"Tuğtekin" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
| dini = [[Sünni İslam]]
}}
'''Tuğtekin''', veya tam adıyla '''Zahireddin Tuğtekin''' ([[Arapça]]:ظاهر الدين طغتكين‎ ), (? - 12 Şubat 1128, [[Dımaşk]]) Türk asıllı asker ve [[Büyük Selçuklu Devleti]] altında, [[1097]] - [[1128]] arasında, [[Suriye Selçuklu Devleti]] [[Dımaşk]] [[Emir]]i ve sonra aynı devlete tabi [[Böriler]] [[Dımaşk]] Atabeyi olan yönetici. Kalıtsal Dımaşk Atabeyleri olan [[Böriler]] hanedanı kurucusu.<ref>Rene Grousset, ''Histoire des croisades et du royaume franc de Jérusalem - I. 1095-1130 L'anarchie musulmane'', Paris 1934.</ref>
 
== Hayatı ==
Zahireddin Tuğtekin Suriye Selçuklu Devleti meliki olarak Dımaşk ve Suriye'yi idaresi altında bulunan [[Alp Arslan]]'ın oğlu ve Sultan [[Melikşah]]'ın küçük kardeşi olan [[I. Tutuş]] yönetiminde düşük rütbeli bir Türk asıllı olarak bulunmaktaydı. 1095'de I. Tutuş öldü ve varisleri olan iki oğlu [[Dukak]] ve [[ Rıdvan]] arasında taht çatışmaları başladı. Dukak Dımaşk meliki ve Rıdvan Halep meliki olarak iki önemli Suriye merkezinde güçlerini teksif etmişlerdi. Bundan sonra ortaya çıkan kargaşalı yıllarda Tuğtekin Dukak tarafını tutup onun askerleri arasında sivrilmeye başladı.
 
Fakat çok geçmeden Tuğtekin yetişkin olmayan II. Tutuş'u Dımaşk Melikliği tahtından indirdi ve yerine Dukak'ın ikinci oğlu ve II. Tutuş'un küçük kardeşi olan [[Muhiddin Bektaş]]'ı Dımaşk Meliki yaptı. Yine kısa bir müddet sonra Tuğtekin Muhiddin Bektaş'ı da Dımaşk Meliklik tahtından uzaklaştırdı. Bundan biraz sonra Büyük Selçuklu Devleti'ne tabi olan [[Böriler]] sülalesi tarafından kalıtsal valilikle idare edilen tabi devlet olan Dımaşk Atabeyliği adı verilen devletin yönetimi Tuğtekin ve ahfadına verildi. Tuğtekin ilk Böriler Dımaşk Atabeyi olarak göreve başladı.
 
Muhiddin Bektaş tekrar Dımaşk Melikliği'ni tekrar eline geçirmek için [[Basra]] sahibi olan Aytekin ile anlaştı ve Basra sahibinin ordusu ile Dımaşk'ta Tuğtekin'e saldırı yaptılar. Fakat Tuğtekin askeri çatışmalardan sonra Muhiddin Bektaş ve müttefiki Basra sahibi Aytekin komutasındaki orduya karşı galip geldi. Muhiddin Bektaş Frank Haçlılar Kudüs Kralı [[I. Baodouin]]'den destek istedi. Fakat Dımaşk Emiri Tuğtekin ve müttefiki olan Fatimiler Kudüs Krallığı'na bir birleşik saldırıda bulundular ve bu karışıklık içinde Kudüs Krallığı Bektaş'a destek veremedi. Muhiddin Bektaş Tuğtekin ordusu bu saldırısı sırasında yakalandı. Zindana konulmak üzere İsfahan'a gönderildi. Muhiddin Bektaş bu zindanda muhtemelen ayniaynı yıl 1104'de öldürülmüştür.
 
