"31 Mart Vakası" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
(Gerekçe: + deneme amaçlı değişiklik)
|parçası =
|resim = [[Dosya:Selanik Army Enters Istanbu 1909l.jpg|300px]]
|başlık = Hareket OrdusunuOrdusu'nu İstanbul'a girerken gösteren Osmanlı Postaposta Kartıkartı
|tarih = Miladi: 13 Nisan 1909<br/>Rumi: 31 Mart 1325
|yer = [[İstanbul]]
|bölge =
|sebep = [[II. Meşrutiyet]]'in ilanından sonra toplumda ve ordu içinde artan kutuplaşma ve gerginlikler; perde arkasından ülkeyi yöneten [[İttihat ve Terakki]]'nin uygulamalarından duyulan hoşnutsuzluk; muhalefetin gerici propagandası ile alaylı askerlerin kışkırtılması
|sonuç = [[Hareket Ordusu]] tarafından isyan bastırıldı.<br>[[II. Abdülhamid|II. Abdülhamit]] tahttan indirildi.<br>İttihat ve Terakki, muhaliflerini tasfiye imkanına kavuştu.<ref name=nazmi/>
|coğrafi_değişiklikler =
|savaşan1 = İstanbul'da subaylarına karşı isyan eden Avcı Taburları<br> Askerin isyanına katılan şeriat yanlısı halk <br>İttihat ve Terakki karşıtları
|savaşan2 = [[Hareket Ordusu]]<br>Hareket Ordusu'na gönüllü katılan meşrutiyet yanlısı halk<br>İttihat ve Terakki yanlıları
|savaşan3 =
[[Dosya:Prisoners of the 31 March Incident.jpg|thumb|300px|31 Mart Olayı mahkumları]]
[[Dosya:Âbide-i Hürriyet, Şişli, İstanbul (14241663592).jpg|thumb|300px|[[Abide-i Hürriyet]]]]
'''31 Mart Vakası''' ('''31 Mart OlayıAyaklanması''', ya'''31 Mart Olayı''' dayahut '''31 Mart Hadisesi'''), [[II. Meşrutiyet]]'in ilanından sonra [[İstanbul]]'da yönetime karşı yapılmış büyük bir [[ayaklanma]]dır. [[Rumî Takvim]]'e göre 31 Mart 1325'te (13 Nisan 1909) başladığı için bu adla anılmıştır.
 
On üç gün süren ayaklanma, [[II. Meşrutiyet]] döneminin en önemli olaylarından biri olarak kabul edilir.<ref name=necdet/> Askeri bir isyan olarak ortaya çıkmasına rağmen isyana dahil olan softaların propagandaları sonucu sonradan dinî bir hal almıştır.<ref name=tez>[http://archive.org/stream/31Mart132513Nisan1909syan/190834_djvu.txt Yıldız, Sıddık, “Çıkışından Bastırılmasına kadar 31 Mart İsyanı” (master tezi), Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Ankara 2006 s.256]</ref> Sebepleri tam olarak belirlenemeyen bu olayın planlı ve bilinçli bir hareket olup olmadığı kesinlik kazanmamıştır.<ref name=necdet>{{Web kaynağı | soyadı1 = Aysal | ad1 = Necdet | başlık = Örgütlenmeden Eyleme Geçiş: 31 Mart Olayı | url = http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/45/789/10128.pdf | ref = Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi Sayı 37 Yıl 2006 | arşivengelli = evet}}</ref><ref name=taner>{{Web kaynağı | soyadı1 = Aslan | ad1 = Taner | başlık = 31 Mart Hadisesi Üzerine Vilayetlerde Çıkan Olaylar Karşısında Alınan Tedbirlere ve Askerî Faaliyetlere Dair Yazışmalar | url = http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/1664/17755.pdf | erişimtarihi = 8 Şubat 2016 | ref = OTAM (Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi) Sayı 28, Yıl 2010 | arşivengelli = evet}}</ref> İsyanın ilk günü hükûmet istifa etmiş, isyancı askerler yedi gün süre ile İstanbul'a hakim olmuştur.
 
