"Slav mitolojisi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
(→‎Kozmoloji: düzeltme AWB ile)
=== Folklorik (halk bilimsel) kanıtlar===
HıristiyanlıkHristiyanlık, 7. ve 12. yüzyıllarda şehirlerde ve kalelerde yaşayan Slav toplulukları arasında elit bir din olarak ortaya çıkmıştır. Ortaçağ Slav halkının kırsal kesimde yaşayan ve çoğunluğu oluşturan kesimi arasında eski inanışlar gücünü devam ettirmiştir. HıristiyanHristiyan rahip ve keşişler özellikle Rusya’da yüzyıllarca ''dvoeveriye'' (çift inanış) ile mücadele etmiştir. Bir yandan köylüler ve çiftçiler hevesli bir şekilde, vaftiz olmayı, ayinleri ve HıristiyanHristiyan bayramlarını kabul etmişler diğer yandan da eski tanrıların ve mitlerin temellerinin dayandığı şeyler unutulduğunda bile pagan kültlerine tapınmaktan ve ayinlerini yerine getirmekte ısrar etmişlerdir.
 
Basit bir köylünün bakış açısına göre HıristiyanlıkHristiyanlık, eski Slav inançlarının yerine geçemezdi, ancak ona ekleme olabilirdi. HıristiyanlıkHristiyanlık, öldükten sonra kutsanmış bir ahiret hayatı ve kurtuluş umudu vadediyordu ama bu dünyadaki kurtuluş için, sığırların korunması ve yıllık hasadın iyi geçmesi için, bereket inanışları ve koruyucu tanrılarıyla eski din gerekliydi. Bu, kilisenin gerçekten hiç çözemediği bir problemdi; en iyi ihtimalle kültteki tanrının yerine geçmesi için bir aziz ya da şehit ortaya çıkarabilirlerdi ama kültün kendisi zaten çok kapsamlıydı, tıpkı doğa olaylarının açıklandığı mitolojik bakış açısının olduğu gibi.
 
Aslında Slav halk inanışı paganizmi diriltmeye yetecek en zengin kaynak olsa da bu inanış orijinalliğini ve kutsallığını büyük ihtimalle kaybetmiştir. İnsanlar gelenek böyle olduğu için, bir hikâyenin anlatış şekli, bir festivalin nasıl kutlanacağı ya da bir şarkının nasıl söyleneceği üzerine kafa yormazlar. Eski tanrıların kültleri, Hristiyan azizlerin [[idol]]leriyle ve eski bayramlar da yeni HıristiyanHristiyan bayramlarıyla harmanlanmıştır.
 
Bu, akademisyenlerin folklorun kendi yapısını incelemelerine neden olmuştur ve yeniden inşa ettikleri kayıp mitolojiler yoluyla yöntembilimler tasarlamışlardır. Folkloru burada kabaca ikiye ayırabiliriz:
 
