"Türkiye'de çok partili dönem" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
k
{{kaynaksız}}
{{Türkiye tarihi}}
'''Türkiye Cumhuriyeti'ninde Çokçok Partilipartili Dönemidönem''', 1945 yılından itibaren Türk siyasi hayatınınyılında [[Cumhuriyet Halk Partisi|CHP]] (CHP) dışında 2.ikinci bir partinin (-[[Nuri Demirağ]] tarafından kurulanliderliğindeki [[Millî Kalkınma Partisi]] (MKP)- kurularak seçimlere[[1946 Türkiye genel seçimleri|1946 genel seçimlerine]] çok partili olaraksistemle gidilmesi ile başlamıştır. Cumhuriyet'te çok partili hayat bundan önce [[Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası]] (TCF; 1924-25) ve [[Serbest Cumhuriyet Fırkası]] (SCF; 1930) ile başlamış lakin bu partilerin ömürleri çok kısa olmuştur.
 
[[II. Dünya Savaşı]]'ndan sonra çok partili sistemi savunan bir anlayış oluştu. Buna CHP genel başkanı ve cumhurbaşkanı [[İsmet İnönü]] de yaptığı konuşmalarla destek verdi. Bunu takip eden gelişmelerde, [[Türkiye Büyük Millet Meclisi|meclisteki]] bütçe görüşmeleri sırasında, CHP içinde başını [[Adnan Menderes]], [[Feridun Fikri Düşünsel]], [[Yusuf Hikmet Bayur]], [[Emin Sazak]] gibi bazı milletvekillerinin çektiği bir muhalefet oluştu. 11 Haziran'da kabul edilen [[Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu]], parti içindeki muhalefetin güçlenmesine yol açtı. Bu yasanın görüşüldüğü sırada Celâl Bayar, Adnan Menderes, [[Mehmet Fuad Köprülü|Fuad Köprülü]] ve [[Refik Koraltan]], parti Meclis Grubu'na Dörtlü Takrir olarak bilinen bir önerge verdiler. Ülke ve parti yönetiminde [[liberal]] düzenlemeler yapılmasını isteyen bu önerge, 12 Haziran'da reddedildi. Bu gelişmelerden sonra Menderes, Köprülü ve Koraltan partiden çıkarıldı. Bayar ise önce vekillikten, sonra partiden istifa etti.
Çok partili hayat bundan önce [[Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası]] (1924-25) ve [[Serbest Cumhuriyet Fırkası]] (1930) ile başlamış lakin bu partilerin ömürleri çok kısa soluklu olmuştur.
 
7 Ocak 1946'da [[Dörtlü Takrir]]'e imza atanlar tarafından [[Demokrat Parti (1946)|Demokrat Parti]] (DP) kuruldu. DP, ekonomi ve siyasette liberal düzenlemeleri savunuyordu ve kuruluşu CHP iktidarı tarafından önceleri hoş karşılandı; [[1950 Türkiye genel seçimleri|1950 genel seçimlerinin]] kazananı oldu. Başta Başbakan [[Adnan Menderes]] başkanlığındaki hükümet, kamu Müslümanlığına getirilen kısıtlamaları hafifletti ve [[Marshall Planı]] sayesinde gelişen bir ekonomiye başkanlık etti. Ancak on yılın ikinci yarısında, hükümet muhalefeti sınırlayan sansür yasalarını çıkardı; yüksek enflasyon ve büyük bir borca ​​dönüştü. Hükümet ayrıca siyasi rakiplerini bastırmak için orduyu kullanmaya çalıştı. Ordu, Menderes hükümetini bitirdikten sonra 1960 darbesinde ayaklandı ve kısa süre sonra sivil yönetimi tekrar ele geçirdi.
[[II. Dünya Savaşı]]'ndan sonra çok partili sistemi savunan bir anlayış oluştu. Buna CHP genel başkanı ve cumhurbaşkanı [[İsmet İnönü]] de yaptığı konuşmalarla destek verdi. Bunu takip eden gelişmelerde, [[Türkiye Büyük Millet Meclisi|meclisteki]] bütçe görüşmeleri sırasında, CHP içinde başını [[Adnan Menderes]], [[Feridun Fikri Düşünsel]], [[Yusuf Hikmet Bayur]], [[Emin Sazak]] gibi bazı milletvekillerinin çektiği bir muhalefet oluştu. 11 Haziran'da kabul edilen [[Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu]], parti içindeki muhalefetin güçlenmesine yol açtı. Bu yasanın görüşüldüğü sırada Celâl Bayar, Adnan Menderes, [[Mehmet Fuad Köprülü|Fuad Köprülü]] ve [[Refik Koraltan]], parti Meclis Grubu'na Dörtlü Takrir olarak bilinen bir önerge verdiler. Ülke ve parti yönetiminde [[liberal]] düzenlemeler yapılmasını isteyen bu önerge, 12 Haziran'da reddedildi. Bu gelişmelerden sonra Menderes, Köprülü ve Koraltan partiden çıkarıldı. Bayar ise önce vekillikten sonra partiden istifa etti.
 
