"Aziz Malaki kehaneti" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Gerekçe: + telif hakkı ihlali
(Gerekçe: + telif hakkı ihlali)
*Son hangi anlamdadır?
 
Yukardaki sorulara ilişkin yapılan yorumların önemli bir kısmı Vahiy 17. bölüme dayanmaktadır.<ref>Vahiy - Görkemli Doruğu Yakındır! 1998, Kule Kitapları Tic. Ltd. Şti.</ref> Ayrıca Matta, Markos, Luka ve Malaki kitapları da "büyük sıkıntı" ve "son"la ilgili bildirileri içermektedir. Malaki kitabını kaleme alan Malaki peygamber, Tanrı'nın getireceği bir sonla ilgili bildirilerde bulunmuştur. Bu nedenle Aziz Malaki'ye Malaki Peygamberin adının verildiği düşünülebilir. Peygamber Malaki'nin sözlerinden bazıları ''Tanrı'nın insanları yargılaması'' hakkındadır.<ref>'''Malaki 3:'''
5 Her Şeye Egemen RAB, “'''Yargılamak için size yaklaşacağım'''” diyor, “Büyücülere, zina edenlere, yalan yere ant içenlere, işçinin, dulun, öksüzün, yabancının hakkını çiğneyenlere –benden korkmayanlara– karşı hemen tanık olacağım.”</ref><ref>Malaki 4:
 
1 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, “İşte o gün geliyor, fırın gibi yanıyor. Kendini beğenmişlerle kötülük yapanlar samandan farksız olacak; o gün hepsini yakacak. Onlarda ne kök, ne dal bırakılacak. 2 Ama siz, adıma saygı gösterenler için ışınlarıyla şifa getiren doğruluk güneşi doğacak. Ve çıkıp ahırdan salınmış buzağılar gibi sıçrayacaksınız. 3 Kötüleri ezeceksiniz. Çünkü bunları yaptığım gün, ayağınızın altında kül olacaklar.” Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.</ref>
:5 Her Şeye Egemen RAB, “'''Yargılamak için size yaklaşacağım'''” diyor, “Büyücülere, zina edenlere, yalan yere ant içenlere, işçinin, dulun, öksüzün, yabancının hakkını çiğneyenlere –benden korkmayanlara– karşı hemen tanık olacağım.”</ref> <ref>'''Malaki 4:'''
 
:1 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, “İşte o gün geliyor, fırın gibi yanıyor. Kendini beğenmişlerle kötülük yapanlar samandan farksız olacak; o gün hepsini yakacak. Onlarda ne kök, ne dal bırakılacak. 2 Ama siz, adıma saygı gösterenler için ışınlarıyla şifa getiren doğruluk güneşi doğacak. Ve çıkıp ahırdan salınmış buzağılar gibi sıçrayacaksınız. 3 Kötüleri ezeceksiniz. Çünkü bunları yaptığım gün, ayağınızın altında kül olacaklar.” Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.</ref>
 
:{| class="wikitable"
|-
| '''Peygamber Malaki - Aziz Malaki:'''
 
Diğer yandan Kitabı Mukaddes'teki peygamber Malaki'yle benzerlik kurularak, benzer bir isimle ve Aziz ünvanıyla papalar hakkında kehanetlerde bulunduğu iddia edilen "Aziz Malaki"'nin rolleri birbirine benzer değildir. Bunun nedeni Aziz Malaki'nin kehanetlerini dayandırdığı kaynağın ruhçuluk kökenli olmasıdır. Aziz Malaki kehaneti, Fatima'nın Üç Sırrı olarak adlandırılan kehanetle yakından benzerlik gösterir. Fatima'nın Üç Sırrı ile ilgili konuda birçok sıradışı (metafizik-paranormal) olarak adlandırılan unsurlar bulunur. Hıristiyan Alemi ve Büyük Babil'in geri kalan diğer dinleri, keramet ya da mucize olarak görülen bu türden ruhçuluk olaylarıyla doludurlar. Ve üstelik, bütün bunlar bu dinlerin takipçilerince ruhçuluk olarak görülmek bir yana, tanrısal kaynaklı birer mucize olarak görülürler.<ref>https://www.youtube.com/results?search_query=catholic+church+miracles+ Kilise Mucizeleri</ref> <ref>https://www.youtube.com/results?search_query=church+miracle+healing Sözde mucize tedaviler</ref> <ref>https://www.youtube.com/watch?v=9hUhqbkzVMY</ref> <ref>https://www.youtube.com/watch?v=hYp5WrZ_CIc</ref> <ref>https://www.youtube.com/watch?v=cwkbtXAMEQQ</ref> <ref>https://www.youtube.com/watch?v=V1GOUcB1Ejc</ref> Kitabı Mukaddes'e göre bütün bunlar, Şeytan ve melekleri olan cinlerin, ''kendi kontrollerindeki sahte dinler yoluyla'' insanları saptırmak üzere kullandıkları sahte mucizeler ve aldatmacalardır. Bunlar, "her türlü mucizede, '''yanıltıcı belirtilerle''' harikalarda ve mahvolanları aldatan her türlü kötülükte sergilenen Şeytan'ın etkinliğiyle" yapılan işler olarak gösterilir. <ref>'''2. Selanikliler 2:'''
 
