"Lapseki" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzeltme AWB ile
(düzeltme AWB ile)
Lapseki [[kiraz]]ları ile ünlüdür ve her yıl Lapseki Kiraz Festivali düzenlenir. [[Lapsekispor]] adında bir spor kulübü vardır.
[[Dosya:Lapseki havadan.jpg|thumb|Lapseki Havadan Görüntüsü]]
[[Dosya:25. Lapseki Kiraz Festivali.jpg|thumb|rightsağ|thumb|Geleneksel Kiraz Festivali]]
[[Dosya:Lapseki İskelesi.jpg|thumb|Lapseki İskelesi]]
[[Dosya:Dalyan Mahallesinden Lapseki.jpg|thumb|Dalyan Mahallesinden Lapseki]]
 
Yaklaşık 2500 yıldan beri varlığını koruyan Lapseki’nin tarihine geçmeden önce bu adın nereden geldiğinin ve nasıl oluştuğu bilinmemektedir. Lapseki adının kaynağı ile ilgili araştırmalarda iki rivayetten bahsedilmektedir. Birinci rivayete göre: Lapseki’nin Anadolu’ya yapılan Hellen göçleri öncesi varlığını sürdürdüğü ve ''Pityausa'' olarak anıldığı bilinmektedir. Kordos’un sülalesinden olan Foça’da doğmuş, Fobus (Phoebus) ve Blebüsus isimlerindeki iki kardeş Pityausa’da hükümdar olan kral Mandrom’a hizmet ediyorlardı. Mandrom bu iki kardeşi Foça’lı göçmen kafilesini göndermek üzere görevlendirdi. Kafile Fobus’un nezareti altına girdi. Bu sırada adina Bebrykos’lar denen ve bu bölgede yaşayan yerli halkın saldırısına uğrayan göçmenler tam öldürülecekleri sırada Kral Mandrom’un kızı Lampseke araya girmiş ve göçmenleri ölümden kurtarmıştır. Bu nedenle Hellen göçmenleri Lampseke’ye bir tanrıça gibi tapmışlar ve sonradan ele geçirdikleri Pityausa kentine onun adini vererek şükran duygularını ifade etmişlerdir. İkinci rivayete göre: XVI. yüzyıl gezginlerinden [[Evliya Çelebi]] (1611-1682) yazdığı seyahatnamesinde Lapseki’den bu şekilde bahseder: "Deniz kenarından uzak bir bayır ve seki üzerinde incirli bir orman vardi. Türkler incire Löp derdi. İşte burada yapılan bu şehre de incirli seki anlamında "Lapseki" denilmiştir ki adı "Löpseki"den gelir."
[[Dosya:Lampsakos Heykeli.JPG|thumb|leftsol|Lampsakos Heykeli]]
== Tarih ==
=== Kuruluş ve Hellenistik dönem ===
Hoca Sadettin Efendi,Asikpasazade gibi Osmanli tarihçileri ise Rumeli’ye geçiş olayini,fetih seklinde anlatmaktadırlar.Türk ressamlarının meydana getirdiği konu ile ilgili yagli boya tablolarda görüldügü üzere;Türkler,Rumeli’ye sallar üzerinde geçtiler. Orhan Gazi’nin oglu Gazi Süleyman Pasa ve maiyeti denizden geçişi kolaylastiracak bir yer ararlar iken Marmara denizinin giris çikis kapısı niteliğindeki Lapseki(Çardak) mevkiine geldiler. Gazi Süleyman Pasa, Bugünkü Çardak beldesinde bir mescit yaptırdi. Silah arkadaşları,bölgede kesif yapıp,hareket planlarını hazırladılar. Çardak- Salbas mevkiindeki, SALBAS AGACI’nin,(fethin tek canli tanigi,650-700 yıllık mese agaci 2002 yılında esen sert rüzgarlara dayanamayip yıkılmıştır.) altında mese agacından yaptıkları bir salla dualar okuyarak karşı kıyıya vardilar.Burasi Gelibolu ile Bolayir arasında,Bolayir’a daha yakın olan Çimpe Kalesi yakınlarıdır.Bu hisarin dışında bagda çalismakta olan bir Rum’u esir alip, hiç beklemeden ayni salla geri döndüler. Sehzade Süleyman Pasa bu basariya çok sevindi.Rum esire çok iyi davrandi. Armaganlarla donatti.Basina sapka ,beline kusak ve ayagina da ayakkabi verdi.Ona: “Sizin hisarinizda yer varmi dir,kimse duymadan,görmeden içeri girelim? dedi.O da:”Sizi kimse görmeden hisara koyarim.”dedi. Sur duvarlarının harap halini,askerlerin pek çok seyden mahrum olduklarını bir bir anlatti.Nöbetçi muhafizları gafilane basmak için hizmet edeceğini arz etti.Esir Rum’dan istedığı tüm bilgileri alan Gazi Süleyman Pasa derhal emir verip,deniz kıyısında bulunan yerlesim yerlerinden sigirlar toplatti.Bunların derilerinden yaptırdığı sağlam kösele kayislarla,kalin agaç kütüklerini bağlatarak iki sal yaptırdi. Ertesi gün en cesur silah arkadaşları,Kara Timurtas Pasa,Balabancikoglu,Kara Oglanoglu;Aksungur,Kara Hasanoglu,Akça Kocaoglu’nun da aralarında bulunduğu 39 kişi ile birlikte sala bindi. Dger salda da Evranos Bey,Ece Bey,Fazil Bey,Haci Il Bey gibi 40 bahadir bulunuyordu.Ayrica savaş için gerekli bütün silahlar, askerlerin agirlikları ve ne kadar agirlik varsa hepsi sallara yüklendi.Rahat bir deniz yolculugundan sonra karanlik bir gecede”seksen dilaver”den meydana gelen bir birlik ile Çimpe Kalesi’ne yakın yerden kıyıya çiktilar.Hemen orada sükür namazi kildilar.Kilavuzluk eden Rum esirin gösterdiği yoldan sessizce giderek hisarin dibine geldiler.Çimpe Hisari’nin önünde,sol tarafta büyük bir gübrelik vardı.Onun üzerinden uzun merdivenlerle hisarin burcuna tirmandilar.Anadolu yakasından gemi olmadan Rumeli’ye geçmenin imkansizligina inanan kale halkinin bir kismi rahat döseklerinde ,bir kismi da kale dışında bağlarda uykuya dalmisken,Çimpe kalesi kolaylikla ele geçirildi(1354). Padisah I.Mehmet(Çelebi) döneminde(1413-1421) Çali Bey kumandasındaki Osmanli donanmasi ile Pietro Loredano kumandasındaki Venedik donanmasi arasında mayis.1416 tarihinde Marmara adasiyla Gelibolu arasında büyük bir deniz savaşi meydana gelmiştir. yapılan çarpismalarda Çali Bey sehit olmuştur. savaşi kazanan Loredano,ertesi yıl yeniden gelerek Emir Süleyman’in Lapseki’de yaptırmis olduğu kaleyi isgal için topa tutmustur.Karada Hamza Bey’in kumandasında 10 binden fazla bir kuvvetin bulunmasi sebebiyle basarili olamamıştır.Yildirim Bayezit’in bogaz muhafizligini Gelibolu’da kurup basina da Sarica Pasayi vermesi (1390) ve Kanuni Sultan Süleyman zamanında buranin Kaptan Pasa eyaleti olmasi dolayisiyla Gelibolu’nun askeri ve ticari yönden önemi her geçen gün daha da artmiştir. Evliya Çelebi (1611-1682),seyahatnamesinde Osmanli dönemindeki Lapseki’yi söyle anlatmaktadır.”Deniz kenarında olup hakimi vardir. 150 akçelik kazadir. Halki Rum ve Ermenidir. 1300 adet bağlı bahçeli,kiremit örtülü yan yana evleri vardir. Bir camii,hanları ve bir hamami vardir. Çarsisi çok az ise de bag ve bahçeleri çoktur. Karpuzu, üzüm turşusu, bulaması ve sırası ünlüdür.”Bu yüzyılda Lapseki’de Yeniçeri serdari,sipahi kethüda yeri,subasisi,bacdari,muhtesibi vardı.Ayani azdi. 1831 de Sultan II. Mahmud zamanında Sahap Efendi’nin yaptığı Nüfus Sayımına göre Lapseki’de 2442 Müslüman halkin yasadığı tespit edilmiştir. Semseddin Sami’nin Kamus-ül-Alam’ında (1888-1900 yılları arasında yazılmış tarih ve coğrafya alanında bilgiler veren bir lügat-sözlüktür) Lapseki için su bilgiler verilmektedir.”Biga bağımsız mutasarrafligina bağlı ilçe merkezi bir kasabadir. Bu ilçe öteden beri bag ve bahçeleriyle ,dolayisiyla sarabiyla da ünlüdür.Baslica ürünleri :Bugday ,arpa, yulaf,misir, çavdar, susam ,nohut ,bakla, anason ,zeytin ,ceviz ve kestanedir. Hayvan türünden mal varligi :44.000 koyun ,keçi, 4.000 sigir,5.300 esek ,250 deve ,120 beygirdir.Tüm ilçe ve köylerinde : 40 mescit ve camii, 36 okul, 5 medrese,2kilise ,165 dükkân ve magaza , 8 hamam, 25 firin, 1 un fabrikasi , 4 dalyan ve 128 çesmesi vardir.”denilmektedir.
Dosya:|
[[Dosya:Deniz Kızı Heykeli.JPG|thumb|rightsağ|Deniz Kızı Heykeli]]
=== I. Dünya Savaşı'nda Lapseki ===
 
