"Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
alt başlık düz.
(Gerekçe: + nedensiz içerik silinmesi)
k (alt başlık düz.)
{{Türk edebiyat tarihi}}
[[Osmanlı Devleti]]'nin son dönemlerinde eğitim amacıyla [[Avrupa]]'ya, özellikle [[Fransa]]'ya giden gençler oradaki edebiyatta gördükleri yenilikleri ülkeye dönüşlerinde [[Türk edebiyatı]]nda uygulamaya başlamışlardır. Bu şekilde belli dönemler halinde günümüze kadar süren yeni bir edebiyat başlamıştır. Bu dönemlerden biri de Cumhuriyet dönemi edebiyatıdır.
Bu şekilde belli dönemler halinde günümüze kadar süren yeni bir edebiyat başlamıştır. Bu dönemlerden biri de '''Cumhuriyet dönemi edebiyatı'''dır.
 
Cumhuriyet dönemi edebiyatı, [[Milli edebiyat|Millî Edebiyat]] <ref>Detaylı bilgi için [[Milli edebiyat|Millî Edebiyat]] maddesine bakınız.</ref> 'tan kesin hatlarla ayrılamamaktadır, zira Millî Edebiyat devri sanatçıları, Cumhuriyet'in ilk yıllarında en önemli eserlerini vermişlerdir. [[Yakup Kadri Karaosmanoğlu]], [[Halide Edip]], [[Reşat Nuri]], [[Refik Halit]] ve daha birçoğu Cumhuriyet'in ilk 50 yılına damgalarını vurmuşlardır. Cumhuriyet'in ilanını takiben hızlı bir şekilde yapılan [[Dil Devrimi|dil]] ve [[Harf Devrimi|harf devrimleriyle]] [[Latin harfleri]]ne dayalı yeni alfabenin kabulü ve dilde özleşme, 1920'li yıllarda başlayan ve hâlen devam eden bir edebiyat döneminin başlangıcı olarak kabul edilir.
 
=== Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Özellikleri ===
* Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının temelinde [[Türk Kurtuluş Savaşı|İstiklal Savaşı]] ve [[Mustafa Kemal Atatürk|Atatürk]] devrimleri vardır. Şiirler, romanlar, hikâyeler bu iki konu ile doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılıdır.Milli duygu ve heyecan geliştirmeye yönelik bu çabalar Milli edebiyatın bir devamı niteliğindedir.
* [[Milli edebiyat]]la başlayan halka inme, [[Anadolu]]'yu tanıma çabası bu dönemin edebiyatında ana ilkelerden olmuş, Türk halkının her kesimi edebiyata girmiştir. Artık edebiyat [[İstanbul]]'un sınırlarını tamamen aşmıştır. Romanda ve öyküde toplum sorunları gözleme dayanan bir gerçekle anlatılmıştır.
* Cumhuriyet'ten önce sadece sempati duyulan Türk Halk sanatları ve halkbilimi ön plana alınmış, öncekilerin küçümsediği [[Karacaoğlan]]'ın, [[Yunus Emre|Yunus]]'un tarzı örnek alınmıştır. Artık harf benzerliği de kurulan Batı edebiyatı daha yakından takip edilmiştir. Türk edebiyatı, batı edebiyatının yeniliklerini, akımlarını uygulamaya başlamıştır.
 
=== Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri ===
==== Roman ve Öyküöykü ====
[[Cumhuriyet]] dönemi edebiyatı [[Türkiye]]'nin gerçeklerine gittikçe genişleyen ölçüde eğildi. Yurdun bütün bölgelerinde kentlerdeki, köylerdeki yaşamı ve insan ilişkilerini, yurtdışına göçen işçileri ele aldı. Her sınıftan, her yaşam biçiminden gelen kahramanları canlandırdı. Onları kuşatan toplumsal bozuklukların giderilmesi için öneriler getirildi. Dil devrimi, edebiyatı yakından etkiledi. Türetilen ya da canlandırılan sözcükler yanında bölge ağızlarından [[sözcük]]ler ve anlatım biçimleri de edebiyata girdi. Halk söyleyişleri, anlatımı kadar [[Dünya Edebiyatı|dünya edebiyatlarından]] türlü eğilimlerden, deneylerden izlenimler görüldü. Cumhuriyet'in kuruluşunu ele alan yapıtlar oluşturuldu. [[Yakup Kadri]] yakın tarihte oluşan, kendi tanık olduğu olaylara dayanarak toplumdaki değişmeleri, siyasal yaşamdaki çalkantıları, çatışmaları ele alan romanlar yazdı. En etkili romanı ise [[köy]]lü ve [[aydın]] çelişkisini anlatan ''[[Yaban (roman)|Yaban]]'' ([[1932]]) oldu.
 
