Ana menüyü aç

Değişiklikler

değişiklik özeti yok
| dipnot =
}}
'''Fârâbî''' ({{dil-fa|الفارابي}}), tam künyesiyle '''Ebû Nasr Muhammed bin Muhammed bin Tarhan bin Uzluğ el-Fârâbî et-Türkî'''<ref name="Iranica">{{Web kaynağı | ad = Dimitri | soyadı = Gutas | başlık = Farabi | çalışma = Encyclopædia Iranica | erişimtarihi = April 4, 2010 | url = http://www.iranicaonline.org/articles/farabi-i | arşivurl = http://web.archive.org/web/20151208154029/http://www.iranicaonline.org/articles/farabi-i | arşivtarihi = 8 Aralık 2015}}</ref> ya da [[batı dünyası|Batı]]′da bilinen adıyla '''Alpharabius''' (872<ref name="Henry Corbin">{{Cite book| last=Corbin | first=Henry | coauthors=[[Seyyid Hüseyin Nasr]] and Utman Yahya| title=History of Islamic Philosophy | year=2001 | publisher=Kegan Paul | isbn=978-0-7103-0416-2}}</ref>, [[Otrar|Fârâb]]<ref name="BEA">{{cite encyclopedia | editor = Thomas Hockey et al | last = Dhanani | first = Alnoor | title=Fārābī: Abū Naṣr Muḥammad ibn Muḥammad ibn Tarkhān al‐Fārābī | encyclopedia = The Biographical Encyclopedia of Astronomers | publisher = Springer | year = 2007 | location = New York | pages = 356–7 | url=http://islamsci.mcgill.ca/RASI/BEA/Farabi_BEA.htm | isbn=978-0-387-31022-0}} ([http://islamsci.mcgill.ca/RASI/BEA/Farabi_BEA.pdf PDF version])</ref> - 950/951, [[Şam]]<ref name="BEA" />), 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki [[İslam'ın Altın Çağı]]'nda yaşamış ünlü [[İslam felsefesi|filozof]] ve [[OrtaçağOrta Çağ İslam dünyasında bilim|bilim adamı]]. Aynı zamanda [[OrtaçağOrta Çağ İslam dünyasında bilim|gökbilimci]], [[mantık]]çı ve [[İslami müzik|müzisyen]]dir.
 
Yorumları ve incelemeleri sayesinde Farabi ortaçağOrta Çağ islam aydınları arasında ''Muallim-i Sânî'' ya da ''Hace-i Sâni ''(''İkinci Üstad / Magister secundus'') olarak bilinir. ''Hace-i Evvel'' (''Birinci Üstad / Magister Primus'') ise [[Aristoteles|Aristo]]'dur.<ref name="Corbin1986160"/> Farabi'nin hayatı selefi olduğu [[Kindi]] gibi çok az bilinir. [[Bağdat]], [[Halep]] ve [[Mısır]]'da bulunduğu, hayatının önemli bir kısmında Halep'teki Şii [[Hamdaniler|Hamdani hanedanı]] tarafından desteklendiği bilinmektedir. Etnik kimliği tartışmalıdır. Kimi kaynaklara göre Fars kimilerine göre Türk kökenlidir. Ancak Farabi, bütün eserlerini [[Araplar|Arap]]ça yazmıştır. Farabi Aristo'nun temel eserlerinin birçoğunu Arapça'yaArapçaya yeniden çevirmiş, bu eserlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlayan şerhler yazmıştır. Bu yanıyla hem İslam dünyasında antik felsefenin anlaşılmasını sağlamış, hem de Arapça'nınArapçanın bir felsefe dili haline gelmesine büyük bir katkı yapmıştır.<ref name="Altunya2003234">{{Harvnb|Altunya|2003|p=34}}</ref>
 