* [[Baba Yaga]], [[Ölümsüz Koşey]], [[Alkonost]], [[Jar-ptitsa]] ve [[Zmey]] gibi çeşitli yaratıklar ve fantastik karakterler hakkındaki peri masalları; Rus [[bogatır]]’ları gibi efsanevi kahramanlar hakkında epik şarkı ve masallar; [[domovoy]], [[liho]], [[vilas]], vampirler, [[vodyanoy]] ve [[rusalka]] vb. gibi kötü ruhlar hakkındaki batıl inanışlar. Bu masalların ve inanışların çoğu oldukça eski olabilir hatta mitsel yapıdan ögeler de içerebilirler. Ama asla kendileri mit değildir çünkü derinlikten, kutsal anlamdan ve dini yönden yoksundurlar. Daha da önemlisi Slav halk toplulukları arasında büyük farklılık göstermeye eğilimlidirler.
* Bazı HıristiyanHristiyan festival kutlamaları ve çeşitli Hristiyan azizlerine dair popüler inanışlar. Eski tanrıların izleri, pek çok Slav ülkesinde Perun’un yerini [[İlyas]]’ın almasında ve [[Meryem Ana]], [[Vitus]],[[Aya Yorgi]], [[Sebasteli Vilas]] ve [[Aziz Nikolas]] gibi diğer pek çok azizin kültünde de görülebilir. Eski inanışlar ayrıca baharda kutlanan Yarilo ve yazın kutlanan [[İvan Kupala]] gibi festivallerde de kendisini gösterir. Bu iki festivalin de HıristiyanlıklaHristiyanlıkla çok az bağlantısı vardır ve büyük ölçüde HıristiyanlıkHristiyanlık öncesi ritüeller içerirler. Bu bayramlar, onları hala kutlayan insanlar için dini öneme ve kutsallığa sahiptir. Sorun ise, HıristiyanlıkHristiyanlık öncesi din unsurlarının günümüz Hristiyanlığıyla harmanlanmasıdır.
Orijinal Slav mitolojisi araştırmaları tam bir iz sürme işidir ve [[semiyotik]], [[dilbilimi]], [[filoloji]], [[etnoloji]] ve karşılaştırmalı mitoloji gibi çeşitli bilim dallarının etkin olarak bilinmesini gerektirir. Folklor kanıtları sadece şarkılar ya da masallar olarak değil izler ve semboller düzeyinde de yapısal olarak ele alınmalıdır. Bu işaretlerin her biri karakterlerin veya mekân isimlerinin sahip olduğu basit anlamlardan daha derin anlamlar barındıran anahtar kelimelerden oluşur. Sembollerin önemli yönlerinden biri onları değiştirmenin neredeyse imkânsız olmasıdır: isimler değişebilirken, yapıları aynı kalabilmektedir. Anahtar kelimelerin kaybolması ya da değiştirilmesi, sembolün değişmesine neden olur ki bu da daha sonradan metnin iç mantık yapısını çürütür ve tüm masalı anlamsız kılar. Masal, daha sonra unutulur çünkü onun nesilden nesle geçirilmesini sağlayan [[motif]] –ya da mantık- kaybolmuştur. Örneğin daha önce de belirtildiği gibi Slav gök gürültüsü tanrısı Perun, HıristiyanHristiyan halk kültüründe çoğunlukla İlyas (Elijah) ile ilişkilendirilir. Bu tanrı, Rus ve Belarus halk masallarının bazılarında Çar Ogin (Çar Alev) ya da Grom (gök gürültüsü) gibi çeşitli peri masalı karakterlerine indirgenirken, bazen [[Aziz Michael]]’le hatta bazen de HıristiyanHristiyan tanrısıyla bile özdeşleştirilir. İsmindeki değişiklere rağmen, Perun’u eski mitolojik metinlerde geçen bir sembol olarak tanımlamak için anahtar kelimeler her zaman var olmuştur: Perun, her zaman ''gore''dir (yukarıda, üstte, yüksekte, bir dağın tepesinde ya da semadadır; göksel bir tanrıdır ve aynı zamanda Slav panteonun en ulu tanrısıdır.); o ''suh''’tur (kurudur, gök gürültüsü ve ateş yakan şimşek tanrısıdır); o ''strelas''ı, ''kamen''i, ''molnija''sı ile (ok, taş, şimşek. Silahı elbette şimşeklerdir ve onları o kadar güçlü fırlatır ki kayaları yerle bir eder.) ''treska'', ''razbija'', ''goni'', ''ubija''’dır (yıldırım düşüren, bölen, gözeten, öldürendir; Perun gök gürültüsünün ve fırtınaların tanrısıdır, yok edici ve hiddetlidir). Perun’un gerçek ismi uzun zaman önce unutulsa da bu kelimeler, folklorik eserlerde sık rastlanan anahtar kelimelerdir. Sonuç olarak bu sembolün yapısı, kendi sembollerinin yapısında da benzer özellikleri paylaşan HıristiyanHristiyan dininin ve daha sonraki halk kültürlerinin benzer karakterleriyle Perun’un özdeşleştirilmesini mümkün kılmıştır.
 
