"Varlık Vergisi (Türkiye)" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
Neden yollandıklarını ve nereye yolladıklarını açıkladım.
k (silinen dosya çıkarıldı)
k (Neden yollandıklarını ve nereye yolladıklarını açıkladım.)
1942 yazı boyunca İstanbul gazetelerinde hırsızlık, karaborsacılık, vurgunculuk ve ihtikârla ilgili haber ve yazılar ön plana çıkarıldı. Hemen her gün ve her gazetede "karaborsacı Yahudi" tiplemesini içeren karikatürler yayınlandı.
 
12 Eylül 1942'de İstanbul defterdarlığı görevine atanan [[Mehmet Faik Ökte|Faik Ökte]]'nin anılarında anlattığına göre, Maliye Bakanlığı savaş dolayısıyla fevkalade kazanç elde ettiği iddia edilen kimselerin cetvelinin yapılarak müslümanlarınMüslümanların M, gayrımüslimleringayrimüslimlerin G, dönmelerin D harfiyle işaretlenmesini talep etti.<ref>[[Mehmet Faik Ökte|Faik Ökte]], ''Varlık Vergisi Faciası,'' Nebioğlu Y. İstanbul 1951, s. 47 vd.</ref>
 
11 Kasım'da Varlık Vergisi kanunu TBMM'de hiç tartışılmadan kabul edildi. Kanun her il ve ilçe merkezinde kimin ne kadar vergi ödeyeceğini belirleyecek servet tespit komisyonları kurulmasını, komisyon kararlarının nihai ve kati olmasını, vergi ödeme süresinin 15 gün olmasını, 15 gün içinde tahakkuk eden vergiyi ödemeyenlerin mallarının haczedilerek icra yoluyla satılmasını, buna rağmen borcunu 1 ay içerisinde ödemeyen mükelleflerin bedeni kabiliyetlerine göre genel hizmetler ve belediye hizmetlerinde çalıştırılmasını öngörüyordu.<ref>http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/5255.pdf Madde 12 - ...Talik tarihinden itibaren bir ay zarfında borçlarını ödemiyen mükellefler borçlarını tamamen ödeyinceye kadar memleketin herhangi bir yerinde bedeni kabiliyetlerine göre askerî mahiyeti haiz olmıyan umumî hizmetlerde veya belediye hizmetlerinde çalıştırılırlar.</ref>
İstanbul'da kurulan üç komisyon tahakkuk eden vergi listelerini 18 Aralık 1942'de açıkladı. Tahakkuk eden vergilerin %87'si gayrımüslim, %7'si müslim mükelleflere yüklenmişti. Geri kalan %6 değişik kalemlerde olup, bunların da çoğu gayrımüslim azınlıklar ve ecnebilerdi.<ref>Ökte, A.g.e. tablo.</ref> 4 Ocağa kadar vergisini ödemeyen mükelleflere birinci hafta için %1, sonraki haftalar için %2 gecikme zammı uygulanacağı ilan edildi.
 
Aralık 1942 ve Ocak 1943'te İstanbul'da gayrımüslimlere ait binlerce taşınmaz mülk el değiştirdi. El değiştiren mülkler arasında İstiklal Caddesi'ndeki yapıların büyük bir kısmı bulunuyordu. Satılan mülklerin %67 kadarı Müslüman Türkler, %30 kadarı resmi kurum ve kuruluşlar tarafından alındı.<ref>Aktar, a.g.e., s. 204.</ref> 21 Ocak 1943'ten itibaren İstanbul'da binlerce gayrımüslimegayrimüslime ait ev ve işyerleriiş yerleri haczedilerek haraç mezat satıldı.
 
27 Ocak ile 3 Temmuz 1943 arasında, tümü gayrımüslimlerdengayrimüslimlerden oluşan ve vergilerini ödeyemeyecek durumda olan toplam 12291,229 kişi çalışmak üzere Erzurum [[Aşkale]]'yede bulunan çalışma kamplarına yollandı. Sözlü anlatımlara göre bu kişilerin aileleri Aşkale'ye sürülenlerin "sağ dönmeyeceğine" inanıyordu.<ref>Örneğin [[Zaven Biberyan]], ''Babam Aşkale'ye Gitmedi,'' Aras Yayıncılık 2000.</ref> Çalıştırılacaklara verilen ücretlerin yarısı borçlarına mahsup edilmiştir.<ref>http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/5255.pdf Madde 12 - ...Bu fıkra hükmüne göre çalıştırılanlara verilecek ücretin yarısı borçlarına mahsup olunur.</ref> Yaşlılar, Kop geçidinde kar temizleme işinin ağırlığından dolayı Aşkaleli köylülerden bazıları ile anlaşarak kendi yerlerine gençleri çalışmaya göndermişler. Bunun karşılığında da onlara günlük ödeme yapmışlardır.<ref>Yorgo Hacıdimitriadis’in Aşkale - Erzurum Günlüğü (1943), Ayhan Aktar, İletişim Yayınları, İstanbul, 2011.</ref> Sürgünlerden 900 kişi 8 Ağustos 1943'te yük vagonlarıyla Eskişehir [[Sivrihisar]]'a nakledildi.
 
9-13 Eylül 1943 tarihlerinde ''New York Times'' gazetesinde [[Cyrus Sulzberger]] imzasıyla Türkiye'deki Varlık Vergisi uygulamasını eleştiren bir dizi yazı çıktı. Bu yazılardan hemen sonra 17 Eylül'de toplanan TBMM, henüz tahsil edilmemiş olan Varlık Vergisi borçlarının silinmesine karar verdi. Aralık ayının ilk günlerinde Aşkale ve Sivrihisar sürgünleri yaklaşık on aylık esaretten sonra evlerine gönderildi. Çünkü o dönem II. Dünya Savaşı'nın kritik günleriydi ve Türkiye bu durumdan etkilenmek istememiştir.
25

değişiklik