Birinci Haçlı Seferi'nin en önemli komutanlarından biri [[IV. Raymond|Raymond Saint Gilles]] idi. Bu Haçlılar seferi sonunda [[Urfa Kontluğu]], [[Kudüs Krallığı]] ve [[Antakya Prensliği]] adları verilen Haçlılar devletleri kurulmuş ve Birinci Haçlılar seferine iştirak eden önemli baronlar bu devletlerin hükümdarları olmuşlardı. [[Trabluşsam]], güneyinde Frankların Kudüs Krallığı ve kuzeyinde Normanların Antakya Kontluğu haçlılar devletleri bulunan, gayet zengin ve stratejik bir şehir ve bölge idi. Raymond Saint Gilles bu şehir ve bölgede bir Frank Haçlı devleti kurmaya karar verdi. 1103'de "Tortosa (modern [[Tartus]])" kalesini eline geçirip bu kaleyi planladığı [[Trablusşam Kuşatması]]'nin harekat merkezi yaptı. 1101'de yeniden Haçlı seferi için Filistin'e gelen Provanslı Franklar, [[Cenova Cumhuriyeti|Cenovalılar]] ve [[Pisa Cumhuriyeti|Pisalılar]] Haçlılar askerlerinden kurduğu bir ordu ile Trabbusşam'a saldırdı ve kaleyi kuşatmaya başladı. Bu Trablusşam kalesi kuşatması zaman zaman kaldırılarak ve tekrar tekrar yeniden kuşatmaya alınarak ta 1109'a kadar sürdü.
 
Bu uzun kuşatma sırasında Dımaşk Atabeyi Tuğtekin bu kuşatmayı kaldırmak için saldırılar yaptı. 1106'da yaptığı Haçlı kuşatıcılar karşı yaptığı saldırıda kuşatmayı kırmayı başardı. Fakat bu başarı uzun sürmedi. Tuğtekin ve Dımaşk ordusu geri çekilince Haçlılar şehri tekrar kuşatmaya aldılar.
Tuğtekin Trablusşam kalesi üzerine Haçlılar baskısını azaltmak için diğer Haçlılar arazilerine da saldırılar yaptı. Mayıs 1108'de Haçlı [[Celile]] Kontu [[Gervais de Bazioches]] komutasındaki nispeten küçük bir Haçlılar ordusu ile yaptığı bir muharebede galip geldi ve Celile Kontu'nu esir aldı. Celile Kontu kendi serbest bırakılırsa Doğu Akdeniz bölgesindeki sahip olduğu tüm mal ve mülkünü Tuğtekin'e devredip Filistin'den ayrılacağına yemin edeceğini bildirdi. Fakat Tuğtekin bütün bunları rededipreddedip Celile Kontu'nu idam ettirdi.
 
Trablusşam kuşatması sırasında Raymond Saint Gilles öldü. Kuşatma komutanlığını üzerine alan varisi Alfonso-Jordan Toulouselu tarafından da kale alınmadı. Franklar en sonunda 1109'da şehri ellerine geçirdiler. Trabluşsam Franklar tarafından ele geçirildikten sonra ilk Trablus Kontu olan ilk Frank Haçlı hükümdarı Raymond Saint Giles'in gayrimeşru oğlu olan [[Bernard Toulouselu]] oldu.
Nisan 1110 Tuğtekin [[Baalbek]] şehrine saldırıda bulundu. Şehri kuşattıktan sonra şehrin kalesini eline geçirdi. Oğlu ve Sam Atabeyliği varisi olan Tacülmülk Böri'yi şehir valisi olarak atadı.
 
Kasım 1111 sonlarına doğru Lübnan'da önemli bir liman olan [[Sur]] Kudüs Kralı olan I. Baudouin tarafından kuşatmaya alındı. Sur kalesinin Müslüman idarecileri Dımaşk Atabeyi Tuğtekin'e tabi olacaklarını bildirerek ondan Haçlılar kuşatmasını kaldırılması için askeri yardım istediler. Tuğtekin denizden gelen [[Fatimiler]] deniz filosu ve askerleri desteği ile Sur şehrine yardıma geldi. Bunun üzerine 10 Nisan 1112'de Haçlı Kudüs Krallığı kuşatma ordusu Sur'u ele geçiremeden geri çekilmek zorunda kaldı.</ref><ref>Steven Runciman (çev. Fikret Işıltan), ''Haçlı Seferleri Tarihi: I. Cilt Birinci Haçlı Seferi ve Kudüs Krallığının Kuruluşu'', TTKY, Ankara 1998, ISBN 975-16-0678-0.</ref>
 
