Ana menüyü aç

Değişiklikler

içerik ve kaynak genişletildi.
{{Bilim tarihi kenar çubuğu}}
[[Dosya:Lunar eclipse al-Biruni.jpg|thumb|11. yüzyıl dolaylarından kalma, el-[[Biruni]] tarafından yapılmış ve [[Ay]]'ın farklı evrelerini gösteren bir [[çizim]].]]
'''İslam'ın Altın Çağı''' ya da '''İslam Rönesansı''' olarak adlandırılan <ref>Joel L. Kraemer (1992), ''Humanism in the Renaissance of Islam'', p. 1 & 148, [[Brill Publishers]], ISBN 90-04-07259-4.</ref> dönem, Ortaçağda İslam dünyasının uygarlığın her alanında gelişme gösterdiği dönemi ifade eder.
'''İslam'ın Altın Çağı''' ya da '''İslam Rönesansı''' olarak adlandırılan <ref>Joel L. Kraemer (1992), ''Humanism in the Renaissance of Islam'', p. 1 & 148, [[Brill Publishers]], ISBN 90-04-07259-4.</ref> [[8. yüzyıl]]'dan [[13. yüzyıl]]'a kadar<ref>Matthew E. Falagas, Effie A. Zarkadoulia, George Samonis (2006). "Arab science in the golden age (750–1258 C.E.) and today", ''[[Federation of American Societies for Experimental Biology|The FASEB Journal]]'' '''20''', p. 1581-1586.</ref> İslam dünyasının yükselişini ifade eden dönem. Ancak bazı kaynaklarda bu dönem [[14. yüzyıl]]a kadar, bazı kaynaklar ise [[15. yüzyıl]]a kadar sürdüğünü söylenir.<ref>http://m.milliyet.com.tr/islam-in-altin-cagi/ekonomi/ydetay/1874323/default.htm</ref><ref>Şakir Gözütok, İslam’ın Altın Çağında İlim</ref><br> Bu dönem esnasında, İslam dünyasında [[mühendis]]ler, [[bilgin]]ler, [[tüccar]]lar; [[sanat]]a, [[tarım]]a, [[ekonomi]]ye, [[sanayi]]ye, [[hukuk]]a, [[edebiyat]]a, [[gemi]]ciliğe, [[felsefe]]ye ve [[bilim]]e ve [[teknoloji]]ye eski adetleri koruyup yenilerini ekleyerek katkıda bulundu.<ref name="Turner">Howard R. Turner, ''Science in Medieval Islam'', University of Texas Press, [[November 1]], [[1997]], ISBN 0-292-78149-0, pg. 270 (book cover, last page)</ref> Howard R. Turner: "Müslüman sanatçılar ve bilim insanları, prensler ve işçiler birlikte benzersiz bir kültür yarattı, doğrudan ve dolaylı olarak, her kıtada toplumları etkiledi." der.<ref name=Turner/>
 
[[Abbasiler]] devrinde Bağdat'ta [[Beyt'ül Hikmet]] adlı bilim merkezinin kurulması ile başladığı, [[Bağdat Kuşatması (1258)]] ve Abbasi Halifeliğinin yıkılması ile İslam'ın altın çağının son bulduğu şeklinde genel bir kabul vardır. Ancak bazı kaynaklarda bu dönemin [[14. yüzyıl]]a kadar, bazı kaynaklar ise [[15. yüzyıl]]a kadar sürdüğü ifade edilir<ref>http://m.milliyet.com.tr/islam-in-altin-cagi/ekonomi/ydetay/1874323/default.htm</ref><ref>Şakir Gözütok, İslam’ın Altın Çağında İlim</ref> [[El Kindî]], [[Farabi]], [[İbn-i Sina]], [[İbn-i Rüşd]] bu çağ ile özdeşleşmiş filozoflardır.
Bu dönemde Doğu medeniyeti, Batı'ya karşı oldukça büyük bir üstünlük kurmuş, özellikle bilimsel ve teknolojik anlamda birçok gelişme göstermiştir. Doğu'da olan gelişmeler Avrupa'ya [[Haçlı Seferleri]] sonucu ulaşmıştır.
 
