"Sovyetler Birliği" sayfasının sürümleri arasındaki fark

iç bağ. dz. AWB ile
(iç bağ dz)
(iç bağ. dz. AWB ile)
{{Ana madde|Ekim Devrimi}}
 
Miladi takvime göre 7 Kasım (Jülyen takvimine göre 25 Ekim) 1917'de [[Rusya]]'da [[Bolşevikler]] geçici hükümeti devirerek iktidarı ele geçirdiler. 8 Kasım'da [[Sankt-Peterburg]]'da açılan Rusya İşçi ve Asker [[Sovyet halkı|Sovyet]]leri II. Kongresi'nde devrim lideri [[Vladimir Lenin|Lenin]], Halk Komiserleri Konseyi (hükümet) başkanı seçildi. [[Vladimir Lenin|Lenin]] ilk olarak savaşan tüm hükümetlere ilhaksız ve tazminatsız bir barış önerisinde bulundu<ref>[http://www.rus-sky.com/history/library/arutnv1.htm]</ref>. Barış kararnamesini toprak kararnamesi izledi. Büyük mülk sahipliği yasaklandı. Kilise ile devletin ayrılması, medeni nikah, kadınlar ile erkekler arasında hak eşitliği, işletmeler üzerinde işçi denetimi, bankaların ulusallaştırılması, ulusal topluluk hakları vb. pek çok hak ve özgürlük getirildi. Fabrikalar işçi konseylerine devredildi. Büyük çoğunluğu Batı Avrupa devletlerince işletilen maden ocakları millileştirildi.
 
Soyluluk unvanları kaldırıldı ve herkes kanun önünde eşit kabul edildi. İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi. Çocuk işçi çalıştırılması yasaklandı. Çalışan herkese, çocuklara ve çalışamayacak durumda olan yaşlı ve hastalara sosyal güvence sağlandı. Hafta sonları tatil ilan edildi.
25 Ocak 1918'de toplanan III. Sovyetler Kongresi'nde [[Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti|Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti]]'nin kurulduğu ilan edildi. Eski Rus Çarlığı toprakları özerk cumhuriyetlere ayrıldı ve her ulusa yerel yönetimlerini örgütleme hakkı tanındı.
 
Ülkede kısa sürede birçok reform yapılmasına karşın siyasi alanda önemli sorunlar yaşanmaktaydı. Almanya savaştan çekilen Sovyet hükümetine çok ağır şartlar içeren bir barış anlaşması önerdi. Dışişleri Bakanı [[Lev Troçki|Trotski]] Almanya'nın önerisine toprak talebinin olmadığı bir barış teklifiyle cevap verdi. Ancak bunu reddeden Almanya Doğu Cephesi'nde Rusya üzerindeki saldırılarını arttırdı. Petrograd'a saldırı tehlikesi üzerine hükümet güvenlik amacıyla Moskova'ya taşındı. [[Moskova]] Rusya'nın yeni başkenti oldu. [[Troçki|Trotski]] Almanya'nın dayattığı ağır barış koşullarını kabul etmeyince görevden alındı ve yerine [[Litvinov]] getirildi.<ref>[https://www.marxists.org/turkce/trocki/index.htm]</ref>. Mart 1918'de [[Beyaz Rusya]]'nın batı toprakları Almanya'ya bırakılarak [[Brest Litovsk Barış Antlaşması|Brest Litovsk Anlaşması]] imzalandı. Almanya'da devrim olacağını uman [[Vladimir Lenin|Lenin]], böylece verilen tavizlerin telafi edileceğini ifade ediyordu. 1919'daki devrim girişimi başarısız olsa da Almanya I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıktığı için Lenin'in vadettiği gibi verilen tavizler geçersiz oldu.
 
