"31 Mart Vakası" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
Superyetkin, 31 Mart Vakası sayfasını Yıldız yağması sayfasına taşıdı: Geçmiş birleştirme
k (.)
k (Superyetkin, 31 Mart Vakası sayfasını Yıldız yağması sayfasına taşıdı: Geçmiş birleştirme)
{{Savaş bilgi kutusu
{{kaynaksız}}
{{geçmiş birleştir|çatışma = 31 Mart Vakası}}
|parçası =
[[31 Mart İsyanı]] sırasında Selanik'ten gelen [[Hareket Ordusu]]'nun (Selanik Ordusu) [[Yıldız Sarayı]]'nı yağmalaması olayıdır. Meşhur 31 Mart ayaklanmasını bastırmak üzere İstanbul'a yürüyen Hareket Ordusu'ndaki askerler Yıldız Sarayı'nı basıp giyecek ve yiyecek çalmışlar, sarayda tahribata yol açmışlardır.
|resim = Selanik Army Enters Istanbu 1909l.jpg
|başlık = Hareket Ordusu'nu İstanbul'a girerken gösteren Osmanlı posta kartı
|tarih = 13 Nisan 1909
|yer = [[İstanbul]]
|bölge =
|sebep = [[II. Meşrutiyet]]'in ilanından sonra toplumda ve ordu içinde artan kutuplaşma ve gerginlikler; perde arkasından ülkeyi yöneten [[İttihat ve Terakki]]'nin uygulamalarından duyulan hoşnutsuzluk; muhalefetin gerici propagandası ile alaylı askerlerin kışkırtılması
|sonuç = [[Hareket Ordusu]] tarafından isyan bastırıldı.<br>[[II. Abdülhamid]] tahttan indirildi.<br>İttihat ve Terakki, muhaliflerini tasfiye imkanına kavuştu.<ref name=nazmi/>
|coğrafi_değişiklikler =
|savaşan1 = İstanbul'da subaylarına karşı isyan eden Avcı Taburları<br> Askerin isyanına katılan şeriat yanlısı halk<br>İttihat ve Terakki karşıtları
|savaşan2 = [[Hareket Ordusu]]<br>Hareket Ordusu'na gönüllü katılan meşrutiyet yanlısı halk<br>İttihat ve Terakki yanlıları
|savaşan3 =
|komutan1 =
|komutan2 = [[Mahmut Şevket Paşa]]<br>[[Resneli Niyazi Bey]]<br>[[Enver Paşa|İsmail Enver]]<br>
|komutan3 =
|güç1 =
|güç2 =
|güç3 =
|kayıp1 =
|kayıp2 =
|kayıp3 =
|notlar =
}}
[[Dosya:31_March_Incident,_Taksim,_%C4%B0stanbul_(12966596303).jpg|thumb|300px|31 Mart Olayı, Taksim]]
{{çift resim|right|Hussein Husnu Pasha.jpg|150|Ahmed_Tevfik_Pasha_portrait.jpg|150|<small>[[Hüseyin Hilmi Paşa]] kabinesi isyancıların isteği ile istifa etti</small>|<small>Yerine [[Ahmet Tevfik Okday|Tevfik Paşa]] kabinesi kuruldu</small>}}
[[Dosya:Action Army marching on Makri Keuy.jpg|thumb|300px|Hareket Ordusu askerleri Bakırköy'de]]
[[Dosya:Soldiers of the Action Army at Taksim.jpg|thumb|300px|Hareket Ordusu askerleri Taksim'de]]
[[Dosya:Staff_of_the_Action_Army.jpg|thumb|300px|Hareket Ordusu Kumanda Heyetinden bir grup]]
[[Dosya:Delegation to Abdul Hamid II.jpg|thumb|300px|II. Abdülhamit'e hal edildiğini bildiren kurul]]
[[Dosya:Prisoners of the 31 March Incident.jpg|thumb|300px|31 Mart Olayı mahkumları]]
[[Dosya:Âbide-i Hürriyet, Şişli, İstanbul (14241663592).jpg|thumb|300px|[[Abide-i Hürriyet]]]]
'''31 Mart Vakası''' (''İsyanı'', ''Ayaklanması'', ''Olayı'' yahut ''Hadisesi''), [[II. Meşrutiyet]]'in ilanından sonra [[İstanbul]]'da yönetime karşı yapılmış büyük bir [[ayaklanma]]dır. [[Rumî Takvim]]'e göre 31 Mart 1325'te (13 Nisan 1909) başladığı için bu adla anılmıştır.
 
