2007/06/01/theoretical-vs-real-world-speed-limit-of-ping/ "Theoretical vs real-world speed limit of Ping"]. </cite></ref>
 
=== Uzay uçuşları ve astronomi ===
 
Bazen astronomik mesafeler, özellikle popüler bilim yayınlarında ve medyada ışık yılıyla
ifade edilir. Işık yılı ışığın bir yılda katettiği mesafedir. Yaklaşık olarak bir ışık yılı 10 trilyon km ya da 6 trilyon mildir. Dünyaya güneşten sonraki en yakın yıldız uaklaşıkyaklaşık 4.,2 ışık yılı uzaklıktadır.<ref name="starchild">Further discussion can be found at <cite class="citation web" contenteditable="false">[http://starchild.gsfc.nasa.gov/docs/StarChild/questions/question19.html "StarChild Question of the Month for March 2000"]. </cite></ref>
 
=== Mesafe ölçümü ===
Radyo sistemleri bir hedefe olan mesafeyi radyo dalgasının antenden yansıtıldıktan sonra
hedeften dönmesinin aldığı zamana göre ölçer. Global pozisyonlama sistemi (GPS) alıcısı GPS uydusuna olan uzaklığını uydulardan gelen sinyallerin süresine göre hesaplar ve uydularla arasındaki mesafeden kendi yerini hesaplar. Lunar Lazer Menzilleme deneyi, radar astronomisi ve Derin Uzay Ağı Ay'a, gezegenlere ve uzayaraçlarına olan mesafeleri sinyallerin gidiş-geliş sürelerine göre hesaplarlar.
 
=== Yüksek frekanslı alım satım ===
Işık hızı yüksek frekanslı alım-satımda giderek daha önemli hale gelmektedir. Tüccarlar
mallarını birkaç saniye önce teslim ederek dakika avantajı sağlamaya çalışmaktadır. Örneğin; tüccarlar mikrodalga iletişimi optik-fiber iletişime tercih ediyorlar çünkü optik-fiber sinayallersinyaller ışıktan %30-40 daha yavaş hareket ederken mikrodalgalar havada ışık hızına yakın hızlarda hareket ederler.<ref><cite class="citation web" contenteditable="false">[http://www.ft.com/cms/s/2/2bf37898-b775-11e2-841e-00144feabdc0.html "Time is money when it comes to microwaves"]. </cite></ref>
 
== Ölçüm ==
c'nin değerini belirlemenin farklı yolları vardır. Bir yol, ışığın yayıldığı gerçek hızı
hesaplamaktır ki değişik astronomik ve dünya temelli adımlarla yapılabilir. Ancak [[Bağıl yalıtkanlık sabiti|''ε''<sub>0</sub>]] ve [[Manyetik geçirgenlik|''μ''<sub>0</sub>]] gibi fiziksel değerlerin c ile bağlantısı kurularak da hesaplanabilir. Tarihte en isabetli ölçümler, ışığın dalgaboyudalga boyu ve frekansı tek tek hesaplanıp sonuçlar c' ye eşitlenerek elde edilmiştir.
 
=== Astronomik ölçümler ===
[[Dosya:Io eclipse speed of light measurement.svg|thumb|300x300px|Jüpiter'in uydusu Io'nun tutulmasından faydalanılarak ışık hızının ölçümü]]
Dış uzay, büyük boyutu ve mükemmele yakın boyutu sayesinde c'yi ölçmek için son derece
elverişlidir. Tipik olarak, birisi ışığın belirli bir referans sistemindeki mesafeyi katetmesi için gerek zamanı ölçer. Tarihte bu tip ölçümler, referans uzaklığın dünya temelli birimlerle ne kadar isabetli olarak ölçüldülğüneölçüldüğüne göre, son derece isabetli olarak yapılabilmiştir. Elde edilen sonuçlar gün başına Astronomik BirimerleBirimlerle (AU) ifade edilir.
 
