"İskilipli Âtıf Hoca" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzeltme AWB ile
k (88.225.150.153 tarafından yapılan değişiklikler geri alınarak, Vikiçizer tarafından değiştirilmiş önceki sürüm geri getirildi.)
(düzeltme AWB ile)
19 Şubat 1919'da kurulan Müderrisîn Cemiyeti'nin ikinci başkanı iken Cemiyet'in 24 Kasım 1919'da genel kurul toplantısındaki karar gereğince [[Teâlî-i İslâm Cemiyeti]] ismini aldı ve [[Mustafa Sabri Efendi]]'nin şeyhülislam olması üzerine başkanlığa İskilipli Mehmed Âtıf Hoca getirildi. Cemiyet, ilk olarak [[İzmir]]'in Yunanlar tarafından işgalini protesto eden ve yeni bir tehlike olarak ortaya çıkan [[Bolşevizm]]'e ve işgal kuvvetlerine karşı beyannameler yayımladı.<ref name=":0">TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt: 22,  sayfa: 583</ref> Anadolu'nun çeşitli yerlerinde şubeleri açıldı. [[Teâlî-i İslâm Cemiyeti]]'nin Konya şubesi [[1920]] tarihli [[TBMM]] seçimlerine katılmak istemişlerdir. [[Mustafa Kemal]]'de bunda bir mahzur görmemiştir.<ref>Tarık Zafer Tunaya, Türkiye'de Siyasal Partiler Cilt 2, Sayfa:384-385</ref>
 
İstanbul hükümetinin baskıları sonucu meşihat makamınca hazırlanıp [[Teâlî-i İslâm Cemiyeti]] adına [[Türk Kurtuluş Savaşı|Millî Mücadele]] aleyhinde dağıtılan bir beyannâme cemiyeti töhmet altında bıraktı. Böyle bir beyannamenin hazırlandığını öğrenen [[Tâhir'ül Mevlevî]], İskilipli Mehmed Âtıf Hoca ve diğer bazı üyeler buna tepki gösterdiler. Yapılan müzakerede [[Mustafa Sabri Efendi]]’nin damadı [[Bergamalı Zeki Efendi]] cemiyetin beyannâmeyi kabul etmesini, aksi durumda vatana hıyanet sayılacağını söyledi, ancak beyannamenin aleyhinde olanların daha güçlü olduğunu görünce kabul edilse de edilmese de hükümetin bu beyannâmeyi Anadolu’ya göndereceğini söyledi. Bu yoğun baskı altında yapılan oylamada kabul ve red oylarının eşit gelmesi üzerine o sırada başkan olan İskilipli Mehmed Âtıf Hoca’nın olumsuz oy vermesiyle beyannâme usulen reddedildi; buna rağmen mühürsüz ve imzasız olarak Yunan uçaklarından [[Anadolu]] üzerine atıldı.<ref>TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt: 40,  sayfa: 207</ref>
 
== Yargılanması, idamı ve idamı ile ilgili tartışmalar ==
Ölümünden sonra Ankara'da bulunan mezarı, 2009 yılı başında bulunduğu park yerinden alınarak İskilip Gülbaba mezarlığına taşınmıştır. Mezar yeri değişikliği 2010 yılı başında kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.<ref>{{Web kaynağı | last = Doğan | first = İbrahim | title = İskilipli Atıf Hoca’nın kabrini bulduran vasiyet | publisher = Aksiyon | date = 2015-01-04 | url = http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-25843-iskilipli-atif-hocanin-kabrini-bulduran-vasiyet.html | arşivurl = http://web.archive.org/web/20150707133714/http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-25843-iskilipli-atif-hocanin-kabrini-bulduran-vasiyet.html | arşivtarihi = 7 Temmuz 2015}}</ref>
 
