Varis (hastalık): Revizyonlar arasındaki fark

Gerekçe: + telif hakkı ihlali + ansiklopedik olmayan bilgi eklentisi
k (→‎top: yazılış //// şuan => şu an AWB ile)
(Gerekçe: + telif hakkı ihlali + ansiklopedik olmayan bilgi eklentisi)
 
Kan, bacaklarda biri yüzeyde ve diğeri derinde bulunan iki atardamar sistemi ile dolaşım sağlar. İki sistem, kanın yalnızca yüzeysel sistemden derin sisteme geçmesini sağlayan ve aksi yöne geçmesine imkân vermeyen kapakçıkların bulunduğu anastomotik damarlar yoluyla çalışır. Varisli damarlar derin damar dolaşımını bozarak kapanmaya başlayan kapakçıklar nedeni ile veya kapakçık yetersizliği sonucu oluşurlar. Kan, rotasını değiştirir ve derin venlerden yüzeye geçerek yüzeysel venlerde değişikliklere yol açar. Sonuç olarak bacaklarda, mavi ya da mor renkli, şekilleri bozuk, eğri büğrü damarlar, yani varisler oluşur.
 
Varis Belirtileri
 
Yaş ilerlemesi ile birlikte her insan aslında varis riski taşımaktadır. Yazının üst kısımlarında hastalığın neden, nasıl olduğu ve korunmak için alınması gereken önlemleri gördük, şimdi ise aldığımız önlemlere rağmen bu sorunla karşı karşıya kalmanız halinde nasıl bir süreç ile karşılaşacağımızı göreceğiz. Yani varis belirtileri (ağrı, kramp, damar genişlemesi, kaşıntı) gibi durumların neyi ifade ettiğine bakacağız.
 
Damar Genişlemesi (Cilt Dışına Taşma): Daha öncede belirttiğim gibi kılcal damar ciddi bir hastalık olmayıp, o nedenle varis belirtileri hususuna Toplardamar Genişlemesi yani asıl varis dediğimiz sorunla devam edeceğiz. Burada ilk belirti damarların genişlemesi, kıvrımlaşması ve cilt üzerinden belli olur hale gelmesidir. Bunun nedeni ise kapakçıkları bozulan damarın kirli kanı kalbe göndermek yerine damarlarda beklemesi ile açıklanır. Bahçede bir su kalanı düşünün önüne çalı, çırpı gelince suyun akışı biraz hafifler ve orada su birikmeye kanal dışına taşmaya başlar. Aynı durum toplardamar içinde geçerli olup, damarlarda bekleyen kirli kan damarların genişlemesine (şişmesine) ve cilde baskı yaparak cilt dışından kolayca görünmesine neden olmaktadır. Bu görüntüyü almak için 10-15 dakika ayakta durduktan sonra bacaklarınıza bakabilirsiniz.
 
Kaşıntı: Hastalık ilk ortaya çıktığı ilk andan itibaren karşılaşacağınız şikayetlerden biri bacaklarda kaşıntı olmaktadır. Bunun nedeni yukarıda da belirtildiği gibi kirli kanın damarlarda beklemesi olup, düzenli yürüyüş yapan insanlarda kan akışı daha düzenli olduğu için kaşıntı şikayeti daha az yada hiç görülmez.
 
Ağrı / Sızlama Varis belirtileri kısmına geçtiğimizde kılcal damarların ciddi bir hastalık olmadığı (estetik sorun) olduğunu belirttik, ciddi bir şikayeti olmayan kılcal damarlarda ilk ortaya çıkış sürecinde ağrı ve sonrasında sızlanma, yanma gibi şikayetler görülebilir. Asıl varis hastalığında ise bacak ağrıları kaçınılmaz bir sonuç olup, özellikle öğlen sonra başlayan yorgunlukla birlikte akşam artan bacak ağrıları görülmektedir. Tabii ki her bacak ağrısı varis hastalığının belirtisi olmayıp, burada şöyle bir ayrım yapabilir. Varis ağrıları genelde diz alt kısmında ve genelde öğren sonrası yorulmaya bağlı olarak başlayan, akşama doğru artan bir ağrıdır. Bacaklarınızı 20–30 cm yukarıda (yere uzanarak) tuttuğunuzda ağrı azalır yada tamamen geçmektedir. Yine aynı şekilde ağrı olduğu anda yürümeye başlamanız halinde hafifleme yada tamamen ortadan kaybolması görülür. Buna ek olarak varis çorabı kullanarak ağrılar önlenir.
 
Kramp: Spazmlı kas kasılması anlamına gelen Kramp özellikle kol ve bacaklarda sık görülen şiddetli bir ağrıdır. Varis hastalarında sık görülen şikayetlerden biri olup, özellikle geceleri sık karşılaşılan bir durumdur. Sadece hastalık ile olmayıp, aynı zamanda sinirsel, ruhsal ve susuzluğa bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.
 