Ole Christensen Romer astronomik ölçümleri kullanarak ışığın mikratsal hızının ilk
tahminlerini yapmıştır. Dünyadan ölçüldüğü zaman uyduların gezegenlerin etrafında dönme hızı dünya gezegeleregezegenlere yaklaşırken, uzaklaşıkerkenkiuzaklaşırkenki hızlarından daha fazladır. ışığın gezegenden dünyaya katettiği mesafe, dünya yörüngesinde o gezene en yakın konumundayken daha kısadır, mesafedeki fark dünyanın Güneş etrafındaki yörüngesinin çapıdır. Uydunun periyorundakiperiyodundaki değişim ışığın uzak ya da yakın mesafeyi katetmesindeki zaman farkından oluşmaktadır.
[[Dosya:SoL Aberration.svg|alt=A star emits a light ray which hits the objective of a telescope. While the light travels down the telescope to its eyepiece, the telescope moves to the right. For the light to stay inside the telescope, the telescope must be tilted to the right, causing the distant source to appear at a different location to the right.|sağ|thumb|Işığın sapması : Uzak bir kaynaktan gelen ışık farklı bir yerden geliyormuş gibi görünür. Bunun sebebi ışığın hızının sonlu olmasıdır.]]
Bir başka metodsametotsa 18. yüzyılda James Bradley tarafından keşfedilen "ışığın sapması"dır. Bu
etki, uzaktaki bir kaynaktan ulaşan ışığın hızına gözlemcinin hızının vektör olarak eklenmesiyle oluşur. Hareketli bir gözlemci ışığı farklı bir noktadan gelirken gözlemler ve kaynağın yerini farklı görür. Dünya Güneş'in etrafında döndükçe dünyanın hızının yönü değiştiği için bu yıldızların hareket ettiği izlenimi verir. Yıldızların konumunun açısal farkından ışığın hızını dünyanın güneş etrafındaki hızı cinsinden yazmak mümkündür. 1729'da Bradley bu metodu kullanarak ışığın dünyanın yörüngedeki hızından 10,210 kat daha hızlı hareket ettiğini öne sürmüştür. 
<ref name="Bradley1729"><cite class="citation journal" contenteditable="false">Bradley, J (1729). </cite></ref>
m. olarak yeniden tanımlanmıştır. Daha önce AU SI birimleri ile değil, Güneş tarafından uygulanan yerçekimi kuvvetinin klasik mekanik çerçevesindeki koşullarıyla ifade edilmiştir. Güncel tanım , AU'nun önceki tanımının tavsiye edilen şekilde metre ile ifade edilmiş halini kullamaktadır. Bu yeniden tanımlama , ışık hızını saniye başına AU'da sabitlemiştir.
 
Daha önce c' nin tersi saniyede AU olarak ifade edilmiş ve radyo sinyallerinin Güneş
Sistemin'deki araçlara ulaştığı zaman kullanılırakkullanılarak hesaplanmıştır. Bu tarz birçok hesaplama birleştirilerek birim uzaklık başına ışık zamanı için en iyi değer elde edilebilir. Örneğin; 2009'da Uluslararası Astronomik Birlik tarafından kabul edilen en iyi tahmin:<ref name="Pitjeva09"><cite class="citation journal" contenteditable="false">Pitjeva, EV; Standish, EM (2009). </cite></ref><ref name="IAU"><cite class="citation web" contenteditable="false">IAU Working Group on Numerical Standards for Fundamental Astronomy. </cite></ref>
: Birim uzaklık başına ışık zamanı:: <span class="nowrap" contenteditable="false">7002499004783836000♠499.004783836(10)&nbsp;s</span>
: ''c''&nbsp;=&nbsp;<span class="nowrap" contenteditable="false">7008299792457999999♠0.00200398880410(4)&nbsp;AU/s</span>&nbsp;=&nbsp;<span class="nowrap" contenteditable="false">7002173144632674000♠173.144632674(3)&nbsp;AU/day.</span>
 
Bu hesaplardaki göreceli hesap hatası milyarda 0.,02' dir. Metre belli bir zamanda ışık tarafından katedilen mesafe olarak tanımlandığı için, ışık zamanının önceki AU tanımı ile ölçülmesi eski AU' nun metre ile ölçülmesi olarak yorumlanabilir.<span class="mw-ref" id="cxcite_ref-100" rel="dc:references" contenteditable="false" data-sourceid="cite_ref-100">[[#cite_note-100|<span class="mw-reflink-text"><nowiki>[Note 7]</nowiki></span>]]</span><span class="mw-ref" id="cxcite_ref-100" rel="dc:references" contenteditable="false" data-sourceid="cite_ref-100" contenteditable="false"></span>
 
