"Godefroy de Bouillon" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
değişiklik özeti yok
k
k
Haçlı askerleri hemen Kudüs'e yürümek istemekteydiler. Ama önemli asil komutanlar, başlarında Raymond de Saint-Gilles ve Norman [[Tancred]], kuşatmada aç ve perişan olan Haçlılar ordusunun bir müddet Antakya'da bekletmeye karar verdiler. Bu bekleme sırasında Temmuz, Ağustos aylarında Haçlı ordusu ve şehir nüfusu içinde bir veba salgını çıktı ve birçok kişi, bunlar arasında 1 Ağustos'ta Papalık temsilcisi Le Puy Başpiskoposu Adhemar, öldü. Haçlı orduları komutanları, Bizans İmparatoru'nun onların şehri almadan önceki tutumu nedeniyle onlara destek verme sözünden ayrıldığı için Haçlı komutanların Bizans'a verdikleri yeminlerin geçersiz düşürdüğü iddiası ile, işgal ettikleri Antakya ve diğer arazileri Bizanslılara geri vermeyeceklerini ilan ettiler. Bu arada şehre ilk giren komutan olan Beomondo şehrin hükümdarı olma isteğini açıkça savunmaya başladı. Haçlı ordusunun Antakya'da beklemesi alelade Haçlı askerlerin ve Haçlıları takip eden sivillerin bekleme takatlerini aştı ve Raymond de Saint-Gilles'i Kudüs'e gitmek için zorlamaya başladılar ve Godfrey de Bouillon da bunlara katıldı.
 
Tam bu sıralarda Kudüs ve Filistin'de büyük değişiklikler oldu. Mısır'da bulunan [[Fatımiler]] devleti, Selçuklu Devleti adına, Kudüs ve Filistin'i emir unvanı ile yöneten Artuklu kardeşler ([[Sökmen Bey]] ve [[İlgazi Bey]]) elinden tekrar Fatımiler halifeliğinin eline geçirmeye karar verdi. Fatımi Veziri Şahinşah El-Afdal, komutasındaki Fatımi ordusu ile Filistin'e girdi ve Kudüs'e yönelerek şehir kuşatmaya aldı. Kudüs'ü yöneten Selçuk Emirleri Artukoğlu kardeşler Haçlıların Antakya kuşatmasininkuşatmasını kırma amaçlı Musul Atabegi Kurboğa'nın seferine katılmışlardı. Fakat bu sefer Haçlılara yenilgi ile sonuçlanınca alelacele Kudüs'e geri dönmüşlerdi. Artuklu kardeşlerin komutasında, Kudüs kalesi kırk gün kadar süren bir direnmeden sonra Fatımiler eline geçti. Fatımiler Suriye'de ilerlemekte olan Haçlılarla anlaşma yapmayı denediler ama Kudüs'ten vazgeçmedikleri için bu imkansız oldu. Bunun üzerine Fatımiler Veziri El-Afdal Ağustos 1098'de İftikar El-Devle komutasında, çoğu Arap asıllı olmayan Berberi ve NubyalıNübyeli siyahi askerlerden oluşan, Fatımiler ordusunun küçük bir kısmını, Kudüs'ü savunmaya bırakarak Mısır'a geri çekildi.
En sonunda Ocak 1099'da Haçlı ordusu tekrar Kudüs üzerine yürümek için Antakya'dan ayrıldı. Ama şehir Bizans'a geri verilmedi ve burada bir Haçlı devleti olan [[Antakya Prensliği]] devletini kurup başına Beomondo'yu geçirdiler. Kudüs'e yönelen Haçlı ordusu Toulouse'lu IV. Raymond tarafından sevk ve idare edildi. Saycar ve [[Trablusşam]] kaleleri etrafindanetrafından gecildigeçildi. Hisn-el-Akrad kalesi, [[Tartus]], [[Kasariya]], [[Arsuf]], [[Ramallah]] ve [[Beytüllahim]] şehirleri Haçlılar ellerine geçti. Raymond de Saint-Gilles [[Akka]] kalesine ve Godfrey de Bouillon [[Jabala]] kalelerine saldırdılar ama ele geçiremeyip başarısız kaldılar. Uzun ve yıpratıcı bu seferden ve bu sefer güzergahı üzerindeki Müslümanlara karşı gerçekleştirdikleri pek çok yağma ve katliamdan sonra gerçekten de Haçlılar 7 Temmuz 1099'da Kudüs kale duvarları önüne vardılar.
 
7 Temmuz 1099 başlayan Haçlılar [[Kudüs Kuşatması (1099)|Kudüs Kuşatması]] 15 Temmuz 1099'e kadar sürdü. Bu kuşatmada Godfrey de Bouillon büyük cesaret ve kahramanlık gösterip kendi hakkında bir efsane doğmasına neden oldu. Haçlı orduları önce şehrin surlarına birçok başarısız saldırılarda bulundular ve geri püskürtüldüler. Denizden Yafa yakınlarına gelen [[Ceneviz]]liler karaya oturttukları gemilerini parçalayarak tahtalarını Kudüs önlerine getirdiler ve iki tane büyük kuşatma kulesi yaptılar. Bunlar 14 Temmuz gecesi şehrin duvarları önüne getirildi. Bu kulelerden şehrin kuzeydoğu kapısı önünde bulunana Godfrey komuta etmekteydi. Askerlerinden iki Flandralı şövalye ilk defa kuleden şehre girmeyi başardı. Sonra Godfrey, kardeşi Boulogne'lu Eustace, Tancerd ve askerleri de şehre girdiler. Raymond komutasındaki ikinci kule bir hendek dolayısıyla ilerleyemedi. Fatımiler komutanikomutanı İftikar el-Devle fazla direniş yapamayacağını anlamıştı. Raymond de Saint-Gilles İftikar El-Devle'ye bir haberci göndererek teslim olursa kendisi ve ordusunun ziyan görmeden serbest olarak Kudüs'ten ayrılmasına izin verileceğini bildirdi. İftikar el-Devle bu teklifleri kabul edip teslim olup şehir kapılarını Haçlılara açtı. Kudüs 15 Temmuz sabahı Haçlılar eline geçti. Raymond bu sözünü tuttu ve İftikar El-Devle ve ordusu 15 Temmuz akşamı Kudüs'ten ayrılarak Eskalon kalesine gittiler.
 
Haçlı ordusu üç yıl süren sefer sonunda hayallerine ve isteklerine erişmişler ve Kudüs'ü ve Hristiyanların en kutsal saydıkları Kutsal Kabir'i ele geçirmişlerdi. 15 Temmuz 1099 günü öğleden sonra, akşam üstü ve ertesi sabah Haçlı ordusu mensupları Kudüs'te bulunan bütün Müslümanları ve Yahudileri öldürmeye başlayıp dünya tarihinde eşine az rastlanır bir vahşet gerçekleştirdiler. Haçlı ordusu Kudüs'te iki gün içinde şehirdeki 70 binden fazla olmak üzere tüm Müslümanları ve Yahudileri kılıçtan geçirdiler. Birçok Müslüman Kudüslü [[Mescid-i Aksa]] camisine, [[Haremi Şerif]], [[Süleyman Tapınak Tepesi]]ne, Yahudiler ise Batı Duvarı (Ağlama Duvarı) kenarında bulunan kendi sinagoglarına sığınmışlardı. Haremi Şerif, Süleyman Tapınak Tepesi üstünde kendi tapınaklarına sığınanların hepsi (Müslüman ve Yahudiler) öldürüldü.
93.226

değişiklik