Hürriyet gazetesi yazarı [[Rahmi Turan]] 5 Aralık 2011 tarihli makalesinde [[Bülent Arınç]]'a cevaben Atıf Hoca'nın idam edilmesinin nedeninin ''[[Frenk Mukallitliği ve Şapka]]'' adlı risalesi olmadığını, vatan hainliği yaptığı iddiasıyla yargılandığını ve Âtıf Hoca'nın bir savunma yapmadığını yazar. Rahmi Turan'a göre vatan hainliği ile suçlanmasının nedeni şuydu: Atıf Hoca, [[Teâlî-i İslâm Cemiyeti]]nin başkanı idi, bu cemiyet tarafından hazırlanan ve Yunan uçakları tarafından Anadolu'ya atılarak dağıtılan [[Türk Kurtuluş Savaşı|MilliMillî Mücadele]] karşıtı bir beyannamesi (fetva) sebebiyle yargılanmıştır.<ref>{{Web kaynağı | title = Arınç'a cevap: 'İskilipli hain olduğu için asıldı!' | publisher = SicakGundem.com | date = 2015-12-06 | url = http://www.sicakgundem.com/arinc-a-cevap-iskilipli-hain-oldugu-icin-asildi-_61147.html | arşivurl = http://web.archive.org/web/20130207031353/http://www.sicakgundem.com/arinc-a-cevap-iskilipli-hain-oldugu-icin-asildi-_61147.html | arşivtarihi = 7 Şubat 2013}}</ref> Ancak, muhtemelen Tahir'ül Mevlevi ve Atıf Hoca dışındaki cemiyet üyeleri tarafından imzalanarak Anadolu'ya dağıtılan ve İstiklal Savaşı'nı yürüten [[Kuvayı Milliye]]ciler için çok ağır ifade ve ithamlarla dolu bu bildiri sonrasında da Âtıf Hoca'nın cemiyet başkanlığında devam etmesi İstiklal Mahkemeleri'nde suçlu bulunması için yeterli görülmüştür.<ref>{{Web kaynağı | last = Kağan | first = Oğuz | title = İskilipli Atıf Hoca, Necip Fazıl, Recep Erdoğan / Yusuf DÜLGER | publisher = GuncelMeydan.com | date = 2011-12-05 | url = http://www.guncelmeydan.com/pano/iskilipli-atif-hoca-necip-fazil-recep-erdogan-yusuf-dulger-t30049.html | arşivurl = http://web.archive.org/web/20120108013848/http://www.guncelmeydan.com/pano/iskilipli-atif-hoca-necip-fazil-recep-erdogan-yusuf-dulger-t30049.html | arşivtarihi = 8 Ocak 2012}}</ref>
 
İsyanı teşvik eden kitabıyla ilgili ilk davada Giresun’da beraat eden İskilipli Atıf, kendisine yasak konulmasına rağmen kitapların dağıtımını sürdürdüğü için ikinci kez Ankara’da yargılandığında geçmişi de tekrar incelenir. Devlet, Şeyh Sait isyanından sonra artık daha dikkatlidir. Bu nedenle TBMM’de 25 Şubat 1925 tarihinde kabul edilen "Dini ve Dinin Kutsal kavramlarını Siyasete Alet Edenler Hakkında Kanun"a göre dini kullanıp halkı kışkırtanların [[vatana ihanet|vatan haini]] sayılacakları belirtilmiştir. Kurtulus Savaşı yıllarında ihaneti görülmüş fakat sonradan affedilmiş kişilerle ilgili kayıtlar Şeyh Sait İsyanı’ndan sonra yeniden değerlendirilmiştir. İskilipli Atıf’ın sicili de gündeme gelmiştir. Sonuçta Ankara İstiklal Mahkemesi İskilipli Atıf'ı [[Türk Ceza Kanunu]]'nun 55. Maddesi'nin "TC'nin [[Teşkilât-ı Esasîye Kanunu]]’nun tamamen veya kısmen tağyir ... veya ifayı vazifeden menine cebren teşebbüs edenler idam olunur, diyen muharrer fırkası mucibince" vatana ihanet suçundan idam etmiştir. Ayrıca aynı mahkeme İskilipli Atıf’la birlikte yargılanan Babaeski Müftüsü Ali Rıza’ya da idam cezası vermiştir. Çünkü Mahkeme, Müftü Ali Rıza’nın da Yunan işgaline karşı direnilmemesi için çalışmalar yaptığını belgelemiştir. Bu iki idam dışında Ankara İstiklal Mahkemesinde yargılanan diğer hocalar ya beraat etmiş ya da hafif cezalar almıştır. Ömer Rıza (Doğrul), Tahirül Mevlevi, [[Muhammed Hamdi Yazır|Elmalılı Hamdi]] (Yazır), [[Ahmet Hamdi Akseki|Ahmet Hamdi]] (Akseki) gibi hocalar da yargılanmış ama suçsuz oldukları için beraat etmişlerdir.<ref>[http://www.sozcu.com.tr/2016/egitim/iskilipli-atifi-anan-kykya-sinan-meydandan-tarih-dersi-1135948/ İskilipli Atıf’ı anan KYK’ya Sinan Meydan’dan tarih dersi], [[Sinan Meydan]], 15 Mart 2016, Sözcü Gazetesi.</ref>
671.219

değişiklik