"Yorgi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

kaynaksız şiiri çıkardım
(kaynaksız şiiri çıkardım)
 
==İslâm'da==
İslami kaynaklarda ismi '''Cercis''', '''Circis''' ya da '''Curcis'''<ref>Taberi; ''[https://archive.org/stream/TaberiMilletlerVeHukumdarlarTarihiCiltIII/Taberi%20-%20Milletler%20Ve%20H%C3%BCk%C3%BCmdarlar%20Tarihi%20Cilt%20III#page/n0/mode/2up, Milletler ve Hükümdarlar Tarihi]'', c. III;, [https://archive.org/stream/TaberiMilletlerVeHukumdarlarTarihiCiltIII/Taberi%20-%20Milletler%20Ve%20H%C3%BCk%C3%BCmdarlar%20Tarihi%20Cilt%20III#page/n129/mode/1up s. 943]</ref> vdolarak geçer.; çevCercis, Filistin ahâlisinden olup kendisiyle birlikte olan arkadaşlarıyla İsevi oluşlarını insanlardan saklıyorlardı. ZâkirCercis Kadirîve Uganahbabları, Ahmetİsevîlerin Temir;tabiîn MEBtabakasındandı, Yayınları:Meryem 2207;oğlu İstanbul:1991</ref>İsa'nın havarilerinden hayatta kalanlarla görüşmüş ve onların tebliğlerini dinlemişlerdi. Cercis ticaretle meşgul olup, kazancının artanını miskinlere ve muhtaçlara sadaka olarak geçerverirdi.
 
Vehb ibn-i Münebbih'ten ulaşan rivâyete göre, Cercis bir gün Musul taraflarına gitmeye karar verdi. Bu sırada Musul civârında, bütün Suriye'yi ele geçirmiş olan Dazâne adında bir hükümdar hükmediyordu. Bu zât, kimsenin mağlup edemediği cebbar bir kral olarak ünlenmişti. Cercis, Musul'daki hükümdâra hediye vermek maksadıyla yola çıktı. Hükümdarın huzuruna vardığında, onun toplantı salonunda kavminin büyükleri ve reisleri ile birlikte oturduğunu gördü. Hükümdar, Eflun adındaki putların getirilmesini emretti. Ahali bu putun önünden geçirildiği zaman puta tapmayanlar ateşe atılıyordu veya türlü işkencelere maruz bırakılıyordu. Cercis, bunu görünce hükümdara karşı içinde bir düşmanlık duygusu doğdu ve onunla mücadele etmeye karar verdi.<ref>Taberi, ''Milletler ve Hükümdarlar Tarihi'', c. III, [https://archive.org/stream/TaberiMilletlerVeHukumdarlarTarihiCiltIII/Taberi%20-%20Milletler%20Ve%20H%C3%BCk%C3%BCmdarlar%20Tarihi%20Cilt%20III#page/n130/mode/1up s. 944]</ref>
Ayrıca [[Yunus Emre]]'nin bir şiirinde adı geçer.<ref group=Not><br>''Circis oldum basıldım,''<br>''Mansur oldum asıldım,''<br>''Hallaç pamuğu oldum,''<br>''Bunda atılıp geldim.''"</ref>
 