[[Vladimir Lenin|Lenin]] I. Dünya Savaşı'nda Avrupa'daki sosyal demokratların çoğunun kendi hükümetlerinin saldırgan politikalarını desteklemelerini ve hükümetlerinin savaş bütçelerini onaylamalarını Marksizm'e ihanet olarak değerlendirdi. Bu nedenle [[Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi]]'nin adının [[Sovyetler Birliği Komünist Partisi|Komünist Parti]] olarak değiştirilmesini önerdi. Mart 1918'de parti resmi olarak [[Sovyetler Birliği Komünist Partisi|Rusya Komünist Partisi]] adını aldı.<ref name="rus-sky.com"/>.
 
Rusya’da devrim başarıya ulaşmasına rağmen [[Bolşevikler]] merkezi Rusya dışında özellikle toprak aristokratlarının yoğun olduğu kırsal bölgelerde yeterince güçlü değildi. 1918'de çar yanlısı generaller, [[Birleşik Krallık]], [[Fransa]] ve [[Amerika Birleşik Devletleri]]'nden aldıkları maddi ve askeri destekle [[Bolşevikler]]e karşı saldırıya geçtiler.<ref name="bre7">Большая Российская энциклопедия. Том 7. стр. 591−598. Москва. Научное издательство «Большая Российская энциклопедия», 2007.&nbsp;— ISBN 978-5-85270-337-8, 5-85270-320-6.</ref>. [[Vladimir Lenin|Lenin]]'in emperyalist savaş sırasında Çar ile diğer İtilaf devletleri arasında yapılan gizli paylaşım anlaşmalarını açıklaması Rusya'nın eski ortaklarını zor durumda bıraktı. Zaten müttefiklerinin savaştan çekilmesine karşı çıkan ve komünizmin kendi ülkelerinde de yayılmasından korkan emperyalist devletler gizli anlaşmaların da açıklanmasıyla Bolşeviklere karşı savaşmak üzere asker sevkiyatına başladılar.<ref>[http://www.krotov.info/lib_sec/11_k/karr/karr09.html ''Карр Эдвард.'' История Советской России&nbsp;— {{М}}: Прогресс, 1990.&nbsp;— С. 135.]</ref>[[Bolşevikler]] bir yandan [[Anton Denikin]], [[Aleksandr Kolçak]], [[Pyotr Vrangel]] gibi monarşi yanlısı generaller ve onların müttefiki dış mihraklarla, diğer yandan fırsattan istifade ederek toprak kazanma amacıyla Rusya'yı işgale başlayan [[Romanya]], [[Polonya]] ve [[Japonya]] ile mücadele etmek zorunda kaldılar.
 
[[Vladimir Lenin|Lenin]] bu saldırılar karşısında [[Kızıl Ordu]]'yu örgütledi. Silahlı Kuvvetler Halk Komiseri olan [[Lev Troçki|Lev Trotski]] cepheye giderek Beyazlara karşı mücadeleyi organize etti. İçerideki karşı-devrimcilerle mücadele etmek için de [[Çeka]] kuruldu. [[Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti|Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti]]'nin ilk istihbarat ve gizli servisi olan [[Çeka]]'nın kurucu önderi [[Feliks Dzerjinski]] devrimi sabote etmeye çalışanlara ve devlet dairelerine sızan rejim düşmanlarına karşı sert tedbirler aldı. Ancak monarşi taraftarları Bolşevik hükümetini devirebilmek için [[Beyaz Terör]] hareketlerine giriştiler.<ref>[http://www.dk1868.ru/statii/Tstvetkov3.htm ''Цветков В. Ж.'' Определение политико-правового статуса Белого движения в годы гражданской войны в России // Сайт «1868 „Добровольческий Корпус“» (www.dk1868.ru){{v|08|02|2013}}]</ref>. Bunun üzerine özgürlükler geçici olarak kısıtlandı ve "[[Savaş Komünizmi]]" olarak adlandırılan bir dönem başladı. 1918 yazında saldırılar şiddetlendi. Almanya ile yapılan anlaşmayı bozarak Rusya'yı yeniden savaşa sürüklemek amacıyla Alman Büyükelçisi Mirbach temmuz ayında düzenlenen bir suikastla öldürüldü. 30 Ağustos 1918'de ise [[Fanya Kaplan]] adında bir teröristin düzenlediği suikast Lenin'in ağır bir biçimde yaralanmasına sebep oldu. Ancak o gün Kuzey Komünü Bolşevik Komiseri [[Moisei Uritski]] öldürüldü.
 