Farabi'nin bu büyük katkısının yanında ''İkinci Üstad'' kabul edilmesinin ana nedeni [[İbn-i Haldun]]'a göre onun mantık alanında yaptığı çalışmalardır.<ref name="Nasr2001216"/> Farabi, Aristo'nun 6 ciltlik temel mantık kitabı [[Organon]]'un tüm bölümlerini içeren çeviriler ve şerhler kaleme aldı ve Organon'u iki bölüm daha ekleyerek 8 kitaba çıkardı. Mantık ifadeleri, onu ifade etmek için kullanılan dil ve bilgi ile ilişkili olduğu için Farabi'nin mantık dışında dil felsefesi ve [[epistemoloji]] üzerinde de yoğun şekilde durduğu görülür. Farabi'nin diğer bir çalışma alanı Doğa felsefesi, Metafizik ve Psikoloji olmuştur. Doğa anlayışı dönemin [[Batlamyus]]çu dünya merkezli görüşüne uygundur. Farabi'nin geliştirdiği [[sudûr teorisi]] ise [[Neoplatoncu]] ve [[İsmailîlik|İsmaili]] kökenlere dayanır. Bu anlayış daha sonra [[İbn-i Sina]] tarafından geliştirildi. Farabi'ye atfedilen kitapların sayısı 100 ile 160 arasındadır.<ref name="Nasr2001216"/><ref name="Ateş199025"/>
Doğum yeri bazı kaynaklarda [[Büyük Horasan]]'daki [[Faryab Vilayeti|Faryab]] olarak bazı kaynaklarda ise bugün [[Kazakistan]] topraklarında bulunan [[Seyhun]] kıyısındaki [[Otrar|Farab]] şehri olarak gösterilir. Farabi ile hemen hemen aynı dönemlerde yaşamış olan [[İbn Havkal]] Farabi'nin ölümünden 27 yıl sonra yazdığı ''Yollar ve ülkeler'' (el-mesâlik-ü ve 'l-memâlik) adlı eserinde Farabi'nin küçük bir kale olan Vesic'de doğduğunu söyler. Vesic küçük bir yer olduğu için nisbesinde bağlı olduğu Farab şehrini kullanmış olmalıdır.<ref name="Ateş19902">{{Harvnb|Ateş|1990|p=2}}</ref><ref>[http://www.tarihtarih.com/?Bid=1475460 Büyük Türk Düşünürü Fârâbî]</ref> Buna karşın İbn-ül Nedim ve Beyhaki Horasan'daki Faryab'ı<ref name="Iranica" /> işaret ederler. Farabi'nin etnik kökeninin Türk mü Fars mı olduğu çerçevesindeki tartışmaya benzer şekilde doğum yeri konusunda da bir tartışma süregelmiştir. Buna göre Fars kökenli olduğunu söyleyenler Büyük Horasan'daki Faryab'da doğduğunu, Türk kökenli olduğunu söyleyenler de daha doğuda, şimdiki Kazakistan'daki Farab'da doğduğunu ileri sürerler.
 
[[Farsça#Eski Farsça|Eski Farsça]]'da<ref name="Iranica" /> Pārāb ([[Hudûd el-âlem]]'de belirtildiğine göre) ya da Fāryāb (Pāryāb da denilir), "nehir yatağını değiştirerek sulanmış toprak" anlamında kullanılan yaygın bir yer adıdır.<ref>DANIEL BALLAND, "FĀRYĀB" in Encyclopedia Iranica [http://www.iranica.com/newsite/index.isc?Article=http://www.iranica.com/newsite/articles/unicode/v9f4/v9f410.html]. excerpt: "Fāryāb (also Pāryāb), common Persian toponym meaning “lands irrigated by diversion of river water"</ref><ref>[http://www.loghatnaameh.com/dehkhodaworddetail-f1f713a319da41dc97d398057889ff2f-fa.html Dehkhoda Dictionary under "Parab"] excerpt: "پاراب . (اِ مرکب ) زراعتی که به آب چشمه و کاریز ورودخانه و مانند آن کنند مَسقوی . آبی . مقابل دیم" (translation: "Lands irrigated by diversion of river water, springs and [[qanat]]s.")</ref> 13. yüzyılda ise Farab, [[Seyhun]] kıyısındaki [[Otrar|Farab]] şehrinin adı olarak bilinir.<ref>{{Web kaynağı | url = http://www.iranicaonline.org/articles/otrar | başlık = C. E. Bosworth, "OTRĀR" in Encyclopedia Iranica | yayıncı = Iranicaonline.org | tarih = 2002-07-20 | erişimtarihi = 2012-09-19 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20151211002622/http://www.iranicaonline.org/articles/otrar | arşivtarihi = 11 Aralık 2015}}</ref>
 
=== Etnik kökeni ===
Farabi'nin etnik kökenine ilişkin farklı görüşler vardır.<ref name="Iranica" /><ref>al-Fārābī. (2010). In Encyclopædia Britannica. Retrieved February 20, 2010, from Encyclopædia Britannica Online: http://www.britannica.com/EBchecked/topic/201680/al-Farabi</ref><ref name="bartholomew.stanford.edu">{{Web kaynağı | yazar = Lessons with Texts by Alfarabi | url = http://bartholomew.stanford.edu/authors/alfarabitext.html | başlık = D. Gutas, "AlFarabi" in Barthaolomew's World accessed Feb 18, 2010 | yayıncı = Bartholomew.stanford.edu | tarih = | erişimtarihi = 2012-09-19 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20150910100230/http://bartholomew.stanford.edu/authors/alfarabitext.html | arşivtarihi = 10 Eylül 2015}}</ref> [[Dimitri Gutas]]'a göre ''"[...] sonuç olarak, Farabi'nin etnik kökenini bulmaya çalışmak, bu konuda karar vermek için yeterli delil olmadığı için, yararsız bir çabadır."''<ref name="Iranica" /> David C. Reisman'a göre ''[...] bu biyografik olgular karanlıkta kalmış, önemli olmayan ayrıntılardır, ancak yine de ortaçağOrta Çağ biyografi yazarlarının yaptığı gibi hayali öykülerle bezenmiş abartmalara veya modern yazarların yaptığı gibi eserlerinin uydurma yorumlarından yola çıkarak Farabi'nin etnik kimliği ve dinsel aidiyetine ilişkin bir çekişmeye girilmesine karşı durmalıyız.''"<ref>David C. Reisman, "Al-Farabi and the philosophical curriculum", in Peter Adamson, Richard C. Taylor, ''The Cambridge companion to Arabic philosophy'', Cambridge University Press, 2005. pp 53</ref> ''Oxford Encyclopaedia of African Thought'' 'a göre ise "''[...] Farabi'nin kökeni kendi yaşadığı dönemde veya 950'deki ölümünden kısa süre sonra kimse tarafından kayda geçirilmemiş olduğu için, onun etnik kökenine ve doğum yerine ilişkin kayıtların hepsi rivayetlere dayanmaktadır."''<ref>F. Abiola Irele/Biodun Jeyifo, "Farabi", in ''The Oxford Encyclopedia of African Thought'', Vol. 1, p. 379.</ref>
 
