"Tevatür" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
(* Hadis)
'''Tevatür''', bir haberin ağızdan ağıza yayılması, yaygın söylenti <ref name="dilk"> [http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA TDK Sözlük, tevatür]</ref>.
 
Mütevatir haber büyük bir kalabalığın başka bir kalabalığa aktardığı haberdir. (Türkçe dedikodu). Mütevatir haber geniş kalabalıkların inandığı, [[mitoloji]], aktarım veya [[anlatı]]lardır, kesinlik ifade etmez.
 
Tarihte büyük kalabalıkların doğru olmayan, yanlış ve yalan haberler aktardığı da görülmüştür. Dünyada batıl inançların büyük kalabalıklar tarafından aktarıldığı yadsınamaz bir gerçektir. Toplumsal [[hezeyan]], [[paranoya]], inanç, korkuların mütevatir haberlerle beslendiği unutulmamalıdır.
 
== Hadisçilikte kullanımı ==
[[Arapça]] kökenli bir kelime olan tevatür dinî metinlerde, yalan olması mümkün olmayan bir sözün, haberin; ağız birliği etmiş güvenilir kimselerden yayılması anlamında kullanılır <ref name="dilk" />. Büyük Lugat'ta, ''"içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber"'' olarak tanımlanır .<ref>Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lügat, Türdav, İstanbul, 2000, s.997</ref>. Bu sözlerin yazılı olmaması, sözlü aktarımlardan ibaret olması şarttır. Bilimsel ifadeyle yazıyla ulaşan haberler mütevatir haber olarak nitelendirilmez. Yazının doğruluğundan emin olunduğu zaman metin kesin bilgi içerir.
 
İslam [[alim]]lerinden [[Seyyid Şerif Cürcani]], tevatür hadis kavramını şöyle açıklar: ''"Haber-i mütevatir, ravileri ([[rivayet]]çileri) çoklukta o dereceye ulaşan bir haberdir ki, adete göre, o kadar çok rivayetçinin yalan üzerine birleşmeleri imkânsız olur. Bu durumda rivayet edilen haber hakkında lafız (söz) ve mana tutuyorsa buna, "mütevatir-i lafzi" (sözleri aynı olan doğru rivayet) denir. Eğer hepsinin arasında müşterek manada ittifak olmakla beraber lafızlar (sözler) arasında ihtilaf bulunuyorsa buna, "mütevatir-i manevi" (manası aynı olan doğru rivayet) denir.'' <ref>Muhtasar-ı Seyyid-i Şerif, s. 46; ''Nüzul-i Mesih Risalesi'', [[Ahmet Mahmut Ünlü]], Ekmel Yayıncılık, İstanbul, [[1998]], s 167.</ref>
 
Mütevatir Hadisler [[Kur'an]]'dan sonra en güçlü dini delil sayılsa da ana ve tek kaynak kuranKur'an'ın kendisidir. İnanç esasları dahil olmak üzere dini bütün konularda delil teşkil edemez. Hadisler konusunda ahad (tek kanallı) hadisler zan ifade ederken, mütevatir (çok kanallı) hadisler ise zan ifade etmekle birlikte doğru olma olasılığı yüksek olan hadis demektir.
 
Bununla birlikte bir hadisçinin mütevatir kabul etmesi o hadis ile ilgili nihai ve kesin değerlendirme değildir. Bazılarınca mütevatir kabul edilen birçok hadis diğer araştırmacılar tarafından, zayıf ve uydurma kabul edilebilir. Ör. [[cibril hadisi]], [[Ay'ın ikiye bölünmesi]], [[Miraç]] hadisleri vb.
 
== Kur'an ve tevatür ==
Kur'an vahyin ilk yıllarından itibaren doğrudan yazılı metin haline getirilmiş, İlkilk dönem vahiylerinin sahabelerce ezberlenme sureti ile muhafaza edildiğine ve bu döneme ait ayet ve surelerin tevatürle nakledildiğine inanalar varsa da bu doğru değildir. [[Kur'an]] Mekke ve Medine döneminde Muhammed hayatta iken parça parça yazılmış, ancak bu parçalar birleştirilip tek kitap (mushaf) haline getirilmemiştir.
 
[[Kur'an]]'da mütevatir bilginin sorgulandığı ayetler de bulunur;
37.070

değişiklik