=== Uçuş zamanı teknikleri ===
[[Dosya:Michelson speed of light measurement 1930.jpg|centre|thumb|One of the last and most accurate time of flight measurements, Michelson, Pease and Pearson's 1930–35 experiment used a rotating mirror and a one-mile (1.6&nbsp;km) long vacuum chamber which the light beam traversed 10 times. It achieved accuracy of ±11&nbsp;km/s]]
[[Dosya:Fizeau.JPG|alt=A light ray passes horizontally through a half-mirror and a rotating cog wheel, is reflected back by a mirror, passes through the cog wheel, and is reflected by the half-mirror into a monocular.|sağ|thumb|Fizeau aletinin diyagramı]]
Işık hızını ölçmenin bir metodu da ışığın bilinen bir noktakinoktadaki bir aynaya gitme ve geri dönme
hızının hesaplanmasıdır. Bu Fizeau-Foucault düzeneğinin arkasındaki prensiptir ve Hippolyte Fizeau ve Leon Foucault tarafından geliştirilmiştir. 
 
 
Bu günlerde bir nanosaniyeden az zaman çözünürlüğü olan salınım izlerler sayesinde ışığın
hızı bir lazer ya da LED' den gelen ışık nabızınınnabzının aynadan yansımasının zamanı ile direkt olarak ölçülebilir. Bu metot diğer modern teknikler kadar isabetli değildir anca bazı üniversite fizik sınıflarında laboratuvar deneyi olarak kullanılır..<ref><cite class="citation journal" contenteditable="false">Cooke, J; Martin, M; McCartney, H; Wilf, B (1968). </cite></ref><ref><cite class="citation journal" contenteditable="false">Aoki, K; Mitsui, T (2008). </cite></ref><ref><cite class="citation journal" contenteditable="false">James, MB; Ormond, RB; Stasch, AJ (1999). </cite></ref>
 
=== Elektromanyetik sabitler ===
C'yi elektromanyetik dalgaların yayılımına bağlı olmadan hesaplamanın bir yolu Maxwell' in teorisinde kullanılan c, ε0 ve μ0 arasındaki ilişkişkiyiilişkiyi kullanmaktır.  ε0 kapasitans ve kapasitörün boyutları hesaplanarak bulunabilir. μ0 ise 4π×10−7 H·m−1 olarak sabittir. 1907'de Rosa ve Dorsey bu metodu kullanarak 299710±22&nbsp;km/s değerini bulmuşlardır.<ref name="Essen1948"><cite class="citation journal" contenteditable="false">Essen, L; Gordon-Smith, AC (1948). </cite></ref><ref name="RosaDorsey"><cite class="citation journal" contenteditable="false">Rosa, EB; Dorsey, NE (1907). </cite></ref>
 
=== Boşluk rezonansı ===
[[Dosya:Waves in Box.svg|alt=A box with three waves in it; there are one and a half wavelength of the top wave, one of the middle one, and a half of the bottom one.|sağ|thumb|Boşluktaki durağan elektromanyetik dalgalar]]
dalgaboyunuIşık hızını ölçmenin başka bir yolu da elektromanyetik bir dalganın boşluktaki frekansını ve dalga boyunu ayrı ayrı ölçmektir. c' nin değeri c=fλ eşitliği ile bulunabilir. Bir seçenek de boşluk rezonansının rezonans frekansını ölçmektir. Eğer rezonans boşluğunun boyutları biliniyorsa dalganın dalgaboyunudalga boyunu bulmak için kullanılabilir. 1946'da Louis Essen ve A.C Gordon-Smith, boyutları bilinnen bir mikrodalga boşluğunun mikrodalgalarınınmikro dalgalarının normal modlarının farklılıkları için bir frekans bulmuşlardır. Modların dalgaboylarıdalga boyları boşluğun geometirisi ve eletromanyetik teorisidenteorisinden bilindiği için ilgili frekansların bilinmesi ışık hızının hesaplanmasına yardımcı olmuştur.<ref name="Essen1948"/><ref><cite class="citation journal" contenteditable="false">Essen, L (1947). </cite></ref>
Işık hızını ölçmenin başka bir yolu da elektromanyetik bir dalganın boşluktaki frekansını ve
dalgaboyunu ayrı ayrı ölçmektir. c'nin değeri c=fλ eşitliği ile bulunabilir. Bir seçenek de boşluk rezonansının rezonans frekansını ölçmektir. Eğer rezonans boşluğunun boyutları biliniyorsa dalganın dalgaboyunu bulmak için kullanılabilir. 1946'da Louis Essen ve A.C Gordon-Smith, boyutları bilinnen bir mikrodalga boşluğunun mikrodalgalarının normal modlarının farklılıkları için bir frekans bulmuşlardır. Modların dalgaboyları boşluğun geometirisi ve eletromanyetik teorisiden bilindiği için ilgili frekansların bilinmesi ışık hızının hesaplanmasına yardımcı olmuştur.<ref name="Essen1948"/><ref><cite class="citation journal" contenteditable="false">Essen, L (1947). </cite></ref>
 
