"Çernobil" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Gerekçe: + telif hakkı ihlali
(→‎Dış bağlantılar: hasan ali yabancı)
(Gerekçe: + telif hakkı ihlali)
 
== Dış bağlantılar ==
* [http://www.cernobilturkiye.com Çernobil Hakkında belgeler, videolar ve görüntüler]
* [http://www.cernobilturkiye.com Çernobil Hakkında belgeler, videolar ve görüntüler] Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından geçtiğimiz Perşembe yayınlanan bir rapora göre bu kişilerde tiroit kanseri görülme riski diğerlerine oranla çok daha fazla. Araştırma radyoaktif iyodun tiroit bezlerinde birikerek kansere neden olduğu şüphelerini doğrular nitelikte. Bu gibi durumlarda tiroit bezlerindeki radyoaktif maddenin birikmesini önlemek için hastalara potasyum iyodür veriliyor. Ancak o dönemde Rus hükümetinin risk altında olan herkese bu takviyeyi sağlayamadığı biliniyor. Radyoaktif iyot etkisini 8 günde kaybediyor. Çernobil faciasında bu maddenin nükleer santral dışında Sağlık problemine neden olacak ölçülerde bulunmadığı düşünülmüştü. Ancak izotopu inekler aracılığıyla süte geçip kirliliğe neden olduğu için, süt ve süt ürünleri tüketen çocuklar risk grubuna giriyor. Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından yürütülen uluslar arası çaplı bir araştırma kapsamında Çernobil kazasının etkileri yıllardır gözlemleniyor. Yayınlanan raporda o dönemde 18 yaş altında olan ve kazanın çevresindeki bölgelerde yaşamış 12,500 kişinin sağlık durumları sunuluyor. Söz konusu kişilerin tiroit bezleri kazadan sonraki 2 ay içerisinde radyoaktivite testine tabi tutulmuştu. Araştırmacıların bulgularına göre maddeye en çok maruz kalan kişilerin ileriki yıllarda kansere yakalanma riski en yüksek olarak belirlenmiş; ve araştırma dahilindeki kişilerin %65’lik kısmı 10 yıl içerisinde tiroit kanserine yakalanmıştır. Aslına bakılırsa henüz radyoaktif iyoda maruz kalmaya bağlı olarak ortaya çıkan tiroit kanseri vakalarında herhangi bir düşüş görülmemiştir. 2. Dünya Savaşı ardından Japonya’da yapılan bir araştırma, tiroit kanseri riskinin ancak 30 yıl sonra düşüşe geçtiğini fakat 40 yıl sonrasına kadar yine de normal seviyenin üzerinde seyrettiğini göstermişti. Araştırmanın ortak yazarlarından biri ve Kanser Enstitüsü’nde radyasyon epidemiyologu olan Dr. Alina V. Brenner, “ Bu araştırma radyoaktif kaynaklı tiroit kanseri riskini doğrulamaktadır. Ancak tiroit kanseri genellikle öldürücü bir kanser türü değildir. Eğer tespit edilir ve gerekli süre zarfında tedavi edilirse, iyileşme görülmektedir,” dedi. Bu araştırmanın Fukushima Daiichi nükleer santrali krizinin ortasında yayınlanmış olması ise ilginç ama tamamen bir tesadüf. 21 Mart 2011–Milliyet.com.tr '''''ÇERNOBİL FACİASININ ETKİLERİ SÜRÜYOR''''' ANKARA – Ukrayna`daki Çernobil faciasının üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen, Almanya`daki yaban domuzlarında hala radyasyon tespit edildiği ve avcılara devlet tarafından ödenen tazminatların arttığı bildirildi. Almanya Çevre Bakanlığından yapılan açıklamada, Çernobil faciasından sonra ülkeye ulaşan radyasyon bulutları sonucunda, yaban domuzlarının yediği defne yaprakları ve yer mantarlarında radyoaktif Sezyum-137 maddesinin bulunduğu kaydedildi. Ülkedeki yaban domuzu sayısının arttığı belirtilen açıklamada, Sezyum-137 ihtiva eden yaprak ve mantarları yiyen yaban domuzlarına radyoaktif maddenin geçtiği bildirildi. Yaban domuzlarında normal seviyenin üzerinde radyasyon tespit edilen bölgelerdeki yaban domuzu avcılarına ve avcı derneklerine, zararlarını karşılamak için yıllardır tazminat ödendiği ifade edilen açıklamada, amacın, yüksek oranda radyasyon ihtiva eden yaban domuzu etinin satışını engellemek olduğu belirtildi. Bakanlık, bu çerçevede 2006 yılında avcılara 24 bin avro ödendiğini, bu rakamın 2009`da 424 bin 650 avroya çıktığını kaydetti. Alman Radyasyondan Korunma Merkezinden yapılan açıklamada da Çernobil nükleer santralinde 26 Nisan 1986`da meydana gelen patlamadan sonra, yağmur bulutları ve rüzgar yardımıyla Sezyum-137 ve Stronsiyum-90 gibi insan vücudunda çok uzun süre kalabilen radyoaktif maddelerin Batı Avrupa`nın büyük bölümüne yayıldığı hatırlatıldı. Merkezin sözcüsü Florian Emrich, bazı bölgelerde yaban domuzlarındaki radyasyon oranının diğer bölgelerdeki hayvanlara göre 10 kat fazla olabildiğini belirterek, önlemler sayesinde insanlar için risk oluşmadığını söyledi. Emrich, yaban domuzu etinin ancak tahlil yapıldıktan sonra satılabildiğini, tahlilde radyasyon oranının yüksek çıkması halinde avcının tazmin edildiğini kaydetti.
 
{{coord|51|16|N|30|13|E|region:UA_type:city|display=title}}
55.836

değişiklik