:1-2 Rabbimiz İsa Mesih'in gelişine ve O'nunla birlikte olmak üzere toplanmamıza gelince: Kardeşler, size rica ediyoruz, Rab'bin gününün geldiğini ileri süren herhangi bir esin, bir söz ya da bizden gelmiş gibi gösterilen bir mektup hemen aklınızı karıştırmasın, sizi telaşlandırmasın. 3 Hiç kimse hiçbir şekilde sizi aldatmasın. Çünkü imandan dönüş başlamadıkça, mahvolacak olan o yasa tanımaz adam [Konstantin ile başlayan Hıristiyan Alemi] ortaya çıkmadıkça o gün gelmeyecektir. 4 Bu adam, tanrı diye anılan ya da tapılan her şeye karşı gelerek kendini hepsinden yüce gösterecek, hatta kendisini Tanrı ilan ederek Tanrı'nın Tapınağı'nda oturacaktır.
 
:5 Daha yanınızdayken bunları size söylediğimi hatırlamıyor musunuz? 6 Zamanı gelince ortaya çıkarılacak olan bu adamı şimdilik neyin engellediğini biliyorsunuz. 7 Evet, yasa tanımazlığın gizli gücü şu anda bile etkindir; ama bu gücü şimdilik engelleyen ortadan kaldırılıncaya dek görevini sürdürecektir. 8 Sonra yasa tanımaz adam ortaya çıkacak. Rab İsa onu ağzının soluğuyla öldürecek, gelişinin görkemiyle yok edecek. 9-10 '''Yasa tanımaz adam, her türlü mucizede, yanıltıcı belirtilerle harikalarda ve mahvolanları aldatan her türlü kötülükte sergilenen Şeytan'ın etkinliğiyle gelecek.''' Mahvolanlar, gerçeği sevmeye ve böylece kurtulmaya yanaşmadıklarından mahvoluyorlar. 11 İşte bu nedenle Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderiyor [onları yanıltmasına izin veriyor]. 12 Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.</ref>
|}
 
Sonla ilgili yargılama için iki önemli sözcük kullanılır. Bunlar 'Büyük Sıkıntı' ve 'Armageddon' sözcükleridir. Aziz Malaki'nin sözettiği kehanetler gerçekte bu ikisini de kapsamaktadır. Bunlardan Büyük Sıkıntı adı verilen kısmı, başta Hıristiyan Alemi olmak üzere dünyadaki bütün Babil kökenli sahte dinlere verilecek hükmü ifade eder. Armageddon ise, bütün bu sahte dinler yok edildikten sonra, geriye kalan ve 'Canavar 666' olarak adlandırılan dünya düzeninin ve bütün destekleyicilerinin yok edileceği büyük bir savaştır. Bu savaş insanların ve ulusların kendi aralarındaki bir 3. dünya savaşı değildir. [[Armageddon]] Atanmış Kral İsa'nın, Mesih (Mesih: atanmış-görevlendirilmiş) olarak, dünyanın yönetimini ele almak ve bütün kötüleri cezalandırmak amacıyla yapacağı bir savaştır. Bu savaş yalnızca insanlara karşı olmayıp, dünya hükümdarı olarak adlandırılan Şeytan ve onun bu yönetiminde onunla çalışan meleklerine karşı yürütülecek bir savaştır. Ancak, Armageddon'dan önce Büyük Sıkıntı adı verilen bir dönem gelecektir ve bunun başlangıcı, bütün ulusların Birleşmiş Milletlerle işbirliği içerisinde bütün sahte dinleri yok etmesi olacaktır.
 
Vahiy kitabı Armageddon'a doğru oluşacak olayları da anlatır. Armageddon'dan hemen önce, Tanrısal kaynaklı bir cezalandırma olarak gerçekleşmesi gereken bir olay, Büyük Babil'in yok edilmesidir. Vahiy kitabında söz edilen "büyük şehir"in "Büyük [[Babil]]" olduğu açıklanır. Büyük Babil için aynı zamanda "fahişelerin ve dünyadaki iğrençliklerin anası" ifadesi kullanılır. Buna göre '''''Büyük Şehir, Büyük Babil ve Fahişe aynı şeydir'''''. Buradaki anlatım mecazidir ve gerçekte fahişelik yapan bir insanı kastetmez. Buradaki fahişe, dinsel bir fahişedir ve iğrençlikler yapan biridir. Vahiy kitabının diğer kısımları, bunun bütün yeryüzündeki sahte '''''Babil kökenli dinler''''' olduğunu gösterir. Bu açıdan sahte dinlerin kökeninin [[Babil Kulesi]]'nin yapılış zamanlarına gittiği de gösterilir. Babil Kulesi'nin yapımının engellenmesi ve insanların farklı diller yüzünden bölünmesiyle [[Sümer|Şinar]] Ova'sından göçü Peleg'in doğduğu yıl olan Mö. 2269 yıllarıdır (Peleg: Anlamı, bölünme). Büyük Babil olarak adlandırılan dinlerin bir fahişeye benzetilmesi, bu dinlerin siyasetle içli dışlı olmaları nedeniyledir. Kocası yerine başka erkeklerle yakın ilişkiler içinde olan bir kadının fahişeliğine benzer şekilde, Babil kökenli dinler de, sözde Tanrı'ya ait olduklarını iddia ederlerken, bir yandan da siyaset alanında önemli rol oynarlar. Bu durum Tanrı'nın gözünde fuhuş olarak adlandırılır. Büyük Babil dinlerinin bu fuhşu o derece kan dökülmesine yol açmıştır ki, "dünyada katledilmiş olan herkesin kanı o şehirde bulundu" denir. Bunun nedeni, tarih boyunca savaşların ve zulümlerin çeşitli nedenlerle yapılmış olmalarına rağmen, dinlerin bu nedenlerin arasında yer almış olmaları ya da bunda doğrudan bir rollerinin olmasıdır. Bu nedenle, binlerce yıldır insanların bu şekilde dinler yüzünden öldürülmeleri nedeniyle, Büyük Babil'in Tanrı'nın gözünde büyük bir kan suçu altında olduğu ve yok edilerek cezalandırılmayı hakettiği söylenmektedir.
 