İç savaş döneminde Beyazların Sovyet hükümetini devirebilmek için batılı emperyalistlerle iş birliği yapmaları ve batılı askeri birliklerin Rusya'yı işgaline izin vermeleri toplumda infial yarattı ve tarafsız kitlelerin de [[Kızıl Ordu]]'ya katılımında etkili oldu. Bu sayede 1919 yılından itibaren [[Bolşevikler]] [[Beyaz Terör]]'ü yenmeyi ve monarşi yanlısı beyaz orduları geri püskürtmeyi başardılar. Anti-komünist birliklerin düzensiz hareket etmesi ve Sovyet hükümetine desteğin artması üzerine daha fazla kayıp vermek istemeyen [[Amerika Birleşik Devletleri|ABD]], [[Fransa]] ve [[İngiltere]] 1920 yılında Beyaz komutanları yalnız bırakarak ülkeyi terk ettiler. Desteksiz kalan monarşi taraftarı generaller de ülkedeki Beyaz askerleri kaderine terk ederek kaçmaya başladılar.
1921'de [[Bolşevikler]] iç savaştan zaferle çıkarak tüm Rusya'da otoriteyi sağladılar. [[Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti|Beyaz Rusya]], [[Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti|Ukrayna]], Orta Asya ve Transkafkasya’da da Bolşevikler muhaliflerini bertaraf etmeyi başardılar.
 
1922'de savaş döneminde mecburi olarak kabul edilen sıkı politik ve ekonomik önlemler kaldırıldı. [[Vladimir Lenin|Lenin]]'in belirlediği ve [[Nikolay Buharin]]'in önemli ölçüde katkıda bulunduğu yeni ekonomik atılımları içeren [[NEP]] (Novaya Ekonomiçeskaya Politika / Yeni Ekonomi Politikası) kabul edildi. Toprak aristokratlarının sabotaj faaliyetlerine, kolektif çiftlikleri yağmalayarak üretimi düşürme çabalarına, karaborsacılık ve kasıtlı kıtlık yaratma girişimlerine karşı önlem amacıyla köylülerin serbest ticaret yapmalarına izin verildi. NEP emperyalist savaş ile iç savaşta daha da sarsılan ekonominin kısa sürede toparlanmasını sağladı.
 
1922 yılında devletin federal yapısı konusunda tartışmalar yaşandı. Milliyetler Halk Komiseri olan [[Stalin]] tüm cumhuriyetlerin [[Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti|Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti]] içinde özerk nitelikte teşkilatlanmaları gerektiğini savunuyordu. [[Vladimir Lenin|Lenin]] buna şiddetle karşı çıkarak tüm cumhuriyetlerin eşit statüde, egemenlik haklarının korunduğu birleşik bir federasyon planı hazırladı. Plana göre her cumhuriyetin birlikten ayrılma hakkı vardı. Sonunda federasyonun oluşturulmasında [[Leninist]] ilkeler kabul edildi.
 