Benzer bir yöntembilim izleyerek, Hint-Avrupa mitolojileriyle (özellikle [[Baltık Mitolojisi]]yle) paralellikler bularak ve zaman zaman da Slav paganizmi kayıtlarındaki ipuçlarına başvurarak bazı mitler yeniden inşa edilebilir. Özellikle Rus filologlar [[Vladimir Toporov]], [[Vyaçeslav Vsevolodoviç İvanov]] ve Hırvat bilim adamları [[Radoslav Katičić]] ve [[Vitomir Belaj]]’ın yaptıkları araştırmalarla son 30 yılda Slav mitolojisindeki mitleri yeniden inşa etme alanında kayda değer bir ilerleme sağlanmıştır. Rus akademisyen [[Boris Uspenski]]’nin ve Sırp filolog ve etnolog [[Veselin Čajkanović]]’in yaptığı çalışmalar da oldukça değerli bilgiler içerir. Fakat folklorun eleştirel olmayan yorumu ve mitlerin başarısız bir şekilde yeniden oluşturulması aşağıda açıklanacağı gibi bazı sonuçlar doğurabilir.
Slav mitolojisiyle çalışırken, kaynakların geçerliliği veya sahteliği konusunda hiç kimse yeteri kadar dikkatli ya da eleştirel olamaz. [[Rönesans]]’tan bu yana eski Slavların inanışları üzerine akademik ilgi sürekli artmıştır ve bu ilgi karışıklıkları, hataları, yanlış yorumlamaları ve mitlerin yeniden inşasındaki mantıksızlıkları da beraberinde getirmiştir.
 
20. yüzyılın ortalarına kadar folklor kaynaklarını yorumlayabilecek geçerli bir yöntembilim geliştirilmemiştir. Çok seyrek olarak ortaya çıkan tarihi ve arkeolojik kazılar da asılsız iddialar için biçilmez kaftan haline gelmiştir. Slav düğün müziklerindeki anlamsız haykırışlardan kurgulanan [[Lada]] ve [[Lado]] tanrılarının aşkı, yanlış yorumlamanın en iyi örneklerinden biridir. [[Koleda]] ve Kupala gibi tanrılar popüler Slav halk bayramlarının yanlış yorumlanmasıyla ortaya çıkmıştır. Aslında Koleda, noel ilahisi söyleyen şarkıcıların geçit törenlerine verilen adın Slav dilindeki karşılığıdır. Kupala isminin kaynağı ise anlamı “yıkanmak” olan ''kupati'' kelimesidir. HıristiyanHristiyan kaynakları bunun [[İvan Kupala’danKupala]]’dan ([[Vaftizci Yahya]]’dan) geldiğini iddia etse de bu iddia, Kupala festivalini pagan bayramı olarak yorumlamayanların iddiası kadar asılsızdır. Festival, pek çok Slav ülkesinde ve hatta Fransa ve İtalya gibi batı ülkelerinde de yaz gündönümünde kutlanır. Bu gelenekler HıristiyanlıkHristiyanlık öncesi inanışlardan izler taşısa da, sadece isimlere bakarak tanrılar yaratmak kayıp inanışları yeniden oluştururken geçerli bir yöntem değildir.
 
Thiethmar’ın tarihi Vend paganizmi tanımının yanlış yorumlanması sonucu tanrı Svarožič ve heykelinin bulunduğu şehir Radegast, birbiriyle karıştırılır. Radegast adının kolayca ''“Aziz misafir”'' olarak yorumlanabilmesi, onu Slav misafirperverlik tanrısı olarak zannedilmesine neden olmuştur. Bunun gibi, bir tanrıyı Helmod’un eserinde bahsedilen uğursuz isimli Çernobog (Kara Tanrı) ile özdeşleştirmek, aslında hiç olmayan [[Belobog]] (Beyaz Tanrı)’un ortaya çıkmasına yol açmıştır. Belobog ismine hiçbir güvenilir kaynakta rastlanmaz, ama sadece Çernobog var diye buna karşıt bir tanrı yaratılmıştır. Bu da Slav mitolojisi çalışmaları için bilimsel bir yaklaşım olarak görülemez, ama sözde Belobog ve Çernobog ikiliği üzerine sayfalarca çalışma yapılmıştır. Bugün, çoğu kitap ve akademik çalışma nedeniyle Slavların bu iki tanrıya ibadet ettiği artık kanıksanmıştır.
Bilgi kirliliğinden ve yanlış yorumlamalardan daha tartışmaya açık olan konu ise kasıtlı yapılan sahteciliklerdir. 19. ve 20. yüzyıllarda çeşitli romantik, milliyetçi ve modern çağda ise neopaganik hareketlerle şişirilmiş Slav mitolojisine ilgi artmıştır. Antik mitoloji kurguculuğu, kendi topluluklarını teşvik etmek amacıyla bir müddet çeşitli sosyal gruplar arasında bir çeşit hobi haline bile gelmiştir. Örneğin, runik alfabeyle yazılmış bir kitabesi olan Slav tanrı heykelleri ya da tüm Slav panteonunu çiçek toplarken ya da şenlik ateşinin etrafında dönerken tasvir eden halk şarkıları ve masallar “keşfedilmiş”tir.
 