Dökülen 'Altıncı Tas' bütün bu olayların öncesini kapsar. Ardından dökülecek olan 'Yedinci Tas' ile Büyük Sıkıntı ve zirvesi olan Armageddon başlamış olacaktır.
 
:{| class="wikitable"
|-
| '''Vahiy 16:12-21'''
 
“Altıncısı tasını büyük Fırat Irmağına boşalttı. Güneşin doğduğu yerden gelen krallara yol açılsın diye ırmağın suyu kurudu.
 
Sonra, ejderin ağzından, canavarın ağzından ve sahte peygamberin ağzından üç murdar vahyin çıktığını gördüm. Kurbağaya benziyorlardı. Bunlar aslında cinlerin vahiyleridir; alametler yapıyorlar ve yeryüzünün bütün krallarına giderek, onları Mutlak Güce Sahip Tanrı'nın büyük gününde yapılacak savaş için topluyorlar.
 
"Hırsız gibi geleceğim. Uyanık kalıp giysisini koruyana ne mutlu! Çıplak dolaşmayacak ve insanlar onu utanç verici durumda görmeyecek."
 
Onlar dünyanın krallarını İbranice Armagedon denilen yere topladılar.
 
Yedincisi tasını havaya boşalttı. Bunun üzerine kutsal mekandaki tahttan, "İşte oldu!" diye bir ses yükseldi. Şimşekler çaktı, sesler ve gök gürlemeleri duyuldu ve büyük bir deprem oldu; öyle bir deprem ki, dünya üzerinde insanlar var olduğundan beri böylesine büyüğü ve şiddetlisi görülmemişti. Öyle ki, büyük şehir üç parçaya bölündü ve milletlerin şehirleri düştü. Tanrı, öfke ve gazabının bulunduğu şarap kasesini vermek üzere Büyük Babil'i andı. Ayrıca, bütün adalar gözden kayboldu ve dağlar ortadan yok oldu. İnsanların üzerine gökten, her biri yaklaşık bir talant (yaklaşık 20,4 kg) ağırlığında büyük dolu taneleri yağdı. İnsanlar dolu belası yüzünden Tanrı'ya küfretti, çünkü bu bela çok büyüktü.<ref>Tanrısal hükmün gelmiş olmasının insanlar üzerinde yapacağı etkiyi tarif eden simgesel anlatım.</ref>
|}
 
"Altıncısı tasını büyük Fırat Irmağına boşalttı. Güneşin doğduğu yerden gelen krallara yol açılsın diye ırmağın suyu kurudu." Simgesel sözlerle anlatılan bu ifadede geçen Fırat ırmağı, eski devirdeki Babil İmparatorluğu ile ilgilidir. Eski Babil, Fırat ırmağından bir savunma aracı olarak yararlanıyordu. Babil'in devasa surları Fırat ırmağının sularıyla çepeçevre çevrelenmişti. Düşman askerlerinin önce bu derin suları geçmesi gerektiğinden, bu sular Babil'in savunmasında çok önemli bir yer tutmaktaydı. Benzer şekilde, "Büyük Babil" olarak adlandırılan sahte dinler de, Fırat ırmağına benzer şekilde sulara sahiptirler. Söz konusu bu sular, bu dinleri destekleyen takipçileri olarak gösterilmektedir. Çünkü, Fahişe olarak adlandırılan Büyük Babil de, benzer şekilde insanlar olduğu belirtilen "engin suların" koruyucu desteğine sahiptir.<ref>'''Vahiy 17:1:'''
 
:1 Yedi tası alan yedi melekten biri gelip benimle konuştu: “Gel!” dedi. “Sana engin suların kenarında oturan büyük fahişenin çarptırılacağı cezayı göstereyim. 2 Dünya kralları onunla fuhuş yaptılar. Yeryüzünde yaşayanlar onun fuhşunun şarabıyla sarhoş oldular.” [...]
 