On üç gün süren ayaklanma, [[II. Meşrutiyet]] döneminin en önemli olaylarından biri olarak kabul edilir.<ref name=necdet/> Askeri bir isyan olarak ortaya çıkmasına rağmen isyana dahil olan softaların propagandaları sonucu sonradan dinî bir hal almıştır.<ref name=tez>[http://archive.org/stream/31Mart132513Nisan1909syan/190834_djvu.txt Yıldız, Sıddık, “Çıkışından Bastırılmasına kadar 31 Mart İsyanı” (master tezi), Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Ankara 2006 s.256]</ref> Sebepleri tam olarak belirlenemeyen bu olayın planlı ve bilinçli bir hareket olup olmadığı kesinlik kazanmamıştır.<ref name=necdet>{{Web kaynağı | soyadı1 = Aysal | ad1 = Necdet | başlık = Örgütlenmeden Eyleme Geçiş: 31 Mart Olayı | url = http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/45/789/10128.pdf | ref = Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi Sayı 37 Yıl 2006 | arşivengelli = evet}}</ref><ref name=taner>{{Web kaynağı | soyadı1 = Aslan | ad1 = Taner | başlık = 31 Mart Hadisesi Üzerine Vilayetlerde Çıkan Olaylar Karşısında Alınan Tedbirlere ve Askerî Faaliyetlere Dair Yazışmalar | url = http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/1664/17755.pdf | erişimtarihi = 8 Şubat 2016 | ref = OTAM (Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi) Sayı 28, Yıl 2010 | arşivengelli = evet}}</ref> İsyanın ilk günü hükûmet istifa etmiş, isyancı askerler yedi gün süre ile İstanbul'a hakim olmuştur.
 
Bir milletvekili, bir Nazır ve tespit edilemeyen sayıda asker ve sivilin hayatını kaybettiği isyan, [[Selanik]]'te bulunan [[3. Ordu (Osmanlı)|Üçüncü]] ve [[Edirne]]'de bulunan [[2. Ordu (Osmanlı)|İkinci]] Ordulara mensup askerlerin oluşturdukları, Rumeli halkının gönüllü katıldığı “''[[Hareket Ordusu]]''”’'nun İstanbul'a gelmesi ile bastırıldı. Üç gün süren çarpışmaların ardından sıkıyönetim ilan edildi; padişah [[II. Abdülhamit]] tahttan indirilip yerine [[V. Mehmed Reşad]] tahta çıktı. İsyana katılanlar ve destekleyenler yargılanarak 70 kişi idam edildi, 420 kişi ise çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
Olay kimi arşiv belgelerinde ''“hareket-i irtica”, “hadise-i irtica”'', kimi belgelerde de ''“hadise-i ihtilaliye”, “hareket-i ihtilaliye”, “harekât-ı iğtişaşiye”'' ve ''“vakıa-i ihtilaliye”'' tabirleri ile ifade edilmektedir.<ref name=taner/> Türk siyasi tarihine ''irtica'' kavramının, bu olay ile birlikte girdiği kabul edilir.<ref name=taner/> Ancak kimi araştırmacılar olayı bir irtica ayaklanmasından ziyade amacına ulaşamayan bir askeri darbe girişimi olarak değerlendirilir.<ref name=nazmi>{{Web kaynağı | soyadı1 = Eroğlu | ad1 = Nazmi | başlık = 31 Mart Olayı ve Hareket Ordusu’nun Ortaya Çıkış Sebepleri | url = http://www.koprudergisi.com/index.asp?Bolum=EskiSayilar&Goster=Yazi&YaziNo=947 | erişimtarihi = 14 Şubat 2016 | ref = Köprü dergisi, Yaz 2008, Sayı 103 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20131112131953/http://koprudergisi.com/index.asp?Bolum=EskiSayilar&Goster=Yazi&YaziNo=947 | arşivtarihi = 12 Kasım 2013}}</ref>
 