==== Fars kökeni teorisi ====
[[Dosya:KazakhstanP20-200Tenge-1999-donatedoy f.jpg|235px|thumb|Kazakistan Banknotu ve Farabi]]
OrtaçağOrta Çağ [[Araplar|Arap]] tarihçisi ve Farabi'nin "''ʿOyūn''" adlı ilk biyografisinin yazarı olan İbn Ebî Useybia, Farabi'nin babasının Farslı olduğunu yazar.<ref name="Iranica"/><ref>Ebn Abi Osaybea, Oyun al-anba fi tabaqat at-atebba, ed. A. Müller, Cairo, 1299/1882. وكان ابوه قائد جيش وهو فارسي المنتسب</ref> Yine 13. yüzyılda yaşamış olan ve Farabi'nin erken dönem biyografilerinden birini yazan [[Şemseddin Şehrezuri]]'ye göre Farslı bir ailede dünyaya gelmiştir.
<ref name="Nasr">Seyyed Hossein Nasr, Mehdi Amin Razavi. "An Anthology of Philosophy in Persia, Vol. 1: From Zoroaster to Umar Khayyam", I.B. Tauris in association with The Institute of Ismaili Studies, 2007. Pg 134: ''İbn Nedim "al-Fihrist" adlı eserinde, Muhammed Şahrazuri "Tarikh al-hukama" adlı eserinde, İbn Ebi Usaybi ise "Tabaqat al-atibba" adlı eserinde Farabi'nin Fars kökenli olduğunu yazar. Buna karşın İbn Halikan "Wafayat al-'ayan" adlı eserinde Farabi'nin Türk kökenli olduğunu ileri sürer. Hangisi doğru olursa olsun, Farabi 257/870 yılında Horasan'ın Farab şehrinde doğmuş ve Fars kültürünün hakim olduğu bir ortamda yetişmiştir.''</ref>
<ref>Arabic: و كان من سلاله فارس in J. Mashkur, Farab and Farabi,Tehran,1972. See also [[Dehkhoda Dictionary]] under the entry ''Farabi'' for the same exact Arabic quote.</ref>
Ayrıca Farabi'nin, eserlerinde [[Farsça]] ve [[Soğdca]] çok sayıda kaynak ve dipnot kullanmasına, hatta [[Yunanca]]'dan alıntılar yapmasına karşın, ilginç şekilde [[Türkçe]]den hiçbir alıntı yapmamıştır.<ref name="Iranica" /><ref>* George Fadlo Hourani, Essays on Islamic Philosophy and Science, Suny press, 1975.
* Kiki Kennedy-Day, ''Books of Definition in Islamic Philosophy: The Limits of Words'', Routledge, 2002, page 32.</ref>
Farabi'nin anadili [[Soğdca]] veya [[Türk dilleri|Türki dillerden]] biri de olabileceği gibi
 
=== Eğitimi ===
Farabi, [[İbn Ebî Useybia]] tarafından korunmuş ve kendisine ait olan otobiyografik metinlerde, Bağdat'ta hıristiyan alimlerden Yuhanna bin Haylan ile birlikte [[mantık]] çalışmış olduğunu söyler. Farabi, öğrenim müfredatında bulunan kitapların [[Porphyrios|Porfiryus]]'un "Isagoge"si ve Aristo'nun mantık üzerine 6 ciltten oluşan [[Organon]] adlı eserinin Kategoriler, Yorum Üzerine, Birinci Çözümlemeler ve İkinci Çözümlemeler kitapları olduğunu belirtir. Farabi'nin anlatımına göre hocası Yuhanna bin Haylan, dünyevi zevklerden elini eteğini çekmiş, kendisini kiliseye ve dini görevlere adamış bir rahipti. Yuhanna ile birlikte Aristo mantığı üzerine muhtemelen Bağdat'ta çalıştı. Arap tarihçi [[El-Mesûdî]]'ye göre Yuhanna [[Muktedir (Abbasi)|Muktedir]]'in halifeliği sırasında (908-932) Bağdat'ta ölmüştür.<ref name="Iranica"/> Bunun dışında Aristo'nun eserlerini Arapça'yaArapçaya tercüme edenlerden biri olan Ebu Bişr Metta'nın (ö. 940) yanında da mantık eğitimi gördüğü rivayet edilir.<ref name="Nasr2001215" /> Bu dönemde Bağdat okulu, İskenderiye tıp ve felsefe geleneğinin Arap dünyasında başlıca mirasçısı idi ve Farabi'nin bu hıristiyan alimlerle ilişkisi İslam dünyası ile Yunan felsefesi arasındaki en erken bağlantılardan birini oluşturur.<ref name="Nasr2001215" />
 