:15 Bundan sonra melek bana, '''“Şu gördüğün sular –fahişenin kenarında oturduğu sular– halklar, toplumlar, uluslar ve dillerdir”''' dedi.</ref> Ancak bir melek belalarla dolu "Altıncı tası" Fırat ırmağına döker ve Fırat'ın suları kurur. Mö. 539'da Med-Persler, Babil'i fethetmek için askeri bir taktik kullanarak, geceleyin Fırat ırmağının yatağını değiştirdiler. Med-Pers askerleri, bu sayede alçalan sulardan geçerek Babil'i ele geçirip yok edebildiler. Vahiy kitabında, Büyük Sıkıntı öncesinde benzer bir olayın olacağı anlatılır. Buna göre Büyük Babil'e saldırı öncesinde, bu dinlerin sularla temsil edilen takipçilerinde de benzer şekilde hızlı bir azalış olacağı anlatılır. Bir zamanlar dinlerine bağlı olan insanların, şu ya da bu nedenlerle giderek dinden soğuyarak uzaklaşacağı, ve artık bu dinlere karşı yapılacak bir saldırıda, bu dinleri savunacak yeterli sayıda dindar insanların bulunmayacağı anlamına gelmektedir. Bu durum Fırat'ın sularının kuruması olarak gösterilir.
 
=== Romalı Peter ===
 
=== Büyük sıkıntılar ===
'''Zulüm-Büyük Sıkıntı:''' Büyük Babil'in başına gelecek sıkıntıdır. Katolik Kilisesi de dahil olmak üzere bütün Babil'de ortaya çıkan ve kollara ayrılan dinler Büyük Babil olarak adlandırılır. Kitabı Mukaddes'teki "Büyük sıkıntı" ifadesi yanlızca sahte dinlerin yok edilişini içermez. Ancak bu sıkıntıların başlangıcını "Canavar"ın "Fahişe"yi (Büyük Babil'i) yok etmek üzere harekete geçmesi oluşturacaktır. Sahte dinler olarak ilk başta Hıristiyan aleminin mezhepleri büyük bir sıkıntıya girecektir. Katolik kilisesi ise yüzlerce yıldır yaptığı kötülüklerin hesabını vermek üzere, bunların arasında ilk başta gelen bir mezhep olarak başı çekecektir. Diğer bütün Babil (Sümer Babil'in güneyidir. Sümer deki din de Babil'dekiyle aynıdır.) dinleri de binlerce yıldır ve halen günümüzde dahi devam ettirdikleri kan dökme eylemlerinden dolayı aynı akıbete uğrayacaklardır. Dinler kendi aralarında dahi mezhep ayrılıklarından dolayı milyonlarca insanın kanının dökülmesinden sorumludurlar. Tanrı'nın yapacağı bir yönlendirmeyle beklenmedik bir anda, bütün devletlerin askeri güçleri teşkilatlanmış dinlere saldırarak yok edecektir. Bu olduğunda,yapılırken ortaya bu dinlerin takipçileri açısından büyük bir sıkıntı çıkacaktır. Ve dinlerini destekleyip savunmaya çalışan insanlar dinleriyle birlikte yok edileceklerdir. Ancak Büyük Sıkıntı dinler yok edildikten sonra da devam ederek [[Armageddon]]Armagedon'la sona erecektir.
 
:Matta 24:21 Çünkü o günlerde '''öyle korkunç bir sıkıntı olacak''' ki, dünyanın başlangıcından bu yana böylesi olmamış, bundan sonra da olmayacaktır. 22 O günler kısaltılmamış olsaydı, hiç kimse kurtulamazdı. Ama seçilmiş olanlar uğruna o günler kısaltılacak.
:{| class="wikitable"
|-
| '''Matta 24:'''
 
:Vahiy 18 1 Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı. 2 Melek gür bir sesle bağırdı:
21 Çünkü o günlerde '''öyle korkunç bir sıkıntı olacak''' ki, dünyanın başlangıcından bu yana böylesi olmamış, bundan sonra da olmayacaktır. 22 O günler kısaltılmamış olsaydı, hiç kimse kurtulamazdı. Ama seçilmiş olanlar uğruna o günler kısaltılacak.
:“Yıkıldı! '''Büyük Babil''' yıkıldı! Cinlerin barınağı, Her kötü ruhun uğrağı, Her murdar ve iğrenç kuşun sığınağı oldu. Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler. Dünya kralları da Onunla fuhuş yaptılar. Dünya tüccarları Onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.”
|}
:Gökten başka bir ses işittim:
 
:“Ey halkım!” diyordu. “Onun günahlarına ortak olmamak, Uğradığı belalara uğramamak için çık oradan! Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı. Babil nasıl davrandıysa, karşılığını ona aynen verin, Yaptıklarının iki katını ödeyin. Hazırladığı kâsedeki içkinin İki katını hazırlayıp ona içirin. Kendini yücelttiği, sefahate verdiği oranda '''Istırap ve keder verin ona'''. Çünkü içinden diyor ki, ‘Tahtında oturan bir kraliçeyim, dul değilim. Asla yas tutmayacağım!’ '''Bu nedenle başına gelecek belalar''' '''–Ölüm, yas ve kıtlık–''' '''Bir gün içinde gelecek.''' '''Ateş onu yiyip bitirecek.''' '''Çünkü onu yargılayan Rab Tanrı güçlüdür.'''
:{| class="wikitable"
:9 “Kendisiyle fuhuş yapan ve sefahatte yaşayan dünya kralları onu yakan ateşin dumanını görünce onun için ağlayıp dövünecekler. 10 '''Çektiği ıstıraptan dehşete düşecek''', uzakta durup,
|-
:‘Vay başına koca kent, Vay başına güçlü kent Babil! Bir saat içinde cezanı buldun’ diyecekler.
| '''Vahiy 18:'''
:11 “Dünya tüccarları onun için ağlayıp yas tutuyor. Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık. 12-13 Altını, gümüşü, değerli taşları, incileri, ince keteni, ipeği, mor ve kırmızı kumaşları, her çeşit kokulu ağacı, fildişinden yapılmış her çeşit eşyayı, en pahalı ağaçlardan, tunç, demir ve mermerden yapılmış her çeşit malı, tarçın ve kakule, buhur, güzel kokulu yağ, günnük, şarap, zeytinyağı, ince un ve buğdayı, sığırları, koyunları, atları, arabaları ve köleleri, insanların canını satın alacak kimse yok artık.
 
