"Marmara Adaları" sayfasının sürümleri arasındaki fark

+başlıklar
(→‎ULAŞIM: +düz)
(+başlıklar)
== Adalar ve Adacıklar: Turizm ==
 
=== 1. [[Marmara Adası|Marmara]] (eski adı ''Prokonnesos'') ===
Avşa Adasına göre daha büyük, kumsalı daha az, yeşili ise daha boldur. [[Marmara Adası]] daha sakindir. [[Erdek]]'ten 22, [[İstanbul]]'dan 93 mil uzaklıktaki adaya İstanbul'dan [[gemi]] ve [[deniz otobüsü]], Erdek'ten motorla ulaşım sağlanıyor. Motel, pansiyon ve ihtiyaca cevap verebilecek lokantalar bulunuyor. Yakın zamana kadar Rumların oturduğu adada 36 kilise ve manastır var. Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir. Adanın beş köyü daha bulunmaktadır. Batı yönündeki tek köy olan Çınarlı (Galimi) asırlık çınarları, Saraylar köyü ise mermeri ile ünlüdür. Saray köyü çok eski tarihlerden beri mermer ocakları ve heykel yapımı ile biliniyor. Burada tamamlanamayan ya da yapım sırasında hasar gören çok sayıda heykel Mermer İşçiliği Müzesi’nde (Açık Hava Müzesi) toplanmıştır. İlçe Merkezi ile Saraylar arasındaki eski Nato Yolu adanın 709 metre yüksekliğindeki Radar tepesi’ni aşan iyi bir trekking parkurudur. Adanın batısında, merkezden 10 dakika uzaklıktaki Çınarlı turistik açıdan en gelişmiş köydür. İyice pansiyonlar ve lokantalar var.
 
==== Kültür ve Turizm====
==== İLÇENİN KÜLTÜR VE TURİZM POTANSİYELİ ====
Kirlettiğimiz iç denizde gönül rahatlığıyla yüzülecek nokta.
 
Marmara Adası, içinde bulunduğu denizle aynı olan adını, antik çağlardan beri adada işletilen zengin mermer yataklarından almış. Altı bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu düşünülen ada Roma döneminde ilk Hıristiyanların sürgün yeri, Bizans döneminde keşişlerin ikametgahıymış. 15. yüzyılda Osmanlıların eline geçmiş.
==== COĞRAFİ BİLGİCoğrafya ====
Kapıdağ Yarımadası çevresinde bulunan irili ufaklı kara parçalarının en önemlisi yarımadanın 6 mil Kuzey-Batısında bulunan Marmara Adasıdır. Marmara Adası denizden 709,65 m yüksekliği ve 117 km2’lik yüzölçümü ile Adalar Topluluğunun en büyük ve en stratejik olanıdır. Çünkü İstanbul ve Çanakkale Boğazları arasında denizyolu ulaşımının ana üssü olacak noktada bulunmaktadır. Çanakkale Boğazına 40, İstanbul Boğazına 60 ve Trakya Hasköy Burnuna 11 deniz mili uzaklıkta bulunmaktadır. Diğer Adalar Avşa Adası 20,62 km2, Ekinlik Adası 2,47 km2 dir. İlçede belli başlı akarsu yoktur. Yağışa bağlı düzensiz debilerle akan dereler yaz aylarında etkisini yitirir.
==== EKONOMİK YAPIEkonomi ====
Marmara Adalarında halkın başlıca geçim kaynağı turizm, balıkçılık, zeytincilik, bağcılık, mermer ve taş ocağı işletmeciliğine dayanır.
 
Mermer üretiminin ülke genelindeki en büyük payı adamızdan gerçekleşmektedir.
==== TARİHÇETarihçe ====
Türkiye’nin çoğu yöreleri gibi Marmara Adası da buram buram tarih kokmaktadır. Ada üzerindeki az da olsa tarihsel kalıntılar ve çeşitli arşiv belgeleri bu adanın geçen yüzyıllar boyunca çeşitli ulus ve kültürleri bağrında barındırdığını ortaya koymaktadır.
 