Bazı kaynaklarda Farabi'nin 40 yaşında Bağdat'a geldiği ve Arapça'yıArapçayı orada birkaç ay içinde öğrendiği söylenmektedir. Farabi'nin Arapça'yıArapçayı bir felsefe dili haline getirecek kapsamdaki çalışmaları ve Arapça'nınArapçanın o bölgelerde çok daha erken yaşlarda öğrenilebilen bir dil olduğu düşünülürse bu olanaksızdır. Farabi'nin İbn Serrac'dan gramer (nahiv) dersleri alması ve buna karşılık ona mantık dersleri vermesinde gerçekte bir çelişki yoktur. Farabi, sonraki çalışmalarında Arapça'dakiArapçadaki edatların kapsamlı listelerini yapmış ve Arapça'yıArapçayı tüm mantık argümanlarını ifade edilebilir biçimde genişletmeye çalışmıştır.<ref name="Ateş19905">{{Harvnb|Ateş|1990|p=5}}</ref> Bazı kaynaklarda da Farabi'nin 70 dil bildiğine dair ifadeler geçer. Her ne kadar uzun yolculuklar yapmış ve birçok ülke dolaşmış olsa bile bu kadar dil bilmesi abartılı görünür. A. Adıvar'a göre bu ifade Arapça'daArapçada yetmiş anlamına gelen ''seb'in'' sözcüğünün yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Buna göre ''seb'in'' mutlak olarak söylendiği zaman, belli bir sayıya değil, çok olan bir sayıya karşılık gelir, yani Farabi'nin çok sayıda dil bildiğinden bahsedilmektedir.<ref name="Ateş19905"/>
 
=== Kişiliği ===
Farabi,Corbin'e göre derin boyutlu bir dini ve gizemci zekadır.<ref name="Corbin1986160"/> Büyük bir sadelik içinde yaşar, hatta sufilerin giysilerini taşırdı. İç alemi ile başbaşa kalmayı seven bir kişiliği olduğu için sık sık dünya gürültüsünden uzaklaşıp bir kenara çekilirdi. Bununla birlikte musiki meclislerine katılmaktan zevk alırdı. Kendisini müziğe oldukça meraklıydı. ''Musiki Üzerine'' adlı önemli bir eser bırakmıştı, ki bu eser OrtaçağOrta Çağ musiki kuramının en önemli eseri sayıldı.<ref name="Corbin1986160"/>
 
=== Hayatı hakkında bilgi veren başlıca ortaçağOrta Çağ yazarları ===
Farabi'ye ilişkin en erken rivayet [[İbnünnedim|İbn Nedim]]'in ''Kitabu'l-Fihrist''inde yer alır ve Farabi hakkında çok az bilgi verir.<ref name="Nasr2001215">{{Harvnb|Nasr|2001|p=215}}</ref> Farabi'yi daha detaylı anlatan biyografik eserler ise, ancak ölümünden birkaç yüzyıl sonra yazıldı. Bu kaynaklar şunlardır.<ref name="Nasr2001230">{{Harvnb|Nasr|2001|p=230}}</ref>
* [[İbnünnedim|İbn Nedim]] (ö. 990)
Hakkında sonradan yazılan biyografilerde verilen listelerde 100<ref name="Nasr2001216"/> ile 160<ref name="Ateş199025">{{Harvnb|Ateş|1990|p=25}}</ref> arasında eserin Farabi'ye atfedildiği görülür. Bu eserlerin ancak küçük bir kısmı bize ulaşmış durumdadır. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar sayesinde ulaşılan eser sayısı giderek artmaktadır.<ref name="Nasr2001216"/> Farabi'nin eserleri küçük risaleler şeklindedir. Örneğin Millî Eğitim Bakanlığı tarafından küçük boyutlu cep kitabı olarak basılan ve en önemli eserlerinden olan "İlimlerin Sayımı" (İhsa'ül Ulûm), çevirenin önsözleri çıkarılırsa 90 sayfa, "Faziletli Şehir" ([[El-Medinetü'l Fâzıla]]) 110 sayfa kadardır.
 