:14 “Diyecekler ki,
1 Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı. 2 Melek gür bir sesle bağırdı:
:‘Canının çektiği meyveler elinden gitti, Bütün değerli ve göz alıcı malların yok oldu.
:İnsanlar bunları bir daha göremeyecek.’
“Yıkıldı! '''Büyük Babil''' yıkıldı! Cinlerin barınağı, Her kötü ruhun uğrağı, Her murdar ve iğrenç kuşun sığınağı oldu. Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler. Dünya kralları da Onunla fuhuş yaptılar. Dünya tüccarları Onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.”
:15 '''Babil'de bu malları satarak zenginleşen tüccarlar, kentin çektiği ıstıraptan dehşete düşecekler'''. Uzakta durup ağlayacak, yas tutacaklar.
:16 “ ‘Vay başına, vay!’ diyecekler. ‘İnce keten, mor ve kırmızı kumaş kuşanmış, Altın, değerli taş ve incilerle süslenmiş Koca kent! 17-18 Onca büyük zenginlik Bir saat içinde yok oldu.’
Gökten başka bir ses işittim:
:“Gemi kaptanları, yolcular, tayfalar, denizde çalışanların hepsi, onu yakan ateşin dumanını görünce uzakta durup, ‘Koca kent gibisi var mı?’ diye feryat ettiler. 19 Başlarına toprak döktüler, yas tutup ağlayarak feryat ettiler:
:‘Vay başına koca kent, vay! Denizde gemileri olanların hepsi Onun sayesinde, onun değerli mallarıyla Zengin olmuşlardı. Kent bir saat içinde viraneye döndü.’
“Ey halkım!” diyordu. “Onun günahlarına ortak olmamak, Uğradığı belalara uğramamak için çık oradan! Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı. Babil nasıl davrandıysa, karşılığını ona aynen verin, Yaptıklarının iki katını ödeyin. Hazırladığı kâsedeki içkinin İki katını hazırlayıp ona içirin. Kendini yücelttiği, sefahate verdiği oranda '''Istırap ve keder verin ona'''. Çünkü içinden diyor ki, ‘Tahtında oturan bir kraliçeyim, dul değilim. Asla yas tutmayacağım!’ '''Bu nedenle başına gelecek belalar''' '''–Ölüm, yas ve kıtlık–''' '''Bir gün içinde gelecek.''' '''Ateş onu yiyip bitirecek.''' '''Çünkü onu yargılayan Rab Tanrı güçlüdür.'''
:20 Ey gök, kutsallar, elçiler, peygamberler! Onun başına gelenlere sevinin! Çünkü Tanrı onu yargılayıp hakkınızı aldı.”
 
:21 Sonra güçlü bir melek değirmen taşına benzer büyük bir taşı kaldırıp denize atarak şöyle dedi:
9 “Kendisiyle fuhuş yapan ve sefahatte yaşayan dünya kralları onu yakan ateşin dumanını görünce onun için ağlayıp dövünecekler. 10 '''Çektiği ıstıraptan dehşete düşecek''', uzakta durup,
:“'''Koca kent Babil''' de İşte böyle şiddetle atılacak Ve bir daha görülmeyecek. 22 Artık sende lir çalanların, ezgi okuyanların, Kaval ve borazan çalanların sesi Hiç işitilmeyecek. Artık sende hiçbir el sanatının ustası bulunmayacak. Sende artık değirmen sesi duyulmayacak. 23 Artık sende hiç kandil ışığı parlamayacak. Sende artık gelin güvey sesi duyulmayacak. Senin tüccarların dünyanın büyükleriydi. '''Bütün uluslar senin büyücülüğünle yoldan sapmıştı. 24 Peygamberlerin, kutsalların Ve yeryüzünde boğazlanan herkesin kanı Sende bulundu.”'''
‘Vay başına koca kent, Vay başına güçlü kent Babil! Bir saat içinde cezanı buldun’ diyecekler.
 
11 “Dünya tüccarları onun için ağlayıp yas tutuyor. Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık. 12-13 Altını, gümüşü, değerli taşları, incileri, ince keteni, ipeği, mor ve kırmızı kumaşları, her çeşit kokulu ağacı, fildişinden yapılmış her çeşit eşyayı, en pahalı ağaçlardan, tunç, demir ve mermerden yapılmış her çeşit malı, tarçın ve kakule, buhur, güzel kokulu yağ, günnük, şarap, zeytinyağı, ince un ve buğdayı, sığırları, koyunları, atları, arabaları ve köleleri, insanların canını satın alacak kimse yok artık.
 
14 “Diyecekler ki,
 
‘Canının çektiği meyveler elinden gitti, Bütün değerli ve göz alıcı malların yok oldu.
 
İnsanlar bunları bir daha göremeyecek.’
 