DP, 7 Ocak 1946'da [[Dörtlü Takrir]]'e imza atanlar tarafından kuruldu. Parti genel başkanlığına Bayar getirldi. DP, ekonomi ve siyasette liberal düzenlemeleri savunuyordu. DP'nin kuruluşu iktidar tarafından önceleri hoş karşılanmıştır.
{| border="0" cellpadding="8" cellspacing="10"
| bgcolor="#FFE8E8" | [[Halk Fırkası/Cumhuriyet Halk Partisi|CHP]]
== 1960 Darbesi ==
{{ana madde|27 Mayıs Darbesi}}
27 Mayıs Darbesi, [[Adnan Menderes]] iktidarının uygulamalarına üniversiteler, öğrenciler ve toplumun çeşitli kesimlerinden gelen tepkiler üzerine [[albay]] ve daha alt rütbeli subaylar tarafından 1960 yılında ordu hiyerarşisine aykırı bir şekilde askeri darbe gerçekleştirilmiştir.
 
27 Mayıs Darbesi sonrasında cumhurbaşkanı [[Celâl Bayar]], başbakan [[Adnan Menderes]] ve bazı bakanlar yakalanarak [[Yassıada]]'da yargı önüne çıkarıldılar. Sivil ve askerlerden oluşan bir mahkemede yargılanan siyasiler, vatana ihanet, kamu fonlarının kötüye kullanımı ve anayasaya karşı gelmek ile suçlanıyorlardı. Dava, başbakan [[Adnan Menderes]], dışişleri bakanı [[Fatin Rüştü Zorlu]] ve maliye bakanı [[Hasan Polatkan]]'ın [[İmralı]] adasında 16 Eylül 1961 günü idam edilmesi ile sonuçlandı.
== 1971 Muhtırası ==
{{ana madde|12 Mart 1971 Muhtırası}}
12 Mart DarbesiMuhtırası, [[Türkiye Cumhuriyeti]] tarihinde meydana gelen ikinci [[askeri darbe]] eylemidir. 1971 yılında 12 Mart günü saat 13.00'da [[Türkiye Radyo Televizyon Kurumu|TRT]] radyolarından okunan aşağıdaki bildiri ile ilan edilmiştir:
:''"Parlamento ve Hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatı ile yurdumuzu, anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, [[Mustafa Kemal Atatürk|Atatürk]]'ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve [[anayasa]]sının öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür."'
 
20 Temmuz 1974 sabahı [[Türk Silahlı Kuvvetleri|Türk Ordusu]]nun Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Kıbrıs'a havadan indirme ve denizden çıkarma yapmaya başladı.
 
Türk kuvvetleri 22 Temmuz'da [[Girne]]'yi ele geçirdi. Türk paraşütçüleri Kıbrıs'ın başkenti [[Lefkoşa]]'nın Türk kesimine indi. [[Yunanistan|Yunan]] birliklerinin Ada’da '''garantör''' olarak bulunan Türk birliğine saldırması ise, çarpışmaların Ada geneline yayılmasına neden oldu. 22 Temmuz akşamı Türkiye, [[BM Güvenlik Konseyi]]'nin ateşkes kararını kabul etti. Türk müdâhalesi sonucu [[Yunanistan]]'daki cunta idaresi ve Kıbrıs [[Nikos Sampson]] HükûmetiHükümeti de yıkılmıştır.
 
8 Ağustos'ta II. Cenevre Konferansı'nın yapılmakta olduğu zamanda Türklerin 'iyi niyet jesti' olarak [[Limasol]] ve [[Larnaka]] civarında bir miktar köyü boşaltmış olmalarına rağmen, Millî Muhâfız Alayı ve '''EOKA-B''' işgal ettikleri yerleri tahliye etmedikleri gibi ellerindeki esirleri de serbest bırakmamışlardır.
12 Eylül 1980'e gelindiğinde 19 ilde sıkıyönetim uygulanıyordu.
 
Ülkede, yönetemeyen hükûmethükümet, karar alamayan Meclis ve ardı arkası kesilmeyen siyasi cinayetlerin yol açtığı yılgınlık havası, 12 Eylül öncesi dönemin son Başbakanı Süleyman Demirel'in "[[70 sente muhtacız]]" sözü ile özetlenen işsizlik, kıtlık ve işyeri anlaşmazlıkları ile yoğunlaştı.
 
12 Eylül 1980 ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı. Bu durum, siyasi partilerin sürekliliği konusunda tarihsel sorunlar yaşayan Türkiye'de siyasi temsilin demokratikleşmesi önünde yeni bir engel oluşturdu, siyasi gelenekler geçici de olsa alt-üst edildi.
37.520

değişiklik