Farabi'nin çok sayıda eseri büyük filozofların eserlerini tanıtma ve açıklama niteliğindeki metinlerdir. Farabi'den önce çok sayıda felsefe kitabı Yunanca ve diğer dillerden Arapça'yaArapçaya çevrilmiş olmasına karşın, bu çeviriler yetersizdi ve çeviriyi yapanlar da yaptıkları çevirilerin içeriklerini tam anlayamamışlardı. Örneğin İbn-i Sina, Aristo'nun ''Metafizik'''ini (''Mâba'd-et-tabîa'') 40 defa okuduğunu ancak anlayamadığını, tam ümidini kaybettiği sırada Farabi'nin bu konudaki eserini okuyunca anlayabildiğini anlatır.<ref name="Ateş199024">{{Harvnb|Ateş|1990|p=24}}</ref> Farabi'ye ait eserlerin büyük bir kısmı [[mantık]] ve [[dil felsefesi]]ne ilişkindir. [[İbn-i Haldun]], esasen mantık alanındaki önemli çalışmaları dolayısıyla Farabi'ye ikinci öğretmen anlamında ''muallim-i sânî'' unvanı verildiğini belirtir.<ref name="Nasr2001216"/> Bunun dışında [[siyaset felsefesi]], siyaset felsefesinin bir dalı olarak gördüğü [[din felsefesi]], [[metafizik]], [[müzik]], [[psikoloji]] gibi alanlarda da önemli eserler vermiştir.<ref name="Nasr2001216"/>
 
== Yöntemi ==
Farabi'nin öğretisi uzlaştırıcı bir [[mistisizm]]dir. [[Pisagor]] ve [[Pascal]] gibi sonuçlamaya(el-istintac) dayalı bir akıl yürütme(el-istidlâl) yolunu kullanarak başlar. Matematiksel bir sonuçlamadan başlayarak mistisizme ulaşır, fakat mistisizmi bir felsefi sistemden çok bir ruh hali olarak görür.<ref name="Ülken196769"/> Evrenin manevi bir ilkesi olduğunu varsayar ve bütün maddi olayları bu manevi ve ruhi ilkelere indirger. Farabi'nin sistemi eklektiktir ve bu eklektizmin temelinde Aristoculuk yer alır. Fakat Farabi Aristo ile Platon arasında derin bir ayrılık olduğunu düşünmez. Ona göre, her ikisi de ruhçudur ve Tanrı fikrine dayanır, aralarındaki fark sadece yöntem ve ayrıntıdadır. Bu yolla Farabi, Aristo ile Platon'u birleştirmeye çalışır ve bunlara [[Harran okulu]]ndan aldığı Gök kuramını katarak tek bir manevi ilke etrafında birbirinden oldukça uzak kuramları birleştirir.<ref name="Ülken196770">{{Harvnb|Ülken|1967|p=70}}</ref>
 
== Arapça'yaArapçaya çevirilerde kullanılan kavramlar ==
İslam dünyasında Farabi'den önce başlayan çeviri faaliyeti çeviri konusunda bazı kavramların oluşmasına neden oldu. Yunan felsefesinin İslam kültürüne aktarılmasında iki tür çeviriden söz edilebilir. Bunlar "Harfi harfine yapılan çeviriler" ve "anlam çevirileri"dir. Harfi harfine çevirilerde kelimelerin en yakın ya da bulunan ilk karşılıkları kullanılır. İlk çevirileri yapanlar ne mantıkçı ne de felsefeci oldukları için bunların çoğu harfi harfine yapılmış çevirilerdi. Daha sonra felsefecilerin yaptıkları anlam çevirileri ortaya çıktı ve bunlar da ''telhisi tercüme (özet çeviri)'', ''şerhi tercüme (açıklamalı çeviri)'' ve ''tefsiri tercüme (yorumsamacı çeviri)'' olarak üç grupta ele alındı. Bunlara daha kısaca ''telhis'', ''şerh'' ve ''tefsir'' de denildi.<ref name="Ayık200582">{{Harvnb|Ayık|2005|p=82}}</ref>
 
9. ve 10. yüzyıllarda İslam uygarlığı yayıldıkça dil tartışmaları daha büyük önem taşımaya başladı. İslamiyeti yeni kabul eden halkların Kur'an'ı anlayabilmeleri için Arapça öğrenmeleri gerekiyordu. Bir taraftan da yeni kültürlerle karşılaştıkça dil öğrenmek ve dilbilgisi daha da önemli hale geldi. Bu yüzyıllarda müslüman nahivciler (dilbilimciler) dilbilimi, kelime bilgisi (sarf), dilbilgisi (nahiv), anlam teorisi, seslerin çıkışı (meharicü’l-hurûf) ilmi, kelimelerin konumu ve türetilmesi ilmi (ilmü’l va’z ve ilm-i iştikâk), beyan ilmi, bedi’ ilmi, aruz ilmi, konuşmanın halin gerektirdiği şekle uygunluğu ilmi (ilmü’d-devâvin) ve başkasının sözünün kendi hâline uygunluğu ilmi (ilmü’l-muhazara) gibi gruplara ayırdılar.
 