İslam'ın altın çağında İslam ülkelerinde [[mühendis]]ler, [[bilgin]]ler, [[tüccar]]lar; [[sanat]]a, [[tarım]]a, [[ekonomi]]ye, [[sanayi]]ye, [[hukuk]]a, [[edebiyat]]a, [[gemi]]ciliğe, [[felsefe]]ye ve [[bilim]]e ve [[teknoloji]]ye eski adetleri koruyup yenilerini ekleyerek katkıda bulundu.<ref name="Turner">Howard R. Turner, ''Science in Medieval Islam'', University of Texas Press, [[November 1]], [[1997]], ISBN 0-292-78149-0, pg. 270 (book cover, last page)</ref> [[Antik felsefe]]nin yazılı eserleri Arapça'ya çevrildi. Çinlilerle yaptığı savaşlar ve diğer ilişkiler sırasında Araplar, kağıt üretim tekniklerini öğrendiler; [[parşömen]] yerine kağıt kullanımı sayesinde yazılı eserler daha kolay yayıldı. Matematikte Hintlilerden alınan sıfır ve ondalık sistemin keşfi sayesinde matematiğe ilgi arttı; aritmetik sıradan insanların anlayabileceği ve günlük yaşamda kullanabileceği duruma geldi. Matematik ve aritmetiğin yanısıra [[trigonometri]] gelişti. Gözlemevleri inşa edildi; optik bilimi ve kimya gelişti.
 
== Nedenleri ==
[[Dört Halife]] ve [[Emeviler]] dönemlerinde [[Atlas Okyanusu]]'ndan [[Hindistan]]'a kadar uzanan büyük bir coğrafyanın tamamı İslam Devleti'nin egemenliğine girmiş; elde edilen ganimetler ve fethedilen yerlerden toplanan vergiler bir servet birikimi yaratmıştı. [[İpek yolu|İpek]] ve [[Baharat Yolu]] ile Akdeniz ticaretinin İslam Devleti'nin kontrolü altına girmesi iletişim imkanlarını arttırmıştı. Devletin sınırlarının Mezopotamya ve Suriye’ye ulaşması ile Helenistik, İran ve Hint kültürleri ile karşılaşan ve bu farklı kültürlere ilgi duyan Müslüman bilim adamları, sanatçılar ve filozoflar kervanlarla daha kolay ve güvenli seyahat edebiliyorlardı. Ekonomik gücün ve iletişim olanaklarının yarattığı avantaj, İslam'ın Altın Çağı'nı başlattı. Abbasiler devrinde, Emeviler'in cihad anlayışının büyük ölçüde terk edilmesi ve Arap olmayanlarla daha içiçe yaşamaya başlanması da Altın Çağın başlamasında etkili oldu.<ref name=tural>{{web kaynağı|soyadı1=Tural|ad1=Murat|başlık=Mezopotamya ve Suriye'nin Fethi2nin Abbasilerdeki Tercüme Devrine Katkısı|url=https://jasstudies.com/Makaleler/192314601_15tural_murat_mTT-229-247.pdf|yayıncı=The Journal of Academic Social Science Studies Cilt 5, Sayı 3, Haziran 2012|erişimtarihi=28 Mayıs 2018}}</ref><ref>https://jasstudies.com/Makaleler/192314601_15tural_murat_mTT-229-247.pdf</ref>
 
== Gelişimi ==
; Abbasiler'in çeviri faaliyetleri
Emeviler döneminde bazı kişisel gayretler ile başlayan tercüme hareketleri Abbasi halifesi [[Mansur]] zamanında hız kazandı. İlk önce bir tercüme bürosu ve kütüphane olarak Bağdat'ta faaliyete başlayan Beytü'l Hikme zamanla yeni işlevler üstlenerek bir kültür merkezi halini aldı.<ref name=gazi>{{web kaynağı|soyadı1=Erdem|ad1=Gazi|başlık=İslam Kültür Tarihinin İlk İlimler Akadmesi:Beytü'l Hikme|url=http://dergipark.gov.tr/download/article-file/52133|yayıncı=Dini Araştırmalar, Cilt : 16, Sayı : 42, Ocak - Haziran 2013|erişimtarihi=28 Mayıs 2018}}</ref> Başta fen ilimleri alanında olmak üzere bir çok alanda Antik Yunan, Hint ve İran medeniyetlerinin üretilmiş eserler Arapça'ya çevrildi. Arap asıllı olmayan çevirmenler çeviri faaliyetlerinde ön plana çıktı. Abbasi halifeleri çalışmaları devlet desteği ile teşvik etti. Bunda, kültürel alanda ön plana çıkan diğer devletlerin nüfuzunu kırma arzusu da rol oynadı.<ref name=tural/> Abbasi Halifelerinden özellikle [[Harun Reşid]] zamanında tercüme çalışmaları daha sistemli bir halde sürdürüldü. Kimya biliminin kurucusu [[Câbir bin Hayyan]] bu devirde sarayın kimyacısı olarak çalıştı. "''Kitap ül Zühre''" (Venüs’ün Kitabı)" adlı eserini Harun Reşid için yazdı.
 