[[Dosya:Orhanpamuk2.jpg|thumb|left|130px|2006 [[Nobel Edebiyat Ödülü]] sahibi Türk yazar [[Orhan Pamuk]].]]Ruhsal çözümlemelere yönelen, biliçaltını sergileyen yazarlar ''([[Yusuf Atılgan]], [[Bilge Karasu]], [[Adnan Özyalçıner]], [[Oğuz Atay]] vs.)'' soyutlamalardan, kara mizahtan yararlandılar; geriye dönüşümlerle, çağrışımlarla beslenen, dilin olanaklarını araştıran denemelere giriştiler. Kadın romancılar ve öykücüler çevreyi, olayları, kişileri konu edinirken ayrıntılara daha çok indiler. Bu yazarlar ([[Nezihe Meriç]], [[Adalet Ağaoğlu]], [[Pınar Kür]], [[Füruzan]], [[Sevgi Soysal]], [[Tomris Uyar]]) bireyin toplumla ilişkisi, toplumsal yapıda ve kültürdeki değişimler, cinsellik gibi konulara yönelirken yerleşik yargılara karşı çıktılar. Hızlı kentleşme, sanayileşme olguları köy edebiyatının ortadan silinmesine yol açarken, kentteki kaynaşmalar, kenar mahalle insanlarının, yoksulların, işçilerin yaşamından çok aydınların, sanatçıların, siyasal eylemlere katılanların toplumsal ve ruhsal dünyalarını, onların tanıklığıyla bireyi ve toplumu konu edinen bir edebiyat gelişti: [[Erhan Bener]], [[Demir Özlü]], [[Selim İleri]], [[Orhan Pamuk]], [[Latife Tekin]], [[Nedim Gürsel]] vs. gibi yazarların roman ve öyküleri.
 
==== Şiir ====
[[Şiir]]deŞiirde, Milli Edebiyat akımından hece veznini devralan kuşak ''([[Kemalettin Kamu]],[[Ömer Bedrettin Uşaklı]] vs)'' küçük duyarlılıkları, doğa ve yurt güzelliklerini konu edindi. Biçim yetkinliğine ,arı şiire yönelen çalışmalar folklordan ''([[Ahmet Kutsi Tecer]])'', tarihin yanı sıra psikolojiden ''([[Ahmet Hamdi Tanpınar]])'' beslendi. Simgelere ''([[Ahmet Muhip Dıranas]])'' ya da günlük yaşamdan sahnelere, yaygın izlenimlere, duyarlığa ''([[Cahit Sıtkı Tarancı]])'' yaslandı. Hece veznini kullanmada ulaşılan ustalığa yeni kalıplar, duraksız uygulamalar ''(A. M. Dıranas, C. S. Tarancı)'' eklendi. İnsanın iç dünyasına yönelik araştırmalar, gizemci düşünceler dile getirildi ''([[Necip Fazıl Kısakürek]])''.
 