30 Aralık 1922'de [[Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti|Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti]]'nin, [[Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti|Beyaz Rusya SSC]], [[Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti|Ukrayna SSC]], Orta Asya ve Kafkas cumhuriyetleriyle birleşmesiyle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği resmen kuruldu.<ref>[http://www.rusarchives.ru/statehood/09-02-deklaraciya-obrazovanie-sssr-1922.shtml Союз Советских Социалистических Республик | Виртуальная выставка к 1150-летию зарождения российской государственности]</ref>
1917 yılında ilk sosyalist hükümeti kurmayı başaran ve bu hükümeti yaşatabilmek için zorlu koşullarda bedel ödemek pahasına da olsa mücadele veren [[Vladimir Lenin]] iç savaşın bitimiyle birlikte enkaz halindeki ülkeyi yeniden inşa edebilmek için sosyalist ilkelerden kısmen taviz vererek NEP'i uygulamaktan çekinmedi. Enerjinin ülke kalkınmasındaki önemini belirten Lenin ekonomik politikaların da buna göre uygulanması gerektiğini savundu. Tarım ile sanayinin modernize edilmesinin önemini vurgulayarak, tarımda ilkel yöntemlerin derhal terk edilebilmesi için güçlü bir sanayi hamlesine ihtiyaç olduğunu ifade etti.
 
Uluslararası alanda ise sosyalist devrimlerin yaygınlaşması için özellikle batılı sosyalist partilere destek vermekten çekinmeyen [[Vladimir Lenin|Lenin]], Almanya'da 1919 yılındaki Spartaküs hareketinin başarısızlığı üzerine mücadelenin yönünü sömürge altındaki ülkelere çevirdi. Dünyanın pek çok yerinde emperyalist hegemonya altındaki halklara bağımsızlık çağrısı yaptı.
 
1922 yılının Mayıs ayından itibaren sağlığı bozulan Lenin, vasiyetname olarak kabul edilen ünlü notlarını yazdırdı. Bu vasiyetnamede [[Sovyetler Birliği Komünist Partisi|Komünist Parti]]'de önde gelen mücadele arkadaşlarının olumlu ve olumsuz yönlerini sıralayarak çeşitli uyarılarda bulundu. Partinin iki önemli ismi [[Stalin]] ve [[Lev Troçki|Trotski]] arasındaki çatışmanın tehlikesini vurgulayan [[Vladimir Lenin|Lenin]], 1922 yılında [[Sovyetler Birliği Komünist Partisi|Komünist Parti]] Genel Sekreteri seçilen [[Joseph Stalin|Yosif Stalin]]'in yetkilerinin daraltılmasının gerekliliğini sebepleriyle birlikte açıkladı. Ancak Mart 1923'te felç olan ve konuşamaz hale gelen Lenin resmi liderliğini sürdürse de politikadan uzaklaşmak zorunda kaldı.
 
SSCB'nin siyasal ve ekonomik temellerini atarak dünyadaki ilk ve en büyük sosyalist devleti kuran [[Vladimir Lenin|Lenin]] 21 Ocak 1924'te öldü. Devrimin liderinin ölümüyle ülkede bir hafta sürecek yas ilan edildi. Birkaç günde 1 milyon insan Lenin'in naaşı önünde saygıyla eğildi.<ref>http://www.lenin.ru</ref> [[Vladimir Lenin|Lenin]]'in naaşı tahnit edilerek, 27 Ocak 1924'te düzenlenen büyük bir cenaze töreniyle [[Moskova]] [[Kızıl Meydan]]'da bulunan [[Lenin Mozolesi]]'nde daimi istirahatgahına konuldu.
 
