"Fâtımîler" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzeltme AWB ile
(düzeltme AWB ile)
Ya'kub bin Killis'i getirdi. Bin Killis'in mali islerde yardimciligi Uslüc bin Hasan'a verildi. Bu iki devlet yoneticisi Mısır'daki Fatımi idaresinin düzenlenmesi ile ugrasmaya basladi. Halife Muizz 973-975 doneminde bundan sonra Fatimiler Devletinin baskent olarak kabul edilen Kahire'den hüküm sürmeye başladi. Bu tarihten sonra 1169'a kadar Fatımiler devletinin gerçek idari ve ekonomik merkezi 1169'a kadar [[Fustat]] ve diğer şehirlerde idi.
 
975'dete Halife Muizz öldüktenn sonra yerine geçen oğlu [[Aziz (Fatimi)|El-Aziz Billah]] babasının doğuya önem veren stratejisini devam ettirdi. Onun halifelik döneminde bu strateji Fatımiler'in Orta ve Güney Suriye, daha sonra da Halep emirlikleri üzerindeki nüfuzunu güçlendirme amaçlı idi. Suriye'yi ele geçirilmesini diğer müslüman arazileri, özellikle Sünni müslümanlığın merkezi olarak görülen Bağdat'ın, ele geçirilip kontrolünün ön şartı olarak görmekteydiler. Halife Aziz Billah, imtiyazlı durumlarını kaybetmekten korkan Beberilerin buna karşı çıkacağını bilmesine rağmen, bu amaçla doğu müslüman bölgelerinden, özellikle Türk'lerden ve Deylamiler'den, asker toplayıp yeni bir ordu kurmaya başladı.
 
Mısır'ı ellerine geçirdikten sonra Fatımiler Akdeniz etrafında ve [[Kızıl Deniz]] etrafında fetihlerine devam ettiler. En geniş sınırları içinde doğuda [[Suriye]]'den batıda [[Tunus]]'a kadar Akdeniz kıyılarını, yani Kuzey Afrika, [[Sicilya]], [[Filistin]], [[Ürdün]], [[Lübnan]], Suriye'yi ihtiva etmekte idi. Ayrıca Afrika'da Kızıl Deniz kıyıları; Arabistan yarımadasının batısida Kızıl Deniz kıyıları olan [[Timaha]] ; [[Hicaz]] ve [[Yemen]]'i de içine almaktaydı. Mısır, Fatımiler devleti arazilerinin iktisadi merkezi de olmuştu.
Bu başarısından dolayı ordu komutanı bir asker olan [[Bedr el-Cemâli]]'ye o zamana kadar bir sivil idareci tarafından yüklenilen Vezir yetkileri de verildi. Bu hem sivil devlet yönetim yetkileri hem de askeri başkomutanlık yetkileri olan Vezirlere Fatimiler Devleti içinde "Vezir-ül-Juyuş" adı verildi. Bu tip Vezir-ül-Juyuş" nitelikli devlet idarecileri bundan sonra Fatimiler Devleti son dönemlerinde diğer idarecilerin tümüne baskın tek büyük idareci olarak politik rol oynamaya başladılar. "Vezir-ül-Juyuş" olarak görev verilen Vezirler neredeyse bir devlet hükümdarı rolü aldılar ve Halifeler ise yönetim gücünden yoksun senbolik rol almaya başladılar.
 
Fatimi Devleti'nin politik idaresinin değişmesinin bir göstergesi Vezir-ül-Juyus [[Bedr el-Cemâli]]'nin Kahire içinde yaptırdığı "Cami El-Juyuşî (Ordularını Camii)" olmaktadır. Bu camii 1085'dete Halife ve İmam [[Mûstensir (Fatımi)|(Fatımi)|Ma'ad al-Mûstensir Billah]] 'in adına yaptırılmıştır. Aynı zamanda Halife Mustansır'ın ayaklanmacılara karşı galip gelmesinin anısına yapılan bir zafer anıtıdır. Bu zafer anıtı Halife'nin iktidar gücü göstergesi olarak Kahire'nin güneydoğusunda bulunan en yüksek tepe olan Mukattam Tepesi'nin şehre bakan ucunda kayalıklar üzerinde kurulu olup, şehrin her semti bu camiden görülebilmekte ve sehrin her semtinden de yüksek tepedeki camii görülebilmektedir <ref>{{kitap kaynağı |başlık=al Juyushi: A Vision of the Fatemiyeen|tarih=6 ĦAralık 2002 |yayımcı=Graphico Printing Ltd |isbn=978-0953927012|dil={{İng}}}}</ref>
 
İlk "Vezir-ül-Juyuş" olan [[Bedr el-Cemâli]] öldükten sonra yine "Vezir-ül-Juyuş" yetileri ile oğlu [[El-Efdâl Şehinşâh]] Vezir olmuştur.
779.992

değişiklik