"Hurûfilik" sayfasının sürümleri arasındaki fark

* [[Nübüvvet]] yirmi sekiz harften oluşur. Bu nedenle de [[ümmî]]dir. “Hurûfîler” bu yirmi sekiz Arab harfine ''“Kelime-i [[Muhammed]]î”'' adını verirler. [[Kur'an]] Velâyet’in Dûnun’undan olan [[Nübüvvet]]’e özgü olarak yirmi sekiz harf ile indirilmiştir. Fadl’ûl-Lâh Yezdânî’nin bu harflere eklediği dört harf “g”, “j”, “ç”, “p” ile birlikte oluşan otuz iki harfe ise ''“Kelime-i [[Âdem]]îyye”'' adını verirler. Böylece “[[Evliya|Veli]]” de tam otuz iki hurûfa mazhar olmuş olur.
* Esrâr-ı Hurûf’a vakıf olanlar ''“Zümre-i Nâciye”'' olarak adlandırılan seçkinleri oluştururlar. Bu sınıfa dâhil olamayanlar ise hüsrânda kalmış olanlardır.
* [[Kur'an]]''Mukatta iki kısımdan müteşekkildir. Birinci kısım esrar ve mânayı içeren [[mûhkemât]]tır. İkincisinde ise dört hurûftan ibaret olan velâyet te onun içine dâhildir.harfleri'''; [[Kur'an-ı Kerîm]],da ''[[mûhkemât]]'' vebazı sûrelerin başında anlamları bilinmeyen “Elîf-Lâm-Mîm”, “Elîf-Lâm-Mîm-Sâd”, “Elîf-Lâm-Râ”, “Elîf-Lâm-Mîm-Râ”, “Kâf-Hâ-Yâ-Ayn-Sâd”, “Tâ-Hâ”, “Tâ-Sîn-Mîm”, “Tâ-Sîn –“Yâ-Sîn”, ''Bunlar“Sâd", sana“Hâ-Mîm”, [[Kur'an]]’ın“Ayn-Sîn-Kâf”, “Kâf ” “Nûn" gibi ortodoks islami tefsirlerde müteşabih olarak nitelenen ve apaçıkanlamı birbilinmediği kitâbınifade edilen harf dizgelerine hurufiler özel anlamlar yüklerler âyetleridir.''”,<ref>[[Yaşar Nuri Öztürk|Öztürk, Yaşar Nuri]], ''[[En-el Hak]] İsyanı – [[Hallâc-ı Mansûr]] (Darağacında [[Miraç]]),'' Cilt 2, Sahife 187, Yeni Boyut, 2011. ''(Sırf bu âyetin izâhatı için [[Hallâc-ı Mansûr]] tarafından yazılan “Tâvasîn” adlı meşhur eserin tercümesi mevcûttur.)''</ref><ref name="Massignon">Massignon, Louis, ''[[Hallâc-ı Mansûr]]’un “Kitâb’ût-Tavâsîn” adlı eserinin Farsça’dan tercüme şerhini yapan Zuzbâhan Baklî’nin eseriyle birlikte hazırlattığı tetebbunâmesi.''</ref> “Yâ-Sîn”, “Sâd – ''Bu öğütle dolu [[Kur'an]]’a bak!''”, “Hâ-Mîm”, “Ayn-Sîn-Kâf”, “Kâf – ''Şanlı [[Kur'an]]’a andolsun!''”, “Nûn – ''Kaleme, ve kalem ehlinin satıra dizdiklerine ve dizecekleri Hakk’îy-Çün!''” gibi ya sadece harflerden oluşan ya da başlarında tek harf ihtivâ eden ''[[müteşâbih]]'' diye nitelendirilen [[âyet]]lerden oluşmaktadır. ''([[Hurûfîler]] bu noktada anlaşılması güç birtakım hesaplar yapmak suretiyle her şeyin mânasını değiştirerek başka bir hâle koyarlar).'' <ref>Balcıoğlu, Tahir Harimi, ''[[Türk]] Tarihinde Mezhep Cereyanları – Anadolu [[Şiî]]liğinin çok mühim iki cephesi: [[Hurûfîlik|Hurûfî]]liğin esâs âkaidi'', Sayfa 198, Kanaat Kitabevi, 1940.</ref> Örneğin, “Ayn-[[Ali]]/İlîm”, “Mîm-[[Muhammed]]”, “Nûn-Nokta”, “Kâf-Hakk/Allah”, “Hı-Hızır”, “Sîn-Arş/28”, “Sâd-Salât”, “Lâm-Levh” demektir.
* Ebced hesabından başka birde ''“Hesâb-ı“cümle Cümeli”hesabı”'' vardır. Bu hesapta her harf yalnız bir adede karşılık gelir. Daha ayrıntılı [[Hurûfîlik|Hurûfî]] hesap sistemleriyse ''“Hesâb-ı Tafsili”'' ve ''“Cümel-i Kebîr”'' olarak adlandırılır.
* Bu yukarıda sıralanan ve [[Kur'an]]’daki yirmi dokuz sûrenin başında yer alan on dört mücerret kelime ''“Kelâm-ı Mahfûz”'' niteliğinde olup [[Hurûfîlik|Hurûfî]]liğe göre [[Bâtınî]] mânalara hâizdir. Örneğin, “Ayn-[[Ali]]/İlîm”, “Mîm-[[Muhammed]]”, “Nûn-Nokta”, “Kâf-Hakk/Allah”, “Hı-Hızır”, “Sîn-Arş/28”, “Sâd-Salât”, “Lâm-Levh” demektir.
 
* Ebced hesabından başka birde ''“Hesâb-ı Cümeli”'' vardır. Bu hesapta her harf yalnız bir adede karşılık gelir. Daha ayrıntılı [[Hurûfîlik|Hurûfî]] hesap sistemleriyse ''“Hesâb-ı Tafsili”'' ve ''“Cümel-i Kebîr”'' olarak adlandırılır.
*[[İslâm]]’ın [[şeriat|zâhir hükümleri [[Hurûfîlik|Hurûfîler]]’in gözündehurûfîler’in hiçyanında bir değer ifâde etmez. Irak Nebtî ve [[Karmatîyye|Kermâtîler]]i ile [[Suriye]] [[Nusayrîler]]i ve [[İran]] [[Şia|Şîʿa]]-i [[Bâtınîlik|Bâtın’îyye]]’si ve bilumum [[Dürzîler]] bu konuda ortak bir cepheanlayışa arzetmektedirlersahiptirler.
 
{{Ayrıca bakınız|Karmatîlik|Dürzîlik|Nusayrîlik|Hurûfî-Bektâşî inancı|Bektâşîlik}}
 
6.623

değişiklik