Bu devrede Trakya Bölgesinde Kuva-i Milliye teskilatimiz tam örgütlenmemisti. Biga ve Lapseki dolaylarında da yeterli bir teskilat yoktu. Amaç,Fransizlar’in kontrolündeki Gelibolu Akbas Iskelesi depolarında bulunan silah cephane ve mühimmati Lapseki yoluyla, Kuva-i Milliye Birliklerine göndermekti. Bu mühimmat, Fransizlardan kaçirılmak suretiyle gönderilmiştir. Olayin duyulmasından sonra Lapseki’ye gelen Fransiz harp gemisinin bütün çabaları bosa gitmis, sadece mühimmatin kaçırılması sırasında esir alinarak, Lapseki’ye getirilmis olan 20 kisilik Fransiz müfrezesi geri verilmiştir.Içinde bulunulan olaganüstü kosullar nedeniyle elde edilen bu basarinin önemi çok büyüktür.
<ref>[http://www.lapseki.bel.tr/lapseki-rehberi/tarih/] T.C. Lapseki Belediyesi - Lapseki Rehberi</ref>
[[Dosya:Gazi Mustafa Kemal Atatürk Parkı ve Meydanı Batı Sahili.JPG|thumb|leftsol|Batı Sahili]]
== Nüfus ==
{{Türkiye ilçe nüfus/Çanakkale/Lapseki}}
 
== Gezilebilecek yerler ==
[[Dosya:Gazi Mustafa Kemal Atatürk Meydanı.JPG|thumb|rightsağ|Gazi Mustafa Kemal Atatürk Meydanı ve Parkı gece görüntüsü]]
 
== Gazi Mustafa Kemal Atatürk Parkı ve Meydanı (Doğu Sahili) ==
1.175.209

değişiklik