"Ankara (isim)" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
düz.
(İç bağ düzeltme)
k (düz.)
{{Diğer anlamı2|Ankara}}
[[Dosya:Ankara'ya ismini veren çapa.jpg|200 px|thumb|right|[[Roma İmparatorları Listesi|Roma İmparatoru]] [[Gallienus]] döneminden bir Ankyra [[sikke]]si, Ankara adının çıpadan geldiği efsanesini yansıtıyor<ref>[[Anadolu Medeniyetleri Müzesi]] Ankara Şehir Sikkeleri reyonu</ref>]]
'''Ankara''', [[Ankara tarihi|tarihi]] boyunca pek çok isimle anılmıştır. Şehir, [[Frigler]], [[Galatlar]] ve [[Romalılar]] (Klasik, [[Helenistik]] ve [[Bizans İmparatorluğu|Bizans]] dönemlerinde) tarafından [[gemi]] [[çapaçapası]] anlamına gelen '''Ἄγκυρα''' (Klasik Yunanca'da ''Angira'' okunur) olarak adlandırıldı; bu ad [[Latin harfleri]] ile Batılı kaynaklarda '''Ankyra''' ve '''Ancyra''' olarak yazılmıştır. Ankara, [[Arap]] kaynaklarında '''Beldei-el Selasil''', '''Mamuriye''' ve '''Ma'muriye-i Selâse''' olarak geçer. Klasik [[Yunanca]] 'Anküra' olarak telaffuz edilen şehrin adı Araplarca korunmuştu, Türklerin [[Anadolu]]'ya gelmesinden sonra bu ad '''Ankara''' ve '''Engürü''' olarak değişime uğradı, Batı dillerine de '''Angora''' olarak geçti. Engürü adı [[Arapça]] ekiyle '''Engüriye''' olmuştur. Ankara'yı egemenliğinde tutan devletler tarafından basılan sikkelerde beliren resmî ad, [[Anadolu Selçuklu Devleti|Selçuklularda]] Ankara, [[İlhanlı]]lar döneminde Engürü ve Engüriye, [[Osmanlı Devleti]]'nde Engürü ve Ankara olmuştur. Osmanlılarda 16. yy'dan itibaren şehrin adı resmen Ankara ('''آنقره''') olmasına rağmen onu izleyen yüzyıllar boyunca halk tarafından Engürü, Batılılar tarafından ise Angora olarak adlandırılmaya devam etmiştir. [[Türkiye Cumhuriyeti]]'nin kuruluşundan sonra diğer adların kullanımı son bulmuş ve Ankara adı evrenselleşmiştir.
 
== Hitit Dönemi ve öncesi ==
 
== Frigya ==
Ankyra, [[Frigler]] zamanında önemli bir kentti. [[Ahameniş İmparatorluğu|Pers İmparatorluğu]]'na giden [[Kral Yolu]] üzerinde bulunuyordu <ref>{{Kitap kaynağı| başlık= The Generalship of Alexander the Great | yazar=J. F. C. Fuller | yayımcı=Da Capo Press|yıl=2004 |sayfa= 77 | url= http://books.google.com/books?id=kDy97Y6lZGUC}}</ref> ve MÖ 333'te [[Makedonyalı III. Aleksander|Büyük İskender]]'in [[III. Darius]] ile savaşmaya giderken Ankyra'dan geçtiği kayıtlarda yer alır.<ref>{{Kitap kaynağı| başlık= The History of Alexander | yazar=Quintus Curtius Rufus, John Yardley, Waldemar Heckel | yayımcı=Penguin Classics |yıl=2004 |sayfa= 27 | url= http://books.google.com/books?id=arSAnU0ADIAC }}</ref>
 
Tarihçi [[Pausanias (Coğrafyacı)|Pausanias]]’a göre Ankyra, [[Kral Midas]]’ın kurduğu kentti. Pausanias, gemi çapası anlamına gelen ''Ankyra'' adının, Frig kralı Midas'ın bir demir parçası bulduğu yere Anker ([[Yunanca]] gemi çapası anlamında) ismini vermesinden kaynaklandığını ve Kral Midas'ın, kente adını veren çapayı [[Zeus]] Tapınağı'nda sakladığını söylemektedir.<ref name="Başkentin Tarihi, Arkeolojisi ve Mimarisi">{{Kitap kaynağı| başlık=Ankara, Başkentin Tarihi, Arkeolojisi ve Mimarisi | yayımcı= Ankara Enstitüsü Vakfı Yayınları | sayfalar= | isbn= 975-95848-3-2}}</ref>
 