15 '''Babil'de bu malları satarak zenginleşen tüccarlar, kentin çektiği ıstıraptan dehşete düşecekler'''. Uzakta durup ağlayacak, yas tutacaklar.
 
16 “ ‘Vay başına, vay!’ diyecekler. ‘İnce keten, mor ve kırmızı kumaş kuşanmış, Altın, değerli taş ve incilerle süslenmiş Koca kent! 17-18 Onca büyük zenginlik Bir saat içinde yok oldu.’
 
“Gemi kaptanları, yolcular, tayfalar, denizde çalışanların hepsi, onu yakan ateşin dumanını görünce uzakta durup, ‘Koca kent gibisi var mı?’ diye feryat ettiler. 19 Başlarına toprak döktüler, yas tutup ağlayarak feryat ettiler:
 
‘Vay başına koca kent, vay! Denizde gemileri olanların hepsi Onun sayesinde, onun değerli mallarıyla Zengin olmuşlardı. Kent bir saat içinde viraneye döndü.’
 
20 Ey gök, kutsallar, elçiler, peygamberler! Onun başına gelenlere sevinin! Çünkü Tanrı onu yargılayıp hakkınızı aldı.”
 
21 Sonra güçlü bir melek değirmen taşına benzer büyük bir taşı kaldırıp denize atarak şöyle dedi:
 
“'''Koca kent Babil''' de İşte böyle şiddetle atılacak Ve bir daha görülmeyecek. 22 Artık sende lir çalanların, ezgi okuyanların, Kaval ve borazan çalanların sesi Hiç işitilmeyecek. Artık sende hiçbir el sanatının ustası bulunmayacak. Sende artık değirmen sesi duyulmayacak. 23 Artık sende hiç kandil ışığı parlamayacak. Sende artık gelin güvey sesi duyulmayacak. Senin tüccarların dünyanın büyükleriydi. '''Bütün uluslar senin büyücülüğünle yoldan sapmıştı.''' 24 '''Peygamberlerin, kutsalların Ve yeryüzünde boğazlanan herkesin kanı Sende bulundu.”'''
|}
 
=== Yok edilecek Yedi Tepeli Şehir ===
'''Yedi Tepeli Şehir: Büyük Babil.''' Büyük Babil, Kadın, Fahişe sözcükleri eşanlamlıdırlar. Canavarın üzerinde oturan kadın, aynı zamanda Büyük Babil olmaktadır. Buradaki benzetmede canavarın başları birer tepe gibi gösterilir ve Büyük Babil bu tepelerde kurulmuş bir şehir olarak gösterilmiştir. Sahte dinleri temsil eden Büyük Babil yok edildiğinde "Yedi Tepeli Şehir" yıkılmış olacak.
 
:Vahiy 17:
:{| class="wikitable"
|-
| '''Vahiy 17:'''
 
:1 Yedi tası alan yedi melekten biri gelip benimle konuştu: “Gel!” dedi. “Sana engin suların kenarında oturan büyük fahişenin çarptırılacağı cezayı göstereyim. 2 Dünya kralları onunla fuhuş yaptılar. Yeryüzünde yaşayanlar onun fuhşunun şarabıyla sarhoş oldular.”
 
:3 Bundan sonra melek beni Ruh'un yönetiminde çöle götürdü. Orada yedi başlı, on boynuzlu, üzeri küfür niteliğinde adlarla kaplı kırmızı bir canavarın üstüne oturmuş bir kadın gördüm. 4 Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti. Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı. 5 Alnına şu gizemli ad yazılmıştı:
 
::'''BÜYÜK BABİL, DÜNYA FAHİŞELERİNİN VE İĞRENÇLİKLERİNİN ANASI'''
 
:6 Kadının, kutsalların ve İsa'ya tanıklık etmiş olanların kanıyla sarhoş olduğunu gördüm. Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm. 7 Melek bana, “Neden şaştın?” diye sordu. “Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım. 8 Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, ama şimdi yok. Biraz sonra dipsiz derinliklerden çıkacak ve yıkıma gidecek. Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri adları yaşam kitabına yazılmamış olanlar canavarı görünce şaşacaklar. Çünkü o bir zamanlar vardı, şimdi yok, ama yine gelecek.
 
:9 “Bunu anlamak için bilgelik gerek. '''Yedi baş, kadının üzerinde oturduğu yedi tepedir; aynı zamanda yedi kraldır.''' 10 Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek. 11 Yaşamış, ama şimdi yok olan canavarın kendisi sekizinci kraldır. O da yedilerden biridir ve yıkıma gitmektedir. 12 Gördüğün on boynuz henüz egemenlik sürmemiş on kraldır; canavarla birlikte bir saat egemenlik sürmek üzere yetki alacaklar. 13 Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler. 14 Kuzu'ya karşı savaşacaklar, ama Kuzu onları yenecek. Çünkü Kuzu, rablerin Rabbi, kralların Kralı'dır. O'nunla birlikte olanlar, çağrılmış, seçilmiş ve O'na sadık kalmış olanlardır.”
 
