Ana menüyü aç

Değişiklikler

nedenleri kısmını genişlettim
 
== Nedenleri ==
Transeksüelliğin etiyolojisi, başka bir deyişle transeksüelliğin nedenleri, birçok transeksüelin, doktorların, psikologların, diğer ruh sağlığı profesörlerin ve transeksüellerin aile üyeleri ve arkadaşlarının ilgi konusudur. Transeksüellik, [[cinsiyet kimliği]]nin doğumda belirlenen cinsiyetten ve bu cinsiyetin tipik davranışlarından farklı ifade edilmesiyle ilgidir. Bu huzursuzluk, [[cinsiyet hoşnutsuzluğu]] olarak adlandırılır.<ref>{{cite web|title=Transgender experiences – Information and support|url=http://www.dh.gov.uk/prod_consum_dh/groups/dh_digitalassets/documents/digitalasset/dh_097168.pdf|publisher=NHS|accessdate=2012-07-01|author=Curtis, R.|author2=et al.|pages=12|format=PDF|date=March 2009}}</ref>
Hamburg-Eppendorf’taki [[Hans Giese]] tarafından 1950 yılında kurulan Alman Toplumu Seks Araştırmaları Enstitüsündeki veya Volkmar Sigusch tarafından hayata geçirilen Seks Araştırmaları Uluslararası Enstitüdeki uzmanlara göre, transseksüellikte nedeni belli olmayan cinsiyet kimliği rahatsızlıklarından bahsedilir. Bu görüş, özellikle Alman- Amerikalı psikolog Harry Benjamin‘in transcinsel sağlığı profesyonel dünya kuruluşundaki araştırmalarından yola çıkmaktadır.
 
=== Beyin fonksiyonuyla ilgili araştırmalar ===
Harry Benjamin transseksüelliği, interseksüelliğin özel bir biçimi olarak kabul etmesine rağmen, 1970’lerde ortaya atılan teori transseksüelliğin temelinde fiziksel nedenlerin de olduğunu ortaya koymuştur. Bugüne kadar aslında çoğu insanı ilgilendiren hiçbir model geliştirilememiştir. Benjamin’den yola çıkarak yapılan bazı araştırmalar, prädisposlistiona işaret eden fiziksel sebeplerin olduğu desteklemektedir. Örneğin; tıp [[tedavi]]si el kitabının 2005-2006 yayınında, doğum öncesi gelişim aşamasında seksüel [[hormon]]ların hem [[genital]] [[morfoloji]]si, hem de beyin fonksiyonunu etkilediği yazmaktadır. Bu hipotez de Zhou ve arkadaşları tarafından yayınlanan verilerle desteklenmektedir. Bu sebeple fiziksel ve psikolojik nedenlerin bir arada ele alınmasına mümkün olduğunca önem verilmektedir.
 
1995’te Zhou ve meslektaşları tarafından yapılan bir araştırmada [[beyin]]de bed nucleus stria terminalis (BSTc) adı verilen bir bölgenin (seks ve endişe tepkileriyle ilgili bir bölge) büyüklüğü [[Transeksüel kadın|erkekten kadına transeksüellerde]] kadınlardaki büyüklükte, [[Transeksüel erkek|kadından erkeğe transeksüellerde]] ise erkeklerdeki büyüklükte olduğu bulunmuştur. Ama [[cinsel yönelim]]le ilgili bir bağlantı bulunamamıştır. Araştırmadaki transeksüeller daha önce [[hormon terapisi]] almıştır. Ama kontrol grubundaki hormon seviyeleri normal olmayan biyolojik kadın ve erkeklerde BSTc’nin büyüklüğü kendi cinsiyet kimlikleriyle uyumlu olduğu bulunduğundan, BSTc ile hormon seviyesi arasında bir ilişki olmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırma, transeksüelliğin [[Nörobilim|nörobiyolojik]] bir temeli olduğunu desteklemektedir.<ref name="Zhou/Gooren">{{cite journal |last1=Zhou |first1=Jiang-Ning |last2=Hofman |first2=Michel A. |last3=Gooren |first3=Louis J. G. |last4=Swaab |first4=Dick F. |title=A sex difference in the human brain and its relation to transsexuality |journal=Nature |volume=378 |issue=6552 |pages=68–70 |year=1995 |pmid=7477289 |doi=10.1038/378068a0}}</ref>
Bir başka çalışma da embriyo gelişimi esnasındaki hormonsal eşitsizliklerin, bir insanın transseksüel doğabileceğini göstermektedir. Bu konuya ilişkin, beyin psikolojisine dayanan sebepler de öne sürülmektedir.
 
