Ana menüyü aç

Değişiklikler

Gerekçe: + nedensiz içerik silinmesi
 
=== İman-âmel İlişkisi ===
Genellikle '''[[ilmihal]]''' kitaplarında kullanılan '''amel''' kelimesi; "yapılan iş, fiil, bir kişinin dinin emirlerini yerine getirmesi için yaptıkları" anlamındadır. [[İmam Şafiî]]'nin aksine Matüridî iman ile ameli birbirinden ayırır. Amelin imandan bir parça olması ve imanın artıp eksilmesi konusunda Matüridî, görüşlerini benimsediği [[Ebu Hanife]]'ye uyar. Ebu Hanife ve Matüridî'ye göre iman ve amel ayrı şeylerdir. Çünkü bir ayette "...Allah'a iman eden [[ve]] yararlı iş işleyen...(''Talak Suresi/11'')" ifadesi imanı amelden ayırmış, "yararlı iş işleyen" ifadesi "iman eden" ifadesinden '''ve''' ile ayrılmıştır. Ayette geçen imandan maksat, "[[kalp ile tasdik]]"tir.
 
Matüridî'ye göre adam öldürmek, zina etmek, içki içmek... gibi [[büyük günah]]lar (günah-ı kebair) da mümini [[din]]den çıkarmaz. Allah'a ve emirlerine-yasaklarına-inanan kimse bunlara uymaz, bunları uygulamazsa dinden çıkmaz ama büyük günahkâr olur. [[Günahkâr]] olan kimse [[tövbe]] ile Allah katında af dileyerek kurtulabilir. Bi kişinin tövbesinin kabul edilmesi kişinin niyetine ve yapdıklarına - yapacaklarına bağlıdır, bu nedenle her tövbe eden affedilmez. {{fact}} [[Allah]], [[Kur'an]] da "'Sizi yaratan O'dur, kiminiz inkârcı ([[kâfir]]), kiminiz mümindir. Ey inananlar! Mutluluğa ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah'ın hükmüne dönün" [[ayet]]leriyle müminlerin, işledikleri günahlardan tevbeyle affedileceklerini müjdeler. Yani, Allah'ın emirlerini uygulamayan veya uygulayamayan müminler günahkâr olurlar. [[Kâfir]]lik (küfr) ise yalanlamayla, inkârla olur. Matüridi'nin bu görüşü ameli imanın bir parçası sayan ve bu sebeple [[namaz]] veya [[oruç|oruc]]un terkini küfürle eş tutarak ölümle cezalandıran [[şeriat]] yorumlarına katılmayan farklı bir bakış olarak düşünülebilir.