Essen–Gordon-Smith sonucu,299792±9&nbsp;km/s, optik tekniklerle bulunanlardan çok daha
 
Bu teknik evde mikrodalga fırın ve marşmelov ya da margarin gibi yemek yardımıyla da
gözlemlenebilir: eğer dönermasadöner masa kaldırılırsa yemek hareket etmez , en hızlı olarak antidotlarda pişer ve erimeye başlar. Böyle iki nokta arasındaki mesafe mikrodalganın dalgaboyunundalga boyunun yarısıdır; bu mesafeyi ölçüp dalgaboyunudalga boyunu mikrodalga frekansıyla çarparak c genelde 5% den daha az bir hatayla hesaplanabilir.
<ref><cite class="citation journal" contenteditable="false">Stauffer, RH (April 1997). </cite></ref><ref><cite class="citation web" contenteditable="false">[http://www.bbc.co.uk/norfolk/features/ba_festival/bafestival_speedoflight_experiment_feature.shtml "BBC Look East at the speed of light"]. </cite></ref>
 
=== İnterferometre ===
[[Dosya:Interferometer sol.svg|alt=Schematic of the working of a Michelson interferometer.|thumb|An interferometric determination of length. Left: [[Girişim|constructive interference]]; Right: destructive interference.]]
İnterferometre elektromanyetik radyasyonun dalgaboyunudalga boyunu bularak ışık hızını hesaplamanın başka bir yoludur. Frekansı bilinen uyumlu bir ışık huzmesi iki yolu izlemesi için bölünür ve tekrar birleşir. Etki düzlemini gözlemlerken yolun uzunğunuuzunluğunu ayarlayarak ve yol uzunluğundaki değişimi dikkatlice ölçerek ışığın dalgaboyu bulunabilir. Sonra ışık hızı c = λf denklemi ile hesaplanır. 
 
Lazer teknolojisinin gelişmesinden önce uyumlu radyo kaynakları ışık hızının interferometrik ölçümleri için kullanılırdı. Ancak; dalgaboylarınındalga boylarının interferometrik hesaplanması dalgaboylarıdalga boyları ile birlikte daha isabetsiz hale gelmeye başladı ve bu yüzden deneyler radyodalgalarınınradyo dalgalarının uzun dalgaboylarıdalga boyları(~0.4&nbsp;cm) ile sınırlandı. Netlik kısa dalgaboylarıdalga boyları ile artırılabilir ama o zaman da ışığın frekansını direkt olarak ölçmek zorlaşır. Bu sorunu çözmenin bir yolu, frekansı hesaplanabilen düşük frekanslı br sinyalle başlayıp bu sinyalden giderek daha yüksek frekanslı sinyaller sentezlereyemektirsentezlemektir. Daha sonra bir lazer frekansa sabitlenip dalgaboyudalga boyu interferometre kullanılarak bulunabilir. {{Val|3.5|e = -9}}.<ref name="NIST_pub"><cite class="citation book" contenteditable="false">Sullivan, DB (2001). </cite></ref><ref name="NIST heterodyne"><cite class="citation journal" contenteditable="false">Evenson, KM; et al. (1972). </cite></ref>
 
== Tarih ==
|{{Val|299792.458}}&nbsp;(exact)<ref name="Resolution_1"><cite class="citation web" contenteditable="false">[http://www.bipm.org/en/CGPM/db/17/1/ "Resolution 1 of the 17th CGPM"]. </cite></ref>
|}
Modern periyodunperiyotun erken bölümlerine kadar ışığın anlık mı yoksa son derece hızlı ölçülebilir bir hızla mı hareket ettiği bilinmiyordu. Bu olayın ilk ölçüldüğü olay antik YunanistandaydıYunanistan' daydı. Antik Yunanlar, müslümanMüslüman ve avrupalıAvrupalı bilimciler Romer ışık hızının ilk hesaplarını sağlayana kadar bunu tartıştılar. Einstein'ın İzafiyet Teorisi ışık hızının referans çerçevesi ne olursa olsun sabit olduğunu göstermiştir. O zamandan bu yana bilimadamlarıbilim adamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardıryapmışlardır.
 
