Ana menüyü aç

Değişiklikler

k
Yazılış(((http://tdk.org.tr/index.php?option=com_yanlis&view=yanlis&kelimez=203))) AWB ile
| style="text-align: left;" |Sevanî (ikinci mevcutlar) ve çokluğun oluşu hakkında
 
İlk mevcudtan, ikincisinin vücudu taşar. Bu ikincisi dahi asla cisimleşmemiş ve maddesiz bir cevher olup kendi zatını ve ilk varlığı akleder. Kendi cevherinden aklettiği şey, zatından başka bir şey değildir. İlk mevcudu akletmesi dolayısıyla, ondan bir üçüncünün gelmesi gerektir. Kendine mahsus zatiyle cevherlenmiş olduğundan ondan birinci semanın gelmesi gerektir. Üçüncüsü dahi maddesiz olup cevheri itibariyleitibarıyla akıldır. Kendini ve ilki akleder. Kendi hususi zatiyle cevherlenmiş olduğundan, ondan sabit yıldızlar kümesinin gelmesi lâzımdır. İlk mevcudu akletmesi dolayısiyle ondan bir dördüncünün gelmesi gerekir. Bu da maddesizdir; hem kendini hem ilk mevcudu akleder. Kendi hususi zatiyle cevherlenmiş olmakla ondan Zühal küresinin gelmesi lâzım. İlk mevcuda akletmesi dolayısiyle, bir beşincinin vücudunu muktezidir. Bu beşincisi dahi, maddesiz olup kendini ve ilk mevcudu akleder; kendi zatiyle cevherlenmiş olduğundan, ondan Müşteri küresinin gelmesi lâzımdır ki bunun da vücudu maddesiz olup kendi zâtını ve ilk mevcudu akleder; kendi zatı ile cevherlendiğinden ondan Merih küresinin gelmesi lazım. İlki akletmesi dolayısiyle ondan bir yedincinin gelmesi gerekir. Bunun da vücudu maddesiz olup kendini ve ilk mevcudu akleder. Kendi zatiyle cevherlenmiş olmakla, ondan güneş küresinin gelmesi lâzım. İlk mevcudu akletmesi yüzünden ondan bir sekizincinin gelmesi lazım. Onun da vücudu maddesiz olup kendini ve ilk mevcudu akleder. Kendi hususi zatiyle cevherlendiğinden, ondan Zühre Küresinin gelmesi lâzım. Bunun da ilk mevcudu akletmesi dolayısiyle, ondan bir dokuzuncunun gelmesi gerektir. Bu dahi maddesiz olup kendi zatını ve ilk mevcudu akleder. Kendi zatiyle cevherlenmiş olduğundan ondan Utarid küresinin gelmesi lâzım. İlk mevcudu akletmesi dolayısiyle, kendisinden bir onuncunun gelmesi icabeder. Bunun dah, vücudu maddesiz olup kendi zatını ve ilki akleder. Kendi zatiyle cevherlendiğinden ondan kamerin gelmesi lâzım. Bunun da ilk mevcudu akletmesi yüzünden kendisinden onbirincinin gelmesi icabeder. Bu onbirinci de maddesiz bir vücud olup kendi zatını ve ilk mevcudu akleder. Fakat bunun vücudunu hâsıl etmek için, madde ve mevzu'a hiç ihtiyacı olmayan şeyler burada son bulurlar. Onlar mufârık (maddeden ayrı) olup cevherleri itibariyleitibarıyla hem akıldırlar hem mâkuldürler. Kamer küresinin yanında samevî cisimler sona erer. Bunlar, tabiatleri icabı, devrî hareketle dönerler.<ref name="Farabi1990a55"/>
|-
| style="text-align: left;" | '''''Farabi, [[El-Medinetü'l Fâzıla]], sayfa 33-34'''''
Farabi'nin ideal bir toplum ütopyası vardır. Buna "Medînet-il-fâzıla" der, Türkçeye "faziletli toplum", "fâzıl şehir", "erdemli toplum" biçimlerinde çevrilebilir. Faziletli bir şehrin reisinde bulunması gereken 12 özellik sayar.<ref name="Farabi1990a86">{{Harvnb|Farabi|1990a|p=86}}</ref> Bunlar vücudunun tam olması; kavrayışının güçlü olması; hafizasının iyi olması; uyanık ve zeki olması; güzel konuşması; öğrenmeyi ve öğretmeyi sevmesi; yemeye, içmeye ve kadınlara düşkün olmaması; doğruyu sevip yalandan nefret etmesi; paraya pula değer vermemesi; adaletli, olması; ılımlı olması ve nihayet azimli ve iradeli olmasıdır. Bu özellikler kolaylıkla bir kişide olmayacağı için, her biri bu özelliklerin bir kısmını karşılayan ve birbirleriyle uyumlu bir grup lider de topluma önderlik edebilir. Bu özellikleri olan bir lider bulunamazsa toplum kralsız/başsız kalır ve tehlikeye düşer, sonunda da yıkılır.<ref name="Farabi1990a90">{{Harvnb|Farabi|1990a|p=90}}</ref>
 
Farabi "faziletli şehir"e aykırı düşen durumları da sıralayıp, özelliklerini sıralamaya çalışır. Buna göre ''cahil şehir'', ''fasık şehir'', ''değişmiş şehir'' ve ''şaşkın şehir'' gibi şehir türleri sıralar. Bunlardan ''cahil şehir''in halkı gerçek mutluluğu ne tanır ne de düşünür. Kendilerine öğretilse bile kabul etmez ve inanmazlar. Onlar ancak dünyevi zevklerin peşinde koşar ve bunu mutluluk sanır. ''Fâsık şehir'' ise düşüncesi itibariyleitibarıyla faziletli şehirden ayırtedilmez. Allah'ı, yüce varlıkları ve faziletli şehrin bildiği her şeyi bilirler ama işleri, ''cahil şehrin'' yaptığı işler gibidir. ''Değişmiş şehir'', daha önceden faziletli bir şehir olup, başka fikirlerin etkisiyle değişmiş ve başka türlü düşünen ve yaşanan şehirdir. ''Şaşkın şehir'' dünya hayatından sonra saadete kavuşacaklarını sanan şaşırmış bir şehirdir. Liderleri kendisine vahiy olunduğunu ve doğru yolda olduğunu olduklarını söyleyerek yalan söylemekten, aldatmaktan kaçınmaz.<ref name="Farabi1990a92">{{Harvnb|Farabi|1990a|p=92}}</ref>
 
Farabi'ye göre bunlar içindeki en önemlisi olan ''cahil şehir'' de kendi içinde çeşitli gruplara ayrılır. Bunlar:<ref name="Farabi1990a92"/>