Prokonnesos mermeri MÖ 4. yüzyılda Ephesos'un ünlü Artemis Tapınağı’nın sütunlarında ve Hlikarnessosos Satrapı Mausolos’un sarayında kullanılmıştır. Ayrıca Roma İmparatorunun mermer ihtiyacını karşılamada Prokonnesos önemli bir rol oynamıştır.
==== GEZİLECEKGezilecek VEGörülecek GÖRÜLECEK YERLERYerler ====
Marmara Adası Avsa Adasına göre daha büyük, kumsalı daha az, yeşili ise daha boldur Marmara Adası’nın ve daha sakindir. Erdek’ten 22, İstanbul’dan 93 mil uzaklıktaki adaya İstanbul’dan gemi ve deniz otobüsü, Erdek ve Tekirdağ’dan motorla ulaşım sağlanıyor. Motel, pansiyon ve ihtiyaca cevap verebilecek lokantalar bulunuyor. Yakın zamana kadar Rumların oturduğu adada 36 kilise ve manastır var. Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.
Çınarlı, turizm sezonunu en canlı geçiren turistik mahallelerimizden biridir. Bir zamanlar pekmezi ve şarabıyla ünlü Çınarlı'da artık bu iki üründen söz edilmiyor. Şimdiki geçim kaynağı balıkçılık. Köyde otel ve motellerin yani sıra çok sayıda pansiyon bulabilirsiniz. Çınarlı mahallesi meşhur asırlık çınar ağaçlarıyla dikkat çekmektedir. Marmara’nın merkeze 5 km uzaklığında yer alan Çınarlı mahallesinde pansiyonculuk 1985 yılında başlamış.
 
==== KÖYLERİKöyleri ====
===== Gündoğdu =====
Marmara Adası'nda merkeze bağlı üç köy bulunuyor. Geçmişte şaraphaneleri ve zeytinlikleriyle ünlü Gündoğdu'da artık ne şarapçılık kalmış, ne de mahzen... Ama yeşil doğa örtüsü diriliğini ve güzelliğini hâla koruyor.
Merkeze 15 km uzaklıkta. Yeşillikler içindeki görkemli evleri ve sakin yaşamıyla dikkat çeken Asmalı'nın sakinleri Sürmeneliler ve Bulgaristan göçmenleri. Köydeki bazı evler pansiyon olarak kiraya veriliyor. Ancak sayıları çok kısıtlı. Her zaman taze balık bulabileceğiniz restoranı, size adanın ev yemeklerini de tattırıyor.
==== TURİZM ÇEŞİTLERİTurizm ====
Dağ Turizmi, Eko Turizm, Kıyı Turizmi,
==== SPORTİFSportif FAALİYETLERFaaliyetler ====
===== Yürüyüş =====
Adamız coğrafyası yürüyüş tutkunları için güzel parkurlar sunmaktadır. Gerek Ilyas Dağı ve çevresi, gerekse Viran köy ve Tahtırevana mıntıkaları yürüyüş sporu için idealdir.
Marmara Adası’nda gurup kıs aylarında Asya yakasında, yaz aylarında Avrupa yakasında seyredilebilir. Gün batimi tutkunları Aba mevkiinde bu güzel tabiat olayını seyredebilirler.
==== KÜLTÜRKültür ====
İlçemizde her yıl 1 Temmuz kabotaj ve Denizcilik bayramı kapsamında şenlikler düzenlenir. Yağlı direk yarışması, ördek kapmaca yarışması, çeşitli eğlence ve konserler eşliğinde bayram kutlamaları gerçekleştirilir.
 
===== PEYNİRLİPeynirli PATLICANPatlıcan =====
[[Peynirli patlıcan]] yemeği Marmara’ya özgü bir yemektir. Tarifi:
 
:Patlıcanlar şetir halinde soyulur. Bir parmak kalınlığında yuvarlak dilimler halinde kesilir. Hafif tuzlu suda biraz bekletilir. Diğer taraftan kuru peynir rendelenir ve içine kuru nane serpilir. İki adet yumurta akı da ilave edilir. Çırpılır, çok sulu olursa biraz un ilave edilir. Macun kıvamına geldikten sonra halka patlıcanlar sudan çıkartılarak süzgeçte suları süzülür. Sonra bir kaşığın içine yarısı kadar alınan peynirli malzeme patlıcanların üzerine kümbot şeklinde düzgün sürülür. Üzeri peynirli yuvarlak patlıcanlar tepsiye dizilir. Tavaya sıvı yağ konup ateşte kızdırılır ve peynirli patlıcan tavaya atılır. Pembeleşinceye kadar kızdırılıp, servis yapılır.
 