=== Erken Tarih ===
Empedocles ışığın ölçülebilir hızı olduğunu iddia eden ilk kişiydi. Işığın hareket eden bir şey olduğunu dolayısıyla hareketinin zaman alması gerektiğini öne sürdü. Aristo ise tam tersini öne sürüp "ışığın bir şeyin varlığından oluşutuğunuoluştuğunu ve hareket etmediğini öne sürmüştür. Euclid ve Ptolemy Empedocles'in ışığın gözlerden emilierekemilerek görüşü sağladığı yolundaki teorisini ilerletmişlerdir. Bu teoriye dayanarak Alexandrialı Heron yıldızlar gibi uzak nesneler gözümüzü açtığımız anda görülebildiği için ışığın hızının sonsuz olduğunu ileri sürmüştür. Hindu Vedas'ta bahsedildiği üzere Sayana ışık hızının hesaplanması üzerine yorumlar yapmıştır. Eski İslam filozofları ilk başta Aristonun görüşlerine katılmışlardır. 1021'de Alhazen Optik Kitabını yayınlayarak görüş teorisine karşı çıkmış ve ışığın nesnlerdennesnelerden göze geldiğini öne süren ve şimdi kabul edilmiş olan intromisyon teorisini savunmuştur. Bu da Alhazen'i ışığın ölçülebilir hızı olduğunu öne sürmeye yönlendirmiştir. Işığın bir madde olduğunu, yayılmasının bizim hislerimiz tarafından fark edilmese de zaman aldığını söylemiştir. Ayrıca 11. yüzyılda Abu Rayhan al Biruni de ışığın ölçülebilir hızı olduğunu söylemiş ve ışığın sesten çok daha hızlı olduğunu gözlemlemiştir.<ref><cite class="citation web" contenteditable="false">O'Connor, JJ; Robertson, EF. </cite></ref>
 
13. yüzyılda Roger Bacon filozofik argümanları Alhazen ve Aristo' nun da yazdıklarıyla destekleyerek ışığın havadaki hızının sonsuz oladığını öne sürmüştür. 1270' lerde WiteloışığınWitelo ışığın boşlukta sonsuz hızla hareket edip daha yoğun ortamlarda yavaşladığını düşünmüştür.<ref name="Marshall"><cite class="citation journal" contenteditable="false">Marshall, P (1981). </cite></ref>
 
17. yüzyıl başlarında Johannes Kepler boş uzay herhangi bir engel sunmadığı için ışık hızının sonsuz olduğuna inanmıştır. Rene Descartes eğer ışığın hızı ölçülebilir olsaydır Güneş, Dünya ve Ay'ın bir aayay tutulması sırasında düzen dışında olacağını öne sürdü. Böyle birdüzensizlik de gözlemlenmediği için Descartes ışık hızının sonsuz olduğunu varsaydı. Descartes eğer ışığın hızının ölçülebilir olduğu keşfedilirse kendisinin bütün filozofi sisteminin yerle bir olacağını söyledi. Snell Yasası'nın Descartes derivasyonunda ışık hızı anlık olmasına rağmen çevre ne kadar yoğunsa ışık o kadar yavaştır. Fermat da ölçülebilir ışık hızını savunmuştur.
<ref>Carl Benjamin Boyer, ''The Rainbow: From Myth to Mathematics'' (1959)</ref>
 