Bir milletvekili, bir Nazır ve tespit edilemeyen sayıda asker ve sivilin hayatını kaybettiği isyan, [[Selanik]]'te bulunan [[3. Ordu (Osmanlı)|Üçüncü]] ve [[Edirne]]'de bulunan [[2. Ordu (Osmanlı)|İkinci]] Ordulara mensup askerlerin oluşturdukları, Rumeli halkının gönüllü katıldığı “''[[Hareket Ordusu]]''”’'nun İstanbul'a gelmesi ile bastırıldı. Üç gün süren çarpışmaların ardından sıkıyönetim ilan edildi; padişah [[II. Abdülhamit]] tahttan indirilip yerine [[V. Mehmed Reşad]] tahta çıktı. İsyana katılanlar ve destekleyenler yargılanarak 70 kişi idam edildi, 420 kişi ise çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
Ekim 1908’de ordu içinde “''alaylı''” ve “''mektepli''” subaylar meselesinden doğan hoşnutsuzluklar arttı. Eski sisteme göre yetişmiş alaylı subayların kısa süre içinde ordudan tasfiye edileceği söylentileri, alaylı subayların mekteplilerle ilişkilerini her geçen gün biraz daha bozdu.<ref name=necdet/> Ordudaki disiplinsizliğin en önemli sebebini ibadet bahanesiyle talimden kaçmak olarak gören cemiyetin, ibadete karşı politikaları ise askeri din propagandasına açık hale getirdi.<ref name=ayse>{{Web kaynağı | soyadı1 = Hür | ad1 = Ayşe | başlık = 31 Mart ‘ihtilal-i askeriyesi’ | url = http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/ayse-hur/31-mart-ihtilal-i-askeriyesi/375/ | erişimtarihi = 10 Şubat 2016 | ref = Taraf gazetesi, 6 Nisan 2008 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20160214154016/http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/ayse-hur/31-mart-ihtilal-i-askeriyesi/375/ | arşivtarihi = 14 Şubat 2016}}</ref>
 
Bu dönemde ''[[Volkan (gazete)|Volkan]]'' ve ''[[Mizan (gazete)|Mizan]]'' gibi gazetelerin yayınlarında kullandıkları kışkırtıcı üslup, İttihat ve Terakki'nin uygulamalarından zarar görenler üzerinde etkili oldu. Özellikle [[Derviş Vahdeti]]’nin çıkardığı ''Volkan'' gazetesi 31 Mart Olayında önemli rol üstlendi. İngilizler tarafından finanse ve himaye edilen ve yer yer [[Prens Sabahattin]]'in Adem-i merkeziyetçi görüşlerine de yer veren ''Volkan'' gazetesi, alaylı subaylar ve asker kesimi arasında taraftar kazanmış [[İttihad-ı Muhammedi Fırkası|İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti]]’nin yayın organı haline gelmişti .<ref name=galip>{{Web kaynağı | soyadı1 = Baysan | ad1 = Galip | başlık = 31 Mart Ayaklanması: Nedenleri ve Sonuçları | url = http://www.transanatolie.com/turkce/turkiye/osmanlilar/31_mart_1909.htm | erişimtarihi = 8 Şubat 2016 | ref = transanatolie.com sitesi Nisan 2007 | arşivurl = http://web.archive.org/web/20140913161834/http://www.transanatolie.com:80/turkce/turkiye/osmanlilar/31_mart_1909.htm | arşivtarihi = 13 Eylül 2014}}</ref>
 
Askerlerin hoşnutsuzlukları ordu içinde çeşit isyan hareketlerine yol açtı. 31 Mart öncesindeki en önemli askeri isyan, ''Taşkışla Olayı'' idi. Askerlik sürelerini doldurarak terhis olmayı bekleyen 87 eratın, askerlik sürelerinin tekrar uzatılması üzerine Ekim 1908’de Taşkışla'da ayaklanması, kanlı bir şekilde bastırıldı. Aralık 1908’de bir tiyatro oyununda oyunun erlere yasak edilmesi ikinci bir ayaklanmaya sebep oldu. Erlerin "''bize yasaksa subaylara da yasak olmalıdır''" diyerek tiyatroyu basması sonucu şiddetli çarpışmalar gerçekleşti.<ref name=necdet/> Askeri kesimdeki ayaklanmalar, 23 Ocak 1909’da Harp Okulu öğrencilerinin ayaklanması ile devam etti. Öğrenciler, Okul Nizamnamesi'nin aşırı sertliği ve yabancı dil öğrenmekte güçlük çekmekten şikayetçi idi; olay, 60 öğrencinin okuldan kovulması ile sonuçlandı.<ref name=necdet/> Mart 1909’da ise Abdülhamit’in özel muhafız alayının bir bölümünü oluşturan Arnavut ve Arap asıllılardan oluşan ‘''Sarıklı Zuhaf''’ alaylarına, geleneklere aykırı şekilde, Türk askerlerinin katılmak istenmesi sırasında olaylar yaşandı. Bütün bu olaylarda hep Selanik'ten getirilmiş olan avcı taburlarının ayaklanan birliklere karşı kullanılmış olması Birinci Ordu içerisinde avcı taburlarına karşı genel bir düşmanlık duygusunun doğmasına yol açtı.<ref name=necdet/>
İttihat ve Terakki ile çatışan Kamil Paşa hükûmetinin 4 Şubat 1909’da Meclisin vermiş olduğu “âdem-i itimad” oyları ile düşürülmesinden sonra sadarete [[Hüseyin Hilmi Paşa]]’nın getirilmesi ile İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin hükûmeti resmen ele geçirmiş oldu.
 