1110'dan itibaren Bağdad'ı merkez yapmış olan Büyük Selçuklu Devleti sultanı [[Muhammed Tapar]] kendine ismen tabi olan hükümdarlara arka arkaya Hristiyan Haçlı devletlerinin ortadan kaldırılması için fermanler göndermeye başladı. 1110, 1112 ve 1114'de hedef Urfa Kontluğu idi. Sonraki Buna dayanarak 1111'de [[Musul]] Atabeyi olan [[Mevdud Bin Altınbaş]] büyük bir Müslüman ordusu kurmak için Müslüman hükümdarlardan askeri destek istedi. Hem Halep Meliki [[Rıdvan]] hem de Dımaşk Atabeyi olan Tuğtekin böyle bir orduya destek vermekten sakındılar. Buna başlıca neden Musul Atabeyi Mevdud'un Hristiyan Haçlıları yendikten sonra bu ordusu ile tüm Suriye'yi kendi kontrolüne alacağından endişe etmeleri idi. Mevdud Bin Altınbaş'ın Urfa Kontluğu'na saldırıları da sonuçsuz kaldı.
1115'de Bağdad'da bulunan Büyük Selçuklu Devleti Sultanı [[Muhammed Tapar]] Haçlıların doğu Akdeniz'den atılması için yeni bir ferman yayınladı ve önemli komutanlarından olan [[Aksungur Bursuki]] komutasında bir orduyu Kudüs Krallığı üzerine göndereceğini açıkladı. Dımaşk Atabeyi Tuğtekin bu orduya katılmayı kabul etti. Fakat Tuğtekin Büyük Selçuklu Devleti ile Kudüs Krallığı arasından sıkışıp kalmak istemediğinden çeşitli diplomatik tedbirlere başvurup kendi bağımsızlığını korumaya çalıştı. 1116'da Aksungur Bursuki'nin Haçlılara saldırılarına katılmadı. Bunun için özürünü Sultan Muhammed Tapar'a bildirmek için Tuğtekin şahsen [[Bağdad]]'a gitti.
 
1119'da Halep Emiri gorevinigörevini üzerine olan [[İlgazi Bey]] ordusu ile birlikte Haçlılar Antakya Prensliği'ne bağlı olan Athareb kalesine saldırdı. Bu kaleyi alamadıkları gibi daha sonra Kudüs Krallığı, Antakya Prensliği ve Trablus Kontluğu birleşik ordusu ile 14 Ağustos 1119'da yaptıkları "Hab Muharebesi"'nde mağlup düştüler. Haziran 1120'de Halep Emiri olarak görev yapan İlgazi Bey tekrar Antakya Prensliği'ne saldırıda bulundu; ama birleşik Haçlı ordularına karşı mağlup olup ordusunun hemen tümünü kaybedip Halep şehrini bile kaybetme tehlikesine maruz kaldı. Dımaşk Atabeyi Tuğtekin sağladığı Dımaşk ordusu askeri desteği ile İlgazi Bey ve Halep emirliğiEmirliği'ni elimine olmaktan zor kurtuldular.
 
1122'de [[Fatımiler]] o zamana kadar ellerinde bulundurup donanmalarının bir üssü olarak kullandıkları [[Sur]] şehrini Haçlılar hücumlarına karşı savunamayacaklarını anladılar. Bunun üzerine Sur şehrinin yönetimini Tuğtekin'e sattılar. Tuğtekin bu liman şehrine bir büyük Dımaşk ordusu birliği yerleştirdi. Fakat 1124 yazında birleşik Haçlılar ordusunun saldırısı ve şehri kuşatması üzerine Dımaşk ordusu birliği bu kaleyi savunamadı ve 7 Temmuz 1124'de Sur şehri ve kalesi Haçlılar eline geçti.
 