Slav mitolojisine dair pek çok referans barındıran ve pek çok akademisyen tarafından yanlışlarla dolu olduğu düşünülen [[Veda Slovena]] kitabı, Bulgar halk şarkılarının sahte uyarlamalarıyla oluşturulmuştur. En son örneklerden biri ise, eski Slav dini hakkında güvenilir bilgiler içerdiğini iddia eden, Slav halkının HıristiyanlaştırılmadanHristiyanlaştırılmadan önce herhangi bir alfabeye sahip olduğu kanıtlanamamışken, [[Kiril alfabesi]]yle (alfabe, kardeşi Methodius ile birlikte Slavları HıristiyanlaştırmakHristiyanlaştırmak için kuzeye gönderilen ve onlara ilk yazı sistemini kazandırmış Aziz Kiril’in ismiyle anılır.) yazılmış olan [[Veles Kitabı]]’dır. Günümüzde bazı Slav neopaganlar bu kitabı kutsal kitap olarak kullanırlar ve kitabın özgün olduğu konusunda ısrarlıdırlar. Fakat huş ağacı kabuklarına yazıldığı düşünülen orijinal kitap, (tabii gerçekten var olduysa) kaybolmuştur. Bu yüzden kitabın günümüzde gerçek olduğunu kanıtlayabilecek veriler yoktur.
 
== Takvim ve festivaller ==
Slav mitlerinin mevsimlere göre kutlanan festivallerden oluşan ve kendini tekrar eden, periyodik bir yapısı vardır. Bu yüzden mitolojiyi anlayabilmek için önce Slav takviminin işleyişini anlamak önemlidir. Arkeolojik ve folklorik izlere dayanarak HıristiyanlıkHristiyanlık öncesi Slav takviminin bazı ögelerini özellikle de başlıca şenlikleri yeniden inşa etmek mümkündür:
 
