"Orta Çağ felsefesi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
→‎Ortaçağda felsefe gelenekleri: yazım hatası düzeltildi
k (clean up, değiştirildi: Hıristiyan → Hristiyan (18) AWB ile)
k (→‎Ortaçağda felsefe gelenekleri: yazım hatası düzeltildi)
[[Dosya:Sainta15.jpg|thumb|100px|Athanasius von Antiochia]]
 
Ortaçağ felsefesi, ''klasik batı felsefesi tarihi'' ekseninde bakılacak olunursa, Antikçağ felsefesinin sonlarında belirginleşmeye başlayan din yönelimli ya da dinsel içerikli felsefe tarzının gelişmesi olarak gerçekleşir. Bu noktada belirgin bir özellik olarak felsefenin dinsel tartışmaların bir aracı durumuna gelmiş olduğu, genel [[Batı felsefesi]] tarihçilerinin ortak saptamasıdır. Söz konusu olan din Hristiyanlık'tır. Ortaçağ boyunca [[dinsel öğretiler]]i temellendirmek ya da [[dini dünya görüşü]]ne kategorik bir temel sağlamak, ''felsefe yapma tarzının'' genel bir görünümü olmuştur. Hristiyan dininin kendisine felsefe aracılığıyla bir açıklayıcılık sağlamaya, geçerliliğini ispatlamaya yöneldiğini görmekteyiz. Bu dönem boyunca inanç-bilgi-akıl-Tanrı ekseninde yürütülen tartışmaları görmekteyiz. Din ile felsefe ilişkisi bu dönem boyunca çatışmalı durumlarda gösterir; bazı din bilgeleri felsefenin dinden, HristiyanliktanHristiyanlıktan uzak tutulmasi gerektiğini söyler ve buna çaba gösterir, buna karşılık başka bazıları inancın ve dinin temellendirilmesinde felsefenin gerek olduğunu söyler.
 
[[Dosya:Abelard and Heloise.jpeg|thumb|left|100px|[[Peter Abaelard]] und [[Eloise]]]]
Bu geleneklerin farklılıklarına rağmen ortak felsefi özellikleri Antikçağ felsefesine dayanıyor olmalarından ileri gelir;bu gelenekler antikçağ felsefesini kendi dinsel niteliklerine göre sürdürür durumdadırlar ve birbirlerini bu temelde sürekli etkilemişlerdir. Ortaçağ felsefe geleneklerinde, antikçağın önemli filozoflarının ve felsefe akımlarının çoğu görülür, [[şüphecilik]] hariç. Din temelli felsefe tarzının şüpheciliği tamamen dışlaması anlaşılır bir durumdur. Merkezinde Tanrı olan bir felsefe geleneğinin şüpheciliğe imkân tanımayacağı açıktır. Bunun dışında [[Platon]]; [[Aristoteles|Aristo]], [[Stoacılık]] vb. varlıklarını sürdürür.
 
Ortaçağ felsefesinin başlangıç evrelerinde [[Apologiacılar]]'ı ele almak gerekir.Bunlar Hristiyan dininin savunusunu yapmaya, Hristiyanlığın söylendiği gibi bir kötülük ve dinsizlik olmadığını kanıtlamaya çalışırlar. Bunun gibi [[Patristik felsefe]]'de din adamlarının Hristiyanlik öğretisinin temellerini kurmaya yönelik bir girişim olarak belirir.Ayrıca dinsel-mistik bir eğilim olarak [[Gnostisizm]]'i de ortaçağ felsefesinin başlangıç evrelerinde görmek mümkün. Söz konusu eğilimin doruğu [[St.Augustinus]]'tur. Augustinus, ''inancın kavramsal formunu'' oluşturmaya çalışarak Hristiyan düşüncesini temelendirmeye yönelmiş ve bu noktada ortaya kyoduğu eseriyle ortaçağ felsefesinin en önemli isimlerinden biri olmuştur. Hristiyan felsefesinin temsilcisi ve temeli olmakla birlikte Augustinus'un pek çok tartışması modern düşünce içinde varlığını sürdürmüştür.
 
Bu sırada Augustunus'un yaklaşımı karşısında [[Yeni Platonculuk]] vardır denilebilir.Augustinus, felsefenin görevinin Kilise öğretisini akılcı bir yolla temellendirmek olduğunu söylerken, [[Yeni Platonculuk|Yeni-Platonculardan]] bireyden hareket ederek, kişisel din arayışını dile getiriler. Böylece ilk yaklaşım felsefeyi [[Skolastisizm]]e, ikincisi ise [[Mistisizm]]'e yöneltir.
5.383

değişiklik