"Antikomünizm" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzeltme AWB ile
(Mussd.jpg dosyası March_on_Rome_1922_-_Mussolini.jpg ile değiştirildi)
(düzeltme AWB ile)
===II. Dünya Savaşı sonrası===
[[Dosya:Yalta summit 1945 with Churchill, Roosevelt, Stalin.jpg|thumb|150px|left|[[II. Dünya Savaşı]]'ndan galip çıkan [[Müttefik Devletler]]'in liderleri [[Winston Churchill]], [[Franklin D. Roosevelt]] ve [[Josef Stalin]], [[Avrupa]]'nın yeni düzeni konusunda düzenlenen [[Yalta Konferansı]] görüşmelerinde, 1945]]
[[II. Dünya Savaşı]]'ndan galip çıkan [[Sovyet Sosyalist CumhuriyetlerSovyetler Birliği|SSCB]], [[Avrupa]]'daki yeni rejimlerin kaderinde belirleyici rol oynamıştır. Savaşın ardından Avrupa'daki pek çok ülkede "halk demokrasisi" adı verilen yönetim biçimlerinin benimsenmesi ve beraberinde [[sosyalist]] ekonomiye geçilmesi [[Amerika Birleşik Devletleri federal hükûmeti]] tarafından tepkiyle karşılanmıştır. 5 Mart 1946'da Batı'nın önde gelen siyasetçilerinden [[Winston Churchill]], Başkan [[Harry S. Truman]]'ın yanında [[Sovyetler Birliği]]'ne karşı siyasal savaş ilan eden ve [[Demir Perde]] ifadesine yer veren ünlü konuşmasını yapmış ve sosyalist düzene karşı güçbirliği yapma çağrısında bulunmuştur.<ref>Schmitz, David F. ''Cold War (1945–91)'', {{ing}} in John Whiteclay Chambers, The Oxford Companion to American Military History, Oxford University Press, 1999, ISBN 0-19-507198-0.</ref> Bu konuşma, uluslararası dünyada [[Batı Bloku]] için bir eylem planı olmuş, böylece bir silahlanma yarışı başlatılarak [[Sovyet Sosyalist CumhuriyetlerSovyetler Birliği|SSCB]] ve onun müttefik ülkeleri çerçevesinde ABD üslerinin ve askeri blokların kurulmasına yönelik [[Soğuk Savaş]] dönemi açılmıştır. Ardından Mart 1947'de ABD Başkanı Truman, SSCB'nin tehdidi altında olduğunu ileri sürdüğü ülkelere ekonomik ve askeri yardıma dayalı [[Truman Doktrini]]'ni ilan etmiştir.<ref>Foner, Eric. ''Give Me Liberty! An American History'', {{ing}} s. 892, ISBN 978-0393911909.</ref>
 
Ardından ABD Dışişleri Bakanı [[George Marshall]] 5 Haziran 1947 günü Harvard Üniversitesi'ndeki bir konuşmasında savaştan çıkan Avrupa ülkelerine ekonomik yardım yapacaklarını bildirmiştir. [[Marshall Planı]] olarak bilinen ve [[Doğu Avrupa]] ülkelerinin ekonomik sistemlerini değiştirmeyi hedefleyen bu ekonomik pakete göre, ''"Avrupa ülkeleri her şeyden önce kendi aralarında bir ekonomik işbirliğine girişmeli ve birbirlerinin eksikliklerini kendileri tamamlamalı, bu genel işbirliği sonunda bir açık ortaya çıktığında Amerika, bu açığın kapatılması için yardım etmeli ve bunun için de önce bir işbirliği programı yapmalıydılar"''.<ref>Ertem, Barış, [http://sbe.balikesir.edu.tr/dergi/edergi/c12s21/makale/c12s21m24.pdf ''Türkiye-ABD İlişkilerinde Truman Doktrini ve Marshall Planı''], Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, cilt 12, sayı 21, Haziran 2009, s. 377-397, Erişim tarihi: 18 Kasım 2015.</ref> Fakat [[Doğu Avrupa]] ülkeleri Temmuz 1947'de ''"Amerikan emperyalizminin bir aleti"'' olarak tanımladıkları Marshall Planı'nı reddettiklerini açıkladılar ve aynı yılın Ekim ayında [[Sovyet Sosyalist CumhuriyetlerSovyetler Birliği|SSCB]] ve sosyalist yönetime sahip ülkeler, dış siyasette paralel davranma amacıyla [[Kominform]]'u kurdular.<ref>Chautard, Sophie, ''Les éléments clés de la Guerre froide'' {{fr icon}}, Studyrama, 2001</ref>
 