Aynı dönemde Yunan dilinden Arapça'yaArapçaya felsefe tartışmalarının aktarılması ile Arapça'nınArapçanın felsefi bir kelime dağarcığına sahip olmadığı ortaya çıktı ve bu konu Farabi'nin üstadları ve öğrencileri olmak üzere ilk Arap filozofları için çok önemli bir sorun haline geldi. Aristo mantığının önemli bir kısmının dil merkezli olması mantıkçıların Arap grameri yerine Yunan gramerinin konulmasını gündeme getirmesine yol açtı.<ref name="Nasr2001217">{{Harvnb|Nasr|2001|p=217}}</ref> Mantık biliminin kurucusu sayılan Aristo, Organon'un tamamını varlıklar dünyası, düşünme ve dil arasındaki uyuma ayırmıştı. Organon'un birinci kitabı olan ''Kategoriler'' varlık, bilgi ve dil felsefesinin temel taşı olarak kabul edilir.<ref name="Altunya2003242">{{Harvnb|Altunya|2003|p=42}}</ref> Ancak Aristo mantığı Arap diline uyarlanırken ortaya sorunlar çıktı, çünkü Aristo'nun kategorileri ile Arap nahivcilerinin (gramerciler) türemiş kelime grupları arasında bir farklılık vardı. Örneğin Aristo'nun kategorileri Cevher'den başlayor ve diğer kategorileri yükleyerek Nitelik, Nicelik, İzafet, Mekan, Zaman, Durum, Aidiyet, Fill, İnfial sıralamasıyla devam ediyordu. Halbuki Arap gramercileri Fiil'den hareket edip, bunlardan isim türeterek cümleyi oluşturuyorlardı. Mantık ile dil arasındaki bu uyumsuzluk bir dizi tartışmaya neden oldu. Nahivci Ebû Said Sîrâfî ile mantıkçı Ebû Bişr Mattâ b. Yunus arasındaki ünlü tartışma buna güzel bir örnektir.<ref name="Altunya2003242"/> İşte Farabi bu karışıklığa çözümler geliştirmeye ve birbirine rakip yaklaşımlar arasında bir uyum yakalayabilmek için sistemli bir çabaya girdi.<ref name="Nasr2001217"/> Mantık ve dil felsefesi üzerinde o kadar önemli çalışmalar yaptı ve eserler verdi ki, Arapça'nınArapçanın mantık ve felsefi konuların rahatça ifade edilebilir bir dil haline gelmesinde onun çalışmalarının önemli bir rolü olduğu kabul edilir.<ref name="Altunya2003234"/>
 
Farabi, mantığın, hangi dilde olursa olsun doğru bir akıl yürütme için izlenmesi gereken kuralları sağlayan genel bir nahiv (gramer) olduğu şeklinde bir anlayışı benimsedi.<ref name="Nasr2001217"/> Buna göre mantık ve nahiv kuralları olan iki ayrı ilimdi, mantık gramer ile çatışmaktan ziyade onu tamamlayan, dil hakkında özel bir araştırma alanı sağlayan bir bilimdi. Mantıkçının veya felsefecinin kendini herhangi bir dilde ifade edebilmesi için nahivciye dayanması gerekiyordu. Yani ''mantık sanatınının evailini bize bildirmesi ve ikaz etmesi için nahiv sanatından kifayet miktarınca öğrenmemiz gereklidir''<ref name="Nasr2001217"/> Diğer taraftan örneğin [[Farabi'nin eserleri listesi#Mantık ve dil felsefesi üzerine olan eserleri|Kitâbu’l-Elfâz]]'ında Arapça edatların varolan tasnifinin yeterli olmadığını ve mantıki sınırlar çerçevesinde yeniden tasnif edilmesi gerektiğini de söyler.<ref name="Nasr2001218"/> Daha sonra [[Farabi'nin eserleri listesi#Mantık ve dil felsefesi üzerine olan eserleri|Kitâbu’l-Hurûf]]'unda Arapça edatları tasnif etme işine girer.<ref name="Nasr2001218"/>
 
Farabi'nin eserlerinin önemli bir kısmı mantık ve dil felsefesine ilişkindir.<ref name="Nasr2001216"/> Birçok ortaçağOrta Çağ aydını, Farabi'nin mantıktaki dehasını ve titizliğini onun ününün temeli olarak görür.<ref name="Nasr2001216"/>
 
Farabi, mantık üzerine temel metinler sayılan Aristo'nun [[Organon]]'una şerhler yazdığı gibi ayrı risaleler de kaleme aldı. Farabi, sınıflandırmasında [[Porphyrios]]'un ''İsagoci''{{'}}sini başa, ''Şiir'' (''Poetika'') ve ''Hitabe''yi (''Retorika'') de sona koyarak bunu dokuz kitaba çıkardı.<ref name="Nasr2001216"/><ref name="Ülken196770"/> Şerhlerinde Farabi sadece bir özet çıkarmadığı gibi ayrıntılı bir tefsir de yazmıyordu. Aristo'nun düşüncelerinden ilham alıyor ama Aristo okulundan gelişen düşünceleri ve kendi yorumlarını da ekliyordu. Bağımsız makale olarak yazmış olduğu metinlerden [[Farabi'nin eserleri listesi#Mantık ve dil felsefesi üzerine olan eserleri|Harfler Kitabı]] ve [[Farabi'nin eserleri listesi#Mantık ve dil felsefesi üzerine olan eserleri|El-Elfazu’l-Müsta’mele fi’l-Mantık]] büyük oranda mantık ve linguistik konularına ayrılmıştır ve sıradan dil ile felsefi terminoloji arasındaki ilişkileri açıklamaya çalışır.<ref name="Nasr2001216"/>
Farabi'ye göre Arap dilinin anlam dünyası başlangıçtan beri ''hitabet sanatını'' kullanıyordu, halbuki kesin bilgiye ulaşılabilmesi için ''burhan ilmi''nin kullanılması gerekiyordu. Hitabet sanatı kavramları ve bunlara delalet eden kelimeleri birbirinden yeterince ayırmadığı için Arapça ''burhan sanatı''nı icra edecek kıvamda değildi.<ref name="Ayık200578">{{Harvnb|Ayık|2005|p=78}}</ref> Arap dünyasında ortaya çıklan fıkıh ve kelam gibi ilimler teorik konuları tasavvur ve ikna ile öğretiyor ve kelimelerin kavramsal çerçevesi ise ancak tahayyül gücü ile oluşuyordu.<ref name="Ayık200580">{{Harvnb|Ayık|2005|p=80}}</ref> Farabi'nin mantık anlayışına göre ise tahayyül yöntemi ancak kesin bilgiye ulaşmaya yarayan burhani sözler için değil, ancak insanları etkilemeye yarayan şiiri sözler için kullanılan bir yöntemdi.
 