:15 Bundan sonra melek bana, “Şu gördüğün sular –fahişenin kenarında oturduğu sular– halklar, toplumlar, uluslar ve dillerdir” dedi. 16 “Gördüğün canavarla on boynuz fahişeden nefret edecek, onu perişan edip çıplak bırakacaklar. Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar. 17 Çünkü Tanrı, amacını gerçekleştirme isteğini onların yüreğine koymuştur. Öyle ki, Tanrı'nın sözleri yerine gelinceye dek krallıklarını canavara devretmekte sözbirliği edecekler. 18 '''Gördüğün kadın dünya kralları üzerinde egemenlik süren büyük kenttir'''.”
|}
 
=== Korkunç Yargıç ===
'''Korkunç Yargıç: Tanrı.''' Hem iyileri hem de kötüleri olmak üzere bütün insanları yargılayacak kişi Tanrı'dır.
 
:Mezmurlar 50:6 Gökler O'nun doğruluğunu duyuruyor, Çünkü '''yargıç Tanrı'nın kendisidir'''.
:{| class="wikitable"
|-
| '''Mezmurlar 50:6'''
 
:Romalılar 9:28 Çünkü Rab yeryüzündeki '''yargılama''' işini Tez yapıp bitirecek."
Gökler O'nun doğruluğunu duyuruyor, Çünkü '''yargıç Tanrı'nın kendisidir'''.
|}
 
:1. Petrus 4:17 Çünkü yargının, Tanrı'nın ev halkından başlayacağı an gelmiştir. Eğer '''yargılama''' önce bizden başlarsa, Tanrı'nın Müjdesi'ne kulak asmayanların sonu ne olacak?
:{| class="wikitable"
|-
| '''Romalılar 9:28'''
 
:Vahiy 14:7 Yüksek sesle şöyle diyordu: "Tanrı'dan korkun! O'nu yüceltin! Çünkü '''O'nun yargılama saati geldi'''. Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını yaratana tapının!"
Çünkü Rab yeryüzündeki '''yargılama''' işini Tez yapıp bitirecek."
|}
 
:{| class="wikitable"
|-
| '''1. Petrus 4:17'''
 
Çünkü yargının, Tanrı'nın ev halkından başlayacağı an gelmiştir. Eğer '''yargılama''' önce bizden başlarsa, Tanrı'nın Müjdesi'ne kulak asmayanların sonu ne olacak?
|}
 
:{| class="wikitable"
|-
| '''Vahiy 14:7'''
 
Yüksek sesle şöyle diyordu: "Tanrı'dan korkun! O'nu yüceltin! Çünkü '''O'nun yargılama saati geldi'''. Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını yaratana tapının!"
|}
 
=== Yargılanacak insanlar ===
'''Yargılanacak insanlar: Herkes.''' Bütün insanlık dünyası yargılanacak ve kötüler yok edilecek.
 
:Elçilerin İşleri 17:31 Çünkü '''dünyayı''', atadığı Kişi aracılığıyla adaletle yargılayacağı günü saptamıştır. Bu Kişi'yi ölümden diriltmekle bunun güvencesini herkese vermiştir."
:{| class="wikitable"
|-
| '''Elçilerin İşleri 17:31'''
 
:Vahiy 19:17-18 Bundan sonra güneşte duran bir melek gördüm. Göğün ortasında uçan bütün kuşları yüksek sesle çağırdı: "Kralların, komutanların, güçlü adamların, atlarla binicilerinin, özgür köle, küçük büyük, hepsinin etini yemek için toplanın, Tanrı'nın büyük şölenine gelin!"
Çünkü '''dünyayı''', atadığı Kişi aracılığıyla adaletle yargılayacağı günü saptamıştır. Bu Kişi'yi ölümden diriltmekle bunun güvencesini herkese vermiştir."
|}
 
:Mezmurlar 37:38 Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, '''Kötülerin kökü kazınacak'''.
:{| class="wikitable"
|-
| '''Vahiy 19:17-18'''
 
:Mezmurlar 68:2 Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi '''Yok olsun kötüler Tanrı'nın önünde'''!
Bundan sonra güneşte duran bir melek gördüm. Göğün ortasında uçan bütün kuşları yüksek sesle çağırdı: "Kralların, komutanların, güçlü adamların, atlarla binicilerinin, özgür köle, küçük büyük, hepsinin etini yemek için toplanın, Tanrı'nın büyük şölenine gelin!"
|}
 
:Mezmurlar 92:7 '''Kötüler''' mantar gibi bitse, Suçlular pıtrak gibi açsa bile, Bu onların sonsuza dek yok oluşu demektir.
:{| class="wikitable"
|-
| '''Mezmurlar 37:38'''
 
:Mezmurlar 104:35 Tükensin dünyadaki '''günahlılar''', Yok olsun artık '''kötüler'''! RAB'be övgüler sun, ey gönlüm! RAB'be övgüler sunun!
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, '''Kötülerin kökü kazınacak'''.
|}
 
:Süleyman'ın Özdeyişler 24:20 Çünkü '''kötülerin geleceği yok''', Çırası sönecek onların
:{| class="wikitable"
|-
| '''Mezmurlar 68:2'''
 
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi '''Yok olsun kötüler Tanrı'nın önünde'''!
|}
 
:{| class="wikitable"
|-
| '''Mezmurlar 92:7'''
 
'''Kötüler''' mantar gibi bitse, Suçlular pıtrak gibi açsa bile, Bu onların sonsuza dek yok oluşu demektir.
|}
 
:{| class="wikitable"
|-
| '''Mezmurlar 104:35'''
 