2000’de Kruijver ve meslektaşları tarafından yapılan bir araştırmada transeksüel ve transeksüel olmayan kişilerin BSTc’lerindeki [[nöron]] sayıları incelenmiştir. Kadından erkeğe transeksüellereki nöron sayıları erkeklerin aralığında, erkekten kadına transeksüellerinkinin ise kadınların aralığında olduğu bulunmuştur. Ama cinsel yönelimle ilgili bir bağlantı bulunamamıştır. Transeksüellerin biri hariç hepsi daha önce hormon terapisi almıştır. Ama 1995’teki araştırmada olduğu gibi transeksüel olmayan kadın ve erkeklerin bazıları da, çeşitli nedenlerden dolayı hormon seviyeleri normalin dışında olan kişilerden oluşuyordu. Hormon seviyeleri normal olmayan biyolojik kadın ve erkeklerin BSTc’deki nöron sayılarının cinsiyet kimlikleriyle uyumlu çıkması ve daha önce hiç hormon terapisi almamış ama kendini kadın gibi hisseden bir erkeğin BSTc’deki nöron sayısının kadınların aralığında çıkması, BSTc’deki nöron sayısıyla hormon seviyesi arasında bir ilişki olmadığını göstermektedir. Bu araştırma da transeksüelliğin nörobiyolojik bir temeli olduğunu desteklemektedir.<ref name="Kruijver">{{cite journal |last1=Kruijver |first1=F. P. M. |last2=Zhou |first2=JN |last3=Pool |first3=CW |last4=Hofman |first4=MA |last5=Gooren |first5=LJ |last6=Swaab |first6=DF |title=Male-to-Female Transsexuals Have Female Neuron Numbers in a Limbic Nucleus |journal=Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism |volume=85 |issue=5 |pages=2034–41 |year=2000 |doi=10.1210/jc.85.5.2034 |pmid=10843193}}</ref>
Transseksüellik ve transvestizmin açıklamalı modeli, 1989 yılında [[Ray Blanchard]] tarafından Otogynofili (kendi dişiliğini seven) olarak ortaya atılmıştır. Bu model, cinsiyet rahatsızlığı teorisinin aksine (olası sebeplerden biri olarak mutlaka cinsiyet değiştirmeye ilişkin önlem almayı gerektiren bir teoridir) bedensel özellikler açısından erkek olan bir bireyin paraphilie eğilimlerini ve kendisini bir kadın olarak hayal edip tatmin ettiğini anlatmaktadır.
 
2002’de Chung ve meslektaşları BSTc’deki [[seksüel dimorfizm]]in(cinsiyete göre değişiklik göstermesi) yetişkinliğe kadar oluşmadığını bulmuştur. Chung, bu bulgu sonucunda BSTc’deki farklılığın transeksüelliğe yol açmadığı, kişilerin cinsiyet kimlikleriyle biyoljik cinsiyetlerinin uyuşmaması sonucu bu farklılığın transeksüel kişilerde yetişkinlikte oluştuğunu öne sürmüştür. Yani transeksüeller BSTc’leri farklı olduğu için transeksüel değildirler. Transeksüel oldukları için BSTc’leri farklıdır.<ref>{{cite journal |last1=Chung |first1=WC |last2=De Vries |first2=GJ |last3=Swaab |first3=DF |title=Sexual differentiation of the bed nucleus of the stria terminalis in humans may extend into adulthood |journal=The Journal of neuroscience |volume=22 |issue=3 |pages=1027–33 |year=2002 |pmid=11826131}}</ref>
 