=== Stalin dönemi ===
[[Dosya:RIAN archive 142949 Lubyanka Square in Moscow.jpg|thumb|300px|sağ|[[KGB]] binası ve [[Feliks Dzerjinski]]'nin heykeli.]]
[[Vladimir Lenin|Lenin]]'in ölümünden sonra bir süre ülke onun istediği gibi kolektif iktidar (troyka) tarafından yönetildi. Ancak birlik ve beraberlik yönünde verilen onca demeç partideki rekabeti gizlemeye yetmedi. 1922'de [[Sovyetler Birliği Komünist Partisi|Komünist Parti]] Genel Sekreterliğine getirilmiş olan [[Stalin]] bu yetki ile troyka içerisinde ön plana çıkmaktaydı. Zaten asıl rekabet de [[Kızıl Ordu]]'nun önderi [[Troçki|Lev Trotski]] ile Milliyetler Halk Komiseri [[Joseph Stalin|Yosif Stalin]] arasında yaşanmaktaydı. Özellikle izlenecek ekonomik politika konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktaydı. Lenin dönemindeki ekonomik politikanın belirlenmesinde etkili olan [[Buharin]] ısrarla [[NEP]]'i savunurken kimi Bolşevikler de hızlı bir şekilde [[kolektivizasyon]]a geçilmesini savunuyordu. [[Stalin]] ise ilk başta bu tartışmalarda hakem rolü üstlenerek iktidarda daha geniş destek sağlamaktaydı. Önceleri [[Lev Troçki|Trotski]]'ye karşı Stalin ile uzlaşmaya çalışan Grigori Zinovyev ve Lev Kamenev 1925 yılında saf değiştirerek muhalif cepheye geçti. Ancak bu süreçte Stalin partideki nüfuzunu kullanarak destekçilerini önemli makamlara getirdi ve gücünü pekiştirdi. Partide etkili konumda olan Zinovyev ve Kamenev saf değiştirmişti ama [[Kızıl Ordu]]'nun lideri [[Lev Troçki|Trotski]] de Politbüro'dan ihraç edilmişti. Trotski 1927'de Kazakistan'a sürgüne gönderildiğinde Stalin partinin ve ülkenin lideri konumuna gelmişti. [[Buharin]]'in savunduğu [[NEP]]'in gerekli iyileştirmeyi sağladığı savıyla sosyalizm için gerekli olan [[kolektivizasyon|kolektif]] ekonomiye geçilmesi kararı alındı.
 
1924'te yeni anayasa kabul edildi. 1927'de Tüm Birlik Sovyetleri Beşinci Kongresi'nde SSCB'nin ulusal ekonomik gelişimini sağlayacak olan Birinci Beş Yıllık Plan hazırlanarak kabul edildi. Planın ilkeleri sanayi ve tarım alanlarında tek tek belirlendi. [[Vladimir Lenin|Lenin]]'in enerjiyi kalkınmanın temeli olarak kabul ettiği [[komünizm]] [[Sovyet halkı|Sovyet]] iktidarı ve elektirifikasyonla sağlanır sözüne dayanarak enerji yatırımlarına ağırlık verildi. Ülkenin her yerinde hidroelektrik santralleri kuruldu. Ağır sanayiye de öncelik verildi. Tarımda kulakların (büyük toprak sahibi zengin köylüler) tasfiyesi ve tüm toprakların kolektifleştirilmesi kararı alındı. Topraklar [[kolhoz]] ve [[sovhoz]] olarak ikiye ayrıldı ve traktör gibi tarım araçlarıyla ilkel tarımdan modern tarıma geçildi. Ancak özellikle Ukrayna'nın batısında toprak aristokratları kolektifleştirmeye karşı gelerek kasıtlı olarak tarımsal verimi düşürme amacıyla sabotaj faaliyetlerine giriştiler. Traktör istasyonlarını yağmalayarak, kolektif çiftlikleri yaktılar. Bu durum hükümetin sert tedbirler almasına sebep oldu. Böylece Birinci Beş Yıllık Planın hedeflerine dört yıl üç ay gibi bir sürede ulaşıldı.
 
1933'te başlatılan İkinci Beş Yıllık Plan döneminde SSCB'de 4500 fabrika ve enerji tesisi yapılarak hizmete açıldı. Üçüncü Beş Yıllık Planın 1938-1941 arasındaki döneminde 3000'e yakın sanayi tesisi kuruldu. Böylece II. Dünya Savaşı öncesi planlı dönemde 9000 dolayında büyük ölçekli sanayi tesisi açılmış oldu. 1940 yılı sonunda SSCB ağır sanayi üretimi 1913'tekinin 12 katına ulaştı. Sovyetler dünyanın üç büyük ekonomisinden biri oldu.[http://www.wonder.ru/alex/rogovin/t6/i.htm]
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı. Kongreden sonra toplumda Stalin'e yönelik sevgiden dolayı halkın tepkisini çekmemek ve toplumsal infial yaratmamak için Stalin heykelleri sessizce ve yavaş yavaş kaldırıldı. 1961 yılında Stalin'in tahnit edilmiş naaşı [[Lenin Mozolesi]]'nden çıkarılarak [[Kremlin Duvarı Mezarlığı]]'na defnedildi.
 
