Ana menüyü aç

Değişiklikler

k
typo hataları düzeltme, yazış şekli: Kollektif → Kolektif, değiştirildi:   → (19) AWB ile
Radyasyon, sıradan bir kimyasal maddeyi iyonize edip etmemesi durumuna göre, iyonize eden veya iyonize etmeyen şeklinde gruplandırılabilir. Radyasyon kelimesi genelde yaygın dilde iyonize eden radyasyona referans olarak kullanılır (x ışınları, gama ışınları) fakat radyasyon terimi aynı zamanda doğru olarak iyonize etmeyen radyasyonu da (radyo dalgaları, mikrodalgaları, ısı veya görünür ışık) ifade eder. Parçacıklar veya dalgalar(dışarıya doğru tüm yönlere),bir kaynaktan ışırlar. Bu durum, her tip radyasyona uygulanabilen, ölçümlerin ve fiziksel birimlerin oluşturduğu bir sisteme yol açar. Radyasyon uzaydan geçtikçe büyüdüğünde ve enerjisi korunduğunda (vakum içerisinde) her tip radyasyonun gücü, kaynağıyla arasındaki mesafe ile ilişkisi olan bir ters kare kuralına uyar.
 
İyonize eden de etmeyen de radyasyon, organizmalara zararlı olabilir ve doğal çevrede bazı değişikliklere sebep olabilir. Fakat genel olarak, düşük radyasyon güçlerinde bile oluşan iyonlar bile DNA’ya zarar verdiğinden, iyonize eden radyasyon iyonize etmeyene göre yaşayan canlı başına göre depo edilen enerji birimine çok daha zararlıdır. Buna zıt olarak, çoğu iyonize etmeyen radyasyon canlılara sadece depo edilen termal enerji oranına göre zararlıdır ve belli bir sıcaklık yükselişine sebep olmayan düşük güç durumlarında alışılmış olarak zararsız sayılmaktadır. Bazı görüşlere göre ultraviyole radyasyonu, iyonize eden ve etmeyen radyasyonun bazı özelliklerini taşıdığından, orta derecede bir yer işgal eder. Dünya’nın atmosferinden içeriye giren ultraviyole spektrumlarının neredeyse hepsi iyonize etmeyen radyasyon olmasına rağmen, bu radyasyon biyolojik sistemlerdeki çoğu moleküllere daha fazla zarar verir (tıpkı güneş yanığı gibi ısı efektlerinde sebep olduğu gibi). Bu özellikler bile atomları iyonize oldukça yeterli enerjileri kalmadan, kimyasal bağları değiştirmek için olan ultraviyole gücünden kaynaklanmaktadır.
 
Düşük güce bağlı iyonize ve iyonize olmayan radyasyonun biyolojik sistemlere zarar vermesi sorusu hala çözülmedi. Düşük güçte iyonize etmeyen radyasyonun olası efektleri (ısıtmayan mikrodalgaları ve radyo dalgalarına maruz kalma gibi) hakkındaki karşıtlık hala devam ediyor. Özellikle termal radyasyon kaçınılmaz ve her yerde olduğu için, iyonize etmeyen radyasyonun genel olarak güvenli bir alt limiti olduğu kabul edilir. Buna karşıt olarak, bazı enerji düzeylerindeki bazı maruz kalmaların takdir edilir bir şekilde arka plan radyasyonuna eklenmemesine rağmen, iyonize eden radyasyonun genel olarak tamamen güvenli olmayan bir alt limiti vardır. İyonize eden radyasyonun, bazı tip küçük miktarlarda bazı durumlarda net bir sağlık faydası sağlamasına radyasyon hormezi denir.
Yeterince yüksek enerjili radyasyon, atomları iyonize edebilir; bunlar atomların elektronlarını düşürebilir ve iyonları oluşturabilir. Bu durum, bir elektronun bir atomun elektron kabuğundan düşürülmesi ve bir atomun pozitif yükle bırakılması durumunda olur. Canlı hücreler ve daha da önemlisi, bu hücrelerdeki DNA bu iyonizasyon zarar görebileceği için, bu durum artan bir kanser riski ile sonuçlanabilir. Bu sebeple, iyonize eden radyasyon biraz yapay bir nedenle sadece biyolojik hasar için büyük bir potansiyel olan parçacık radyasyonu ve elektromanyetik radyasyondan ayrılır. Tek bir hücre atomlu trilyon yapılmış olsa da, bunların sadece küçük bir kısmı düşük radyasyon güçlerde iyonize olacaktır. Kansere neden olan iyonize olasılığı radyasyonun absorbe dozuna bağlıdır ve radyasyon (eşdeğer doz) tipine ve ışınlanmış veya dokular organizma (etkili doz) ve duyarlılık zarar eğiliminin bir fonksiyonudur.
 