==Ülkelere göre uygulamalar==
 
====II. Dünya Savaşı öncesi ve savaş yılları====
Anadolu'da antikomünist faaliyetler 20. yüzyılın başlarından itibaren gelişmiş, 1920li yıllarda kapsamlı bir hal almıştır. Bu kapsamda [[Komintern]] delegesi ve [[Türkiye Komünist Partisi (1920)|Türkiye Komünist Partisi]] kurucusu [[Mustafa Suphi]], 28 Ocak 1921 tarihinde 14 yoldaşı ile birlikte öldürülmüştür.<ref>Kılıç, Ecevit [http://arsiv.sabah.com.tr/2008/09/14/haber,ADA012A17D0146FA84E49411F4AA1647.html ''TKP'nin liderleri denizde öldürüldü''], [[Sabah (gazete)|Sabah gazetesi]], 14 Eylül 2008, Erişim tarihi: 19 Kasım 2015.</ref> Bu gelişmeyi izleyen yıllarda [[Takrir-i Sükûn Kanunu]] çıkarılarak bütün partiler baskı altına alınmış<ref>TBMM Zabıt Ceridesi, cilt 30, 19. İçtima, 2 Mart 1927 Çarşamba.</ref> ve ardından [[1927 Tevkifatı]] olarak bilinen tutuklama süreci başlatılarak Türkiye Komünist Partisi üyelerine karşı yaygın tutuklama politikası devreye konmuştur.<ref>Demirci, Fatih ''Kadro Hareketi ve Kadrocular'', Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2006, sayı 15.</ref><ref>Ergüder, J. ''1927 Komünist Tevkifatı, "İstanbul Ağır Ceza Mahkemesindeki Duruşma"'', Birikim Yayınları, İstanbul, 1978</ref> [[Hikmet Kıvılcımlı]], [[NazımNâzım Hikmet]], [[Şefik Hüsnü]] gibi isimler yargılanarak hapis cezalarına çarptırılmışlardır. Daha sonra 1937 yılında [[Mustafa Kemal Atatürk]] başkanlığındaki heyet, Hikmet Kıvılcımlı'nın yazılarını zararlı ilan ederek sansürleme kararı almıştır.<ref>[http://web.archive.org/save/_embed/http://www.wikisosyalizm.org/images/5/5f/K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1m_yasak.jpg Başvekalet Kararlar Dairesi Müdürlüğü 15 Aralık 1937 tarih, 7829 nolu kararname.], Erişim tarihi: 7 Haziran 2016.</ref> Kararda ''"Hikmet Kıvılcımlı tarafından yazılarak İstanbul’da Gütenberg matbaasında basılan ‘Demokrasi Türkiye Ekonomi Politikası” adlı broşürün zararlı yazıları taşıdığı anlaşıldığından, Matbuat kanununun 51. Maddesi mucibince satışının yasak edilmesi; Dahiliye vekilliğinin 18.11.937 tarih ve 7478/33, 7969/3 sayılı tezkereleri ile yapılan teklifleri üzerine İcra Vekilleri Heyeti’nce 15.12.937 tarihinde onanmıştır"'' ifadeleri geçmektedir.<ref>[http://www.istanbulgercegi.com/demokrasi-turkiye-ekonumi-polkitikasi-39445443.html Demokrasi, Türkiye Ekonumi Polkitikası], Erişim tarihi: 7 Haziran 2016.</ref>
 