Cercis, hükümdara hediye olarak getirdiği paraları oradaki İsevilere dağıtarak kendisinde hiçbir şey bırakmadı. Hükümdarı mal ve para ile etkilemekten iğrenerek bizzat ona tebliğde bulunmaya karar verdi. Hükümdara bir köleden başka bir şey olmadığını hatırlattı. Cercis, kralı Rabbina iman etmeye davet etti. Kral da Cercis'i putlarına tapmaya davet etti. Kral ve Cercis arasında bu konuda bir davet savaşı yaşandı. Kral, "Eğer hükümdarlar hükümdarı dediğin ilah senin Rabbin olsaydı onun eserleri, aynen benim yanımda bulunan hükümdarların üzerinde eserimin görüldüğü gibi görülürdü" dediğinde, Cercis ona Rabbin eserlerini anlattı. Daha sonra da krala, "Senin kavminden olan Tarbaklina, İlyas'a göre ne kazandı ve akıbeti ne oldu?! İlyas ise önceleri pazarlarda dolaşıp yemek yiyen sıradan bir kimse olduğu halde Allah ona nurdan kanatlar bahşetti ve o meleklerle uçar oldu. Senin kavminden olan Meclitis, Meryem oğlu Mesih'e göre ne kazandı?! Bir de Meryem oğlu Mesih'i düşün.." diyerek Meryem oğlu İsa'nın insanların en meziyetlisi kılındığını ve annesinin karnının onun için temizlendiğini ve annesinin kadınların en üstünü kılındığını anlatarak, onu Ezbii adlı kadınla karşılaştırdı ve Ezbii'nin büyük hükümdarının himâyesinde olmakla hiçbir şey kazanmadığını, vücudunu köpeklerin parçalayıp götürdüğünü hatırlattı.<ref>Taberi, ''Milletler ve Hükümdarlar Tarihi'', c. III, [https://archive.org/stream/TaberiMilletlerVeHukumdarlarTarihiCiltIII/Taberi%20-%20Milletler%20Ve%20H%C3%BCk%C3%BCmdarlar%20Tarihi%20Cilt%20III#page/n131/mode/1up s. 945-947]</ref>
==Notlar==
 
{{Kaynakça|group=Not}}
Kral, İlyas ve İsa'yı bilmediğini, onları getirmesini ve hâllerini incelemek istediğini söyledi. Cercis, İlyas ve İsa'nın kendisine ancak, onları örnek alıp onlar gibi amel edinmesi hâlinde kendisine geleceğini, inkârcılığının putları ilah diye kabûl etmesinden kaynaklandığını söyledi. Hükümdar, adı anılan iki zâtı kendisine getirmeyince, Cercis'i yalancılıkla itham etti ve Eflun'a tapmaması hâlinde ona işkence edeceğini hatırlattı. Cercis, bunun üzerine "Eflûn, şu göğü yükselten ve varlıkları yaratan zât ise, isâbetli davranarak bana iyi bir öğüt vermiş olursun. Yoksa ey uğursuz melûn, köpek gibi sürünerek benden uzaklaş!" dedi. Bunun üzerine ilk önce Cercis bağlanıp, üzerine demir tırmıklar batırıldı. Derisi ve damarları parçalandığı halde hayatta olduğu görülünce, bu defa beynine kızgın çiviler batırıldı. Beyni aktığı halde hâlâ hayatta olduğu görülünce, hükümdar Cercis'i çağırıp, hiç acı duyup duymadığını sordu. Cercis de "Ben sana nefsinden daha yakın olan Rabbinin bulunduğunu söylememiş miydim?" diyerek ona Rabbini hatırlattı. Bunun üzerine kral devletine ve kendisine bir zevâl geleceğinden korkarak Cercis'i ömür boyu devam etmek üzere hapsettirdi.<ref>Taberi, ''Milletler ve Hükümdarlar Tarihi'', c. III, [https://archive.org/stream/TaberiMilletlerVeHukumdarlarTarihiCiltIII/Taberi%20-%20Milletler%20Ve%20H%C3%BCk%C3%BCmdarlar%20Tarihi%20Cilt%20III#page/n134/mode/1up s. 948]</ref>
 
==Kaynakça==
{{kaynakça|2}}
 
==Bibliyografya==
*Taberi; ''Milletler ve Hükümdarlar Tarihi''; [https://archive.org/details/TaberiMilletlerVeHukumdarlarTarihiCiltIII c. III]; çev. Zâkir Kadirî Ugan, Ahmet Temir; MEB Yayınları: 2207; İstanbul:1991
 
 
 
 
{{Hıristiyanlık-taslak}}
2.585

değişiklik