Ana menüyü aç

Değişiklikler

düzeltme AWB ile
Yeni Zelandalılar kendilerini topladıktan sonra tekrar saldırdılar. 13 Mart 1944'te General [[Bernard Freyberg]] komutasındaki Yeni Zelanda Kolordusu hücum durumuna geçti. Onların saldırılarından önce 300 ağır ve 200 hafif bombardıman uçağı kasabayı bombaladı. Sivil hedeflerin bombalanması Müttefikler için pek bir şey ifade etmiyordu. Bombardıman paraşütçülere oldukça kayıp verdirdi. Yeni Zelandalılar Liri vadisine girdiklerinde yine ağır Alman mukavemetiyle karşılaştılar ve ilerleyemediler. Müttefiklerin koyduğu adını koyduğu bu ''Dickens Operasyonu'' başarısız olmuştu. 17 Şubat 1944'te yeni bir saldırı yapıldı. Bu sefer cepheden zırhlı desteğiyle bir piyade saldırısı denendi. Bu saldırı daha başarılı olmuştu. Kasabanın güney kısımları Müttefiklerin eline geçmişti ama bu çok ağır zayiata mal olmuştu. Birçok tank, paraşütçüler tarafından kullanılmaz hale getirilmişti. Katedral'i almak için yapılan saldırılar ise felaketle sonuçlanmıştı. Sınırlı başarıya rağmen Müttefik komutanlar Cassino savaşlarının inanılmaz boyuttaki kayıplarından dolayı endişeye düşmüşlerdi. 23 Mart 1944'te topçuların sağladığı ağır baraj ateşi altında geri çekildiler. Alman paraşütçüler arkalarından tepelere çıkarak Alman bayraklarını sallayarak sevinç gösterilerinde bulundular. Bu aradan faydalanan Alman paraşütçüleri yaralılarıyla ilgilenecek ve yeniden hazırlanacak zamanı kazandılar.
 
11 Nisan 1944'te 2000 parça top, Alman mevzilerini bombalamaya başladı. Alman mevzilerine karşı hücuma geçen ilk Müttefik birliği General [[Wladyslaw Anders]] komutasındaki 2. Polonya Kolordusuydu. Kasabanın güneyindeki ''Süvari Tepeleri'' diye bilinen tepeleri ele geçirseler de 13 Nisan 1944'te geri çekildiler. [[Fransızlar|Fransız]] kuvvetleri ile Britanya 8. Kolordusu Liri vadisine girmeye başlamışlardı. 16 Nisan 1944'te [[PolonyalıPolonyalılar]]lar Cassino'nun tam arkasına direkt bir taarruz yaptılar ve bu anda Kanadalılar da taarruza katıldılar. Polonyalılar kasaba içerisinde Katedral'e doğru ilerlediler. Ağır kayıplar vermelerine rağmen durmadılar. Bunun sebebi halen dinç olmalarıydı. Çünkü daha önceki ağır çatışmalarda bulunmamışlardı. Bu arada Kesselring, Anzio'da cephe hattının yarıldığından ve Cassino'daki durumdan haberdar oldu ve daha fazla direnişin anlamsız olduğunu anladı. 1. Fallschirmjäger Tümenine geri çekilmelerini emretti. 17 Nisan 1944 gecesi bu emir sessiz sedasız yerine getirildi. 6 numaralı karayolu ile geri çekilen paraşütçüler ağır yaralılarını geride bıraktılar. Ertesi gün Polonyalılar terk edilmiş Katedral'e girdiler ve bayraklarını dalgalandırdılar. Sadece bu son 4 gündeki çatışmalar Polonyalılara 860 ölüye ve 2.800 yaralıya mal olmuştu. Monte Cassino Savaşı 4.000 paraşütçünün hayatına mal olmuştu ancak bu rakam ağır Müttefik kayıpları yanında az kalıyordu, ama yine de Alman paraşütçülerinin elit askerler olduklarını ve eğitim maliyetlerinin çok yüksek olduğunu hatırlatmakta fayda var.
 
Bu savaşın en trajik yanı, tarihi Katedral'in yok edilmesi ve Monte Cassino kasabasının moloz yığını haline gelmesi olmuştur.