31 Mart Vakası'nda ölenlerin anısına İstanbul'da [[Abide-i Hürriyet]] adıyla bir ulusal anıt inşa edilmiştir.<ref name=soner>{{Web kaynağı | soyadı1 = Yalçın | ad1 = Soner | başlık = Osmanlı’nın Anıtkabir’i Abide-i Hürriyet’ti | url = http://www.hurriyet.com.tr/osmanli-nin-anitkabir-i-abide-i-hurriyet-ti-6426017 | erişimtarihi = 14 Şubat 2016 | ref = Hürriyet gazetesi 27 Nisan 2007 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20160214154007/http://www.hurriyet.com.tr/osmanli-nin-anitkabir-i-abide-i-hurriyet-ti-6426017 | arşivtarihi = 14 Şubat 2016}}</ref>
 
== Arka Plan ==
1908 yılında Meşrutiyetin ilanı ile birlikte Osmanlı Devleti’nde yeni bir siyasal yapılanma ve yeni bir zihniyet yapısının yanı sıra, bu yeni zihniyetten rahatsızlık duyan bir kesim ortaya çıkmış;<ref name=taner/> gerek sivil toplumda gerekse ordu içinde artan kutuplaşma ve gerginlikler isyan ortamı doğurmuştur.
 
Meşrutiyeti ilan etmiş olmasına rağmen iktidarı tam olarak ele geçirememiş olan ve hükûmet üzerinde dolaylı bir denetim kuran [[İttihat ve Terakki Cemiyeti]]'nin devlet kademelerinde kadrolaşması politik istikrarsızlığa yol açmıştı. Cemiyet ile ters düşen memurların görevlerinden uzaklaştırılmaları, cemiyete girdiğini ispat için yemin etmeyenlerin tutuklanması, farklı siyasi oluşumlara hayat tanınmaması huzursuzluk nedeniydi. İttihat Terakki’yi ve hükûmeti eleştiren gazetelere hatta bu gazeteleri satan bayilere baskı uygulanması isyan ortamını doğuran uygulamalardandı.<ref name=taner/>
 
Bu ortamda Meşrutiyetin İlanı’ndan birkaç ay sonra İstanbul’da irtica yanlısı bir takım küçük ayaklanmalar meydana geldi, ancak kısa sürede bastırıldı. 7 Ekim 1908'de [[Fatih Camisi]]'nde ''Kör Ali'' ve ''İsmail Hakkı'' adlarında iki hocanın arkasına takılan halkın [[Yıldız Sarayı]]’na kadar gidip Meşrutiyet aleyhine gösteri yapmaları bu isyanlardandır.<ref name=necdet/>
 
Henüz tam egemen olamadıkları [[Kâmil Paşa]] kabinesine karşı ellerini güçlendirmek isteyen İttihatçıların Eylül ayı sonlarında Selanik’te 3. Ordudan getirilip [[Taşkışla]]’ya yerleştirdikleri üç Avcı Taburu, bir gerginlik konusu idi. Bu taburlara o günlerde cemiyetin destekçisi olarak bakılıyordu. Cemiyet, Bulgar tehdidini öne sürerek İstanbul’daki Avcı Taburlarının sayısını arttırmak isterken Kâmil Paşa hükûmeti kendisine karşı bir ihtilalde kullanılacakları endişesi ile taburların biran önce gitmesini istiyordu.<ref name=tez/>
 
Ekim 1908’de ordu içinde “''alaylı''” ve “''mektepli''” subaylar meselesinden doğan hoşnutsuzluklar arttı. Eski sisteme göre yetişmiş alaylı subayların kısa süre içinde ordudan tasfiye edileceği söylentileri, alaylı subayların mekteplilerle ilişkilerini her geçen gün biraz daha bozdu.<ref name=necdet/> Ordudaki disiplinsizliğin en önemli sebebini ibadet bahanesiyle talimden kaçmak olarak gören cemiyetin, ibadete karşı politikaları ise askeri din propagandasına açık hale getirdi.<ref name=ayse>{{Web kaynağı | soyadı1 = Hür | ad1 = Ayşe | başlık = 31 Mart ‘ihtilal-i askeriyesi’ | url = http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/ayse-hur/31-mart-ihtilal-i-askeriyesi/375/ | erişimtarihi = 10 Şubat 2016 | ref = Taraf gazetesi, 6 Nisan 2008 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20160214154016/http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/ayse-hur/31-mart-ihtilal-i-askeriyesi/375/ | arşivtarihi = 14 Şubat 2016}}</ref>
 