2008’de Garcia-Falgueras ve Swaab tarafından yapılan bir araştırmada transeksüel ve transeksüel olmayan kişilerin ön [[hipotalamus]]larındaki [[INAH3]] adı verilen bölgenin hacmi ve nöron sayıları incelenmiştir. Kontrol grubundaki erkeklerin INAH3’lerinin hacmi, kontrol grubundaki kadınlarınkinden ortalama 1.9 kat daha büyük, nöron sayılarının ise 2.3 kat daha fazla olduğu bulunmuştur. Erkekten kadına transeksüellerin sonuçları kadınların aralığında çıkarken, kadından erkeğe olan transeksüelin (sadece bir kadından erkeğe transeksüel denek vardır) sonucu erkeklerin aralığında çıkmıştır. Tüm transeksüeller daha önce hormon terapisi almıştır. Ama [[menopoz]] öncesi ve menopoz sonrası dönemde olan kadınların INAH3’lerinin hacim ve nöron sayısı bakımından aynı aralıkta olması, erkekten kadına olan transeksüllerinin sonuçlarının kadınların aralığında çıkmasının nedeninin [[östrojen]] hormonu almaları olmadığını göstermektedir. Transeksüellerin INAH3’lerindeki farklılık, kısmen de olsa beyinlerindeki erken [[seksüel farklılışma]]nın bir işareti olduğunu göstermektedir.<ref>{{cite journal |last1=Garcia-Falgueras |first1=A. |last2=Swaab |first2=D. F. |title=A sex difference in the hypothalamic uncinate nucleus: relationship to gender identity |journal=Brain |volume=131 |issue=Pt 12 |pages=3132–46 |year=2008 |pmid=18980961 |doi=10.1093/brain/awn276}}</ref>
 
Yine 2008’de Ivanka Savic ve meslektaşları tarafından yapılan bir araştırmada biyolojik erkek ve kadınların ve [[Androfili ve gynephilia|gynephilic]] erkekten kadına transeksüellerin (kendini kadın hisseden ama cinsel yönelim olarak yine kadınlara ilgi duyan erkek, başka bir deyişle translezbiyen) erkeklik ve kadınlık kimyasalları olan [[AND]] ve [[EST]]’i kokladıkları zaman beyinlerinin hangi kısımlarının aktivite olduğu incelenmiştir. Kadınlar ve GEKT’ler erkeklik kimyasalı AND’ı kokladıklarında hipotalamusları aktivite olurken kadınlık kimyasali EST’İ kokladıklarında [[amigdala]] ve [[piriform korteks]]’leri aktivite olmuştur. Erkekler ise EST’i kokladıklarında hipotalamus bölgeleri aktivite olmuştur. Ama GEKT’lerin EST’i kokladıklarında da sınırlı bir hipotalamus aktivitesi gösterdikleri, AND’ı kokladıklarında kadınlarla, EST’İ kokladıklarında ise erkeklerle bir [[hipotalamik küme]] paylaştıkları bulunmuştur. GEKT’lerin EST’e karşı gösterdikleri hipotalamus aktivitesi sınırlı olduğu için GEKT’ler önemli ölçüde sadece erkeklerden farklılık göstermiştir. Araştırmacılar, GEKT’lerin gösterdikleri aktivitelerin kendi biyolojik cinsiyetlerinden uzak, erkeklerin ve kadınlarınkinin ortasında olduğu ama ağırlıklı olarak kadınsal özellikleri gösterdiği sonucuna ulaşmıştır. Araştırma, transeksüelliğin belli hipotalamik bağlantılardaki değişken nöronal farklılaşmanın sonucu olan, cinsiyete göre atipik fizyolojik aktivitelerle bağlantılı olabileceğini göstermektedir.<ref>{{cite journal |last1=Berglund |first1=H. |last2=Lindstrom |first2=P. |last3=Dhejne-Helmy |first3=C. |last4=Savic |first4=I. |title=Male-to-Female Transsexuals Show Sex-Atypical Hypothalamus Activation When Smelling Odorous Steroids |journal=Cerebral Cortex |volume=18 |issue=8 |pages=1900–8 |year=2007 |pmid=18056697 |doi=10.1093/cercor/bhm216}}</ref>
 