[[Dosya:Stalin and Ismet Inonu,1932.jpg|thumb|right|[[İsmet İnönü]]'nün 25 Nisan - 10 Mayıs 1932 tarihleri arasındaki Sovyetler Birliği ziyaretinden. Sağdaki [[Jozef Stalin]]'dir.]]
ve Nazilere 90.000 ton krom madeninin satımı başladı. Bunun karşılığında ise Türkiye'nin silah ve araç ihtiyacı Naziler tarafından karşılanacaktı.<ref>[[Uğur Mumcu]], Kırkların Cadı Kazanı, 1994, s. 43. ISBN 975-478-059-5</ref> İmzalanan antlaşmadan dört gün sonra [[Barbarossa Harekâtı]] başladı. Bu harekatın ardından Nazi Dışişleri Bakanı [[Joachim von Ribbentrop]], büyükelçi aracılığıyla Nazi kuvvetlerinin Türkiye üzerinden [[Kafkaslar]]a ve [[Irak]]'a sevkiyatı için Türkiye'ye baskı yapmaya başladı, bu isteğin yerine getirilmesi halinde Türkiye'ye [[Balkanlar]]da bazı toprakların ve Ege'de bir adanın teslim edileceği taahhüt edildi.<ref>Mumcu, s. 51-52.</ref> Ancak Türkiye temkinli davranarak açıkça savaşa girmekten kaçındı.
 
[[Nazi Almanyası]]'nın Haziran 1941'de [[Barbarossa Harekâtı]] kapsamında [[Sovyetler Birliği]]'ne saldırmasından sonra, [[Türkiye]] bu savaşa dair tarafsızlığını ilan etmiştir. Sovyet kaynakları bu tarafsızlığın daha çok Hitler Almanyası'na yaradığını belirtmiş ve bu zaman zarfında dönemim Türkiye gazetelerinin, Nazilerin kısa zamanda zaferi kazanacağını yazdığını ifade etmiştir. Bununla birlikte Nazilerin saldırısından 5 gün sonra Sovyetler, [[Adolf Hitler]]'in "[[Sovyet Sosyalist CumhuriyetlerSovyetler Birliği|SSCB]]'nin İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerindeki talepleri ve [[Sovyet Sosyalist CumhuriyetlerSovyetler Birliği|SSCB]]'nin Bulgaristan'ı işgal etme niyeti" konulu deklarasyonuna manşetlerine taşıyan Türkiye gazetelerinin iddialarını da yalanlayıcı açıklama yapmıştır. Ardından 10 Ağustos 1941 tarihli notasıyla Sovyet Dışişleri Halk Komiserliği, [[Sovyet Sosyalist CumhuriyetlerSovyetler Birliği|SSCB]]'nin Türkiye'ye karşı hiçbir toprak talebi olmadığını ve [[Montrö Boğazlar Sözleşmesi]]'nin hükümlerini sıkı sıkıya izlemeye hazır olduğunu belirtmiştir.<ref name=Akademi>SSCB Bilimler Akademisi - Asya Halkları Enstitüsü, Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi, ''İkinci Dünya Savaşı Döneminde Türk-Sovyet İlişkileri'', Bilim Yayınları, Cilt-I, s. 280-283,</ref>
 
Dönemin Türkiye Berlin Büyükelçisi [[Numan Menemencioğlu]]'nun [[Berlin]]'de yaptığı konuşmada "Türkiye gerek önceden, gerekse şimdi Bolşevik Rusya'nın mümkün olduğu kadar tam bir yenilgiye uğratılmasından kesinlikle kazançlı çıkacaktır." ifadelerini kullandığı belirtilmiştir.<ref name=Akademi /> Dönemin başbakanı [[Şükrü Saraçoğlu]] da "Bir Türk olarak 'Rusya'nın ortadan kaldırılmasını hararetle istediğini" ifade etmiştir.<ref name=Akademi />
[[Müttefik Devletler]]'in savaştaki üstünlüğü Türkiye-Nazi Almanyası ilişkilerini de etkiledi ve 20 Nisan 1944'te Nazilere yapılan krom sevkiyatı durduruldu.<ref>Çelik, s. 84.</ref> Nazilerin buna tepkisi büyükelçi aracılığıyla nota vermek oldu.<ref>Çelik, s. 85.</ref> Ağustos 1944'te [[Bulgaristan Krallığı]], savaştan çekildi ve ülkeye [[Kızıl Ordu]] birlikleri girdi. Bu gelişmelere paralel olarak Türkiye, Nazi Almanyası ve onun müttefiki [[Japon İmparatorluğu]] ile bütün ilişkilerini kestiğini duyurdu.<ref>Çelik, s. 86.</ref>
 