2. yüzyılın ortalarında yaşamış olan [[Lidya]]lı seyyah [[Pausanias (Coğrafyacı)|Pausanias]], [[Galatlar]]ın [[Anadolu]]’ya yerleşmeleri hakkında bilgi verirken, Ankara’dan da söz eder. Ankyra kentini Gordios’un oğlu Midas’ın kurduğunu ve [[Frigler]]in bir kenti olduğunu anlatır. [[Yunanca]] ve [[Latince]] gemi çapası demek olan kentin ismi için açıklama yapma gereğini duyan Pausanias, Midas’ın bulduğu gemi çapasının, kendi dönemine kadar Jüpiter ([[Zeus]]) tapınağında saklandığını söyleyerek kentin isminin arkasındaki anlamı vermeye çalışır. Çapa, 2. yüzyıldan itibaren [[sikkeMadenî para|sikkelerin]]lerin üzerine de işlenmektedir. Gene Pausanias, adı geçen metinde, Midas kaynağı adı ile bilinen ve üzerine öyküler yazılan su kaynağının Ankyra kentinde olduğunu bildirir ve "''İşte Galatlar bu Ankyra kentini aldılar''" der.<ref>Tarih İçinde Ankara ISBN 9944-473-07-3</ref>
 
== Galatya ==
 
== Roma İmparatorluğu ==
[[Kelt]] boylardan [[Tektosaglar]], MÖ 1. yüzyılda Ankyra'yı ele geçirdiler ama daha sonra [[Romalılar]]ın kontrolü altına girdiler. MÖ 25'te Ankyra'nın bulunduğu [[Galatya (Roma eyaleti)|Galatya]] resmen [[Roma İmparatorluğu]]'nun bir vilayeti hâline geldi. Tarihçi [[Strabon]], "''Ankyra Kalesi Tektosaglara aittir. Burası Blaudos dolayındaki [[Lidya]]’ya doğru uzanan Phryg kenti ile aynı ismi taşır''" <ref>Strabon, Antik Anadolu Coğrafyası (Geographika: XII-XIII-XIV), Çev. Adnan Pekman, Arkeoloji ve Sanat Yay., İstanbul, 1993, s. 48.</ref> demektedir. (Galatya'daki Ankyra'dan başka, [[Frigya]]'da da bir [[Ancyra (Frigya)|Ankyra]] vardı.)
 
=== Ankyra'nın lakapları ===
== Arap kaynaklarında ==
[[Dosya:Ankara rijkmuseum.jpeg|200px|thumb|right|[[Ankara Kalesi]], "Kal'at üs-Selâsil" veya "Kaleyi Selasil" olarak bilinirdi.]]
Ankyra Araplar tarafından 8. yy'da iki kere ele geçirilmiş, her ikisinde de Bizanslılar tarafından geri alınmıştır. 7-11. yy Bizans-Arap mücadelesi ile ilgili [[Epik şiir|epik]] Bizans şiiri [[Digenis Akritis]] (9 ve 10.yy'dan kalma), "Ankyra" kalesinden bahseder.<ref>{{Kitap kaynağı| başlık=ADigenis Akritis | yazar=Elizabeth Jeffreys | yayımcı=Cambridge University Press | yıl=1998 | sayfa=3 | url=http://books.google.com/books?id=Gd4ifVQxKtwC&pg=PA3&vq=ankyra&dq=Digenis+Akritis+ankyra&source=gbs_search_s&cad=0 | erişimtarihi=3-Şubat-2009}}</ref>
 