Bu dönemde ''[[Volkan (gazete)|Volkan]]'' ve ''[[Mizan (gazete)|Mizan]]'' gibi gazetelerin yayınlarında kullandıkları kışkırtıcı üslup, İttihat ve Terakki'nin uygulamalarından zarar görenler üzerinde etkili oldu. Özellikle [[Derviş Vahdeti]]’nin çıkardığı ''Volkan'' gazetesi 31 Mart Olayında önemli rol üstlendi. İngilizler tarafından finanse ve himaye edilen ve yer yer [[Prens Sabahattin]]'in Adem-i merkeziyetçi görüşlerine de yer veren ''Volkan'' gazetesi, alaylı subaylar ve asker kesimi arasında taraftar kazanmış [[İttihad-ı Muhammedi Fırkası|İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti]]’nin yayın organı haline gelmişti.<ref name=galip>{{Web kaynağı | soyadı1 = Baysan | ad1 = Galip | başlık = 31 Mart Ayaklanması: Nedenleri ve Sonuçları | url = http://www.transanatolie.com/turkce/turkiye/osmanlilar/31_mart_1909.htm | erişimtarihi = 8 Şubat 2016 | ref = transanatolie.com sitesi Nisan 2007 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20140913161834/http://www.transanatolie.com:80/turkce/turkiye/osmanlilar/31_mart_1909.htm | arşivtarihi = 13 Eylül 2014}}</ref>
 
Askerlerin hoşnutsuzlukları ordu içinde çeşitli isyan hareketlerine yol açtı. 31 Mart öncesindeki en önemli askeri isyan, ''Taşkışla Olayı'' idi. Askerlik sürelerini doldurarak terhis olmayı bekleyen 87 eratın, askerlik sürelerinin tekrar uzatılması üzerine Ekim 1908’de Taşkışla'da ayaklanması, kanlı bir şekilde bastırıldı. Aralık 1908’de bir tiyatro oyununda oyunun erlere yasak edilmesi ikinci bir ayaklanmaya sebep oldu. Erlerin "''bize yasaksa subaylara da yasak olmalıdır''" diyerek tiyatroyu basması sonucu şiddetli çarpışmalar gerçekleşti.<ref name=necdet/> Askeri kesimdeki ayaklanmalar, 23 Ocak 1909’da Harp Okulu öğrencilerinin ayaklanması ile devam etti. Öğrenciler, Okul Nizamnamesi'nin aşırı sertliği ve yabancı dil öğrenmekte güçlük çekmekten şikayetçi idi; olay, 60 öğrencinin okuldan kovulması ile sonuçlandı.<ref name=necdet/> Mart 1909’da ise Abdülhamit’in özel muhafız alayının bir bölümünü oluşturan Arnavut ve Arap asıllılardan oluşan [[Zuhaf Alayı]]'na, geleneklere aykırı şekilde, Türk askerlerinin katılmak istenmesi sırasında olaylar yaşandı. Bütün bu olaylarda hep Selanik'ten getirilmiş olan avcı taburlarının ayaklanan birliklere karşı kullanılmış olması Birinci Ordu içerisinde avcı taburlarına karşı genel bir düşmanlık duygusunun doğmasına yol açtı.<ref name=necdet/>
 
Toplumdaki bir başka çatıma konusu “''Asker – Medreseliler''” çatışması idi. Medreselilerin askerlik hizmetinden muaf tutulmasını haksızlık olarak değerlendiren Harbiyeliler, muaflığın devamı için medrese mensuplarının hiç olmazsa basit bir okuma-yazma sınavına tabi tutulmalarını istiyordu. Şeyhülislamlık ile Harbiye Nezareti arasındaki pazarlık sonucu medreselilerin birkaç satır yazı yazmalarını, birkaç basit cümle okumalarını ve Namaz, Oruç bahislerinden sorular içeren bir sınava tabi tutulmaları kabul edildi. Bu karar, medreselilerde Harbiye Nazırı’na karşı büyük öfke doğurdu.
 
İttihat ve Terakki ile çatışan Kamil Paşa hükûmetinin 4 Şubat 1909’da Meclisin vermiş olduğu “âdem-i itimad” oyları ile düşürülmesinden sonra sadarete [[Hüseyin Hilmi Paşa]]’nın getirilmesi ile İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin hükûmeti resmen ele geçirmiş oldu.
 
