"Kutbiddin Aybek" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
alimleri himaye ettiğini, zengin bir kütüphanesi olduğuna, hatta Fahreddin Mübarekşah'ın İslam tarihine ait tertip ettiği Neseb-name'yi beğenerek, kütüphanesi için, bir nüsha yazılmasını emrettiğini düşünürsek, Aybeg'in medeni tezahürlere karşı da alakasız kalmadığını anlarız. [[Delhi]] ve Acmer'de, yıktırmış olduğu [[Hintler|Hind]] mabedlerinin enkazını kullanarak, yaptırdığı camiler ve vücuda getirdiği sair dini müesseseler, yalnız dini gayretini değil, imar faaliyetini de gösterebilir. Dehli civarında eşsiz bir mimari abidesi olan Kutb-manar'ın Kutbeddin Aybeg tarafından yaptırıldığı, bir çok alimler tarafından, iddia olunmuşsa da, Aybeg tarafından başlatılan bu inşaatın [[İltutmuş]] tarafından tamamlandığını kabul etmek daha doğrudur.
 
Kutbeddin Aybeg'in, şimdiye kadar şark ve garp tarihçileri tarafından hiç dikkat edilmeyen, fakat bizce, en dikkate layık olan hususiyeti, tabii orta çağ zihniyetinin çerçevesi içinde, kuvvetli milliyetçiliğidir. Ona ve muhitini yakından tanıyan Fahreddin Mübarekşah'ın çok mühim izahatına göre, emirlerin ve sipehsalarların çoğu Türk nesline mensup idiler ve hepsinin saraylarında Türkçe konuşuluyordu; Türk olmayanlar bile Türkçe öğrenmeye çalışıyorlardı; eserini Kutbeddin Aybeg'e ve onun büyük ricaline hoş görünmek için yazan Mübarekşah'ın, Türkler ve [[Türk dili]] hakkındaki çok hararetli ifadeleri, kolaylık ile anlaşılıyor ki, Kutbeddin Aybeg'in yarattığı bu [[Türk milliyetçiliği]] cereyanının tesiri altında yazılmıştır. Eğer Kutbeddin Aybeg ve maiyetindeki Türk emirleri böyle kuvvetli ve şuurlu bir milliyet hissine sahip olmasa idiler, Fahreddin Mübarekşah'ın bu tarzda bir eser yazmasına imkan olmazdı. Esasen bu büyük kahramanın hayatı ve işleri tetkik edilince, ortaçağ tarihinde gördüğümüz şair büyük Türk devlet adamları ile müşterek birçok vasıfları derhal göze çarpmaktadır.<ref>Mehmet Fuat Köprülü, TARİH ARAŞTIRMALARI I</ref>
 
{{Türktarihi-taslak}}
74

değişiklik