Kruşçev dış politikada kapitalist devletler ile uzlaşmaya çalışsa da ABD hegemonyasına karşı savunma tedbirleri almaktan da çekinmedi. NATO ittifakına karşı 1955'te sosyalist devletlerle birlikte [[Varşova Paktı]]'nı kurdu. [[Kruşçev]]'in uluslararası arenada izlediği politika bazı müttefik devletlerle gerilim yaşanmasına sebep oldu. SSCB'nin ABD ile yakınlaşma politikası [[Çin]] ile ilişkilerin bozulmasına sebep oldu. Mançurya'daki sınır problemini henüz halledememiş olan ancak müttefik oldukları için bu konuyu sorun haline getirmemeye çalışan iki devlet Kruşçev'in Washington ziyaretleri ve batı ile iş birliği çabaları sebebiyle siyasi bir gerilim yaşadı. Çin [[Sovyetler Birliği Komünist Partisi]]'ni [[Marksizm-Leninizm]]'e ihanet etmekle suçlarken, [[Kruşçev]] buna [[Vladimir Lenin|Lenin]]'in batı ile dost olma politikasıyla cevap verdi.
 
SSCB ekonomide, bilim ve teknolojide sağladığı büyük başarılarla dünyada iki süper güçten biri haline geldi. 1957'de [[Sputnik]] adı verilen ilk uydu uzaya gönderilerek dünyanın yörüngesine yerleştirildi. 1961'de [[Yuri Gagarin]] uzaya giden ilk insan olarak tarihe adını yazdırdı. Sovyetler Birliği başarılarıyla ABD'den bir adım önde olduğunu gösterdi.
Sosyo-ekonomik alanda da önemli gelişmeler söz konusuydu. Kentsel nüfus artmış, kültür seviyesi yükselmiş ve okuma-yazma oranı %100'e ulaşmıştı. Dünya Bankası verilerine göre 1970 yılında SSCB'de finansman kaynakları itibarıyla eğitim harcamalarının GSYİH’ya oranı % 7'ydi.<ref>[http://www.alternativy.ru/old/magazine/htm/96_3/smolin.htm О РОЛИ ОБРАЗОВАНИЯ В ОБЕСПЕЧЕНИИ]</ref>. Halen G 7 ülkelerinden dahi bazılarında bu oran % 5-6 civarındadır.<ref>[https://www.researchgate.net/publication/272008045_Turkiye_ve_OECD_Ulkelerinde_Egitim_Harcamalarinin_Analizi]</ref>. Bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemeler Nobel ödüllerinin sıralanarak adeta övünç kaynağı olmasını sağladı.
[[Vietnam]]'ın ve bazı Afrika ülkelerinin sömürgeciliğe karşı bağımsızlık mücadelelerinde Sovyetler Birliği'nden yardım almaları ve [[komünizm]]i tercih etmeleri SSCB ile ABD'yi pek çok kez karşı karşıya getirdi. 1963 yılında [[Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi]] ([[Vietkong]])'nin Fransız sömürgeciliğine karşı başlattığı bağımsızlık hareketi ABD'nin ülkeyi işgal etmesine sebep oldu. Sömürgecilerle iş birliği yapan güneylilere karşı [[Vietkong]] gerillaları Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkelerin maddi yardımlarıyla desteklendi. [[Kuzey Vietnam]]'ın 1975'te mutlak zafer kazanması ABD'nin tek kutuplu dünya arzusuna ket vururken, SSCB'nin uluslararası prestijini arttırdı. Buna rağmen [[Brejnev]]'in [[Vladimir Lenin|Lenin]]'in barış politikasını devam ettirme konusundaki ısrarcı politikası sayesinde ABD ile silahsızlanma antlaşmaları imzalandı. Ancak bu anlaşmalar [[Küba]] ile ilişkilerin bozulmasına sebep oldu. ABD'nin hegemonyacı siyasetine ve ülkesini işgal etme tehdidine karşı Sovyetler Birliği'nden yeni ve güçlü bir savunma hattı isteyen Küba lideri [[Castro]]'nun talebi [[Brejnev]] tarafından reddedildi. Bundan sonra Sovyetler Birliği ile [[Küba]] arasındaki ilişkiler ticari alışverişten öteye gidemedi. [[Fidel Castro]] da [[Sovyetler Birliği Komünist Partisi]]'ni [[Marksizm-Leninizm]]'e ihanetle suçladı.
 