2009’da Gizewski önderliğindeki Alman radyolog takımı biyolijik erkek ve kadınlara ve [[Androfili ve gynephilia|androfilik]] erkekten kadına transeksüellere (kendini kadın gibi hisseden ve cinsel yönelim olarak erkeklere ilgi duyan erkekler) erotik sahneler seyrettirilip [[manyetik rezonans görüntüleme]] kullanılarak beyinlerinin hangi bölgelerinin aktivite olduğunu incelemiştir. Erkeklerin beyinlerinin birkaç bölgesinde, kadınlar ve AEKT’lerin göstermediği bir aktivite olduğu gözlenmiştir. AEKT’lerin gösterdiği aktivitelerinse kadınsal yönde olduğu bulunmuştur.<ref>Gizewski, E. R., Krause, E., Schlamann, M., Happich, F., Ladd, M. E., Forsting, M., & Senf, W. (2009). Specific cerebral activation due to visual erotic stimuli in male-to-female transsexuals compared with male and female controls: An fMRI study. ''Journal of Sexual Medicine, 6,'' 440–448.</ref>
 
Yine 2009’da ki bir araştırmada California Üniversitesi’ndeki araştırmacılar MRG’ler kullanarak biyolojik erkek ve kadınların ve hormon terapisi görmemiş erkekten kadına transeksüellerin (çoğunluğu gynephilic, azınlığı androfilik) beyinlerindeki [[gri madde]] değişimini incelemiştir. Erkekten kadına transeksüellerin beyinlerindeki gri madde değişimi, bir bölge hariç erkeklere kadınlarınkinden daha çok benzediği bulunmuştur. Erkekten kadına transeksüellerin beyinlerindeki gri madde değişiminin kadınlarınkine benzediği tek bölgenin [[sağ putamen]] olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırma beyin anotimisinin cinsiyet kimliğinde rol oynadığını desteklemektedir.<ref>{{cite journal |last1=Luders |first1=Eileen |last2=Sánchez |first2=Francisco J. |last3=Gaser |first3=Christian |last4=Toga |first4=Arthur W. |last5=Narr |first5=Katherine L. |last6=Hamilton |first6=Liberty S. |last7=Vilain |first7=Eric |title=Regional gray matter variation in male-to-female transsexualism |journal=NeuroImage |volume=46 |issue=4 |pages=904–7 |year=2009 |pmid=19341803 |pmc=2754583 |doi=10.1016/j.neuroimage.2009.03.048}}</ref>
 
2010’da Rametti ve meslektaşları [[difüzyon tensör görüntüleme]]yi kullarak erkek ve kadınların ve hormon terapisi görmemiş androfilik erkekten kadına transeksüellerin beyinlerindeki [[beyaz madde]]yi incelemiştir. AEKT’ler, beyinlerinin birçok bölgesinde hem erkeklerden hem kadınlardan farklılık göstermiştir. Araştırmanın bulgularına göre AEKT’ler, beyaz madde bakımından kadınlar ve erkeklerin ortasında bir sonuç göstermektedir. Araştırma, AEKT’lerin beyin gelişmeleri sırasında bazı [[fasikül]]lerinin maskülenleşmeyi tamamlamamış olabileceğini göstermektedir.<ref>Rametti, G., Carrillo, B., Gómez-Gil, E., Junque, C., Zubiarre-Elorza, L., Segovia, S., Gomez, Á. & Guillamon, A., (2010). The microstructure of white matter in male to female transsexuals before cross-sex hormonal treatment: A DTI study. ''Journal of Psychiatric Research.'' {{doi|10.1016/j.jpsychires.2010.11.007}}</ref>
 
