"Dizel motor" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzeltme AWB ile
(düzeltme AWB ile)
|[[Dosya:Lumbar patent dieselengine.jpg|thumb|150px|right|Rudolf Diesel'in dizel motor için aldığı patent]]
|}
'''Dizel motor''', [[içten yanmalı motor|içten yanmalı bir motor]] tipidir. Daha özel bir tanımla, dizel motor [[oksijen]] içeren bir gazın (genellikle bu atmosferik havadır) sıkıştırılarak yüksek [[basınç]] ve sıcaklığa ulaşması ve silindir içine püskürtülen yakıtın bu sayede alev alması ve patlaması prensibi ile çalışan bir motordur. Bu yüzden [[benzinli motor]]lardan farklı olarak ateşleme için bujiye ve yakıt oksijen karışımını oluşturmak için karbüratöre ihtiyaç yoktur.
 
1892'de Alman mühendis '''[[Rudolf Diesel]]''' tarafından bulunmuş ve daha sonra 23 Şubat 1893'te patenti alınmış bu süreç ''diesel çevrimi'' olarak bilinir. Motorun mucidi, geniş kömür yataklarına sahip olan Almanya'nın petrole bağımlılığını azaltmak için kömürle çalışan bir motor yapmayı hedeflemiştir. Ancak kömür tozunun yanmasından dolayı ortaya çıkan kül büyük sorunlar doğurmuş, daha sonraları ise motorda farklı yakıtların kullanılması tasarlanmıştır. Nitekim '''[[Rudolf Diesel]]''', motorun sunumunu 1900’deki [[Dünya Fuarı]]'nda, yakıt olarak yer fıstığı yağı ([[Biodizel]]) kullanarak yapmıştır.
 
== Çalışma prensipleri ==
[[Gaz]] sıkıştırıldığında, sıcaklığı yükselir, dizel motorda, gazın bu özelliğinden dolayı yakıt, kendiliğinden ateşlenir. Hava, dizel motorun silindiri içine çekilir ve bir piston tarafından, kıvılcım ateşlemeli (benzinli) motorlardakinden çok daha yüksek (25 katı bulabilir) bir oranda sıkıştırılır. Hava sıcaklığı 500-700 °C'a ulaşır. Piston hareketinin en tepe noktasında, dizel yakıt yüksek basınçla atomizer memeden geçerek yanma odasının içine püskürtülür, burada sıcak ve yüksek [[basınç]]lı hava ile karışır. Bu karışım hızla tutuşur ve yanar. Hızlı [[sıcaklık]] artışı ile yanma odası içindeki gaz genleşir, artan basınç, pistonu aşağı doğru hareket ettirir. Biyel (piston) kolu vasıtasıyla oluşan bu itme krank miline iletilip, krank milinden de dönme momenti elde edilir.
 
Motorun süpürmesinde, egzoz gazını [[silindir]]in dışına atma ve taze hava çekme işlemi, kapakçıklar (valf) veya giriş ve çıkış kanalları aracılığıyla yapılır. Dizel motorun kapasitesinin tam olarak kullanılabimesi için içeriye alınan havayı sıkıştırabilecek turboşarjer kullanılması gerekir; turboşarj ile havanın sıkıştırılmasından sonra bir ara soğutucu ile içeri alınan havanın [[soğutma çevrimi|soğutulması]] ayrıca verimi arttırılır.
 