Paris'te başlayan ve önce Avrupa'ya daha sonra tüm dünyaya yayılan 1968 Mayıs hareketi ise [[Marksizm-Leninizm]]'in uluslararası siyasi arenada güçlenmesini sağladı. Fransa'da [[De Gaulle]] yönetiminin ekonomik politikasını ve işsizliği protesto amacıyla öğrencilerin başlattığı gösteriler işçilerin katılımıyla arttı. Protestolar pek çok ülkede yayıldı ve uluslararası düzeyde [[Vietnam Savaşı]], ABD, [[faşizm]] ve [[sömürgecilik]] karşıtı isyanlar halini aldı.
Devletin temel görevi halkın gelir seviyesini yükseltmekti. Bu ekonomik politikayla işçi ve memurların ortalama aylık ücreti 1970-1985 arasında % 50'den fazla arttı. Aynı dönem içinde toplam perakende fiyat endeksi ise sadece % 8 artış gösterdi. Söz konusu fiyat artışı altın, pırlanta ve kürk gibi bazı lüks eşyalara yapıldı. Sovyetler Birliği'nde halkın lükse olan ilgisini azaltma çabası ilk dönemlerden itibaren geçerli bir politikaydı. Ancak halkın temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi adına gıda maddeleri ve tüm temel tüketim mallarının fiyatları aynı kaldı. Bu da Sovyet halkının alım gücünün hızla yükselmesini sağladı. Yine 1970-1985 yılları arasında toplumsal tüketim fonları iki kattan fazla büyüdü. Bu fonlar sayesinde halka parasız ilk, orta ve yüksek öğretim, herkes için parasız sağlık hizmeti, ev kirasıyla belediye hizmetleri ve kent içi toplu taşıma ücretlerinin üçte ikisinden fazlası, emekli maaşları, burs, yardım parası, kreş ve ana okulu harcamalarının tümü ve birçok başka ödemeler sağlandı. Böylece halkın gerçek geliri % 40 oranında daha artmış oldu.
 
Kültür ve sanat alanındaki gelişmeler de dikkat çekiciydi. Halkın sanatsal etkinliklere ilgisini arttırmak adına sinema, tiyatro, bale, konser gibi etkinlikler oldukça düşük ücretle toplumun hizmetine sunuldu. [[Vladimir Lenin|Lenin]]'in "sinema sanatlar içerisinde en önemlisidir" sözü Sovyet sinemacılığına önemli bir ivme kazandırdı. Sosyalist ülkelerde ilgiyle izlenen Sovyet filmleri kapitalist ülkelerde ise ideolojik etkenlerden dolayı yayınlanmadı.
 