Kabaca konuşulduğunda, fotonlar ve enerjisi 10 eV den yüksek olan parçacıklar iyonize edebilme özelliğine sahiptirler. Alfa parçacıkları, beta parçacıkları, kozmik ışınlar, gama ışınları ve x ışınlarının hepsinin atomları iyonize edebilecek enerjileri vardır. Buna ek olarak, ayrıca serbest nötronların da maddelerle olan etkileşimlerinin kaçınılmaz bir şekilde bu alt sınırdan daha fazla enerjik olmasından dolayı iyonize edebilirler.
 
İyonize eden radyasyon radyoaktif maddeler, X-ışın tüpleri, parçacık hızlandırıcılardan kaynaklanır ve ortamda doğal olarak bulunur. Bu görünmez ve insan duyuları ile doğrudan algılanamaz; sonuç olarak, Geiger karşıtları gibi aletler genelde bunların varlıklarını kanıtlamak için gereklidirler. Bazı durumlarda, tıpkı Cherenkov radyasyonu ve radyo-lüminesans durumunda olduğu gibi madde ile etkileşimi üzerine görünür ışık ikincil emisyonuna yol açabilir. İyonize eden radyasyonun tıp, araştırma ve inşaat gibi birçok alanda pratik kullanımı vardır fakat yanlış kullanıldığında bir sağlık tehlikesine sebep olabilir. Radyasyona maruz kalma, canlı doku hasara neden olur; fazla dozlar deri yanıklarına, radyasyon hastalığına ve ölümüne sebep olurken düşük fakat devamlı dozda olan dozlar da kanser tümörlerine ve genetik de hasara sebep olur. Fakat, kesin risk ve kansere sebep olan hücreleri oluşturma şansı hesaplanırken radyasyon, bu hesaplama hala kesin olarak bilinmeyen ve şu anda tahminlerin Japonya'daki atom bombalamasına bağlı nüfus tabanlı olan verilere bağlıdır (ki diğer ülkelerde nüfusa genelleştirilmemelidir). Uluslararası Radyolojik Korunma Komisyonu KollektifKolektif etkin doz epidemiyolojik risk değerlendirmesi için bir araç olarak tasarlanmamıştır: Komisyon, belirsizlik modelleri ve parametre değerlerinin hassas eksikliğinin farkında olduğunu belirtiyor ve bunu kullanmak için uygun risk projeksiyonları olmadığını belirtiyor. "Özellikle, önemsiz tek doz kolektif etkili dozlara göre kanser ölümlerinin sayısının hesaplanması kaçınılmalıdır."
 
Elektromanyetik radyasyon (EMR) kendi kendine yayılan dalgalar olarak temsil edilir. EMR’ nin birbirine ve aynı zamanda enerji yayılma yönüne dik olan salınım fazında elektrik ve manyetik alan bileşenleri vardır. EMR, dalgaların frekans aralığına uygun olarak sınıflandırılmıştır ve bu türler (artan frekans sırasına göre) şunları içerir: radyo dalgaları, mikro dalgalar, terahertz radyasyonu, kızılötesi radyasyonu, görünür ışık, ultraviyole radyasyonu, x ışınları ve gama ışınları. Bunların içerisinden radyo dalgaları en uzun dalga boyuna (en düşük enerji) ve gama ışınları da en kısa dalga boyuna(en yüksek enerji) sahiptirler. Görünür spektrum ya da hafif frekansları denilen bir küçük pencere, çeşitli organizmaların gözleri tarafından algılanır.
=Ultraviyole radyasyonu: çoğunlukla iyonize etmeyen fakat iyonize eden radyasyona benzer birçok benzerlikteki özellikleriyle=
 
10 nm’den 125 nm’ ye kadar olan iyonize eden dalga boylarının ultraviyoleleri, hava moleküllerini iyonize eder ve bu etkileşim bunların hava tarafından güçlü bir şekilde absorbe edilmesine sebep olur. İyonize UV bu nedenle önemli bir dereceye kadar dünyanın atmosferine nüfuz etmez ve bu nedenle, bazen vakumlu ultraviyole olarak adlandırılır. Uzayda mevcut olsa da yeryüzünde yaşayan organizmalar için bir önemi bulunmuyor, çünkü UV spektrumun bu bölümünün biyolojik önemi yoktur ve zaten yeryüzüne ulaşamazlar.
 