Beyt'ül Hikme, en olgun devrini Halife [[Memun]] döneminde yaşadı. İlk İslam filozofu sayılan Kindî, Halife Memun döneminde Beytü'l Hikme'deki çalışmalara katılarak Süryanice ve Yunancadan yapılan tercümelerin Arapçaya aktarılması esnasındaki felsefi kavramları gramer kuralları bakımından incelenmesi işine baktı.<ref name=tural/> Çağının en önemli matematik ve astronomi bilgini [[Harezmi]] de Beytü'l Hikme'nin kütüphanesinde görev yapan bilim insanlarındandı; bir coğrafya ansiklopedisi olan "''Kitab-ul- Cebri ve-l Mukabele''" adlı eserini Halife Memun için yazdı. Beyt'ül Hikme, Moğolların 1258'de Bağdat'ı istila etmesine kadar varlığını ve faaliyetini sürdürdü. Ancak Memun devrinden sonra eskisi kadar canlı bir tercüme uğraş görülmedi.
;Diğer Doğu İslam devletleri
Abbasiler devrinde İslam Devleti'nde ilim ve felsefe ilerlemekte iken dinî muhalefet hareketleri ve siyasi parçalanma başlamış;<ref name=robert>{{web kaynağı|soyadı1=Mantran|ad1=Robert|başlık=İslam'ın Yayılış Tarihi|url=http://kitaplar.ankara.edu.tr/dosyalar/pdf/606.pdf|yayıncı=Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları, 1969|erişimtarihi=28 Mayıs 2018}}</ref> toprakları üzerinde Afrika'da Aglebiler, Mısır'da [[Tolunoğulları]] ve [[Fatimiler]], Suriye ve Mezopotamya'da Hemedâni, doğuda [[Tahiriler]] ve [[Samaniler]] gibi küçük devletler, emirlikler meydana gelmişti. Dünyanın kesintisiz eğitim veren en eski üniversitesi kabul edilen [[Karaviyyin Üniversitesi]] henüz 9. yüzyılda iken Fas'ta kuruldu. Hemedânilerin başşehri olan [[Halep]], Fatımiler'in kurduğu Kahire, 10. ve 11. yüzyıllarda kültürde Bağdat şehrinden daha ileri gitti; doğuda da [[Gazneli Mahmud]]'un sarayı önemli bir edebiyat ve bilim merkezi oldu.<ref name=cavit>{{web kaynağı|soyadı1=Sunar|ad1=Cavit|başlık=İslam Felsefesi Dersleri|url=http://kitaplar.ankara.edu.tr/dosyalar/pdf/586.pdf|yayıncı=Ankara Fakültesi İlahiyat Fakültesi Yayınları, 1967|erişimtarihi=28 Mayıs 2018}}</ref> İslam düşüncesinin iki büyük adamı Gazneli Mahmud'un yanında yaşadı: şair [[Firdevsî]] ve astronomi, tıp, matematik alanlarında önemli eserler vermiş bilim adamı; [[Biruni]].<ref name=cavit/>
;Endülüs
Abbasiler halifeliği ele geçirince Endülüs'e kaçıp kendini Endülüs emiri ilan etmiş (756) olan Emevi sülalesinden Abdurrahman [[Kurtuba]]'yı başkent ve bir bilim merkezi yapmıştı. 10. yüzyılda Endülüs halifesi [[II. Hakem]] döneminde ilim ve sanat alanında önemli gelişmeler yaşandı. Kahire'daki [[El-Ezher Üniversitesi|el-Ezher]] ve Bağdat'taki [[Nizamiye medreseleri]]nin batıdaki muadili olacak olan, Asya, Afrika ve Avrupa’nın her yerinden, her dinden kimselerin geleceği Kurtuba Medresesi'ni kurdu.<ref name=budak>{{web kaynağı|soyadı1=Budak|ad1=Muhammed Ali|başlık=Batı Kaynaklarına Göre Endülüs Medeniyeti’nin Eğitim Ve Bazı Bilim Alanlarında Avrupa’ya Katkılar|url=http://dergipark.gov.tr/download/article-file/282232|yayıncı=Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı:23, Yıl: 2016/1|erişimtarihi=28 Mayıs 2018}}</ref> O dönemde Avrupa'da bulunmayan eski Yunan bilgilerini Endülüs'e Bağdat ve Şam gibi büyük eğitim merkezleriyle olan bağlar sayesinde aktarıldı. Eski Yunan eserlerinin Müslümanlar, Yahudiler ve Hıristiyanlar tarafından yapılan yorum ve araştırmaları da Arapça’ya çevrildi. Bu çevriler de daha sonra Arapça konuşan Hıristiyanlar tarafından Latince'ye çevrildi. Bu çalışmalar Latin bilimini yeniden canlandırıp, Rönesans’ın temellerini attı.<ref name=budak/> Tıp, optik, fizik, astronomi, matematik ve kimya alanında Endüüs Emevi topraklarında önemli keşifler yapıldı .
 
== Bilim insanları ==
 
</gallery>
 
 
== Kaynakça ==
11.284

değişiklik