Rametti ve meslektaşları aynı araştırmayı biyolojik erkek ve kadınlar ve hormon terapisi görmemiş gynephilic kadından erkeğe transeksüeller (kendini erkek gibi hisseden ve cinsel yönelim olarak kadınlara ilgi duyan kadınlar) üstünde yapmış GKET’lerin beyinlerindeki beyaz maddenin erkeksel yönde olduğunu bulmuştur. Araştırma, kadından erkeğe transeksüellerin beyin yapısının doğuştan gelen bir farklılık içerdiğini kanıt göstermektedir.<ref>{{cite journal |last1=Rametti |first1=G |last2=Carrillo |first2=B |last3=Gómez-Gil |first3=E |last4=Junque |first4=C |last5=Segovia |first5=S |last6=Gomez |first6=A |last7=Guillamon |first7=A |title=White matter microstructure in female to male transsexuals before cross-sex hormonal treatment. A diffusion tensor imaging study |journal=Journal of Psychiatric Research |year=2010 |pmid=20562024 |doi=10.1016/j.jpsychires.2010.05.006 |volume=45 |issue=2 |pages=199–204}}</ref>
 
2010’da yapılan başka bir araştırma da Nawata ve meslektaşları, [[Heteroseksüellik|heteroseksüel]] kadınların ve cinsel yönelim olarak kadınlara ilgi duyan ve aynı zamanda kadın kimliğini reddedip kendini erkek hisseden kadınların (gynephilic kadından erkeğe transeksüeller) [[pozitron emisyon tomografisi]]ni kullanarak beyin bölgesel kan akımlarını birbiriyle kıyaslamıştır. Kendini erkek gibi hisseden kadınların hiçbiri daha önce hormon terapisi almamıştır. Araştırma erkekleri içermemesine rağmen, GKET’lerin beyin bölgesel kan akımının erkeksel yönde olduğu sonucu çıkarılabilmiştir. GKET’lerin sol [[ön singulat korteks]]lerindeki kan akımı, heteroseksüel kadınlara göre daha az, sağ [[insula]]larında ise daha çoktur. Bu iki bölge [[bilinç]] ve [[cinsel davranış]]larla bağlantılı olmasıyla bilinmektedir. Araştırma transeksüelliğin biyolojik bir temeli olduğunu desteklemektedir.<ref>Nawata, H., Ogomori, K., Tanaka, M., Nishimura, R., Urashima, H., Yano, R., Takano, K., & Kuwabara, Y. (2010). Regional cerebral blook flow changes in female to male gender identity disorder. ''Psychiatry and Clinical Neurosciences, 64,'' 157–161.</ref>
 
=== Genetik araştırmalar ===
 
NR3C4 olarak bilinen [[androjen]] reseptörü, [[testosteron]] ya da [[dihidrotestosteron]]un bağlayıcılığı tarafından aktivite edilir. Bu reseptör, birincil ve ikincil erkek cinsiyet karakteristiklerin oluşumunda kritik bir rol oynamaktadır. 2009’da yapılan bir araştırmada Hare ve meslektaşları erkekten kadına transeksüellerde (hem androfilik hem gynephilic), transeksüel olmayan erkeklere göre [[reseptör]] geninin kopyalarını daha uzun bulmuştur. Bu uzun kopyalar, testosteronun bağlayıcılığının etkisini azaltmaktadır. Bu bulgu sonucunda araştırmacılar beyin gelişiminde androjen ve androjen sinyalinin azalmasının erkeklerde kadın cinsiyet kimliğinin oluşmasına neden olabileceğini öne sürmüştür.<ref>{{cite journal |last1=Hare |first1=L |last2=Bernard |first2=P |last3=Sanchez |first3=F |last4=Baird |first4=P |last5=Vilain |first5=E |last6=Kennedy |first6=T |last7=Harley |first7=V |title=Androgen Receptor Repeat Length Polymorphism Associated with Male-to-Female Transsexualism |journal=Biological Psychiatry |volume=65 |issue=1 |pages=93–6 |year=2009 |pmid=18962445 |doi=10.1016/j.biopsych.2008.08.033 |pmc=3402034}}</ref>
 