[[II. Dünya Savaşı]] öncesi ve savaş sırasında [[Nazi Almanyası]] ile ilişkilere sahip olan<ref>[[Büyük Sovyet Ansiklopedisi]], Türkiye maddesi http://slovar.cc/enc/bse/2050746.html {{ru icon}}, Erişim tarihi: 27 Ağustos 2015.</ref><ref>[[SSCBSovyetler Birliği Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü]], ''Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi - Cilt 1, Bilim Yayınları, s. 20-21</ref><ref group="not">SSCB; [[II. Dünya Savaşı]] öncesinde ve savaş sırasında, Türkiye bakanlıklarında giderek daha fazla "Nazi Almanyası" yanlısı danışman ve uzman bulunduğunu ve bu kişilerin Nazi yanlısı politikalar ürettiğini belirtmiştir. Buna göre savaşın sonuna doğru Türkiye'de 800 Nazi subayı ve 18 bin Nazi askeri vardı.</ref> [[Türkiye]]'de, açık açık söylenmemesine rağmen [[komünizm]] ve [[Sovyetler Birliği]] karşıtlığı bulunmaktaydı.
 
====1950'li ve 1960'lı yıllar====
[[Dosya:Türkiye'nin Kalbi Ankara.jpg|150px|thumb|right|[[Türkiye'nin Kalbi Ankara]] adlı [[Sovyetler Birliği]] yapımı belgeselden alınmış görüntüler]]
 
1933 yılında [[sovyetSovyet halkı|Sovyet]] yönetmen [[Sergey Yutkeviç]] tarafından çekilen [[Türkiye'nin Kalbi Ankara]] adlı belgesel 1934 yılındaki ilk gösteriminden sonra oluşan antikomünist politikalar gereği, 1969 yılına kadar gösterimine izin verilmemiştir. Ardından 10 Kasım 1969 tarihinde belgesel, [[Mustafa Kemal Atatürk]]’ün ölümünün 31. yılı sebebiyle [[Türkiye Radyo Televizyon Kurumu|TRT]] Program Daire Başkanı [[Mahmut Tali Öngören]]'in girişimleriyle arşivden çıkartılması sağlanarak yayına verilmiş, fakat belgesel televizyonda gösterildiği sırada dönemin TRT Genel Müdürü [[Adnan Öztrak]] kanala gece baskını yapmış ve ''"Bu film ancak Moskova'da seyrettirilebilir, komünizm propagandası yapılıyor."'' diyerek belgeselin hızlıca yayından kaldırılmasını sağlamıştır. Ayrıca [[Mahmut Tali Öngören]] de daire başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştır.<ref>[http://www.mynet.com/haber/guncel/sansurlu-belgesel-koskte-386575-1 ''Sansürlü belgesel Köşk'te''], 25 Ağustos 2008, Erişim tarihi: 27 Ağustos 2015.</ref> Belgesel, bu olaydan sonra ekranlarda bütün olarak hiçbir zaman yayımlanmamış, [[Sovyetler Birliği]] ile ilgili kısımları kırpılarak bazı parçaları kanallarda gösterilmiştir. Belgeselin başında geçen [[İsmet İnönü]]'nün [[Sovyetler Birliği]] ile dostluğunu konu alan konuşması hala piyasadaki ve internetteki versiyonlarında mevcut değildir.
 