* Takvim ay yılına göre düzenlenmiştir ve yılbaşı Mart ayının ilk günlerine rastlar. Takvim bu açıdan yapısını daha iyi bildiğimiz diğer Hint-Avrupa takvimlerine benzer. Eski yılın son gününe ''Velja Noc'' ya da ''Velja Notj'' (Büyük Gece) ve yeni yılın ilk gününe ''Velik Dan'' ya da ''Velikŭ dĭnĭ'' (Büyük Gün) adı verilebilir. HıristiyanlıktanHristiyanlıktan sonra bu isimler [[Paskalya]]’ya geçmiştir. Paskalya, [[Ortodoksluk]] mezhebine mensup Slav ülkelerinde Velik Dan (Büyük Gün) olarak bilinirken, [[Katolik]] Slavlarda Velika Noc (Büyük Gece) olarak bilinir. Bu festival, paganik dönemde [[Cadılar Bayramı]]’na muhtemelen çok benziyordu. Bazı insanlar ([[Şaman]]lar) garip maskeler ve koyun postları giyerek etrafta dolaşırdı. Çünkü Büyük Gece’de ölmüş ataların ruhlarının yaşayan akrabalarıyla yeni yılı kutlamak için yeryüzüne geldiklerine ve köylere girdiklerine inanılırdı. Sonuç olarak yılın son gününün ilahı büyük olasılıkla ölüler diyarı tanrısı Veles’ti.
* Bitkilerin ve bereketin tanrısı [[Jarilo]]’ya adanmış büyük bir bahar festivali vardı. Bu günde genç kızlar ve erkeklerden oluşan alaylar yeni hayatın sembolü olan yeşil dallar ya da çiçekler taşıyarak köyde dolaşırlardı. Evden eve giderek şarkılar söylerler ve her evin hane halkını bereket ritüelleriyle kutsarlardı. Genellikle ata binen alayın lideri, Jarilo’yla özdeşleştirilirdi. Daha sonra Paskalaya’ya da geçen ve aynı zaman da yeni hayatın da sembolü olan pisanki ya da süslenmiş yumurta geleneği de bu festivalle ilişkilendirilir.
* Yaz gün dönümü festivali günümüzde Pust, Ivanje, Kupala ya da Kries gibi çeşitli isimlerle bilinir. Festival, neredeyse tamamen büyük bir düğün gibi kutlanırdı ve tarihi kaynaklardaki bazı işaretlere göre büyük olasılıkla festivali bir seks partisi izlerdi. Bir önceki gece oldukça çok yemek yenir ve içki içilir, büyük bir şenlik ateşi yakılır ve gençler ateşin etrafında el çırpıp şarkı söylerler ya da üstünden atlarlardı. Genç kızlar çeşitli çiçeklerden ya da festival için kutsal bir bitki olan aşk merdiveni çiçeğinden çelenkler yaparlar ve onları nehre atarlardı. Daha sonra da çelengin nereye ve nasıl yüzdüğüne bakarak birbirlerine nasıl evleneceklerini söylerlerdi. Bu gecede törensel yıkanma geleneği oldukça önemliydi ve bu yüzden Kupala adı (Kupati=yıkanmak fiilinden) kilisenin daha sonradan bu bayram için seçtiği Vaftizci Yahya (Slav dillerinde: Ivan Kupala) isminin halk arasındaki çevirisiyle uyum gösteriyordu. Festivalde genel olarak, hasat için ekinleri büyütecek bereket tanrısının kutsal evliliği kutlanıyordu.
* Yaz ortasında, HıristiyanlığınHristiyanlığın kabulünden sonra [[İlyas peygamber]]in (Saint Elijah, Aziz İlyas)anıldığı önemli bir festivale dönüşmüş olan şimşek tanrısı Perun’un anıldığı bir festival vardı. Yılın en kutsal vakti olduğu düşünülürdü ve bazı kaynaklara göre insan kurban etme ayinlerini içeren ritüeller vardı. Hasat muhtemelen bu festivalden hemen sonra başlardı.
* Hasadın bitişinin ne zaman kutlandığı kesin olarak bilinmese de tarihi kaynaklar bununla ilişkilendirilen ilginç bir gelenekten söz eder. Festivalin Ruyana’da (şimdiki adıyla Rügen) Svantevit tapınağında kutlandığı düşünülmektedir. Geleneğe göre insanlar, rahipler tarafından tapınağın önüne yerleştirilen hemen hemen bir insan boyunda, buğdaydan yapılmış büyük bir kekin önünde toplanırlardı. Başrahip kekin arkasına geçip ahaliye kendisini görüp göremediklerini sorardı. Cevap ne olursa olsun, rahip gelecek yıl insanların kekin arkasında kendisini görememelerini, hasadın daha bereketli olmasını vb. dileyerek dua ederdi.
* HıristiyanHristiyan inancının yayılmasıyla birlikte yerini [[Noel]]’e bırakan bir kış dönümü festivali de vardı. Hatta bu yüzden bazı Slav ülkelerinde Noel’in adı “küçük tanrı” anlamına gelen ''Bozich''’tir. Bu sözcük, HıristiyanlıktakiHristiyanlıktaki Noel inancıyla örtüşse de, muhtemelen pagan diniyle bağlantılıdır. Uzun kış gecelerinde yaşlanmış ve zayıflamış eski güneş tanrısının yerine geçen yeni ve genç bir güneş tanrısı bu adla anılır. Eski güneş tanrısı Svarog, yenisi ise Dažbog’tur. Festivalin diğer adı (belki de orijinali) Koroçun’dur.
* Bir Slav milleti olan Sırpların Noel arifesindeki “Badnja Vece” geleneği de HıristiyanlıkHristiyanlık öncesi Slav ritüelleri hakkında bilgi sahibi olmamıza yardımcı olabilir. Bu seremonide meşe ağacı dalları toplanır ve her biri kurdelelerle süslenir. Bir rahip bu süslü dalları suyla, buğdayla (ya da arpayla) ve bazen de cevizle kutsar. İlginç bir şekilde bebek İsa'dan bu tören de söz edilmez. Ritüelin sonunda da bir meşe kütüğü ateşe verilir.
 