Toplumda artan kutuplaşmalar ve tahammülsüzlüklerin sonucu olarak çeşitli siyasi cinayetler işlendi. 7 Nisan 1908 Çarşamba günü ''Serbesti'' gazetesi başmuharriri [[Hasan Fehmi Bey|Hasan Fehmi]] bir köprü üzerinde arkadaşı Ertuğrul Şakir’le yürürken öldürülmesi bu cinayetlerdendi. Hasan Fehmi’nin öldürülmesinde İttihat ve Terakki’nin parmağının olduğu iddia edilmiş; bu cinayetten sonra Cemiyete karşı oluşan olumsuz hava, kimi İttihatçıların partiden istifasına yol açmıştır. Oldukça hareketli fikir ve eylem ortamı ''Serbesti'' gazetesi başyazarı Hasan Fehmi’nin öldürülmesi ile şiddete dönüştü.<ref name=taner/>
 
== İsyanın ortaya çıkışı ==
Rumeli'den İstanbul'a getirilip Taşkışla’ya yerleştirilmiş olan 4. Avcı Taburu, 12-13 Nisan 1909 gece yarısı (Rumi takvimle 30 Mart'ı 31'e bağlayan gece) başlarında çavuşları olmak üzere ayaklanmış ve kışladaki komutayı ellerine geçirerek bazı subayları hapsetmiştir. Sabaha doğru askerle kışladan çıkıp [[Sultanahmet Meydanı|Ayasofya Meydanı]]'na ilerlerken isyan diğer kışlalara da yayıldı. Sayıları 5-6 bini bulan askerler, "''şeriat isteriz, padişahım çok yaşa''" sözleriyle meydanda toplandılar. Onlara katılan yüzlerce hoca ve medrese öğrencisi de gelerek mektepli subayların orduyu frenkleştirmeye çalıştıkları, bütün bunların İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin başı altından çıktığı, din hükümlerinin ayaklar altına alındığını ifade eden konuşmalar yaptılar.
 
Ayaklanmacılar, kalabalığın artmasından sonra meydana yakın bir mesafedeki [[Eski Darülfünun binası|Meclis binasını]] kuşattılar. Hükûmetten Harbiye Nazırının ve [[Mahmut Muhtar Paşa]]’nın görevlerinden alınmasını, eski Harbiye Nazırı [[Nâzım Paşa]]’nın yeniden göreve getirilmesini istediler. Şeyhülislam [[Mehmet Ziyaettin Efendi|Ziyaettin Efendi]]'yi aracı kıldılar. Kısa bir süre içinde İstanbul'un tüm semtleri isyancı erler tarafından kontrol altına alındı. İsyancıların isteklerinin kabul edildiği kararını alan Osmanlı kabinesi bunu isyancılara ulaştırmaya çalışırken isyancılar kuşattıkları meclis binasın işgal ettiler. Adliye Nazırı [[Mustafa Nazım Paşa|Nâzım Paşa]], [[Ahmed Rıza|Ahmed Rıza Bey]]'e benzediği için; Lâzkiye Milletvekili Aslan Bey de [[Hüseyin Cahit Yalçın|Hüseyin Cahit Bey]] sanılarak öldürülürken, Bahriye Nazırı [[Ali Rıza Paşa (topçu)|Rıza Paşa]] ağır yaralandı. Milletvekilerinin öldürülmesi, Şurayı Ümmet ve [[Tanin]] basımevlerinin yağma edilmesi üzerine padişahın isteği ile kabine istifa etti. İsyancıların görüşleri doğrultusunda 14 Nisan 1909'da [[Ahmet Tevfik Okday|Tevfik Paşa]] Kabinesi kuruldu ve göreve başladı.
 