CYP17 adı verilen bir [[gen]]in varyasyonu, cinsiyet hormonlarının metobalizmasında rol oynamaktadır ve erken beyin gelişimini etkilemektedir. Bu varyasyon erkeklerde kadınlara göre daha yaygındır. 2008’de Avusturya’da yapılan bir araştırmada, Clemens Tempfer ve meslektaşları kadından erkeğe transeksüellerin %44’ünün, transeksüel olmayan kadınların ise %31’inin bu varyasyona sahip olduğunu bulmuştur. Ayrıca kadından erkeğe transeksüellerdeki [[alel]] dağılımı da erkeklerle eşit çıkmıştır. Bu bulgu sonucunda araştırmacılar bu gen varyasyonunun kadınların kendini erkek gibi hissetme olasılığını arttırdığını öne sürmüştür.<ref>{{cite journal |last1=Bentz |first1=E |last2=Hefler |first2=L |last3=Kaufmann |first3=U |last4=Huber |first4=J |last5=Kolbus |first5=A |last6=Tempfer |first6=C |title=A polymorphism of the CYP17 gene related to sex steroid metabolism is associated with female-to-male but not male-to-female transsexualism |journal=Fertility and Sterility |volume=90 |issue=1 |pages=56–9 |year=2008 |pmid=17765230 |doi=10.1016/j.fertnstert.2007.05.056}}</ref>
 
=== Doğum Öncesi Androjen/El Yanlılık ===
 
2005’te Scheneider ve meslektaşları erkeklerin, kadınların, erkekten kadına transeksüellerin ve kadından erkeğe transeksüellerin 2D:4D parmak oranlarını kıyaslamıştır. 2D:4D işaret parmağının yüzük parmağa oranıdır. Ve doğum öncesi androjene ne kadar maruz kalındığının işareti olduğu düşünülmektedir. Erkekler anne karnında kadınlara göre androjene daha fazla maruz kaldığından 2D:4D oranları genel olarak kadınlara göre daha düşüktür. Araştırma da erkekten kadından transeksüellerin 2D:4D oranları erkeklere göre daha yüksek, kadınlara ise daha yakın olduğu bulunmuştur. Ama kadınlarla, kadından erkeğe transeksüeller arasında bir fark bulunamamıştır. Ayrıca hem erkekten kadına hem kadından erkeğe transeksüellerin, kadınlara ve erkeklere göre daha az sağ yanlı olduğu bulunmuştur. Başka bir deyişle sol yanlı olma veya her iki elini kullanabilme kabiliyetinin transeksüellerde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Araştırmadaki erkeklerin %95’inin, kadınların %91’inin, kadından erkeğe transeksüellerin %79’unun, erkekten kadına transeksüellerin ise %74’ünün sağ yanlı olduğu gözlenmiştir.<ref>{{cite journal |last1=Schneider |first1=H |last2=Pickel |first2=J |last3=Stalla |first3=G |title=Typical female 2nd–4th finger length (2D:4D) ratios in male-to-female transsexuals—possible implications for prenatal androgen exposure |journal=Psychoneuroendocrinology |volume=31 |issue=2 |pages=265–9 |year=2006 |pmid=16140461 |doi=10.1016/j.psyneuen.2005.07.005}}</ref>
 
