"Yılanlı Sütun" sayfasının sürümleri arasındaki fark

(Arşiv bağlantısı eklendi)
Yılanlı Sütun üç yılan başlı haliyle son olarak Avrupalı gezgin A. De la Motraye’nin 1699 tarihli gravüründe göründü. Yılan başlarının nasıl sütundan koptuğuna dair çeşitli rivayetler vardır. Topkapı Sarayı kütüphanesinde bulunan Hümernâme’de [[Fatih Sultan Mehmet]]‘in Ameydanı‘na geldikten sonra kargısını fırlatıp yılanın alt çenesini kırdığı anlatılır<ref name=taner/> [[Evliya Çelebi]]'ye göre; "''Yılanlı Sütun, İstanbul'daki 17. tılsımlı burma direktir. Bu sütunun tılsımı ile şehre yılan gibi hayvanlar girmemektedir. Bu direk üç başlı ejderha suretini gösterip başının birisini bir [[yeniçeri]] kılıç ile bir vuruşta kırmıştır. O tarihte kısmen tılsımı bozulmuş olup, İstanbul içine [[yılan]], [[çiyan]] ve [[akrep]] gibi hayvanlar yayılmışlardır.''" Silahtar Silahdar Fındıklılı Mehmet Ağa’nın 'Nusretname' adlı eserinde anlattığına göre, 20 Kasım 1700 tarihinde yılanların başları boyunlarından itibaren kopmuş ve kaybolmuştur.<ref name=gulbahar/> Bu tahribatın 5 Mayıs 1700‘de kalabalık bir ekiple İstanbul‘a gelen ve hipodroma yakın bir yerde misafir edilen Polonya elçisi Viniava Lescynski‘nin adamları tarafından yapıldığı ileri sürülmektedir<ref name=taner/>
=== Yılanbaşlarından birinin bulunması ===
Kaybolan yılanbaşlarından birisinin üst çene ve başın üst yarısına ait parçası o tarihte [[Ayasofya]]'yı onaran mimar [[Gaspare Fossati|Fossati]] tarafından 1848 yılında bulunmuş ve yetkililere teslim edilmiştir. Buluntu, [[İstanbul Arkeoloji Müzesi]] Çağlar Boyu İstanbul Sergi Salonunda sergilenmektedir.<ref name=taner/> Yılanın üst çenesi ile başının üst yarısını oluşturan kısma aittir. Çene üzerinde üçgen iri dişlerbelirgindişler belirgin durumdadır. Gözler derin oyulmuş çizgilerle belirtilmiş yuvarlak çukurlar halindedir.
 
=== Arkeolojik araştırmalar ===
Yılanlı Sütunun çevresinde 1855-1856‘da İngiliz arkeolog Charles Thomas Newton çalıştı ve sütun, kaidesiyle birlikte meydana çıkarıldı. Anıtın üzerindeki yazıtlar da Dethier, Mordtmann ve Frick gibi bilginler tarafından okunmuş ve değerlendirildi. Sütunun Yunan tarihçi [[Pausanias (coğrafyacı)|Pausanias]]'ın İ.S. 2. yüzyılda Delfi'deki Apollon Tapınağı'nda gördüğü anıt olduğu teşhis edildi.