“Aff-ı Şahâne" adı verilen genel af ilan edildi ancak umulduğu gibi isyancıların zorbalığı sona ermedi. Aralarında Şerif Sadık Paşa ve Katibi Esat Bey, Süvari Teğmeni Selâhattin Mümtaz ve Üsteğmen Yusuf Nurettin’in bulunduğu bazı subaylar öldürüldü. İsyancıların İstanbul içerisinde küçük gruplar halinde dolaşarak silah atmaya, Türk kadınlarının Beyoğlu'na çıkmasına engel olmaya, Frenk gömleği giyen kimseleri tartaklamaya başladıkları görüldü. Asâr-ı Şevket Zırhlısı Kaptanı Deniz Binbaşılarından Ali Kabuli Bey'in, kendi gemisinin erleri tarafından sokaklarda sürüklenip Yıldız Sarayı'na kadar götürülerek Abdülhamit'in gözleri önünde öldürülmesi, isyancıların en vahşi eylemlerindendi.
 
== Yıldız yağması ==
[[31 Mart İsyanı]] sırasında Selanik'ten gelen [[Hareket Ordusu]]'nun (Selanik Ordusu) [[Yıldız Sarayı]]'nı yağmalamasına '''Yıldız yağması''' denmiştir. Meşhur 31 Mart ayaklanmasını bastırmak üzere İstanbul'a yürüyen Hareket Ordusu'ndaki askerler Yıldız Sarayı'nı basıp giyecek ve yiyecek çalmışlar, sarayda tahribata yol açmışlardır.
<blockquote style="margin-left:0; padding: 12px; border:1px solid #e0e0e0">
Tahsin Demiray "Yıldız yağması" başlıklı de şu bilgiyi vermektedir:
</blockquote>
 
== İsyanın bastırılması ==
[[Kategori:31 Mart İsyanı]]
Selanik, İstanbul’daki isyandan Jandarma Yüzbaşısı [[İsmail Canbulat|İsmail Canbulat Bey]]’in ilettiği “''Meşrutiyet mahvoldu''” ibareli telgrafıyla haberdar oldu. Selanik’te isyana karşı büyük bir miting tertip edildi. Serez’de ve diğer Makedonya şehirlerinde de isyana büyük tepki doğdu; padişaha, sadarete ve Meclis-i Mebusan’a protesto telgrafları çekildi.<ref name=taner/>
 
Selanik'teki İttihatçılar arasında İstanbul üzerine bir kuvvet yollamak konusunda bir fikir birliği meydana gelmişti.<ref name=tez/> 14 Nisan günü Selanik’te genel seferberlik ilan edilerek Selanik Redif Tümeni'nin bütün taburları silahaltına alındı. Bu birliklere [[Edirne]]'de bulunan [[İkinci Ordu]] Birlikleri ve Selanik çevresinde sivil gönüllüler de katıldı. Özgürlük kahramanı olarak tanınan [[Resneli Niyazi Bey]] de, [[Resne]]'de bir araya getirdiği
gönüllülerle birlikte bu hareketin içinde yer aldı.<ref name=necdet/> Toplanan bütün kuvvetlerin başına Selanik IX. Redif Fırkası (tümeni) Kumandanı [[Hüseyin Hilmi Paşa|Hüsnü Paşa]] getirildi, Kurmay Başkanlığına da [[Mustafa Kemal|Kolağası Mustafa Kemal Bey]] atandı. Mustafa Kemal Bey, Selanik’ten İstanbul’a hareket eden orduya “''Hareket Ordusu''” adını verdi.<ref name=tez/>
 
Hareket Ordusu, 14 Nisan akşamı trenle İstanbul’a hareket etti. İstanbul önlerine geldikten sonra 19 Nisan’da İstanbul halkına ordunun amacını açıklayan bir beyanname yayımladı. Hüseyin Hilmi Paşa’nın imzasıyla yayımlanan beyannameyi Mustafa Kemal kaleme almıştı.Beyanname, telgrafla Erkan-ı Harbiye-yi Umumîye'ye iletildi ve sokaklarda halka dağıtıldı.<ref name=tez/>
 
Hareket Ordusu İstanbul’a girme hazırlığında iken komuta değişikliği yapıldı; ordunun komutanlığına [[Mahmut Şevket Paşa]] atandı. Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı [[Enver Paşa|Binbaşı Enver]]'e verildi. Mahmut Şevket Paşa 23 Nisan’ı 24 Nisan’a bağlayan gece orduya İstanbul içlerine ilerleme emri verdi. İsyancıların en yoğun direnme noktaları Taşkışla, [[Davutpaşa Kışlası|Davutpaşa]] ve [[Taksim Kışlası|Taksim Kışlaları]]'nda olmuş ve kanlı çarpışmalar gün boyu sürdü.<ref name=necdet/> Hareket Ordusu İstanbul'u asilerden temizledikten sonra birliklerini [[Yıldız Sarayı]]'na yönlendi. İki günlük kuşatmadan sonra 27 Nisan'da Hareket Ordusu saraya girerek denetimi ele geçirdi.
 