== Kozmoloji ==
[[Hint-Avrupa dil ailesi|Hint-Avrupa dilleri]]ni konuşulan ülkelerde oldukça yaygın olan [[Ulukayın]] (World Tree, Hayat Ağacı) inancı Slav mitolojisinde de görülmektedir. Bu ağaç ya bir meşedir ya da bir çeşit çamdır. Ulukayın'ın mitolojik sembolü çok güçlüdür ve Slav halk kültürü yoluyla HıristiyanlaştıktanHristiyanlaştıktan sonra bile yüzyıllarca korunmuştur. Ağaçta evrenin üç katı yer alır. Tepe noktası göğü, semavi tanrıları ve gök cisimlerini; gövdesi ise faniler âlemini temsil eder. Bazen bu iki kat, ölüler diyarını temsil eden ağacın köklerine karşı birleşirler.
 
Üç diyarın tasvirleri Ulukayın’ın üzerine dünyada yer aldıkları şekilde, dikey olarak işlenir. Tanrıların ve fanilerin dünyası, denizle çevrili olan dünyanın merkezinde bulunur. Denizin diğer yakasında ise kuşların kışın göç ettiği yazında geri döndüğü ölüler diyarı uzanır. Pek çok halk kültürü ürününde ''denizi geçmek'' (idit) ve ''denizden gelmek'' (dolazit) ölmek ve dirilmek ile özdeşleştirilir. Bu mitolojik düşünce öbür dünyaya büyük bir su kütlesini geçerek ulaşıldığını söyler. Bunun yanı sıra dünya yatay olarak da rüzgârın dört esiş yönünü (kuzey, güney, batı, doğu) temsil eden dört ana noktaya ayrılmıştır. Dünyanın yatay ve dikey olarak bu şekilde parçalara bölünmesi mitolojik açıdan oldukça önemlidir. Bu ayrımın izleri özellikle üç başlı olan Triglav ve dört başa sahip Svantevit gibi Slav tanrı heykellerinde görülebilir.
=== En yüce Tanrı ===
Modern teoriler en yüce tanrının [[Rod]] ya da [[Svarog]] olduğunu ileri sürer. Tarihi kaynaklarda ise farklı Slav kabilelerince tapılan Svantevit, Triglev ve Svarožič gibi tanrılardan bahsedilir. Ama yüce tanrı sıfatına en uygun tanrı, Perun'dur. Perun, Slav diniyle ilgili belgelerde adına en çok rastlanan ve hatta adı, yazılı tarihte geçen ilk Slav tanrısıdır (Procopius, tuttuğu küçük notlarda gök gürültüsü ve şimşek tanrısının Slavların tek tanrısı olduğundan bahseder). ''Geçmiş Yılların Vakayinamesi'' adlı kayıt, Perun’u, Kiev Knezliği'nin HıristiyanlığıHristiyanlığı kabul etmeden önceki baş tanrısı olduğunu söyler. Helmond’un ''Chronica Slavorum''’undaki küçük bir not Batı Slavların, dünyadaki tüm diğer tanrılara hükmeden tek bir semavi tanrıya ibadet ettiğinden bahseder. Eserde tanrının ismi verilmez ama bu tanrının Perun olması kuvvetle muhtemeldir. Perun adına Batı Slav dininin muazzam ölçüdeki kayıtlarında rastlayamamamıza rağmen, günümüz Slav ülkelerinde hala onun adını taşıyan pek çok yer adı olduğunu görürüz. Son olarak, folklor metinlerini çözümleyerek, Perun’un HıristiyanHristiyan tanrısıyla özdeşleştirilmiş tek Slav tanrısı olduğunu bulabiliriz. Bunlar Perun'un Ön Slav panteonunun baş tanrısı olduğunu gösteren sağlam temelli kanıtlardır.
 
Perun'un bir de eşleştirildiği bir karakter vardır. [[Roman Jakobson]]’un işaret ettiği gibi, herhangi bir tarihi metinde Perun adı geçiyorsa hemen ardından başka bir tanrı olan Veles'e rastlanır. Bu ilişki yer isimlerinde de görülebilir. Adı Perun’la ilişkilendirilen bir dağ zirvesinin ya da tepenin eteklerinde -özellikle nehir kenarlarında- adı Veles'i çağrıştıran yerlerle karşılaşmak mümkündür. Ayrıca Perun’un bazı folklor ürünlerinde HıristiyanHristiyan tanrısıyla bir tutulurken, Veles de şeytanla bir tutulur.
 
=== Tanrılar ===
8.513

değişiklik