Ana menüyü aç

Değişiklikler

k
düzeltme
{{Diğer anlamı2|Malazgirt}}
{{Savaş bilgi kutusu
|çatışma = Malazgirt Muharebesi
Bizans ordusu düzenli [[Rum]] ve [[Ermeniler|Ermeni]] birlikleri dışında ücretli [[Slavlar|Slav]], [[Gotlar|Got]], [[Almanlar|Alman]], [[Frank]], [[Gürcüler|Gürcü]], [[Uz]], [[Peçenek]], [[Kıpçak]] askerlerinden oluşuyordu. Ordu ilk olarak [[Sivas]]'ta dinlendi. Burada halkın coşkuyla karşıladığı imparator halkın dertlerini dinledi. Halkın [[Ermeniler|Ermeni]] taşkınlık ve barbarlığından yakınmaları üzerine kentin Ermeni mahallelerini yıktırdı. Pek çok Ermeni'yi öldürüp, önderlerini sürgüne yolladı. Haziran 1071'de [[Erzurum]]'a vardı. Orada, Diyojen'in generallerinden bazıları Selçuklu bölgesine ilerlemeyi sürdürmeyi ve Alp Arslan'ı hazırlıksız yakalamayı teklif etti. [[Nikeforos Bryennios (yaşlı)|Nikeforos Bryennios]] da dahil diğer generallerin bazıları da bulundukları yerde bekleyip pozisyonlarını güçlendirmeyi önerdi. Sonuç olarak ilerlemeye devam etme kararı verildi.<ref name="norwich">Norwich, John Julius (1999), ''Byzantium, the Apogee'', Londra: Penguin, say.346-348</ref>
 
Diyojen, Alp Arslan'ın çok uzakta olduğunu veya hiç gelmeyeceğini düşünerek ve [[Malazgirt]]'i ve hatta Malazgirt yakınındaki [[Ahlat, Bitlis|Ahlat]] kalesini hızlıca geri ele geçirebileceğini ümit ederek [[Van Gölü]]'ne doğru ilerledi. Öncü kuvvetlerini Malazgirt'e gönderen imparator ana kuvvetleriyle yola çıktı. Bu sırada da [[Halep]]'te bulunan hükümdara elçiler göndererek kaleleri geri istedi. Elçileri [[Halep]]'te karşılayan hükümdar teklifi reddetti. [[Mısır]]'a hazırladığı seferden vazgeçip Malazgirt'e doğru 20.000-30.000 kişilik ordusuyla yola çıktı. Casuslarının verdiği bilgiyle Bizans ordusunun büyüklüğünü bilen [[Alp Arslan]] Bizans İmparatorunun gerçek hedefinin [[İsfahan]]'a (bugünkü İran) girmek ve Büyük Selçuklu Devletini yıkmak olduğunu sezdi.
 
Ordusundaki yaşlı askerlerin yolda kalmasına neden olan cebri yürüyüşüyle [[Erzen]] ve [[Bitlis]] yolundan [[Malazgirt]]'e varan Alp Arslan komutanlarıyla savaş taktiklerini görüşmek için Savaş Meclisini topladı. Romen Diyojen ise savaş planını hazırlamıştı. İlk saldırı Türklerden gelecek ve bu saldırıyı kırmaları durumunda da karşı saldırıya geçeceklerdi. Alp Arslan ise "Hilal Taktiği" konusunda komutanlarıyla uzlaşmıştı.
Ordusunu komuta etme olanağının kalmadığını gören Romen Diyojen yakın birlikleriyle kaçmaya kalktıysa da artık bunun imkânsız olduğunu gördü. Sonuçta tam bir bozgun havasına giren Bizans ordusunun büyük bölümü akşam hava kararıncaya kadar yok edildi. Kaçamayıp sağ kalanlar teslim oldular. İmparator omzundan yaralı olarak ele geçirildi.
 
Tüm dünya tarihi için büyük bir dönüm noktası niteliğinde olan bu savaş zafer kazanan komutan Alp Arslan'ın yenik [[İmparator]] IV. Romen Diyojen'le antlaşma yapmasıyla son buldu. İmparatoru bağışlayan ve ona iyi davranan Sultan antlaşmaya göre İmparatoru serbest bıraktı. Antlaşmaya göre imparator kendi fidyesi için 1.500.000 [[denarius]], vergi olarak da her yıl 360.000 [[denarius]] ödeyecek; ayrıca [[Antakya]], [[Urfa]], [[Ahlat, Bitlis|Ahlat]] ve [[Malazgirt]]'i de [[Selçuklu]]ya bırakacaktı. [[Tokat (ilçe)|Tokat]]'a kadar kendisine verilen Türk birliği eşliğinde [[Konstantinopolis]]'e doğru yola çıkan imparator Tokat'ta toplayabildiği 200.000 kadar [[denarius]]u kendisiyle birlikte gelen Türk birliğine verip Sultan'a doğru yola çıkardı. Tahta kendi yerine [[VII. Mikhail]] Dukas'ın çıktığını öğrendi.
 
Romen Diyojen ise geri dönmekte iken Anadolu'ya dağılmış ordunun kalanlarından derme çatma bir ordu düzenlemiş ve kendisini tahttan indirenlerin ordularına karşı iki çatışma yapmıştır. Her iki muharebede yenilerek Kilikya'da bir küçük bir kaleye çekildi. Orada teslim oldu; keşiş yapıldı; katır üzerinde Anadolu'dan geçirildi; gözlerine mil çekildi; Proti (Kinalıada)'daki manastıra kapatıldı ve orada birkaç gün içinde yaraları ve enfeksiyon nedeni ile öldü.