Ciltte Renk Değişimi / Sertleşme: Yukarıda belirttiğim şikayetler dikkate alınıp, tedavi olunmadığında ise hastalık sürekli ilerleyerek yeni belirti ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. O şikayetlerden biride cildin renk değiştirerek daha koyu bir hale gelmesine neden olur. Aynı zamanda ciltte sertleşme aynı anda görülür.
Varise Ne İyi Gelir?
 
Evet arkadaşlar hastalığın ne olduğu, neden olduğu ve nasıl anlaşılacağını detayları ile aktarmaya çalıştık, şimdi ise yukarıda belirtilen şikayetlerden bir yada bir kaçını yaşayan insanların nasıl bir yol izlemesi gerektiğini ele alalım. Öncelikle araştırmacı bir yapıya sahip olmayı ve bilimsellikten ayrılmamayı ilke edinmelisiniz.
 
Muayene Olmalısınız: Varis belirtileri ile karşı karşıya kalan hastaların ilk yapması gereken mutlaka muayene olmalarıdır. Burada en çok sorulan sorulardan biri hangi doktora / bölüme gidileceği yönünden olmaktadır.
 
Kalp Damar Cerrahisi Tercih Edilmeli: Varis hastalığı teşhis ve tedavisi için en tecrübeli hekim kalp damar cerrahisi olmaktadır. O nedenle iç hastalıkları (Dahiliye) ile zaman kaybetmeden mutlaka bir kalp damar cerrahisi uzmanına muayene olmalısınız. Maalesef ilçelerde bulunan devlet hastanelerinde kalp damar cerrahi bölümü çok az rastlanır. Hastalar genelde il merkezinde yer alan hastanelere yönlendirilir.
 
Ücretsiz Varis Muayenesi İmkanlarımızı Kullanın: Medicalart olarak 22 yıldır sağlık sektörünün gelişmesi için çabalıyoruz. Türkiye’nin ilk SGK anlaşmalı kliniği olan Medicalart varis hastalarına ücretsiz muayene imkanı sunmaktadır SGK mensubu olan yada olmayan hiç önemi yok tüm insanlar kliniklerimizde ücretsiz muayene olabilir. İstanbul, Ankara ve İzmir’de hizmet veren 5 kliniğime randevu alarak gelebilirsiniz. Randevu almak için sitemizi yada aşağıda yer alan klinik telefonlarını arayarak hasta danışmanlarımızla konuşarak randevu oluşturabilirsiniz.
 
Bilimsel Yöntemlerle Tedavi Olmak Gerekir! Evet arkadaşlar doktora gittiğinizde sizde teşhis edilen hastalık kılcal damar değilse mutlaka tedavi olmanız gerekir. Aynı şekilde o süreçte hamile olmanız tedavinin ertelenmesini gerektirir. Bunun dışında tespit edilen tüm damar genişlemesi varis hastalıkları çok fazla zaman geçirmeden tedavi edilmesi gerekir. Doktorun size reçete ettiği ilaç, krem, varis çorabı hastalığı iyileştirmeye yönelik olmayıp, sadece ağrı, kramp, kaşıntı gibi şikayetlerin azaltılmasına yöneliktir. O nedenle doktorunuza bu ilaçları kullanınca nasıl bir sonuçla karşılaşacağınızı sormalısınız.
Varis Tedavisi Nasıl Yapılır, Nasıl Yapılmalı?
 
Yukarıda bu işin tek çözüm yolu bilimsel anlamda tedavi olduğunu belirttik, muayene eden doktor hastalığın tipi, derecesi, konumu ve yaygınlığına göre bir tedavi yöntemi belirlemesi gerekir. Bu yöntemi belirlerken görev yaptığı sağlık kurumunun teknolojisi ve hasta yoğunluğu göz önünde olacaktır. Kamu hastaneleri hasta yoğunluğu en fazla olan sağlık merkezleri olduğu için genelde tedavilerde ameliyat kullanılmaktadır. Medicalart gibi gelişmiş ve hizmet alanı Varis tedavisi olan merkezlerde ise ameliyatsız ve teknolojiye dayalı yöntemleri bulursunuz. Her iki yöntemde bilimsel olmasına karşın hastanın avantajlarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır.
 
Ameliyatsız Varis Tedavisi (Önerilir)
Son 10 yılda gelişen teknoloji ile birlikte tüm varis hastaları ameliyatsız olarak tedavi edilmektedir. Kamu hastanelerinde henüz yeterli olmayan bu uygulama için özel sağlık merkezleri tercih edilmektedir. Onlardan biride Türkiye’nin ilk SGK anlaşmalı varis tedavi merkezi Medicalart olup, İstanbul, Ankara, İzmir ve son olarak Bursa’da açtığı klinik ile tüm hastalarına ameliyatsız tedavi yöntemleri uygulamaktadır. Lazer ve Radyo Frekans yöntemi ile cilt üzerinden işlem yaparken Köpük ve Skleroterapi yöntemlerinde ise damar içinden çok ince bir iğne ile yapılmaktadır. Ameliyatsız varis tedavi yöntemleri ve yapılışınına dair detayları aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak görebilirsiniz.
 
