Ana menüyü aç

Değişiklikler

Cem Rize tarafından yapılan 20347327 sayılı değişiklik geri alınıyor. bölüm kaynaksız değil, bizzat alıntılardan oluşuyor zaten
 
Türkiye, [[Osmanlı İmparatorluğu]]'nun [[I. Dünya Savaşı]] sonunda yenilmesinden sonra, Osmanlı İmparatorluğu'nun yerine kurulan ardıl devletler içinde tek bağımsız devlet olarak<ref>{{Web kaynağı | url = http://www.mulkiyedergi.org/index.php?option=com_docman&amp;task=cat_view&amp;gid=53&amp;Itemid=61 | başlık = M. Murat Baskıcı, ''Sevr ve Lozan Antlaşmalarının Başlıca İktisadi Hükümlerinin Karşılaştırılması'', Mülkiye Dergisi, Cilt: XXVIII, Sayı: 242, s. 124 | erişimtarihi = 8 Eylül 2009 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20160709144551/http://www.mulkiyedergi.org/index.php?option=com_docman&amp;task=cat_view&amp;gid=53&amp;Itemid=61 | arşivtarihi = 9 Temmuz 2016}}</ref><ref>[http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=249 Lozan Antlaşması tam metni] Türk Tarih Kurumu</ref> devletin Türk nüfus çoğunluğuna sahip toprakları üzerinde [[Mustafa Kemal Atatürk]] önderliğindeki halkın büyük mücadelesi ile kurulmuştur. [[Arnold Joseph Toynbee]] gibi bazı tarihçiler ise Türkiye'nin (başlıca ardıl olmak bir yana) tek ardıl devlet sayılması gerektiğini savunurlar.<ref name="Osmanlı Devleti-3">{{Kitap kaynağı| yazar=E. J. Brill| başlık = "The Ottoman state and its place in world history" | yayımcı=Brill Academic Publishers| yıl=1974| sayfalar =s. 18}}</ref> 29 Ekim 1923 tarihinde [[Cumhuriyetin İlanı|cumhuriyeti ilan]] eden [[Türkiye Büyük Millet Meclisi]], Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu iradesinin sahibidir.
 
== Türklerin yapısı ==
[[Dosya:Yeniçeri Atatürk.JPG|thumb|250px|Atatürk; Sofya Ataşemiliteri iken, verilen kostümlü baloya [[Yeniçeri Ocağı|yeniçeri]] kıyafeti ile gitmiş ve etrafında derin bir hayranlık uyandırmıştır.]]
1939 tarihinde yayımlanan Yurt Bilgisi ders kitabından; "Türk ırkı Brakisefal’dir. Dünya üzerinde büyük bir tarih ve medeniyet yaratmış ve yaşatmış olan Türk ırkı benliğini en ziyade korumuş bir millettir. Türkler, tarihten önceki ve sonraki zamanlarda, yayıldıkları, göçtükleri geniş ülkelerde rast geldikleri ve yurtlarına komşu oldukları ırklarla karışmak mecburiyetinde kalmışlardır. Fakat bu karışmalar Türk ırkının kendine mahsus benliğini, vasfını kaybettirmemiştir. Ancak uzun zamanlar çokluk olan ırkların arasına karıştıkları vakit -bazı yerlerde- o ırkların içinde adlarını sanlarını ve dillerini unutmuşlardır. Türk Milleti bu suretle karıştığı ırkları yükseltmiş ve ilerletmiştir. Büyük Türk ırkı, kendine mahsus ad ve sanile ve ortaklaşa (müşterek) dili, kültürü, tarihi, anı (hatıra) larıyla, bugünkü millet tarifine uygun büyük bir varlıktır."{{kaynak belirt}}
 
Eski Türkler içerisinde en kalabalık boy olan Oğuzların, büyük ölçüde bugünkü Azerbaycan ve Anadolu Türklerine benzediğine inanılmaktadır. Genellikle beyaz-buğday tenli, brakisefal (yuvarlak başlı), elmacık kemikleri gelişkin ama Mongoloid (Sarı) ırktaki gibi de çıkık değil. Göz kapaklarında ise çekikliğe rastlanmaz ve Mongoloid tipte bir çekiklik yoktur.{{kaynak belirt}}
 
"Uzun boylu, uzun beyaz simalı, düz veya kemerli ince burunlu, muntazam dudaklı ve göz kapakları çekik değil, badem gözlü bir ırk”.<ref>Dr. Reşit Galip, “Türk Irk ve Medeniyet Tarihine Umumi Bir Bakış”, I. Türk Tarih Kongresi, Konferanslar ve Müzakere Zabıtları, Ankara 1933</ref>
 
[[Ziya Gökalp]],Türkçülüğün Esasları adlı eserinde şu bilgileri vermiştir:
''Bu milletin yakın zamana kadar kendisine mahsus bir adı yoktu. Tanzimatçılar ona: 'Sen yalnız Osmanlısın. Sakın başka milletlere bakarak sen de millî bir ad isteme! Millî bir ad istediğin dakikada Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasına sebep olursun' demişlerdi. Zavallı Türk, vatanımı kaybederim korkusu ile, 'Vallahi Türk değilim. Osmanlılıktan başka hiçbir içtimai zümreye mensup değilim' demeye mecbur edilmişti.'' (s. 34){{kaynak belirt}}
 
[[Amerikalılar|Amerikalı]] [[Türkolog]], Carter V. Findley, Dünya Tarihinde Türkler adlı eserinde, bugünkü Anadolu Türklerini; Orta Asya steplerinde başlayan ve [[Ankara]]'da son bulan bir otobüs yolculuğuna benzetir. Otobüs, Ankara'ya gelene kadar pek çok ara durakta durmuş ve bu ara duraklarda yolcuların kimileri inmiş ya da bazı yeni yolcular binmiş. Bu duraklarda Türkler pek çok kültürel etkileşime girmişler, yeni dinler tanımışlar fakat en önemli mirasları olan Türkçeyi korumayı başarabilmişlerdir. Türkçe, Anadolu Türklerinin ve Milleti'nin anlamlandırılmasında temel etkenlerin başında gelmektedir. İkincisi otobüs pek çok durakta durmuş olsa da Orta Asya'da kurulan medeniyetin getirdiği sağlam kültürel birikim ve miras, kimliklerini korumak için dayanak olmuştur.{{kaynak belirt}}
 
== Nüfus yapısı ==