=== İlk ölçüm girişimleri ===
1629'da Isaac Beeckman bir kişinin ışık patlamasınınınpatlamasının bir mil uzaklıktaki bir aynadan yansımasını gözlemlediği bir deney önermiştir. 1638'de Galileo Galilei bir feneri açıp bir mesafedeki algısını gözlemleyeceği ve aradaki gecikmeden ışık hızını ölçebileceği bir deney ortaya atmıştır. Işığın anlık hareket edip etmediğini ayırt edememiştir ancak etmiyorsa dahi inanılmaz hızlı olduğu sonucuna varmıştır. 1667'de Accademia del Cimento Galileo'nun deneyini 1 mil uzaklıktaki bir fenerle uyguladığını ve gecikme gözlemlemediğini söylemiştir. Bu deneydeki gerçek gecikme 11 mikrosaniye civarında olurdu.
[[Dosya:Illustration from 1676 article on Ole Rømer's measurement of the speed of light.jpg|alt=A diagram of a planet's orbit around the Sun and of a moon's orbit around another planet. The shadow of the latter planet is shaded.|sol|thumb|Rømer'in gözlemi]]
Işık hızının ilk miktarsal tahmini 1676'da Romer tarafından yapılmıştır. Dünya, JüpitereJüpiter' e yaklaşırken Jüpiter'in uydusu Io'nun uzaklaşırken gözüktüğünden daha kısa olduğunu gözlemiş ve ışığın ölçülebilir hızının olduğu sonucuna vamıştırvarmıştır ve Dünya' nın yörüngesinin çapını 22 dakikada geçtiğini tahmin etmiştir. Christian Huygens butahminibu tahmini Dünya'nın yörüngesinin çapının bir tahiniyle birleştirmiş ve ışığın hızını yaklaşık 220000&nbsp;km/sn olarkolarak bulmuştur. <ref name="Huygens 1690 8–9"/>
 
1704' te yayınladığı kitabı Optics'de Newton Romer'in hesaplarını yazmış ve ışığın Güneş'ten Dünya'ya ulaşma süresini 7 ya da 8 dakika olarak belirtmiştir. Newton Romer'in tutulma gölgelerinin renkli olup olamdığınıolamadığını soruşturmuş ve olmadığını duyunca farklı renklerin aynı hızda hareket ettikleri sonucuna varmıştır. 1729'da James Bradlet yıldızsal sapmayı keşfetti. BurdanBuradan yola çıkarak ışığın Dünya'nın yörüngesindeki hareketinden 10210 kere daha hızlı hareket ettiği sonucuna vardı.<ref name="Bradley1729"/>
 
=== Elektromanyetizm ile bağlatılar ===
19. yüzyılda Hippolyte Fizeau Dünya'daki uçuş zamanlarına dayanarak ışık hızını hesaplamak için bir metot geliştirdi ve 315000&nbsp;km/sn lik bir değer buldu. Metodu Leon Foucault'un1862un 1862'de 298000&nbsp;km/sn' lik değer bulan metodundan geliştirilmişti.1856'da Wilhelm Eduard Weber ve Rudolf Kohlrausch eletromanyetik ve eletrostatik şarj birimleririnibirimlerini bir Leyden kavanozunun şarjını boşaltarak ölçüp numarasal değerinin ışık hızına çok yakın olduğunu bulmuşlardır. Bir sonraki yıl Gustav Kirchoff dirençsiz bir telde elektrik sinaylinin de bu hızda ilerlediğini bulmuştur. Erken 1860larda1860' larda Maxwell üzerinde çalıştığı eletromanyetizmeletromanyetizma teorisine göre elektromanyetik dalgaların boş uzyda Weber/ Kohraush oranında bulunan hızda hareket ettiğini bulmuştur.<ref name="maxwellbio"><cite class="citation web" contenteditable="false">O'Connor, JJ; Robertson, EF (November 1997). </cite></ref>
 
=== "Luminiferous aether" ===
[[Dosya:Einstein en Lorentz.jpg|thumb|Hendrik Lorentz (sağda) ve Albert Einstein.]]
Zamanında boş uzayın arka planda Luminiferous aether adlı içinde elektromanyetik alan bulunduran bir nesneyle dolu oluduğu düşünülüyordu. Bazı fizikçiler aether'ı ışığın yayılmasının tercih edilen referans çerçevesi olduğunu düşünmüştür ve dünyanın hareketini bu çevrede ölçülebileceğine inanmıştır. 1880lerden1880' lerden itibaren bunu tespit etmek için çeşitli deneyler yapılmıştır. Bunların en meşhuru A. A. Michelson ve E. W. Morley tarafından 1887de1887' de yapılmıştır. Tespit edilen hareket her zaman gözlemsel hatadan daha azdı. Modern deneyler ışığın çiftyönlüçift yönlü hızının saniyede 6 nanometreye kadar izotopik olduğunu işaret etmektedir. Bu deney nedeniyle Lorentz teçhizatın aether içindeki hareketinin teçhizatın hareketin yönündeki uzunluğunu daraltabileceğini öne sürmüş ve hareket halindeki sistemler için zaman değişkeninin de buna göre değişebileceğini varsaymıştır ve bu da Lorentz değişimi formülüne yol açmıştır. Lorentz' in aether teorisinden yola çıkara Henri Poincare(1900) yerel zamanın aether içinde hareket eden saatler tarafından gösterildiğini göstermiştir. 1904te1904' te Lorentz' in teorilerinin doğrulanması halinde ışık hızının dinamikte sınırlayıcı bir faktör olabileceğini öne sürmüştür. 1905' te Lorentz' in aether teorisini görelilik prensibiyle gözlemsel anlaşmaya getirmiştir.<ref><cite class="citation book" contenteditable="false">Darrigol, O (2000). </cite></ref><ref><cite class="citation book" contenteditable="false">Galison, P (2003). </cite></ref>
 