== İsyanın bastırılmasından sonraki gelişmeler ==
Hareket Ordusu'nun İstanbul'da duruma tamamen hâkim olmasıyla birlikte, Padişah II. Abdülhamit'in tahttan indirilmesi konusu gündeme gelmiştir. Ayaklanmanın tamamen bastırılmasıyla kendisini güvende hisseden Meclis-i Mebûsan 25 Nisan'da Yeşilköy'den Ayasofya yakınındaki kendi binasına geri döndü ve 27 Nisan 1909'da bu konuyu görüşmek üzere toplandı. Sultan Abdülhamit'in hilafet ve tahttan indirilmesi oy birliği ile kabul edildi.<ref name=necdet/> Abdülhamit'in yerine kardeşi Veliaht [[V. Mehmed|Mehmet Reşat Efendi]]'yi getiren Meclis, bu kararı Abdülhamit'e bildirmek üzere dört kişilik bir kurul oluşturdu. Abdülhamit, Selanik'te sürgüne gönderildi.<ref name=emre>{{Web kaynağı | soyadı1 = Gül | ad1 = Emre | başlık = Sultan Abdülhamit'e "Seni millet azletti' dediler | url = http://www.dunyabulteni.net/tarih-dosyasi/207790/sultan-abdulhamite-seni-millet-azletti-dediler | erişimtarihi = 14 Şubat 2016 | ref = Dunyabulteni.net 27 Nisan 2012 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20150802223923/http://www.dunyabulteni.net/tarih-dosyasi/207790/sultan-abdulhamite-seni-millet-azletti-dediler | arşivtarihi = 2 Ağustos 2015}}</ref> Osmanlıların birlikteliklerinin devam etmekte olduğunu göstermek maksadıyla dört kişilik kurulda Ermeni ve Yahudi milletvekillerine yer verilmişti ancak bu ileride İttihatçıların şiddetle eleştirilmelerine, siyonistlikle suçlandırılmalarına sebep olmuştur.<ref name=necdet/>
 
Olayların sona ermesiyle İstanbul'da sıkıyönetim ilan edilmiş; isyana karışanların tespiti yapılmış ve geniş çapta tutuklamalar başlamıştır. Suçluların yargılanarak cezalandırılması amacıyla üç ''Divan-ı Harp''; tutuklananların ilk sorgulamalarını yapmak üzere ''Tahkik Heyetleri''; halkın bu olaylara karışan kimseler hakkında bildiklerini haber verebilmesi için ''Tedkikât Heyetleri'' oluşturuldu. Yargılamalar sonunda 70 kişi idama, 420 kişi müebbet ve 6 aydan başlayan çeşitli hapis, yüzlerce kişi de süresiz sürgün cezalarına çarptırıldı. İdama mahkum olanların cezaları Beyazıt ve Ayasofya meydanlarında, Köprübaşı’nda, Kasımpaşa’da darağaçları kurularak infaz edildi. Ege'den yabancı bir ülkeye kaçmak için trenle İzmir'e gitmeye çalışırken yakalanan Derviş Vahdeti'nin yargılanması bir aydan fazla sürdü. Akıl sağlığının bozuk olduğu yönündeki savunmasına itibar edilmedi, 19 Temmuz 1909'da Ayasofya Meydanında asılarak idam edildi.
 
31 Mart şehitleri için yaptırılan ve açılışı 23 Mayıs 1911 tarihinde gerçekleşen [[Abide-i Hürriyet]]’e 2 subay ve 42 askerin cenazesi yerleştirildi.<ref name=ayse/>
 
== Kaynakça ==
{{Kaynakça}}
 
{{Osmanlı tarihinde isyanlar}}
{{II. Abdülhamid dönemi}}
 
[[Kategori:Osmanlı İmparatorluğu'nda siyaset]]
[[Kategori:Osmanlı tarihinde isyanlar]]
[[Kategori:31 Mart İsyanı| ]]