Ana menüyü aç

Değişiklikler

değişiklik özeti yok
Postmodern roman, klasik romandaki gibi [[olay örgüsü]] üzerine kurulu bir anlatı değildir.Olay örgüsünden daha çok [[olay]]'ın ya da olayların ön plana çıkması sözkonusudur.Postmodern roman modernist romandaki gibi zor da olsa ulaşılabilir olan ''anlam bütünlüklerine'' sahip bir anlatı değildir. [[Postyapısalcı felsefe]]nin dil dolayımında ulaştığı kuramsal sonuçlar, postmodern romanın perspektifini doğrudan belirlemektedir.Buna göre, metin, anlamın tamamlanıp bitirildiği ve tüketildiği bir yer değil, aksine hiçbir zaman tamama erişilemeyen, her okumada yeniden değerlendirilmeye açık bir ''uğraktır''; cünkü ardında ya da daha doğrusu ''yapısında'' asla bir yere indirgenemeyecek olan ''uçsuz bucaksız'' bir işaretler sistemi olan [[dil]] vardır.
 
Jale Parla, postmodern romanda okur-yazar-metin ilişkisini şu şekilde belirtmektedir: "hiç birhiçbir metin tamamlanmış bir bütün değildir.Bu da okur ve yazarı yeni bir konumda düşünmemizi gerektirir. Okur ve yazar dil denizinde sözcüklerin anlamlarının dalgalar gibi birbirini izlediği bir devinim içinde yüzerken, metinler, benlikler, kimlikler ve yorumlar da yeni göstergelere dönüşürler....bu epistemolojiye göre, belirleyebileceğimiz yazar, okur, metin yoktur; yalnızca o metin aracılığıyla oluşan söylemler vardır" (''Don Kişot'tan Günümüze Roman'', s.180)
 
== Postmodern roman anlayışında görülen bazı kavramlar ==