Yeryüzüne ulaşmayan bazı ultraviyole spektrum iyonize etmeyen cinstendir fakat bu enerjinin tek bir protonunun bile biyolojik moleküllerde elektronik uyarılmaya sebep olmasından dolayı biyolojik olarak zararlıdır ve bu sebeple istenmeyen reaksiyonlar anlamında zarar verirler. Bir örnek de iyonizasyon enerjisi altında 365 nm (3.4 eV) altındaki dalga boylarında, iyonizasyon enerjisinin çok daha altındaki şartlarda, pirimidin dimerlerinin oluşumudur. Bu özellik, ultraviyole spektrumlu gerçek iyonlaşma meydana olmadan, biyolojik sistemlerde iyonize radyasyonun tehlikeleri bazında verir. Buna karşılık, örneğin, kızılötesi mikrodalgalar ve radyo dalgaları gibi görünür ışık ve uzun dalga boylu elektromanyetik radyasyon, zararlı molekül uyarmaya çok az enerjisi olan fotonlardan oluşur ve böylece bu radyasyon, enerji birimi başına çok daha az tehlikelidir.
==X ışınları==
 
X ışınları, dalga boyları 10-910–9 m’den az olan elektromanyetik dalgalardır ( 3x1017 Hz ve 1,240 eV’ den daha büyük). E=hc/λ’ ye göre daha küçük bir dalga boyu daha yüksek bir enerjiye denk gelir.( ‘E’ enerji, ‘h’ Plank sabiti, ‘c’ ışık hızı ve ‘λ’ dalga boyudur). Elektromanyetik dalgaların her bir paketine bir foton denir. Bir X-ışını foton bir atom ile çarpıştığı zaman, atom fotonunun tüm enerjisini emer ve bir üst orbital seviyesine fırlatır fakat eğer foton çok enerjik ise, bu elektronu ve atomu beraber düşürebilir ve atom iyonize olabilir. Genel olarak, daha büyük atomların orbital elektronları arasında daha büyük enerji farkları olduğundan dolayı bu büyük atomlar daha çok x ışını fotonu absorbe edebilir gibilerdir. İnsan vücudundaki yumuşak doku, kemiği oluşturan kalsiyum atomlarına oranla daha küçük atomlardan oluşmuştur ve bu sebepten dolayı ışınları emiliminde bir karşıtlık vardır. X-ray makineleri, özellikle hekimlerin insan vücudunda yapısını incelemek için, kemik ve yumuşak doku arasındaki emilim farkından yararlanılarak tasarlanmıştır.
==Gama radyasyonu==
==Görünür ışık==
 
Işık, veya görünür ışık, sırasıyla 790 to 400 THz frekans aralığına gelen, insan gözünün görebileceği (380-750nm750 nm) dalga boyunda çok dar bir elektromanyetik radyasyonu temsil eder. Daha düz olarak fizikçiler, ışığı görünür olup olmamasına göre, bütün dalga boylarının elektromanyetik radyasyonu olarak nitelendirirler.
 
==Kızılötesi==
==Mikrodalgalar==
 
Mikrodalgalar, dalga boyları 1 milimetreden bir metreye kadar uzanan ve yaklaşık olarak 300 GHz-300 MHz frekans aralığına den gelen elektromanyetik dalgalardır. Bu geniş tanım UHF ve EHF’yi (milimetre dalgaları) içerir, ancak çeşitli kaynaklar farklı sınırları kullanmaktadır. Tüm durumlarda, mikrodalgalar bütün bir süper frekans bandı içerir (3-30 GHx veya 10-110–1 cm) minimumda, RF mühendisliği ile bazen 1 GHz (30cm30 cm) alt sınırını ve 100 GHz (3mm) üst sınırını koyar.
 
==Radyo dalgaları==
==Son derece düşük frekans(ELF)==
Son derece düşük frekans( ELF), frekansı 3-303–30 Hz( sırasıyla 108-107) olan radyasyondur. Atmosfer biliminde, bir alternatif tanım olarak genelde 3 Hz-3 kHz arası verilir. Alakalı manyetosfer biliminde, düşük frekanstaki elektromanyetik salınımları (vuruşları ~3 Hz altında olan), ULF aralığındadır ve bu sebepten dolayı da ayrıca ITU Radyo Bantlarından daha farklı olarak tanımlanmaktadırlar.
 
==Termal Radyasyon(ısı)==
33.748

değişiklik