===== GAROZGaroz =====
Mayıs ayından itibaren ağustos sonuna kadar avlanan kolyoz ve uskumru balıklarının karaçiğerinden yapılan bir meze türüdür. Balıkların karaciğer ve sarı havyarları çukur bir kaba toplanır. Üzerine tuz atılır. Bu tuzun oranı salamuradan daha az oranda olmalıdır. Bu kap bir kavanoz şeklinde olursa kavanozun camının renkli olması tercih edilir. Kavanozun kapağı açık olarak onu karıştırmak için içine tahtadan ince bir çubuk konur. Mutfakta az güneş alan bir pencere önüne her gün birkaç defa karıştırılmak suretiyle marmelat haline getirilir. Bazı yerlerde garoz otunun ilave edildiği de olur. Garoz birinci ayda yenecek duruma gelir. Rengi sarımtırak, karaciğerin rengiyle de karıştığı için biraz grileşir. İki-üç kişi için bir çorba kaşığı garozu bir çorba kasesinde zeytinyağı ilave edilip bir çatal yardımıyla çırpılır, biraz limon sıkılır bunun koyuluğu içine ekmek batırılacak kıvamda olmalıdır. Ekmek batırılarak yenir. Mutlaka yanında kabuğu soyulmuş domates olur. İmalat sırasında kavanoz güneşte bırakılmamalıdır.
===== UNEZUnez =====
Unez uskumru ve kolyoz balıklarından yapılan, en güzeli uskumru balığından yapılanıdır. Mayıs ayından ekim ayı sonuna kadar unez yapılabilir. Balıkların bir tahtanın üzerinde gözlerin beyin tarafından kafaları kesilir. İçi hiç temizlenmeden baş tarafından sırtından kafaları kesilir. İçi hiç temizlenmeden baş tarafından sırtından kemiği bir tarafında kalmak şartıyla açılır ve karın tarafı kesilmeden yaprak şeklinde açılır, temizlenir. Balıkların kuyruklarından tutulup çok iyi şekilde yıkanır. Her iki tarafı da tuzlanır. Yine her iki tarafına bol kekik serpilir. Mutlaka temiz ir tahtanın üzerine önce etli tarafı daha sonra derili tarafı güneşe çevrilir. Her iki tarafı da bu şekilde sineklere dikkat edilerek hafi kurutulur. Eğer balıklar bir günde yenmeyecek kadar çoksa biraz daha fazla kurutulup üst üste istif edilir, buzdolabının normal kısmında muhafaza edilir. Kömür ateşinde ya da diğer ızgaralarda pişirilip servis yapılır. Marmara’ya mahsus bir balık hazırlama şeklidir.
===== PEYNİRPeynir HELVASIHelvası =====
İlkbaharda taze koyun ve keçi peynirleri, peynir olarak imal edildiği gün hiç tuzlanmadan hafif ateşteki bir tencereye kuşbaşı ve daha küçük parçalar halinde elle kırılarak atılır. Bir tahta kaşık yardımıyla karıştırılmaya başlandığında bu peynir parçaları yeniden süt haline gelir. Biraz kaynadıktan sonra un ilave edilmeye başlanır. Macun kıvamına geldiğinde şeker ilave edilir. Biraz daha karıştırılıp, ateşten alınır. Ve kaşık kaşık tabağa çıkartılır. Soğuduktan sonra servis yapılır. İyi yapıldığı takdirde tabağın altına sapsarı yağı çıkar bu tarda peynir helvası yalnız Marmara’da yapılır.
== ULAŞIMUlaşım ==
Marmara Adasına İstanbul'dan doğrudan deniz otobüsüyle gidilebiliyor.
 
Özel araçla gidecekler Tekirdağ Barbaros, Silivri veya Erdek'ten feribotla ulaşabilir.
* ''Denizcilik işletmeleri'':
::İstanbul Deniz Otobüsü İşletmeleri'ne ait deniz otobüsleri yaz aylarında her gün 08:30- 9:45- 10:15- 17:45'de Bostancı'dan kalkıyor ve 09:15- 10:30- 11:00- 18:30'da Yenikapı'ya uğrayarak Marmara ve Avşa'ya gidiyor. Marmara’dan İstanbul- Yenikapı ve Bostancıya her gün 09:30- 13:30- 14:30- 15:00’de hareket ediyor.
::212-251 50 00
::İstanbul Deniz Otobüsü İşletmeleri'ne ait deniz otobüsleri yaz aylarında her gün 08:30- 9:45- 10:15- 17:45'de Bostancı'dan kalkıyor ve 09:15- 10:30- 11:00- 18:30'da Yenikapı'ya uğrayarak Marmara ve Avşa'ya gidiyor. Marmara’dan İstanbul- Yenikapı ve Bostancıya her gün 09:30- 13:30- 14:30- 15:00’de hareket ediyor.
 
 
İstanbul Seyahat, Esenler Otogarından feribotla karşılıklı sefer düzenliyor, yolculuk 2 saat sürüyor.
Erdek'ten de Marmara ve Avşa adalarına günde üç kez 10:00, 14:00 ve 19:00'da feribot kalkıyor.
 
==== YAPMADANYapmadan DÖNMEDönme ====
Birbirinden güzel, şirin köylerini gezmeden, denizine girmeden, kekik, adaçayı kokan dağlarını gezmeden, taze balıklarından tatmadan, adaçayı, koruk suyu içmeden, şifalı otlarından almadan, tuzlu balık yemeden, özellikle peynirli patlıcan yemeğinden yemeden, asırlık çınarların altında bulunan çay bahçelerinde oturmadan, zeytin ve zeytin yağından almadan, tarihi mekanları gezmeden, İlçe merkezine yakın olan Şifalı Suyu görmeden, şarabından içmeden, rakı balık yemeden, kendi imalatı olan dondurmasından yemeden, motorla ada turu yapmadan dönme...
7.635

değişiklik