"Bâtınîlik" sayfasının sürümleri arasındaki fark

(anlam ayrımı sayfasına yönlenen bağlantı düzeltme AWB ile)
==== Moğollar’ın hezimete uğramaları ve Olcaytu’nun Sünniliği kabulü ====
[[İmamiye Şiası]]’ın başına getirilen Cemâl’ed-Dîn İbn-i Mûtahhar’ın “Nehc’ûl-Hâk” ve “Minhâc’ûl-İstikâme fî İsbât’ûl-[[İmamiyye]]” gibi eserleri [[İlhanlı]] saraylarında ve bilhassa da [[Olcaytu]]’nun üzerinde çok derin tesirler oluşturmuştu.<ref>''Habib’üs-Siyer'', Cilt 3, Sayfa 112.</ref> [[Şia|Şîʿa]]’nın [[İlhanlılar]]’ın himâyesinde kuvvetle [[Sünnî]]liğe yüklendiği bu devirde, Birleşik Moğol-Haçlı ordularını Suriye’de dağıtan Mısır’ın Türk asıllı [[Kölemen]] ''([[Memlûk Sultanlığı|Memlük]])'' Sultanı [[Nasır Muhammed bin Kalavun|Kalavun’un oğlu Emîr Nasr’ûd-Dîn]]’in yanında savaşlara katılan, ve itibarını bir hâyli arttıran zamanın en büyük müçtehidi [[Selefiyye|Selefî]] [[İbn-i Teymiyye|Şeyh’ûl-İslâm Takiy’ûd-Dîn İbn-i Teymiyyet’ûl-Harrânî]] de yayınlamış olduğu eseri “Minhâc’ûs-[[Sünnet|Sünne]]” ile [[Şiî]]lerin hamlelerine karşı bir mukabelede bulunmaktaydı. Moğollar’ın sürekli tecavüzleriyle itibar kaybına uğrayan ve Şiîlik karşısında çok güç bir duruma düşen Anadolu Sünnîliği, bu durumdan endişe duyan uç beylerinden Karamanlı Nur’ed-Dîn Muhammed Bey,<ref>Hayrullah Efendi, ''Hayrullah Efendi Tarihi,'' Cilt 3, Sayfa 15.</ref> Tekeli Türkmenleri Reisi ve Antalya Emîri Seyf’ed-Dîn Mahmud bin Sarim’ed-Dîn Teke, ve Kosan Oğlu Nur’ed-Dîn Altun Bey gibi uç beylerinin gayretleriyle oluşturulan büyük bir ordu ile Konya ve havalisindeki Moğollar’ın tamamını hezimete uğratmağa ve buradan sürmeğe muvaffak oldu. Bu büyük yenilgi karşısında son derece sarsılan vezir Sâd’ed-Dîn Alevî Kazvinî’de kaderinden vefat etti. Cereyan eden bu hâdiseler üzerine [[Olcaytu]] da Şiîliği terk ederek [[Sünnî]]liği kabul etmek zorunda kaldı.<ref>Hüseyin Hüsamettin Efendi, ''Amas’ya Tarihi,'' Cilt 2, Sayfa 469.</ref> Moğollar’ın uğradıkları bu ağır mağlubiyetten sonra bütün râfizî âlimleri de birer birer İlhanlı saraylarından ayrılmağa başladılar. [[İmamiye Şiası]]’ın Reisi Cemâl’ed-Dîn İbn-i Mûtahhar da Hille’ye çekildi.
 
==== Alevi tekkelerin hükûmetler üzerindeki itibârları ====
[[İmamiyye]]’nin ulularından addedilen “Seyyid Kıvâm’ed-Dîn Mer’aşî”, Şiîliğin en kuvvetli câzibe merkezi olarak hizmet veren ve Horasan kıt’asının merkezî konumunda bulunan Âmûl kentindeki tekkesinden, bütün “[[Şîʿa]]-i Bâtın’îyye” hareketlerini denetim altında tutmaktaydı. Bu devirde Horasan Valisi olan “Efrasiyab” da derviş elbisesi giyerek Seyyid Kıvâm’ed-Dîn Mer’aşî’ye intisap edenler arasında yer almıştı. Fakat daha sonra Seyyid Kıvâm’ed-Dîn’in yükselen şöhreti karşısında kaygılanan öteki Âmûl âlimleriyle ittifak kurarak neyfedilmek üzere Kıvâm’ed-Dîn’i hapsettirdi. O gece Efrasiyab’ın veliâhtı Seyf’ed-Dîn’in aniden vefat etmesi halkın Seyyid hakkındaki i’tikatlarının daha da kuvvetlenmesine sebep oldu. Halk zindana hücum ederek Seyyid Kıvâm’ed-Dîn’i oradan kurtarıp başlar üzerinde taşıyarak “Rabo” köyündeki tekkesine getirdiler. H. 730 / M. 1330 tarihinde ise Kıvâm’ed-Dîn’nin üzerine Efrasiyab komutasında hücuma kalkan “kuvayi te’dibiye” de ağır bir yenilgiye uğradı. Bu müsademede Efrasiyab ile birlikte bulunan üç oğlu da Seyyid’in müridleri tarafından öldürüldü. Üç yüz dervişiyle birlikte [[Mazenderan]] dağlarının en sarp yerlerine çekilen “Seyyid Kıvâm’ed-Dîn Mer’aşî” o yörelerin mutlak hâkimi oldu.<ref>Hayrullah Efendi, ''Hayrullah Efendi Tarihi,'' Cilt 4, Sayfa 22. (Seyyid Zâhir’ed-Dîn’in [[Taberistan]] tarihinden naklen.)</ref>
Anonim kullanıcı