1965 yılında [[Genelkurmay Başkanlığı]] bünyesinde [[Amerika Birleşik Devletleri|ABD]]'nin gizli servisi [[CIA]] ve [[NATO]] işbirliği ile [[Özel Harp Dairesi]] adında bir legal örgüt kurulmuştur. Bu örgüt kurulduğu dönemde [[komünist]]lerin iktidara gelmesini önlemek için kurulan [[Gladio]] adlı [[kontrgerilla]] örgütünün Türkiye'deki uzantısıdır.<ref>Birand M. A. ''12 Eylül Saat 04:00'', Karacan Yayınları, 12. Baskı, Temmuz 1985 s. 89</ref>
18 Aralık 2014'te [[Ukrayna]]'da ''"Komünist ideolojinin propagandasının yasaklanması"'' yasası çıkarılmıştır. [[Komünizm]]i temsil eden [[orak ve çekiç]], [[Kızıl yıldız (sembol)|kızıl yıldız]] gibi semboller ve uluslararası komünist hareketin tanınmış simalarının portrelerini üzerinde taşıyan nesneleri bulunduranlara hapis cezaları, mal varlığına el koyma cezaları istemiyle davalar açılması kararı alınmıştır.<ref>[http://haber.sol.org.tr/dunya/ukraynada-che-tisortune-5-yil-hapis-103509 ''Ukrayna’da Che tişörtüne 5 yıl hapis''], soLhaber, 20 Aralık 2014, Erişim tarihi: 27 Ağustos 2015</ref> Ardından Ukrayna Parlamentosu 9 Nisan 2015 tarihinde [[komünizm]] ve [[nasyonal sosyalizm]]i eş tutarak sembollerini ve propagandalarını tamamen yasaklamıştır. Bununla birlikte [[II. Dünya Savaşı]] yıllarında [[Nazi]]ler ile işbirliği yapan kişileri "Özgürlük Savaşçıları" olarak tanımlamıştır.<ref>[http://tr.sputniknews.com/avrupa/20150409/1014917153.html?utm_source=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2F&utm_medium=short_url&utm_content=c34&utm_campaign=URL_shortening ''Ukrayna'da Nazilerle birlikte katliam yapan örgüt, artık "özgürlük savaşçısı"''], Sputniknews, 9 Nisan 2015, Erişim tarihi 27 Ağustos 2015.</ref>
 
Ülkede Nisan 2015 tarihinde "Komünizmden Arındırma Yasası" adında bir yasa kabul edilmiş ve bu yasa kapsamında [[Sovyet Sosyalist CumhuriyetlerSovyetler Birliği|SSCB]] sembolleri içeren yapılar ortadan kaldırılmış, sokak ve meydan isimleri değiştirilmiş ve ülkede yer alan [[Lenin heykelleri listesi|Lenin heykelleri]] kaldırılmıştır.<ref>[http://tr.sputniknews.com/avrupa/20160222/1021042744/ukrayna-komunizm-arinma.html Ukrayna'da 'komünizmden arınma' için yeni hamle], 22 Şubat 2016, Erişim tarihi: 22 Şubat 2016.</ref>
 
====Litvanya====
Litvanya Parlamentosu 2008 yılında [[Nazi]] ve [[Sovyet halkı|Sovyet]] sembollerin kullanımını yasaklayan bir yasa tasarısını kabul etti. Yasa kapsamında [[orak ve çekiç]], [[Kızıl yıldız (sembol)|kızıl yıldız]] gibi sovyet amblemlerinin yanı sıra [[Sovyetler Birliği Marşı]], [[Sovyetler Birliği bayrağı]] ve [[Litvanya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti]] amblemleri de bulunmaktaydı.<ref>[http://lenta.ru/news/2008/07/01/adamkus ''Litvanya Cumhurbaşkanı Sovyet sembolleri yasaklayan bir yasayı imzaladı''], {{ru icon}} 1 Temmuz 2008, Erişim tarihi: 17 Kasım 2015.</ref>
 
====Letonya====
773.446

değişiklik