[[Nazım Hikmet Ran]]'ın vezni, geleneksel kalıpları kıran şiiri, biçimsel özellikleri kadar ''[[Marksizm|Marxçı]]'' görüşe bağlı içeriğiyle de yenilik oluşturdu. Bu yenilikçi şiir zamanla halk şiirinden, divan şiirinden, hatta çağdaşı [[Garip akımı|Garip]] şiirinden etkiler aldı: öykünün olanaklarından yararlanıldı, yerel ve evrensel değerlerle beslendi. [[Garip akımı|Garip]] hareketinin temsilcileri ''([[Orhan Veli Kanık]], [[Melih Cevdet]], [[Oktay Rıfat]])'' şiirde süregelen aşırı duyarlığa, şairaneliğe karşı çıktılar, vezinsiz şiiri yaygınlaştırdılar.<ref>Bakınız:''Serbest Nazım''</ref>
[[Garipçiler]] karşısında [[Nazım Hikmet]]'in şiir anlayışından etkilenen ''toplumcu şiir'' anlayışı ortaya çıktı. Bu şiir geleneğinin temsilcileri ''[[Rıfat Ilgaz]], A.Kadir, [[Ahmed Arif]], [[Hasan Hüseyin Korkmazgil|Hasan Hüseyin]]'''dir. Toplumsal konuları, imgeye ve duyarlığa daha geniş yer vererek işleyen eğilimin temsilcisi [[Attilâ İlhan]] oldu. Doğa, aşk, yaşam, sevgi, barış, özgürlük vb. konuları işleyen açık aydınlık şiirin ''([[Bedri Rahmi Eyüboğlu]], [[Behçet Necatigil]], [[Cahit Külebi]], [[Necati Cumalı]])'' karşısında; insanın evrendeki yerini konu edinirken soyutlamalardan, bilinçaltı araştırmalardan yararlanan çalışmalar yer aldı. [[Asaf Halet Çelebi]]'nin şiirine eski uygarlıkların, tasavvufun, folklorun katkısı görüldü. Dönemin en üretken şairi [[Fazıl Hüsnü Dağlarca]], insanın tanrı, evren, tarih, zaman karşısındaki yerini yer yer karanlık imgelerle okura sezdirmeye çalıştı.<ref>[[Fazıl Hüsnü Dağlarca]], ''Çocuk ve Allah'', 1940</ref> Garip şiirinin açık anlatımına karşın [[İkinci Yeni]] adı verilen şiirin temsilcileri [[Edip Cansever]], [[İlhan Berk]],[[Cemal Süreya]], [[Turgut Uyar]], [[Sezai Karakoç]] ve [[Ece Ayhan]], çağdaş dünyanın karmaşası içinde bunalan insanın tedirginliğini, yer yer kapanık bir şiir diliyle anlattılar. Toplumsal eylemlere ''([[Kemal Özer]], [[Ataol Behramoğlu]])'', kentin yaşamında çizgi dışı kalmış kitlelerin temsilcilerine ''([[Refik Durbaş]])'', kültürel kaynaklara ve tarihe ''([[Hilmi Yavuz]])'' yönelen ürünler kendini gösterdi. [[İroni]] ''([[Salah Birsel]])'', toplumsal ''([[Metin Eloğlu]])'' ve siyasal ''([[Can Yücel]])'' yergi, duyarlığa karşı şiir kaynaklarından birini oluşturdu.
 
==== Araştırma, Derlemeve derleme ====
Türk edebiyatını uzun tarihi ve geniş coğrafyası içinde bir bütün olarak ele alan, dönemlerini belirleyen, eski yapıtları gün ışığına çıkaran yazar [[Mehmet Fuad Köprülü|Fuad Köprülü]]'dür. Fuad Köprülü, siyasal ve toplumsal kurumlardaki değişmelerin edebiyattaki etkilerini gösterdi. Onun çizdiği çevreye bağlı kalarak geçmişteki Türk edebiyatını inceleyen araştırmacılar yetişti: [[İbrahim Necmi Dilmen]], [[İsmail Habip Sevük]], [[Agah Sırrı Levent]], [[Mustafa Nihat Özön]], [[Nihat Sami Banarlı]], [[Kenan Akyüz]], [[Abdülbaki Gölpınarlı]], ''Fahir iz'' bu alanda çalışmalar gerçekleştirenlerden bazılarıdır. Değerlendirmelerinde düşünce hareketlerini, yazarların psikolojisini, anlatım özelliklerini göz önünde tutanlar ''([[Ahmet Hamdi Tanpınar]], [[Mehmet Kaplan]])'' oldu.
 
== Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları ==
==== Beş Hececiler ====
{{Ana|Beş Hececiler}}
Milli Edebiyat'tan etkilenilmiş ve hece ölçüsü ustalıkla kullanılmıştır. Şiire 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında başlamışlardır. Şiir dilinin sade ve süssüz olmasını tercih ettiler. Önceleri aruz kullanmışlarsa da, daha sonra hece ölçüsünü kullanmışlardır. Şiirlerinde; memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlık ve yiğitlik gibi konuları ele almışlardır. 5 Hececiler grubunu [[Faruk Nafiz Çamlıbel]], [[Enis Behiç Koryürek]], [[Halit Fahri Ozansoy]], [[Yusuf Ziya Ortaç]] ve [[Orhan Seyfi Orhon]] oluşturur.
 
==== Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir ====
{{Ana|Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir}}
[[Türk Kurtuluş Savaşı|Kurtuluş Savaşı]]'nın etkilerinin sürdüğü dönemde ortaya çıkmış şiir akımıdır. Bu akımın yazarları [[milliyetçilik]] düşüncesinden etkilenerek bu doğrultuda eseler vermişlerdir. Yazarlar dildeki yabancı sözcüklerin [[Türkçe]] karşılıklarını kullanmayı tercih etmişlerdir. Şiirde, [[Türk halk edebiyatı|Halk edebiyatında]] olduğu gibi [[hece ölçüsü]] kullanılmıştır. Genellikle sözcüklerin akla gelen ilk anlamları kullanılmıştır. Yazarların verdikleri eserlerde milli hisler ön planda olurken, eserlerdeki kişiler halk arasından seçilmiş sıradan kişilerdir. Bu akıma dahil olan şairler şiirlerini Kültür Haftası, [[Hisar (dergi)|Hisar]] ve [[Çınaraltı (dergi)|Çınaraltı]] gibi dergilerde yayınlamışlardır. Bu akıma dahil olan yazarlar: [[Ahmet Kutsi Tecer]], [[Arif Nihat Asya]], [[Orhan Şaik Gökyay]], [[Kemalettin Kamu]], [[Ömer Bedrettin Uşaklı]], [[Bedri Rahmi Eyüboğlu]], [[Behçet Kemal Çağlar]], [[Necmettin Halil Onan]], [[Zeki Ömer Defne]] ve [[Coşkun Ertepınar]]'dır.
 
==== Yedi Meşaleciler ====
{{Ana|Yedi Meşaleciler}}
Cumhuriyet döneminin başlarında bir araya gelen tek topluluktur. Yeni bir edebiyat kurmak, Batı edebiyatını takip etmek, özgün şiir oluşturmak adına ortaya çıkmışlar, ancak [[Beş Hececiler]]'in takipçileri olmaktan kurtulamamışlardır. Bu sanatçılar; [[Sabri Esat Siyavuşgil]], [[Vasfi Mahir Kocatürk]], [[Yaşar Nabi Nayır]], [[Cevdet Kudret]], [[Kenan Hulusi]], [[Muammer Lütfi]], [[Ziya Osman Saba]]'dır. Bunların arasında en dikkate değer isim Ziya Osman'dır.
 
==== Garip hareketi (Birinci Yeni) ====
{{Ana|Garip hareketi}}
1940 sonrası Türk şiirinde önemli izler bırakan [[Garip akımı]]nı [[Orhan Veli]] kurar. Ona, [[Oktay Rıfat]] ve [[Melih Cevdet]] destek verir. Bu akıma göre şiirde basitlik ön plandadır. Şiir hayata yaklaştığı sürece başarılıdır. Vezin, kafiye, nazım şekli şairin elini kolunu bağlayan gereksiz unsurlardır. Şiir serbest olmalı, hayatın canlılığını yansıtmalıdır. Şiirin ahengini sağlayan bu bağlar değil sözcüklerdir. Şiirde mecazlı söyleyişlerden kaçınılmalıdır. Sanatlar, şiire bu zamana kadar bir şey kazandırmamıştır. Şiir, yüksek zümrenin malı olmaktan çıkarılmalıdır. Yeni şiirin beğenisi mutlu sınıfı oluşturanların değil bir lokma ekmek için didinenlerin şiiridir. Onlara hitap edecektir.
Şiiri en öz, en yalın halde bulmak için bilinç altına yönelen Garipçiler kendilerinin [[sürrealist]] akıma yaklaştığını söylemişlerdir. Garipçilerin şiir anlayışı, şiir dünyasına bomba gibi düşmüş, eleştirenler olduğu gibi destekleyenler de olmuştur. Ancak şiirin bu kadar basit olmadığını savunanlar sonunda haklı çıkmış, önce [[Oktay Rıfat]] ve [[Melih Cevdet]] kapalı, imgesel şiire yönelmiştir.
 
==== Serbest nazım ve toplumcu şiir ====
{{Ana|Serbest nazım ve toplumcu şiir}}
1920–1960 yılları arasında etkili olan şiir hareketidir. Bu türdeki eserlerde [[pragmatik]] ve [[Didaktik şiir|didaktik]] bir yapı görülür. Şiirlerde savunulan bir görüş vardır. Şairler ''"toplum için sanat"'' doğrultusunda toplumsal kaygı güderek eserler vermiş ve [[Fütürizm|gelecekçilik]] (fütürizm) akımından etkilenmişlerdir. Bu anlayışta eser veren şairler, şiirde önemli olanın ''"içerik"'' olduğunu savunup sanatsal kaygı gütmeden [[Ölçü (şiir)|ölçüsüz]] ve [[Kafiye|uyaksız]] şiirler yazmışlardır. Eserler geniş kitlelere hitap etmek amacıyla yazılmıştır. Şiirde bireysellikten çok kolektiflik vardır. Başlıca temsilcileri: [[Nazım Hikmet Ran]], [[Rıfat Ilgaz]], [[Aziz Nesin]], [[Ceyhun Atuf Kansu]], [[Ahmed Arif]], [[Ercüment Behzat Lav]], [[Arif Damar]], [[Şevket Süreyya Aydemir]], [[Vedat Nedim Tör]], [[Enver Gökçe]], [[Şükran Kurdakul]] ve [[Mehmet Başaran]]'dır.
[[Toplumcu gerçekçilik|Toplumcu şiir]]: İdeolojik eğilimli şiir türüdür, daha çok [[Materyalizm|meteryalist]] dünya görüşü üzerine temellendirilmiştir ve [[Marksizm|Marksist]] ideolojiyle de şekillendirilmiştir.Bu görüşe göre eser veren şair ve yazarlar; işçi sorunları, köylü sorunları, siyasal ve toplumsal sorunlar gibi çeşitli konularda bir şeylere farkındalık yaratmaya çalışıp okuru etkilemeye çalışırlar. Toplum için sanat anlayışını da benimsemişlerdir.
 
