"Sufi metafiziği" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
== Tarihte varlık birliği ==
{{ana|İbn Arabi|Sadreddin Konevî}}
İbn Arabi'den önce bazı mutasavvıfların varlıkta Allah'tan başka bir şey olmadığına ilişkin ifadeleri vardır. [[Maruf el-Kerhi]]nin (ö.815-816) kelime-i şehadeti "Vücûdda Allah'tan başka hiçbir şey yok" tarzında ifade eden ilk kişi olduğu söylenir. [[Hâce Abdullah el-Ensâri]] (ö.1089) ise kendisine tevhidin ne olduğu sorulduğunda "Yalnızca Allah! Başka bir şey yok!" (Allah bes! Bâkî heves!) diye yanıt vermiştir. Büyük İslam alimi [[Gazali]]'nin de benzeri deyişleri vardır. O, [[Mişkâtu'l-Envar]] adlı eserinde "Arifler, mecazın en aşağı noktasından hakikatın zirvesine yükseldikleri ve miraclarını tamamladıkları zaman vücutta Allah'tan başka bir şey olmadığını aynî müşâhede ile gördüler." demekte, aynı şekilde meşhurünlü eseri İhyâ-u Ulumiddin Din'de de "Vücûd'da Allah'tan başka bir şey yoktur...Vücûd yalnızca Gerçek Bir'e aittir" demektedir.<ref>Mahmut Ay, "Kuran'ın Tasavvufi Yorumu, İnsan Yay. 2011, s.403-403</ref> Buradaki "Vücûd" terimiyle kastedilen herhangi bir sıfatla nitelendirilmeyen felsefenin de üzerinde durduğu mutlak Varlıktır.
 
[[Muhyiddin İbn Arabi]] ve vahdet-i vücut ekolünün tarihteki tesirlerinin en çok görüldüğü coğrafya, [[Anadolu]] olmuştur. [[Endülüs]]'te doğup büyüyen Muhyiddinİbni Arabi, Anadolu'da yaptığı seyahatler esnasında; Konya, Kayseri, Malatya, Sivas ve Aksaray gibi şehirlerde bulunmuş, oranın bilginleriyle görüşmüş, öğrenciler yetiştirmiştir. Bunların arasında en ünlüsü ve hocasının görüşlerini yaptığı şerhler ve izahlarla, gelecekteki nesillere taşıyan kişi [[Sadreddin Konevî]]'dir. Annesiyle yaptığı evlilik sebebiyle aynı zamanda Muhyiddin Arabi'nin üvey evladı da olan Konevî, yazdığı çok sayıda eserle, vahdet-i vücut düşüncesinin de ilk sistematik izahını yapan kişidir.
 
Osmanlılarda, İznik'te ilk [[medrese]]yi kuran ve ilk [[Şeyhülislam]] olan '''[[Molla Fenarî'''']]nin, '''Muhyiddin'''İbni '''Arabi''''nin "'''Fusûs'''" adlı eserinin de şarihi bir EkberEkberi olması sebebiyle, vahdet-i vücuda karşı, Osmanlı topraklarında uzun süre doğrudan eleştiri yapılamamış; hatta '''İbn-i Arabi''''ye karşıtlığıyla bilinen Şeyhülislam '''Çivizâde Mehmed Efendi''' görevinden azledilmiştir. Bu dönemde Osmanlı padişahı [[Yavuz Sultan Selim]]'in emriyle İbn Arabi'ye yöneltilen itirazların cevaplandırıldığı [[Farsça]] bir kitap dahi kaleme alınmıştır. Ancak [[17. yüzyıl]]dan sonra bu durum değişmeye ve Vahdet-i vücud'a yönelik eleştiriler artmaya başlamıştır.
 
== Tartışma ve eleştiriler ==
6.623

değişiklik