Okur-yazar oranının en yüksek seviyeye ulaşması diğer devletlerle adeta yarış yaparcasına toplumun kültür düzeyini arttırmaya çalışan devletin uluslararası alanda prestijini arttıracak önemli gelişmeleri de beraberinde getirdi. 1925 yılında yayınlanmaya başlayan [[Komsomolskaya Pravda]] gazetesi 1970'li yıllarda 17 milyona ulaşan günlük tirajı ile tüm dünyada en çok satan gazete unvanını kazandı. Önceleri [[Komsomol]] örgütüne bağlı gençlik gazetesi olarak çıkan ancak zamanla toplumun her kesiminden vatandaşların okuduğu bu gazete mevcut tirajıyla devletin Sovyet toplumunu batıdaki toplumsal yozlaşmalarla kıyaslaması için bir nevi gurur kaynağıydı. Çocuklar için yayınlanan [[Pionerskaya Pravda]], Komünist Parti'nin resmi yayın organı [[Pravda]], emekçi gazetesi [[Trud]] vb. toplumun her kesimi için yayınlanan gazetelerin olması halkın kültür seviyesini yükseltmek adına verilen bir mücadelenin kanıtıydı.
1976 yılındaki [[Sovyetler Birliği Komünist Partisi|SBKP]] XXV. Kongresi'nde gelişmiş sosyalist topluma denk düşecek yeni bir anayasa hazırlanması kararı alındı. [[Ekim Devrimi|Büyük Ekim Sosyalist Devrimi'nin]] 60.yıldönümüne yetiştirilecek şekilde yapılan çalışmalarla 1977 yılında SSCB'nin yeni anayasası kabul edildi. Bu anayasada devlet çok uluslu sosyalist federasyon olarak tanımlandı. Ülkede burjuvazi ve sömürücü sınıflar kalmadığı için anayasadaki işçi ve köylülerin sosyalist devleti ifadesi kaldırılarak tüm halkın sosyalist devleti ifadesi getirildi. Sadece sanayi ve tarım sektöründe çalışanlar değil hizmet sektörü de dahil tüm ekonomik faaliyetlerde görev alanlar ve dolayısıyla tüm halk emekçi sınıfı olarak kabul edildi.
 
[[Sovyetler Birliği Marşı]]'nın sözleri yeniden düzenlendi ve Stalin'e yönelik atıflar kaldırıldı. [[Leonid Brejnev|Brejnev]] [[Ekim Devrimi]]'nin 60.yıldönümünde yaptığı konuşmada Avrupa'daki bazı Komünist Partilerin [[Marksizm]]'i terk ederek [[Avrupa komünizmi|Eurokomünizm]] fraksiyonuna yönelmelerine cevap olarak [[Sovyetler Birliği Komünist Partisi|Komünist Parti]]'nin [[Marksizm Leninizm|Marksizm-Leninizm]]'e olan bağlılığını ve [[Vladimir Lenin|Lenin]]'in ilkelerinden ödün verilmeyeceğini açıkladı. Avrupa'daki durumun aksine Güneydoğu Asya ve Afrika'daki Komünist Partiler ise Sovyetler Birliği ile ilişkilerini geliştirme yönünde bir politika izlediler.
[[Brejnev]] döneminde dış politikada Sovyetler Birliği'nin etkisi giderek artmaktaydı. 1978'de Afganistan'da sosyalistler iktidara geldi ve [[Afganistan Demokratik Cumhuriyeti]] kuruldu. Ancak 1979'da ABD destekli örgütler yeni Afgan hükümetini devirebilmek için saldırıya geçti. ABD tarafından silahlandırılan Taliban vb. örgütler ülkede iç savaş başlattı. İktidarı tehlikeye düşen sosyalist [[Babrak Karmal]] Sovyetler Birliği'nden yardım istedi. Bu gelişmeler üzerine [[Kızıl Ordu]] Afganistan'a girdi. Ancak Afganistan'a asker sevkiyatı, bu müdahalenin maddi külfetinden dolayı ülkede ciddi bir muhalefet hareketinin oluşmasına sebep oldu. Fakat kısa süre önce [[Sovyetler Birliği devlet başkanları listesi|
608.079

değişiklik