==== İkinci Yeniler ====
{{Ana|İkinci Yeniler}}
[[Birinci Yeni]], diğer adıyla [[Garip akımı]], şiirselliği ve geleneksel kuralları, baştacı edilenleri yadsıyarak şiirde halka ve yalına yönelen, biçim, öz ve söyleyiş yenilikleri getirmişti. Ancak on yıl sonra, şiirde şiirsellik, duyarlılık, duygu, süslem ve imge aranır oldu. Batı'da geliştirilen "soyut", "imgesel" benzeri niteliklerle yazmak gibi yeni arayışlara gidildi.Bu, İkinci Yeni'nin doğmasına zemin hazırladı.
Başlangıçta bir topluluk olarak ortaya çıkmayan, bildirgesi bulunmayan, kimi ilkeler üzerinde birleşmeden [[Birinci Yeni]]'yi yeterli görmeyerek şiirde, her birinin kendi aradığını gözettiği bu şairleri "[[İkinci Yeni]]" adı altında toplamak gerekmiştir. Bu grup çok uzun soluklu olmadıysa da Türk şiirine yeni boyutlar kazandırdı.
 
==== İkinci Yeni sonrası toplumcu şiir ====
{{Ana|İkinci Yeni sonrası toplumcu şiir}}
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında 1960-1980 yılları arasındaki şiir eğilimidir. [[Ataol Behramoğlu]], [[İsmet Özel]], [[Süreyya Berfe]] ve Özkan Mert, 1969'da Ant dergisinde "''Toplumcu Genç Şairler Savaş Açıyor"'' başlıklı yazılarıyla [[İkinci Yeni]] şiir anlayışına karşı olduklarını belirtmişlerdir.<ref>[http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/bir-siir-hareketi-ataol-behramoglu-414226 ''Bir şiir hareketi: Ataol Behramoğlu'']'', [[Radikal (gazete)|Radikal]], Erişim tarihi: 20 Mayıs 2016''
</ref> Dönem şairleri konu olarak: umut, yaşama sevinci, [[isyan]], [[devrim]] ve direnme gibi konuları seçip, [[Marksizm|Marksist]] ideolojiyi beniseyip; yerleşik düzeni eleştirmişler, sınıf anlayışı halk ve işçi sınıfına dair görüşler belirtmiş ayrıca da kadın ve kadın hakları konularına da atıflarda bulunmuşlardır. [[İkinci Yeni]] doğrultusunda eserler veren şairlerde ''"kapalı bir anlatım"'' görülürken, İkinci Yeni Sonrası Toplumcu şiir hareketini bağlı şairlerde ise "''açık bir anlatım"'' görülür. Bu dönem şairleri biçimden çok içeriğe önem vermişler ve kendilerini toplumun sözcüsü olarak nitelemişlerdir. Şairler eserlerinde çeşitli sloganları da kullanıp geleneksel söyleyişilerden faydalanmışlardır. Temsilcileri: [[İsmet Özel]], [[Ataol Behramoğlu]], [[Süreyya Berfe]], [[Nihat Behram]], [[Refik Durbaş]] ve [[Ahmet Oktay]]'dır
 
==== Hisarcılar ====
{{Ana|Hisarcılar}}
"Hisarcılar”, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı şiir ekollüne bağlı olan şair ve yazarlar topluluğudur. [[Hisarcılar]] ilk şiirlerini Çınaraltı dergisinde, [[Garip akımı]]na karşı bir duruş sergileyerek yayınladılar. Daha sonra 1950 yılında yayınlanmaya başlayan ve 1980 yılına kadar aralıklı olarak 277 sayı çıkarılan Hisar dergisi etrafında toplandılar.
61

değişiklik