Toplumda artan kutuplaşmalar ve tahammülsüzlüklerin sonucu olarak çeşitli siyasi cinayetler işlendi. 7 Nisan 1908 Çarşamba günü ''Serbesti'' gazetesi başmuharriri [[Hasan Fehmi Bey|Hasan Fehmi]] bir köprü üzerinde arkadaşı Ertuğrul Şakir’le yürürken öldürülmesi bu cinayetlerdendi. Hasan Fehmi’nin öldürülmesinde İttihat ve Terakki’nin parmağının olduğu iddia edilmiş; bu cinayetten sonra Cemiyete karşı oluşan olumsuz hava, kimi İttihatçıların partiden istifasına yol açmıştır. Oldukça hareketli fikir ve eylem ortamı ''Serbesti'' gazetesi başyazarı Hasan Fehmi’nin öldürülmesi ile şiddete dönüştü.<ref name=taner/>
== İsyanın ortaya çıkışı ==
Rumeli'den İstanbul'a getirilip Taşkışla’ya yerleştirilmiş olan 4. Avcı Taburu, 12-13 Nisan 1909 gece yarısı (Rumi takvimle 30 Mart'ı 31'e bağlayan gece) başlarında çavuşları olmak üzere ayaklanmış ve kışladaki komutayı ellerine geçirerek bazı subayları hapsetmiştir. Sabaha doğru askerle kışladan çıkıp [[Sultanahmet Meydanı|Ayasofya Meydanı]]'na ilerlerken isyan diğer kışlalara da yayıldı. Sayıları 5-6 bini bulan askerler, "''şeriat isteriz, padişahım çok yaşa''" sözleriyle meydanda toplandılar. Onlara katılan yüzlerce hoca ve medrese öğrencisi de gelerek mektepli subayların orduyu frenkleştirmeye çalıştıkları, bütün bunların İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin başı altından çıktığı, din hükümlerinin ayaklar altına alındığını ifade eden konuşmalar yaptılar.
Ayaklanmacılar, kalabalığın artmasından sonra meydana yakın bir mesafedeki [[Eski Darülfünun binası|Meclis binasını]] kuşattılar. Hükûmetten Harbiye Nazırının ve [[Mahmut Muhtar Paşa]]’nın görevlerinden alınmasını, eski Harbiye Nazırı [[Nâzım Paşa]]’nın yeniden göreve getirilmesini istediler. Şeyhülislam [[Mehmet Ziyaettin Efendi|Ziyaettin Efendi]]'yi aracı kıldılar. Kısa bir süre içinde İstanbul'un tüm semtleri isyancı erler tarafından kontrol altına alındı. İsyancıların isteklerinin kabul edildiği kararını alan Osmanlı kabinesi bunu isyancılara ulaştırmaya çalışırken isyancılar kuşattıkları meclis binasın işgal ettiler. Adliye Nazırı [[Mustafa Nazım Paşa|Nâzım Paşa]], [[Ahmed Rıza|Ahmed Rıza Bey]]'e benzediği için; Lâzkiye Milletvekili Aslan Bey de [[Hüseyin Cahit Yalçın|Hüseyin Cahit Bey]] sanılarak öldürülürken, Bahriye Nazırı [[Ali Rıza Paşa (topçu)|Rıza Paşa]] ağır yaralandı. Milletvekilerinin öldürülmesi, Şurayı Ümmet ve [[Tanin]] basımevlerinin yağma edilmesi üzerine padişahın isteği ile kabine istifa etti. İsyancıların görüşleri doğrultusunda 14 Nisan 1909'da [[Ahmet Tevfik Okday|Tevfik Paşa]] Kabinesi kuruldu ve göreve başladı.
 
“Aff-ı Şahâne" adı verilen genel af ilan edildi ancak umulduğu gibi isyancıların zorbalığı sona ermedi. Aralarında Şerif Sadık Paşa ve Katibi Esat Bey, Süvari Teğmeni Selâhattin Mümtaz ve Üsteğmen Yusuf Nurettin’in bulunduğu bazı subaylar öldürüldü. İsyancıların İstanbul içerisinde küçük gruplar halinde dolaşarak silah atmaya, Türk kadınlarının Beyoğlu'na çıkmasına engel olmaya, Frenk gömleği giyen kimseleri tartaklamaya başladıkları görüldü. Asâr-ı Şevket Zırhlısı Kaptanı Deniz Binbaşılarından Ali Kabuli Bey'in, kendi gemisinin erleri tarafından sokaklarda sürüklenip, Yıldız Sarayı'na kadar götürülerek Abdülhamit'in gözleri önünde öldürülmesi, isyancıların en vahşi eylemlerindendi.
 
== İsyanın bastırılması ==
36.792

değişiklik