Bu mücadele Araplar tarafından da [[Battal Gazi Destanı]]'nda anlatılmıştır.
[[Dosya:Ilhanli Gazan Enguriye 699.jpg|thumb|right|200px|[[İlhanlı]] hükümdarı [[Mahmud Gazan]] (1295-1304) tarafından Engür'de basılmış gümüş sikke. Önde: "KELİME-İ TEVHİD" ortada "DURİBE ENGÜR" (Engür'de darbedildi), etrafında "... TİS'A TİS'İN ...". Arkada : "TEGRİİN KUCUNDUR GAZAN MAHMUD DELEDKEGÜLÜK SEN"]]
1243 [[Kösedağ Savaşı]]'nın ardından [[Moğollar]] Anadolu'yu istila ettiler. [[Büyük Selçuklu Devleti]]'nin yıkılmasından sonra Anadolu'nun büyük kısmı [[İlhanlılar]]ın eline geçti. İlhanlı hükümdarı [[Mahmud Gazan]] bir zamanlar Selçuk Sultanı’nın hâkimiyetinde olan Anadolu şehirlerinde kendi adına İlhanlı sikkelerini darbettirmiştir.<ref>{{Web kaynağı | url = http://www.turknumismatik.org.tr/turkish/yayinlar/bultenler/bulten1500/B1500_M02.html | başlık = Hamidoğullarına Ait Bir Dirhem | erişimtarihi = 26-12-2008 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20080611112819/http://www.turknumismatik.org.tr:80/turkish/yayinlar/bultenler/bulten1500/B1500_M02.html | arşivtarihi = 11 Haziran 2008}}</ref> Bu dönemde Mahmud Gazan tarafından Engür, onun halefi [[Ebu Said Bahadır|Ebu Said]] tarafından da Engüriye yazan sikkeler basılmıştır.<ref>{{Web kaynağı | url = http://www.eroncoins.com/ilhanli/katalog/ke1027.html | başlık = Kamil Eron sikke kolleksiyonunda Gazan Mahmud Engür sikkesi | erişimtarihi = 26 Aralık 2008 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20090107103258/http://www.eroncoins.com/ilhanli/katalog/ke1027.html | arşivtarihi = 7 Ocak 2009}}</ref><ref>{{Web kaynağı | url = http://www.eroncoins.com/ilhanli/katalog/ke1048.html | başlık = Kamil Eron sikke kolleksiyonunda Ebu Said Han Engüriye sikkesi | erişimtarihi = 12 Ocak 2008 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20090107125200/http://www.eroncoins.com/ilhanli/katalog/ke1048.html | arşivtarihi = 7 Ocak 2009}}</ref>
 
{{clear}}
 
== Osmanlı Devleti ==
Engürü ve Engüriye adları Osmanlı döneminde de kullanılmaya devam edildi. [[Osmanlı Devleti]]'nin kuruluş yıllarını anlatan [[Tevarih-i Al-i Osman]]'da, [[Tatarlar]]a karşı savaşmak için [[Ertuğrul Bey]]'in [[I. Alaeddin Keykubad]]'a yardımını sunmasının karşılığı olarak, kendisine [[Söğüt, Bilecik|Söğüt]] bölgesinin verildiği, bunun üzerine Ertuğrul Bey ve [[aşiret]]inin yürüyüp Engüri'ye gittikleri yazar.<ref>"Sultan Alâaddin Karaca Hisar ile Bilecük arasında Sögüdi bunlara yurt gösterdiler. Domalıc Dağını ve Ermeni Belini. Bunlara yayla verdiler. Sarı Yatı atasına geldi. Bu habarı verdi. Er Dunrıl Gazi dahı kabul etdi. Ol vaktin yürüb Engüriye geldiler." {{Web kaynağı | url = http://www.atsizcilar.com/asikpasaoglu-ahmet-asiki_tevarih-i-ali-osman2-11.htm | başlık = Bâb-ı Esâmî-i Nesl-i Âl-i Osman | erişimtarihi = 26-12-2008 | arşivengelli = evet}}</ref>
 
[[Evliya Çelebi]], [[Seyahatname (Evliya Çelebi)|seyahatnamesinde]] (1648) şehre Engürü denildiğini belirtirken "Padişah defterhanesinde adı Ankara’dır." diye ekler.<ref name="Evliya"/>. Örneğin, 16. yy'a ait çeşitli resmî evraklarda Ankara (انقره) adı geçmektedir.<ref>{{Web kaynağı | url = http://www.yesevi.edu.tr/bilig/biligTur/pdf/29/6_29.pdf | başlık = XVIII. Yüzyılın İkinci Yarısında Ankara Sancağındaki Mâlikâne-Mukataalara Dair Bazı Bilgiler | erişimtarihi = 12-15-2008 | yazar = Deniz KARAMAN | arşivurl = http://web.archive.org/web/20120303061046/http://www.yesevi.edu.tr/bilig/biligTur/pdf/29/6_29.pdf | arşivtarihi = 3 Mart 2012}}</ref><ref>{{Dergi kaynağı| yazar=Erdoğan, E. | yıl= 205 | dergi=Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi | sayfalar= 249-262 | başlık= Tahrir defterlerine göre Ankara sehri yerleşimleri | url= http://www.kefad.gazi.edu.tr/2005.1/249-262.pdf.pdf }}</ref> Aşağıda sikkelerle ilgili bölümde görüleceği üzere, [[II. Beyazıd]] döneminden itibaren darp edilen [[sikkeMadenî para|sikkelerde]]lerde Ankara adı kullanılmaya başlanmıştır.
 