Arapça ile Yunanca'nınYunancanın bu karşılaştırması Farabi'nin dil felsefesi ile bağlantılıdır. Zira Farabi'ye göre dil belli evrelerden geçerek olgunlaşır. Dil içerisinde oluşan ilk metotlar şiir ve hitabet'dir. Daha sonra cedelî, ardından sofistâî ve nihayet en son burhanî metotlar gelişir.<ref name="Ayık200587">{{Harvnb|Ayık|2005|p=87}}</ref> Halk tarafından kabul edilmiş olan meşhur önermelerin hepsi hitabidir ve halk şiir ve hitabet ile ilgilenir, onları ezberler. Ne zaman ki ezberlemek zor gelir, o zaman yazı sanatı ortaya çıkar. Yazı sanatı ile birlikte dilbilimi gelişmeye başlar. Dilbilimciler hitabet ve şiir sanatını kullananlardan duyduklarını yazarlar ve bunlardan yola çıkarak dilin kurallarını oluştururlar. Ancak hitabet metodunu kullananlar arasında anlaşmazlıklar doğar ve tartışmalardan Cedel doğar. Cedel'in ardından veya Cedel ile birlikte Sofistik metod gelişir. Ancak bu metotlar kesin bilgiye ulaşmaya yetmediği için Burhan metodu doğar.<ref name="Ayık200588">{{Harvnb|Ayık|2005|p=88}}</ref>
 
==== Mantığın bölümleri ====
'''''Birinci kitap: Mâkulat ([[Kategoriler (Aristoteles)|Kategoriler]]):''''' Farabi, Aristo'nun kategori kavramını ''mâkul'', [[Kategoriler (Aristo)|kategorileri]] ise ''mâkulât'' şeklinde niteler. Bu kitapta "mâkuller ile onlara delalet eden tek kelimelerin kanunları" olduğunu belirtir.<ref name="Farabi199086"/>
 
'''''İkinci kitap: El-ibâre ([[Önermeler (Aristoteles)|Önermeler]]):''''' Farabi, Yunancası "Bârî erîminyâs" ''Peri Hermeneias'') olan bu kitabın Arapça'daArapçada "El-ibâre" olarak bilindiğini yazar. Bu kitapta ikişer mâkul'den oluşan mâkuller ile ikişer kelimeden oluşan kelimeler ve bunların kanunları anlatılır.<ref name="Farabi199086"/>
 
'''''Üçüncü kitap: El-kıyâs ([[Birinci Analitikler (Aristoteles)|Birinci Analitikler]]):''''' Bu kitapta mantık ilmini icra etmede kullanılan ve yukarda sayılan beş sanatta ortak olan kıyasları sınayıp denemeye yarayan kanunlar anlatılır. Farabi Yunanca'daYunancada "ânâlûtîka'l-ûlâ" denilen kitabın arapçadaArapçada "el-kıyâs" olarak geçtiğini yazar.<ref name="Farabi199087">{{Harvnb|Farabi|1990|p=87}}</ref>
 
'''''Dördüncü kitap: El-Burhân ([[İkinciAnalitikler (Aristoteles)|İkinci Analitikler]]):''''' Farabi'ye göre bu kitapta ''burhani sözleri sınamaya yarayan kanunlar ile felsefeyi mükemmel ve tam hale getiren şeylerin kanunları'' vardır. Yunancası "ânâlûtîka's-sâniye" olan kitap Arapça'daArapçada "el-burhan" adıyla geçer.<ref name="Farabi199087"/>
 
'''''Beşinci kitap: El-Cedel ([[Topikler (Aristoteles)|Topikler]]):''''' Cedelî (diyalektik) soru ve cevapların nasıl olacağı, cedel sanatını mükemmel bir hale getirmeye yarayan şeylerin kanunları bu kitapta anlatılır. Farabi kitabın Arapça "Kitâb-ül-mevâzi'-il-cedelîye", Yunancada ise "Tûbikâ" olarak geçtiğini yazar.<ref name="Farabi199087"/>
 