Varis Ameliyatı (Önerilmez)
İnsanların büyük bir bölümü şu an ameliyat korkusu ile ilkel çözüm yöntemlerine başvurmakta ve çoğu zamanda dolandırılmaktadır. Oysaki yukarıda da belirttiğim gibi ameliyat gereksiz olup, tüm varis hastaları ameliyatsız yöntemlerle 10 dakika gibi kısa sürede tedavi edilmektedir. Kamu hastanelerinde hasta yoğunluğu fazla olması nedeniyle ameliyatlara devam edilmektedir. Ameliyatlardan en sık uygulanan yöntem sorunlu damarı çıkarmak yada sorunlu kapakçıkları keserek yerine kişinin kendi vücudundan alınan sağlam kapakçıklar eklenmektedir. Hastanede yatma, narkoz, iş gücü kaybı ve tekrarlama riskinin yüksek olması nedeniyle ameliyat uygulamıyor ve önermiyoruz.
Varis Çorabı Kullanmak Gerekir mi?
 
Öncelikle başlıca amacımız hastalıktan kurtulmak olmalıdır. Olaya bu şekilde yaklaştığınızda varis çorabı maalesef çözüm olmayacaktır. Çünkü kapakçıkları bozulmuş olan damarlara varis çorabı herhangi bir etki etmeyecektir. Sadece yaptığı baskı ile ile damarları toparlar ve bu sayede bacaklardaki ağrı, kaşıntı gibi problemler azalır. Fakat hastalığın iyileşmesine katkı sağlamadığı gibi şikayetlerin tamamen ortadan kalkmasını da sağlayamaz. Özellikle gebelik sürecinde tedavisi mümkün olmayan hamile hastaların doğum sonrasına kadar yaşayacakları şikayetleri azaltmak için doktorun önereceği şekilde varis çorabı kullanmaları iyi olacaktır. Bunun dışında zaman yada sağlığınızı kaybetmeyin.
 
Tedavi Ücretleri Ne Kadar?
Yukarıda bu işin tek çözüm yolu bilimsel anlamda tedavi olduğunu belirttik, muayene eden doktor hastalığın tipi, derecesi, konumu ve yaygınlığına göre bir tedavi yöntemi belirlemesi gerekir. Bu yöntemi belirlerken görev yaptığı sağlık kurumunun teknolojisi ve hasta yoğunluğu göz önünde olacaktır. Kamu hastaneleri hasta yoğunluğu en fazla olan sağlık merkezleri olduğu için genelde tedavilerde ameliyat kullanılmaktadır. Varis tedavisine yoğunlaşmış merkezlerde ise ameliyatsız ve teknolojiye dayalı yöntemler tercih edilmektedir. Her iki yöntemde bilimsel olmasına karşın hastanın avantajlarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır.
 
Ameliyatsız Varis Tedavisi
Son 10 yılda gelişen teknoloji ile birlikte tüm varis hastaları ameliyatsız olarak tedavi edilmektedir. Kamu hastanelerinde henüz yeterli olmayan bu uygulama için özel sağlık merkezleri tercih edilmektedir. Lazer ve Radyo Frekans yöntemi ile cilt üzerinden işlem yaparken Köpük ve Skleroterapi yöntemlerinde ise damar içinden çok ince bir iğne ile yapılmaktadır. Ameliyatsız varis tedavi yöntemleri ve yapılışına dair detayları aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak görebilirsiniz. Diğer taraftan ameliyatla yapılan tedaviler de artık teknolojiler yardımıyla yapılmaktadır. Bunlardan en bilineni lazerle (EVLA) ve radyo frekansla (EVRFA) tedavilerdir. Bu yöntemler ayrı sayfalarda ele alınmıştır.
 
Varis Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Bir çok insan son aşamaya kadar hastalığın şikayetlerine bile aldırış etmeden devam etmektedir. Sürekli ilerleme özelliği bulunan bu hastalık maalesef bir noktadan sonra size hayatı çekilmez hale getirmektedir. Damarlarda başlayan kanama yerini iyileşmesi zor yaralara bırakmaktadır. Varis ülseri dediğimiz bu durum maalesef görüntüsü bile insanı korkutmaya yetmektedir. Çoğu zaman bacakları çürüttüğü için insanı yürüyemez hale getirir. Aşağıda yer alan görselde basit bir örnek yer almaktadır. Sakın bu aşamaya gelmeden önce bilimsel yöntemlerle tedavi olmalısınız. Aksi halde tedaviniz hem zor hemde daha maliyetli olacaktır. Çünkü önce ülser sonra varisler tedavi edilmesi gerekir.
 
{{Hastalık-taslak}}