Ankara'nın resmî ad olmasına rağmen, halk arasında Engürü olarak bilinirdi.
=== Sikkelerde Ankara ===
{{çift resim|right|1791 osmanli 2 mehmed ankara nd.jpg|100|1692 osmanli 2 beyazid ankara 886.jpg|100|Önde "MEHMED BİN MURAD HAN", arkasında "HULLİDE MÜLKUHU DURİBE ENGÜRİYE" yazıyor.|Önde "SULTAN BEYAZID BİN MEHMED HAN", arkasında "AZZE NASRUHU DURİBE ANKARA SENE 886" yazıyor.}}
Madenî paralar şehrin resmî adının ne olduğunu gösterir. [[II. Murad]] döneminde [[sikkeMadenî para|sikkelerin]]lerin basıldığı Anadolu'daki darphaneler arasında Ankara da bulunmakta idi.<ref>{{Kitap kaynağı|başlık=A Monetary History of the Ottoman Empire| yazar= Şevket Pamuk | yayımcı = Cambridge University Press | yıl = 2000 | isbn= 0521441978, 9780521441971}}</ref> Engüriye adı II. Murad (1421-1451) [[mangır]]larında belirmektedir.<ref>{{Kitap kaynağı| başlık=E.J. Brill's First Encyclopaedia of Islam, 1913-1936 |yazarlar=Martijn Theodoor Houtsma, T W Arnold, A J Wensinck|yayımcı=BRILL|yıl=1993 | http://books.google.com/books?id=GEl6N2tQeawC&pg=PA354 | sayfa=354 | isbn=9004097961}}></ref> Ankara'da basılan sikkelerde, [[II. Mehmet]]'e kadar Engüriye, onu izleyen [[II. Beyazıd]]'dan sonra ise Ankara yazardı.
 
Ankara darphanesinde Ankara ismi II. Bayezid döneminde, [[Hicrî]] 886'dan ([[1508]]'den) sonra basılmaya başlandı.<ref>{{Web kaynağı | url = http://www.forumancientcoins.com/board/index.php?topic=19100.0 | başlık = Ottoman Coins (A first guide) | erişimtarihi = 12-15-2008 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20070608230028/http://www.forumancientcoins.com:80/board/index.php?topic=19100.0 | arşivtarihi = 8 Haziran 2007}}</ref><ref>{{Kitap kaynağı|başlık=MONEDA OTOMANĂ ÎN MOLDOVA (1512-1603) (Moldova'da osmanlı paraları, 1512-1603) | yazar=Boldureanu Anuţa| sayfalar=23| yayıncı=ACADEMIA DE ŞTIINŢE A REPUBLICII MOLDOVA INSTITUTUL DE ARHEOLOGIE ŞI ETNOGRAFIE (Moldova Cumhuriyeti Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Etnografi Enstitüsü) | yıl=2005| yer=Kişinev | url= http://www.cnaa.acad.md/files/theses/2005/3104/anuta_boldureanu_thesis.pdf | sayfalar= 23}}</ref><ref>{{Web kaynağı | url = http://www.eroncoins.com/index-en.html | başlık = Eron coins | erişimtarihi = 12-15-2008 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20090807113610/http://www.eroncoins.com:80/index-en.html | arşivtarihi = 7 Ağustos 2009}}</ref>
Kezâ, Evliya Çelebi, 1648'de Ankara ziyaretinden bahsederken, gençliğinde "Engürüde Er yatır/Rumda Sarı Saltık" diye [[şarkı]] söylediğini belirtir.<ref>{{Kitap kaynağı| yazar= Robert Dankoff| başlık=An Ottoman Mentality |yayinevi=BRILL|sayfalar=43| yıl= 2004 |url= http://books.google.com/books?id=6ZRx2UZOtFkC }}</ref>
 
17. yy'da yaşamış [[Karacaoğlan]] da bir [[türkü]]sünde "Çıktım seyreyledim [[Niğde]]’yi [[Bor, Niğde|Bor]]’u / Acap gezsem ela gözlüm var m’ola / Güzeller durağı [[Tokat (il)|Tokat]], Engür’ü / Acep gezsem ela gözlüm var m’ola" der.<ref>{{Web kaynağı | url = http://turkoloji.cu.edu.tr/CUKUROVA/sempozyum/semp_2/gunay.pdf | başlık = XVII. yüzyıl şairi Cukurovalı Karacaoğlan ile ilgili bir değerlendirme | erişimtarihi = 26-12-2008 | arşivengelli = evet}}</ref>
 
Halk edebiyatındaki Engürü kullanımına karşın, [[İstanbul]]lu olan [[Kâtip Çelebi]], [[Takvîmü't-Tevârîh]]'te (1648) Ankara kelimesini kullanmıştır.