'''''Altıncı kitap: El-hikmet-ül-mümevvihe ([[Sofistik Deliller (Aristoteles)|Sofistik Deliller]]):''''' İnsanları yanıltmaya, şaşırtmaya ve aldatmaya yarayan şeylerin kanunları ve bu işleri icra eden kişilerin kullandığı şeylerin kanunları bu kitapta anlatılır. Farabi'nin ifadesiyle "bunun arkasından, yalan saçıp aldatanın kullandığı yanıltıcı sözlerin karşılanması için lazım gelen bütün şeyler sayılır; bunların nasıl bozulacağı, neler ile reddedileceği ve insanın araştırdığı şeyde yanlıştan ve yanıltmadan nasıl korunacağı gösterilir"<ref name="Farabi199088">{{Harvnb|Farabi|1990|p=88}}</ref> Bu kitaba Yunanca'daYunancada "Sofistika" denilir ki anlamı "Yanıltıcı felsefe"dir.
 
'''''Yedinci kitap: Hitabet ([[Retorik (Aristoteles)|Retorik]]):''''' Nutukların ve güzel konuşan hatiplerin sözlerinin çeşitlerini sınayıp denemeye yarayan kanunlar bulunur. Hitabet sanatının nasıl mükemmel hale getirilebileceğini ve daha etkili olabileceğini öğretir.<ref name="Farabi199088"/>
Farabi'nin metafiziğinin kendisinden sonraki dönemlere nasıl etki etmiş olduğunu en iyi İbn-i Sina'nın aktardığı bir anısı gösterir. Buna göre İbn-i Sina Aristo'nun ''Metafizik''ini kırk defa okumasına karşın amacının kendisine kapalı kalmış olduğunu, ancak tesadüfen Farabi'nin ''Filozof Aristoteles'in amaçları (Kitâb-ül agrâz-il-Hâkîm Aristôtâlis)'' adlı risalesini okuyunca şaşkınlığı ortadan kalkmıştır. İbn-i Sina bu kafa karışıklığını Farabi'nin nasıl çözdüğünü belirtmez ancak bunda Farabi'nin teoloji ile ifadelerinin etkili olduğu anlaşılır. Çünkü Farabi risalesine Aristo metafiziğinin bir "ilahi ilim" olarak tanımlandığını, halbuki gerçekte ilahi varlıklarla ilgili değil maddi varlıklarla ve onların kökenleri ve özellikleri ile ilgili bir inceleme içerdiğini söyleyerek başlar.<ref name="Nasr2001225"/>
 
Farabi akıllar ve feleklerden oluşan sudûr teorisine karşın müneccimlerin yıldızlara bakarak onlardan anlamlar çıkarmasına karşı ''Yıldızlar üzerine doğru olan ve olmayan şeyler hakkında nükteler kitabı (Kitâb-ün-nüket fî-mâ yesihhü velâ yesihhü min ahkâm-in-nücüm)'' adlı bir risale yazmıştır.<ref name="Ülken196774">{{Harvnb|Ülken|1967|p=74}}</ref> Tüm OrtaçağOrta Çağ dönemi boyunca düşünürleri ve Farabi'yi bu kadar uğraştıran gök akılları ve felekleri kuramı [[Rönesans]]tan sonra felsefede bütün değerini kaybetmiştir.<ref name="Ülken196778">{{Harvnb|Ülken|1967|p=78}}</ref>
 
=== Psikoloji ve Zihin Felsefesi ===
 
=== Batı felsefesi üzerindeki etkisi ===
Farabi'nin eserlerinin bir kısmı 11. ve 12. yüzyıllarda [[Latince]]'ye çevrildi. Bu çevirileri yapanların en bilinenleri [[Johannes Hispalensis]] ve [[Dominicus Gundissalinus]]'dur. OrtaçağOrta Çağ düşünürlerinden [[Albertus Magnus]] onun psikolojisinden etkilenmişti. Yine [[Akinolu Thomas]] Allah'ın varlığına dair bir kısım kanıtlarını Farabi'ye borçludur.<ref name="Ülken196782"/>
Yahudi filozof [[Musa ibn Meymun|Maymonides]] etkilendiği felsefeciler içinde en büyük övgüyü ona yapar: "Mantık hakkındaki eserlere gelince, sadece Ebu Nase el-Farabi'nin eserlerinin çalışılması yeterlidir. Onun tüm eserleri kusursuz ve mükemmeldir. O eserler incelenmeli ve anlaşılmalıdır. Çünkü o büyük bir adamdır." Batı'da Farabi'nin eserleri [[İbn-i Sina]] ve [[İbn-i Rüşd]]'ün eserlerinden daha az tercüme edilmişse de, Farabi'nin eserleri Aristo düşüncesinin yeniden anlaşılmasında merkezi bir öneme sahip olmuş, arkadan gelen felsefi zenginliğe ilk açılımı yapmıştır. İbn-i Rüşd ve Endülüslü filozoflar Farabi'yi mantık, psikoloji ve siyaset konularında önemli bir otorite olarak görürler.<ref name="Nasr2001230"/>
33.160

değişiklik