İsmaili [[Haşhaşiler]] Suriye'de Behram adlı bir Alamut kalesi halifesi altında gizliden organize edilmeye başlamışlardı. <ref name="maalouf">Amin Maalouf, Amin (Tr. çev. Mehmet Ali Kılıçbay) (son.bas. 2006), ''Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri'', YKY, İstanbul: Yapı1998, KrediISBN Yayınları975-545-092-0.</ref> 1124'de Hasan Sabbah'ın Alamut'ta ölmesinden sonra bunlar Suriye'de yeniden açıkça faaliyetlere başladı. Dımaşk Atabeyi Tuğtekin kendini Dımaşk'ta ziyarete gelen Behram'ı gayet temkinli olarak karşılamıştı ama resmi bir şekilde ağırlamıştı. Dımaşk Atabeyliği Veziri olan Tahir El-Mazdagani bu mezhebe bağlı olmamasına rağmen Behram'la yakın bağlantılar kurmuş ve onlarla işbirliği yapmaya başlamıştı. <ref name="maalouf"/>
 
1125'de Selçuklu generali [[Aksungur Bursuki]] Halep şehrinin yönetimini Halep Atabeyi olarak eline geçirmişti. O yaz büyük bir müslüman ittifak ordusu kurdu ve Tuğtekin, Dımaşk ordusu ile bu ittifak ordusuna katıldı. Bu büyük müttefik ordusu Haçlılar Antakya Prensliği arazisine saldırıya geçti. Kudüs Krallığı, Antakya Prensliği ve Trablus Kontluğu birleşik ordusu ile 11 Haziran 1125'de yapılan [[Azaz Muharebesi (1125)|Azaz Muharebesi]]'nde bu müttefik müslüman ordusu mağlup düştü ve geri çekildi.
Ocak 1126'da Kudüs Kralı II. Baudouin bir önceki yıldaki başarılarını dayanarak Kudüs Krallığı ordusu ile Dımaşk emirliği arazilerine saldırıya geçti. Fakat Tuğtekin güçleri tarafından yapılan direniş muharebeleri sonunda Haçlılar Kudüs Krallığı ordusunun Dımaşk'a ilerleyemeceği anlaşıldı. Haçlılar ordusu geri çekilmek zorunda kaldı.
 
Bundan moral alan Tuğtekin 1126 yılı sonlarında Dımaşk ordusu ile Halep AtabayiAtabeyi olan Aksungur Bursuki ordusu ile birlikte Antakya Prensliği arazilerine yeni bir saldırıda bulundular. Bu saldırı da başarısız ve sonuçsuz kaldı.
 
Dımaşk Atabeyi Tuğtekin 1127'de gayet ihtiyarlamış ve hastalanmıştı. Dımaşk Atabeyliğinin efektif idaresi Haşhaşilerle ittifaklık yapan Vezir Mazdagani'nin elinde kalmıştı. Haşhaşiler bu şehirde kendilerine bağlı bir ordu bile kurmuşlardı. Vezir Mazdagani, Haşhaşilerinin teşviki ile, Kudüs Kralı II. Baodouin ile yakın ilişkileri bulunmaktaydı. II. Baodouin kariyeri boyunca Suriye'nin merkezi olan Dımaşk şehrini Haçlılar eline geçirmek emelinde idi. Haşhaşiler bu şehri kendilerine sağlanan imtiyazlar karşılığında Kudüs Krallığı'na vermelerinin ancak Tuğtekin'in hayatta bulunmasınin önlediği tarihçilerce bildirilmiştir. <ref name="maalouf"/>
== Kaynakça ==
{{Kaynakça}}
* Maalouf, Amin (Tr. çev. Ali Kılıçbay) (son.bas. 2006) ''Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri'', İstanbul: Yapı Kredi Yayınları ISBN : 9789750811210
* Maalouf, Amin (Tr. çev. Mehmet Ali Kılıçbay) (1998), ''Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri'', İstanbul:Telos Yayıncılık ISBN 975-545-092-0
* Runciman, Steven (Tr. çev. Fikret Işıltan) (1998), ''Haçlı Seferleri Tarihi: I. Cilt Birinci Haçlı Seferi ve Kudüs Krallığının Kuruluşu'', Ankara:Türk Tarih Kurumu Yayınları ISBN 975-16-0678-0
* Grousset, Rene (1934 Yen.bas. 2006) ''Histoire des croisades et du royaume franc de Jérusalem - I. 1095-1130 L'anarchie musulmane'', Paris:Perrin.
 
{{başlangıç kutusu}}
689

değişiklik