=== Doğum sırası efekti ===
 
Doğum sırası efekti, cinsel yönelimin bilinen en güçlü biyodemografik habercisidir.<ref name = Bogaert2006>{{cite journal |author=Bogaert AF |title=Biological versus nonbiological older brothers and men's sexual orientation |journal=Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. |volume=103 |issue=28 |pages=10771–4 |year=2006 |month=July |pmid=16807297 |pmc=1502306 |doi=10.1073/pnas.0511152103 |url=http://www.pnas.org/cgi/pmidlookup?view=long&pmid=16807297}}</ref> Birçok araştırmaya göre her büyük erkek kardeş bir erkeğin [[eşcinsellik|eşcinsel]] yönelime sahip olma ihtimalini bir öncekinin %28-48’i kadar arttırmaktadır.<ref>{{cite journal |author=Blanchard R, Zucker KJ, Siegelman M, Dickey R, Klassen P |title=The relation of birth order to sexual orientation in men and women |journal=J Biosoc Sci |volume=30 |issue=4 |pages=511–9 |year=1998 |month=October |pmid=9818557 |doi=10.1017/S0021932098005112 }}</ref><ref>{{cite journal |author=Ellis L, Blanchard R |title=Birth order, sibling sex ratio, and maternal miscarriages in homosexual and heterosexual men and women |journal=Personality and Individual Differences |volume=30 |issue= |pages=543–552 |year=2001 |doi=10.1016/S0191-8869(00)00051-9}}</ref><ref name="Blanchard 2001">{{cite journal |author=Blanchard R |title=Fraternal birth order and the maternal immune hypothesis of male homosexuality |journal=Horm Behav |volume=40 |issue=2 |pages=105–14 |year=2001 |month=September |pmid=11534970 |doi=10.1006/hbeh.2001.1681 |url=http://linkinghub.elsevier.com/retrieve/pii/S0018-506X(01)91681-2}}</ref><ref>{{cite journal |author=Puts DA, Jordan CL, Breedlove SM |title=O brother, where art thou? The fraternal birth-order effect on male sexual orientation |journal=Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. |volume=103 |issue=28 |pages=10531–2 |year=2006 |month=July |pmid=16815969 |pmc=1502267 |doi=10.1073/pnas.0604102103 |url=http://msu.edu/~breedsm/pdf/BogaertCommentary2006.pdf}}</ref><ref>{{cite journal | author = Rahman Q., Clarke K., Morera T. | year = 2009 | title = Hair whorl direction and sexual orientation in human males | url = | journal = Behavioral Neuroscience | volume = 123 | issue = 2| pages = 252–256 }}</ref> Doğum sırası efekti aynı zamanda erkekten kadına transeksüellerde de gözlenmiştir. Androfilik erkekten kadına transseksüellerin, gynephilic erkekten kadına transeksüellere göre daha fazla büyük erkek kardeşe sahip olduğu bulunmuştur. Bu bulgular Kanada,<ref>{{cite journal |author=Blanchard R, Sheridan PM |title=Sibship size, sibling sex ratio, birth order, and parental age in homosexual and nonhomosexual gender dysphorics |journal=Journal of Nervous and Mental Diseases |volume=180 |pages=40–7 |year=1992 |doi=10.1097/00005053-199201000-00009}}</ref> Birleşik Krallık,<ref>{{cite journal |author=Green R |title=Birth order and ratio of brothers to sisters in transsexuals |journal=Psychol Med |volume=30 |issue=4 |pages=789–95 |year=2000 |month=July |pmid=11037086 |doi=10.1017/S0033291799001932 }}</ref> Hollanda<ref>{{cite journal |author=Blanchard R, Zucker KJ, Cohen-Kettenis PT, Gooren LJ, Bailey JM |title=Birth order and sibling sex ratio in two samples of Dutch gender-dysphoric homosexual males |journal=Arch Sex Behav |volume=25 |issue=5 |pages=495–514 |year=1996 |month=October |pmid=8899142 |doi=10.1007/BF02437544 }}</ref> ve Polinezya'daki<ref>{{cite journal |author=Poasa KH, Blanchard R, Zucker KJ |title=Birth order in transgendered males from Polynesia: a quantitative study of Samoan fa'af&#x101;fine |journal=J Sex Marital Ther |volume=30 |issue=1 |pages=13–23 |year=2004 |pmid=14660290 |doi=10.1080/00926230490247110 }}</ref> örneklerden elde edilmiştir.
 
== Gelişimi ==
91

değişiklik