"Skolastik felsefe" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
(düzeltme AWB ile)
 
[[Dosya:Plato-raphael.jpg|thumb|100px|sol|Patristik düşüncenin referansı filozof Platon]]
Skolastik felsefe, [[Patristik felsefe]]nin sürdürülmesi ve orada bir öğretiye dönüştürülmüş olan [[Hristiyanlık|Hristiyan]] inancının felsefi anlamda temellendirilip sistematize edilmesi yönündeki çabalardan meydana gelmiştir. Orta Çağın belirli bir döneminden itibaren tüm felsefe etkinliği skolastik zemininde gerçekleştiği için, ortaçağOrta Çağ felsefesi denildiğinde akla gelen genellikle skolastik felsefedir. Oldukça geniş bir tarihsel dönemi kapsar. İkinci bir nokta, hem Hristiyan skolastiğinin hem de İslam skolastiğinin söz konusu olmasıdır. Felsefe tarihi içinde Skolastiğin üç ayrı dönem olarak ele alınması söz konusudur:
:* Erken Dönem Skolastik (800-1200'lü yıllar)
:* Yükseliş Döneminde Skolastik (1200-1300'lü yıllar)
== Skolastik felsefenin erken dönemi ==
[[Dosya:Johannes-Scotus-Erigena.jpg|thumb|100px|Johannes Scotus (bir İrlanda banknotu üzerinde)]]
Batı Roma İmparatorluğunun çöküşünün getirdiği kültürel yıkımdan çıkış dönemine rastlar. Yeni bir toplumsal düzenleme ve kültürel canlanma evresinde, felsefe alanında skolastik görülür. İlk skolastik düşünür olarak [[Johannes Scottus]]'u ([[810]]-[[887]]) belirtmek gerekir. Çevirileriyle ve dersleriyle ortaçağOrta Çağ düşüncesine [[mistisizm]]i getirmiştir. Platon'un idea kuramına benzeyen bir [[Realizm|kavram realizmini]] kullanmıştır, bir tür Yeni-Plantonculuğun geliştiricisi olmuştur. Tanrı'nın gerçekte varlığının bilinemez olduğunu öne sürmüştür, Tanrı ancak kısmen simgeler aracılığıyla bilinebilir. Simgeler ise Tanrı'nın kendisi değildir.
[[Dosya:Anselm of Canterbury.jpg|thumb|sol|100px|Filozof ve teolog Anselmus]]
Bu ilk döneminde yer alsa da bütün skolastik felsefenin en etkili düşünürlerinden sayılan [[Anselmus]], anılması gereken bir başka isimdir ([[1033]]-[[1108]]). Anselmus özellikle [[Augustinus]]'un açtığı yolda ilerlemiş, onun "''Anlamak için inanıyorum''" sözüne açık ve kesin bir içerik kazandırmış, inancın en yüksek mistik varsayımlarını akıl ile temellendirmeye çalışmıştır. Bütün varolan şeyler, mutlak bir varolan tarafından temellendirilir; aynı şekilde bütün iyi'ler de mutlak iyi ile temellendirilir. Burada açıkcaaçıkça kavramsal realizmde olduğu türden, yani tümel kavramları gerçek varlıklardan sayan bir çıkarsamayla tanrının varlığını kanıtlama yoluna gidilmektedir. Anselmus asıl ününü [[ontolojik kanıt]]lama ile sağlamıştır. Buna göre Tanrı, tanımı gereği ''en yetkin iyi'' ise, bu en yetkin iyi olanın varolmaması mantıksal bir çelişkidir, dolayısıyla Tanrı'nın varolması çelişmezlik ilkesi gereği zorunludur.
 
[[Roscelinus]] ([[1050]]-[[1125]]) ortaçağOrta Çağ felsefesinde [[nominalizm]]in kurucusudur. Kavram realizminin karşıtı olarak nominalizm, tümellerin kendinde varlıklar olduklarını kabul etmez, onlar insanın nesnelerin ortak yönlerinden hareketle dile getirdikleri isimlerden ibarettir. Roscelinus, gerçekte varolan şeylerin tikel nesneler olduğunu belirtir. [[Dosya:Heloïse et d'Abélard.jpg|thumb|100px|Abelardus ve Heloise]] Skolastik boyunca bu iki eğilim arasında sürüp gidecek olan bir tartışma söz konusu olacaktır; nominalizm skolastiğin çözülüşünü getiren yönelimdir. Bu tartışma felsefe tarihinde ''Tümeller Üzerine Tartışma'' olarak geçecektir.<ref>''Felsefe Tarihi'', [[Macit Gökberk]], Remzi Kitabevi, sayfa;163</ref>
 
[[Petrus Abaelardus]], skolastik felsefenin önemli isimlerinden bir başkası olarak, Roscelinus'un öğrencisidir, ancak [[Tümeller Tartışması|tümeller tartışmasında]] daha ortalamacı bir yol izlemiştir. Bu yönde ortaya koyduğu zengin tartışmalarla, zamanının en etkili filozoflarından biri olmuştur.
[[Ockham'lı William]] geç dönem skolastiğin önemli filozofu olmakla kalmaz, nominalizmin sistemleştirilmesi ve geliştirilmesinde kesin bir rol oynar. Ona göre bütün gerçek, tikel nesnelerden meydana gelmektedir, tümeller ise uydurma şeylerdir. [[Dosya:Roger-bacon-statue.jpg|thumb|100px|Roger Bacon'ın heykeli, [[Oxford Universite Müzesi]]]] Tümeller, tikel nesnelerin genel benzerliklerinden hareketle, nesneler için bizim uydurduğumuz simgelerdir. Bilginin temeline bu yolda [[deney]] konulur. Tanrı ve sonsuzluk hakkında deneyime sahip olmadığımızdan, bu alanlara yönelik bilgi, inanç bilgisidir. Bu tür bilgilere gerçek anlamda bilgi denilemez, onlara ancak inanılabilir. Böylece [[inanç]] ve [[bilgi]] arasına kesin bir ayrım konulmuş olunmaktadır. Bu yöndeki gelişim Rönesansı meydana getirecektir.
 
[[Roger Bacon]] geç dönem skolastiğin anılması gereken bir başka ismidir. Deney ve deneyim kavramları onun yaklaşımında daha da kesin bir görünüm kazanır. Doğa araştırmalarında ortaya koyduğu bulgular ve matematik dehası ünlü bir bilgin olmasını sağlamıştır. Mistisizm ile ampirizmin karışımı olan düşünceleri Bacon'ı ortaçağdanOrta RönesansaÇağ'dan Rönesans'a geçişin hazırlayıcılarından biri yapmıştır.
 
== Ayrıca bakınız ==
41.057

değişiklik