=== Özel Görelilik ===
1905' te Einstein ışığın boşlukta hızlanmayan bir gözlemci tarafından ölçülen hızının kaynaktan ya da gözlemciden bağımsız olduğunu öne sürmüştür. Bunu ve görelilik prensibini kullanarak Özel Görelilik Kuramı' nı ortaya atmıştır. Bu da hareketsiz aether konseptini kullanışsız hale getirmiştir ve uzay ve zaman konseptlerinde devrim yaratmıştır.<ref><cite class="citation book" contenteditable="false">Miller, AI (1981). </cite></ref><ref><cite class="citation book" contenteditable="false">Pais, A (1982). </cite></ref>
 
=== C'nin artan doğruluğu ve metre ile saniyenin yeniden tanımlanması ===
20. yüzyılın ikinci yarısında ışık hızının ölçümünün daha isabetli olması konusunda, ilk önce boşluk rezonansı tekniği ile daha sonra da lazer interferometer teknikleriyle birçok gelişme katedildi bunlara metre ve saniyenin yeni ve daha kesin tanımları da yardımcı oldu. 1950'de Louis Essen hızı boşluk rezonansını kullanarak 299792.5±1&nbsp;km/sn olarak hesapladı. Bu değer 12. Radyo-Bilimsel Genel buluşması tarafından kabul edildi. 1960'ta metre krypton-86 spectral düzleminin belli bir dalgaboyunadalga boyuna göre yeniden tanımlandı ve 1967'de saniye caesium-133'ün ince geçiş frekansına göre yeniden tanımlandı.
 
1972de1972' de lazer interferometre metodu ve yeni tanımlar kullanılarak NBS Boulder, Colordo' da bir grup ışığın boşluktkiboşluktaki hızını 299792456.2±1.1 m/sn olarak hesapladı. Bu daha önce kabul edilen değerden 100 kat daha belirgin bir değerdi. Geri kalan belirsizlik çoğunlukla metrenin tanımına bağlıdır. 
<ref name="15thCGPM"><cite class="citation web" contenteditable="false">[http://www.bipm.org/en/CGPM/db/15/2/ "Resolution 2 of the 15th CGPM"]. </cite></ref>
 
=== Işık hızını belirgin bir sabit olarak tanımlamak ===
1983' te 17. CGPM frkans ölçümlerindeki dalgaboylarınındalga boylarının ve ışık hızı için geçerli değerin bir önceki standarttan daha tekrarlanabilir olduğunu bulmuştur. Saniyenin 1967'deki tanımı sabit bıraktılar, bu nedenle caesium ince frekansı şu an hem metreyi hem de saniyeyi tanımlamaktadır. Bunu yapabilmek için metreyi "ışığın boşlukta saniyenin 1/299792458'inde aldığı mesafe"olarak tanımladılar. Bu tanımın bir sonucu olarak ışığın boşluktaki hızı tam olarak 299792458 m/sn'dir ve SI tarafından tanımlanan bir sabit haline gelmiştir. ".<ref name="Adams"><cite class="citation book" contenteditable="false">Adams, S (1997). </cite></ref><ref name="W_Rindler"><cite class="citation book" contenteditable="false">Rindler, W (2006). </cite></ref>
 
2011'de CGPM bütün temel SI birimlerini "belirgin-sabit formülasyonunu" kullanarak yeniden tanımlamak niyetinde olduğunu belirtmiştir. Bu metrenin yeni ama tamamen denk bir tanımını sunmuştur: "metre, uzunluk birimi, ışığın boşluktaki hızının SI birimi s−1 ile yazılımında 299792458 olan büyüklüktür.
Anonim kullanıcı