Çok soğuk havalarda, dizel yakıt koyulaşır, [[viskozite]]si artar, balmumu kristalleri oluşur veya jel haline dönüşür. Yakıt enjektörü, yakıtı silindirin içine etkili bir şekilde itemez ve bu yüzden soğuk havalarda motorun çalıştırılmasını zorlaştırabilir. Dizel teknolojisinde bu zorluğu yenmek için çeşitli önlemler geliştirilmiştir. Sıkça kullanılan bir uygulama, yakıt hattı ve yakıt filtresini [[elektrik]]le ısıtmaktır. Bazı motorlarda silindir içinde bulunan kızdırma bujileri denen küçük elektrikli ısıtıcılar, çalıştırmak için silindirleri önceden ısıtırlar. Az sayıda motorda kullanılan başka bir teknolojide ise, manifold içindeki rezistans telli ısıtıcılar, motor çalışma sıcaklığına gelinceye dek giriş havasını ısıtır. Soğuk havalarda, motor uzun süreli (1 saatten daha fazla) kapatıldığında kullanılan ve şehir cereyanı ile çalışan motor blok ısıtıcıları, aşınma ve çalıştırma zamanını azaltmak için sıklıkla kullanılır.
 
Eski dizel motor sisteminin en önemli parçası [[hız]] kontrol ünitesidir; bu ünite yakıtın gelme hızını kontrol ederek motorun hızını sınırlar. Benzin motorlarından farklı olarak dizel motorlarda hava emme sübabı yoktur(burada kastedilen benzinli motorlardaki karbüratörün içindeki kapış diyaframı ve hava emiş kelebeğidir), bu yüzden hız kontrol ünitesi olmazsa motor fazla hızlanır. Eski tip hız kontrol üniteleri motordan bir [[vites]] sistemi ile yönlendirilir ve böylece sadece motor hızıyla doğru ilişkili olarak yakıt sağlanırdı.
 
Modern [[elektronik]] kontrollü dizel motorlar, benzin motorlarındakine benzer bir kontrol mekanizmasını ''(ECM) Elektronik Kontrol Modülü'' veya ''Elektronik Kontrol Ünitesi (ECU)'' yoluyla uygularlar. Motor "bilgisayarı" ECM/ECU içinde motorun çalışmasıyla ilgili algoritmalar ve kalibrasyon tabloları kaydedilmiştir. ''ECM/ECU'' bir sensörden motor hızına dair sinyal alınca gereken bilgi işlemlerini yapar, elektronik ve [[hidrolik]] valfler aracılığıyla yakıt miktarını ve yanma zamanlamasını kontrol ederek motor hızını sabit tutar.
 
Yakıtın pistonların içine enjeksiyonunun başlama zamanının kontrolü, emisyonların azaltılması ve motor veriminin (yakıt ekonomisi) artırılması için en önemli unsurdur. Silindir içine yakıt enjeksiyonu başlama zamanlaması, günümüz modern motorlarında elektronik olarak kontrol edilmektedir. Zamanlama, genellikle ''üst ölü noktanın (TDC/Top Dead Center)'' önündeki pistonun krank ünitesi açısı ile ölçülür. Örneğin, piston üst ölü noktadan 10 derece önde olduğu zaman eğer ''ECM/ECU'' yakıt enjeksiyonuna başlarsa, ''enjeksiyon başlama veya zamanlama 10 derece öndedir'' denir. Optimal zamanlama, motorun hızı ve yükü kadar tasarımına da bağlıdır.
== Emisyon Kontrolü ==
 
Dizel motorların en büyük sorunlarından biri, yanma veriminin düşük olmasıdır. Bir başka deyişle, yanma odasına giren yakıt homojenize bir şekilde yanmaz. Bunun sonucunda ortama çok fazla sera etkisi yapacak gazlar verilir. Bunun kontrolü son yıllarda dizel motor üreticilerinin en büyük sorunlarından birisi haline gelmiştir. [[Avrupa Birliği]]nin almış olduğu karara göre [[Kasım]] 2008'de Euro V standartları Avrupa'da devreye girmiştir.
 
[[Emisyon]] değerlerini düşürmek için ise araştırmalar hâlâ devam etmekte. ''NADI'' konsepti diye tabir edilen bir uygulama ile emisyon değerleri düşürülürken performans artışı da kayda değer bir şekilde artmaktadır. Bu uygulama ile enjeksiyon açıları düşürülerek [[küresel ısınma]]ya etkisi olacak gazların oluşumu bir nebze olsun azaltılmaktadır.
1.180.037

değişiklik