"Ankara (isim)" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzeltme AWB ile
(düzeltme AWB ile)
== Arapça kaynaklarda ==
[[Dosya:Ankara rijkmuseum.jpeg|200px|thumb|right|[[Ankara Kalesi]], "Kal'at üs-Selâsil" veya "Kaleyi Selasil" olarak bilinirdi.]]
Ankyra, Araplar tarafından 8'inci yüzyılda iki kere ele geçirilmiş, her ikisinde de Bizanslılar tarafından geri alınmıştır. 7-11'inci yüzyıl arasındaki Bizans-Arap mücadelesi ile ilgili [[Epik şiir|epik]] Bizans şiiri [[Digenis Akritis]] (9 ve 10.yy'dan yüzyıldan kalma), "Ankyra" kalesinden bahseder.<ref>{{Kitap kaynağı| başlık=ADigenis Akritis | yazar=Elizabeth Jeffreys | yayımcı=Cambridge University Press | yıl=1998 | sayfa=3 | url=http://books.google.com/books?id=Gd4ifVQxKtwC&pg=PA3&vq=ankyra&dq=Digenis+Akritis+ankyra&source=gbs_search_s&cad=0 | erişimtarihi=3-Şubat-2009}}</ref>
 
Bu mücadele Araplar tarafından da [[Battal Gazi Destanı]]'nda anlatılmıştır.
Engürü ve Engüriye adları Osmanlı döneminde de kullanılmaya devam edildi. [[Osmanlı İmparatorluğu|Osmanlı Devleti]]'nin kuruluş yıllarını anlatan [[Tevarih-i Al-i Osman]]'da, [[Tatarlar]]a karşı savaşmak için [[Ertuğrul Bey]]'in [[I. Alaeddin Keykubad]]'a yardımını sunmasının karşılığı olarak, kendisine [[Söğüt, Bilecik|Söğüt]] bölgesinin verildiği, bunun üzerine Ertuğrul Bey ve [[aşiret]]inin yürüyüp Engüri'ye gittikleri yazar.<ref>"Sultan Alâaddin Karaca Hisar ile Bilecük arasında Sögüdi bunlara yurt gösterdiler. Domalıc Dağını ve Ermeni Belini. Bunlara yayla verdiler. Sarı Yatı atasına geldi. Bu habarı verdi. Er Dunrıl Gazi dahı kabul etdi. Ol vaktin yürüb Engüriye geldiler." {{Web kaynağı | url = http://www.atsizcilar.com/asikpasaoglu-ahmet-asiki_tevarih-i-ali-osman2-11.htm | başlık = Bâb-ı Esâmî-i Nesl-i Âl-i Osman | erişimtarihi = 26-12-2008 | arşivengelli = evet}}</ref>
 
[[Evliya Çelebi]], [[Seyahatname (Evliya Çelebi)|seyahatnamesinde]] (1648) şehre Engürü denildiğini belirtirken "Padişah defterhanesinde adı Ankara’dır." diye ekler.<ref name="Evliya"/>. Örneğin, 16. yy'ayüzyıla ait çeşitli resmî evraklarda Ankara (انقره) adı geçmektedir.<ref>{{Web kaynağı | url = http://www.yesevi.edu.tr/bilig/biligTur/pdf/29/6_29.pdf | başlık = XVIII. Yüzyılın İkinci Yarısında Ankara Sancağındaki Mâlikâne-Mukataalara Dair Bazı Bilgiler | erişimtarihi = 12-15-2008 | yazar = Deniz KARAMAN | arşivurl = http://web.archive.org/web/20120303061046/http://www.yesevi.edu.tr/bilig/biligTur/pdf/29/6_29.pdf | arşivtarihi = 3 Mart 2012}}</ref><ref>{{Dergi kaynağı| yazar=Erdoğan, E. | yıl= 205 | dergi=Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi | sayfalar= 249-262 | başlık= Tahrir defterlerine göre Ankara sehri yerleşimleri | url= http://www.kefad.gazi.edu.tr/2005.1/249-262.pdf.pdf }}</ref> Aşağıda sikkelerle ilgili bölümde görüleceği üzere, [[II. Beyazıd]] döneminden itibaren darp edilen [[Madenî para|sikkelerde]] Ankara adı kullanılmaya başlanmıştır.
 
Ankara'nın resmî ad olmasına rağmen, halk arasında Engürü olarak bilinirdi.
Kezâ, Evliya Çelebi, 1648'de Ankara ziyaretinden bahsederken, gençliğinde "Engürüde Er yatır/Rumda Sarı Saltık" diye [[şarkı]] söylediğini belirtir.<ref>{{Kitap kaynağı| yazar= Robert Dankoff| başlık=An Ottoman Mentality |yayinevi=BRILL|sayfalar=43| yıl= 2004 |url= http://books.google.com/books?id=6ZRx2UZOtFkC }}</ref>
 
17. yy'dayüzyılda yaşamış [[Karacaoğlan]] da bir [[türkü]]sünde "Çıktım seyreyledim [[Niğde]]’yi [[Bor, Niğde|Bor]]’u / Acap gezsem ela gözlüm var m’ola / Güzeller durağı [[Tokat (il)|Tokat]], Engür’ü / Acep gezsem ela gözlüm var m’ola" der.<ref>{{Web kaynağı | url = http://turkoloji.cu.edu.tr/CUKUROVA/sempozyum/semp_2/gunay.pdf | başlık = XVII. yüzyıl şairi Cukurovalı Karacaoğlan ile ilgili bir değerlendirme | erişimtarihi = 26-12-2008 | arşivengelli = evet}}</ref>
 
Halk edebiyatındaki "Engürü" kullanımına karşın, [[İstanbul]]lu olan [[Kâtip Çelebi]], [[Takvîmü't-Tevârîh]]'te (1648) "Ankara" kelimesini kullanmıştır.
620.615

değişiklik