"Altay dilleri" sayfasının sürümleri arasındaki fark

"Altay dili" ya da "Altayistik" teriminin, bir dil ailesine tatbiki 1844'te [[Matthias Castrén]] tarafından gerçekleştirilmiştir. Bir öncü olarak [[Finler|Fin]] filolog Castrén, dönemindeki [[Ural dilleri]] çalışmalarına en çok katkı sağlayan araştırmacılardandır. Başlangıçta Castrén tarafından ortaya koyulduğu gibi, Altay dilleri yalnızca Türk, Moğol, Mançu ve Tunguz dillerini kapsamaz. [[Fin-Ugor kavimleri|Fin-Ugor]] ve [[Samoyed dilleri]] de bu kapsam içerisine alınmalıdır.<ref>Poppe 1965:&nbsp;126</ref>
 
B
The original Altaic family thus came to be known as the [[Ural–Altaic languages|Ural–Altaic]].<ref>Poppe 1965:&nbsp;127</ref> In the "Ural–Altaic" nomenclature, Finno-Ugric and Samoyedic are regarded as "Uralic", whereas Turkic, Mongolic, and Tungusic are regarded as "Altaic"—whereas [[Korean language|Korean]] is sometimes considered Altaic, as is, less often, [[Classification of the Japanese language|Japanese]].
 
Başlangıçta Altay dil ailesi olarak adlandırılan bu yapı Castrén'den sonra [[Ural-Altay dil ailesi]] olarak adlandırılmaya başlamıştır.<ref>Poppe 1965:&nbsp;127</ref> Ural-Altay terminolojisinde, tıpkı Türk, Moğol ve Tunguz dillerinin "Altay dilleri" olarak sınıflandırılması gibi, Fin-Ugor ve Samoyed dilleri Ural kolu olarak nitelendirildi. [[Korece]] bazen Altay dillerinden kabul edilmekle birlikte, [[Japonca]] da bazı araştırmacılar tarafından bu aileye dâhil edildi.
 
For much of the 19th and the early 20th centuries, the theory of a common Ural–Altaic family was widespread, based on such shared features as [[vowel harmony]] and [[Agglutinative language|agglutination]]. However, while the Ural–Altaic hypothesis can still be found in encyclopedias, atlases, and similar general references, it has generally been abandoned by linguists. For instance, it was characterized by [[Sergei Starostin]] as "an idea now completely discarded".<ref>Starostin et al. 2003:&nbsp;8</ref>
9.728

değişiklik