Tükensin dünyadaki '''günahlılar''', Yok olsun artık '''kötüler'''! RAB'be övgüler sun, ey gönlüm! RAB'be övgüler sunun!
|}
 
:{| class="wikitable"
|-
| '''Özdeyişler 24:20'''
 
Çünkü '''kötülerin geleceği yok''', Çırası sönecek onların.
|}
 
=== Son ===
'''Son: Şimdiki ortamın sonu.''' Buradaki son Dünya'nın sonu anlamında değildir. ''Dünya iyilerin "Büyük Sıkıntı" ve "Armagedon"da sağ bırakılarak yaşamaya devam edecekleri bir yer olarak kalacaktır.'' "Büyük Sıkıntı" olarak adlandırılan dönem Armagedon savaşıyla zirveye ulaşarak, ''yalnızca eski dünya ortamına ve düzenine son verecektir''. İsa'nın başında olduğu göksel ordular bütün kötüleri bu savaşla yok ederek ''kötülerin ve onların oluşturduğu ortamın sonunu getireceklerdir''. Canavar, sahte peygamber şeklindeki simgelerle anlatılan siyasi kuruluşların tümü yok edilmiş olacaklardır. Ayrıca gökteki ruh hükümdarlar olan Şeytan ve cinlerinin faaliyetlerine de son verilecektir. Bin yıl hapsedilecekler ve bin yılın sonunda yok edilecekler.
 
:Matta 24:14 Göksel egemenliğin bu Müjdesi bütün uluslara tanıklık olmak üzere dünyanın her yerinde duyurulacak. İşte o zaman '''son''' gelecektir.
:{| class="wikitable"
|-
| '''Matta 24:14'''
 
Göksel egemenliğin bu Müjdesi bütün uluslara tanıklık olmak üzere dünyanın her yerinde duyurulacak. İşte o zaman '''son''' gelecektir.
|}
 
:{| class="wikitable"
|-
| '''Matta 25:31'''
 
“İnsanoğlu (Mikail-İsa) kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak. 32 Ulusların hepsi O'nun önünde toplanacak, O da koyunları keçilerden ayıran bir çoban gibi, insanları birbirinden ayıracak. ... 46 “Bunlar sonsuz ölüme, doğrular ise sonsuz yaşama gidecekler.”
|}
 
:{| class="wikitable"
|-
| '''Vahiy 19:'''
 
11 Bundan sonra göğün açılmış olduğunu, beyaz bir atın orada durduğunu gördüm. Binicisinin adı Sadık ve Gerçek'tir (Mikael-İsa). Adaletle yargılar, savaşır. 12 Gözleri alev alev yanan ateş gibidir. Başında çok sayıda taç var. Üzerinde kendisinden başka kimsenin bilmediği bir ad yazılıdır. 13 Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrı'nın Sözü adıyla anılır. 14 Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş O'nu izliyorlardı. 15 Ağzından ulusları vuracak keskin bir kılıç uzanıyor. Onları demir çomakla güdecek. Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'nın ateşli gazabının şarabını üreten masarayı kendisi çiğneyecek. 16 Kaftanının ve kalçasının üzerinde şu ad yazılıydı:
 
:Matta 25:31 “İnsanoğlu (Mikail-İsa) kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak. 32 Ulusların hepsi O'nun önünde toplanacak, O da koyunları keçilerden ayıran bir çoban gibi, insanları birbirinden ayıracak. ... 46 “Bunlar sonsuz ölüme, doğrular ise sonsuz yaşama gidecekler.”
:'''KRALLARIN KRALI VE EFENDİLERİN EFENDİSİ'''
 
:Vahiy 19:11 Bundan sonra göğün açılmış olduğunu, beyaz bir atın orada durduğunu gördüm. Binicisinin adı Sadık ve Gerçek'tir (Mikael-İsa). Adaletle yargılar, savaşır. 12 Gözleri alev alev yanan ateş gibidir. Başında çok sayıda taç var. Üzerinde kendisinden başka kimsenin bilmediği bir ad yazılıdır. 13 Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrı'nın Sözü adıyla anılır. 14 Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş O'nu izliyorlardı. 15 Ağzından ulusları vuracak keskin bir kılıç uzanıyor. Onları demir çomakla güdecek. Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'nın ateşli gazabının şarabını üreten masarayı kendisi çiğneyecek. 16 Kaftanının ve kalçasının üzerinde şu ad yazılıydı:
17-18 Bundan sonra güneşte duran bir melek gördüm. Göğün ortasında uçan bütün kuşları yüksek sesle çağırdı: “Kralların, komutanların, güçlü adamların, atlarla binicilerinin, özgür köle, küçük büyük, hepsinin etini yemek için toplanın, Tanrı'nın büyük şölenine gelin!”
 
::'''KRALLARIN KRALI VE EFENDİLERİN EFENDİSİ'''
19 '''Sonra canavarı, dünya krallarını ve onların ordularını, ata binmiş Olan'la O'nun ordusuna karşı savaşmak üzere toplanmış gördüm'''. 20 Canavarla onun önünde doğaüstü belirtiler gerçekleştiren sahte peygamber yakalandı. Sahte peygamber, canavarın işaretini alıp heykeline tapanları bu belirtilerle saptırmıştı. Her ikisi de kükürtle yanan ateş gölüne diri diri atıldı. 21 Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.
|}
 
:17-18 Bundan sonra güneşte duran bir melek gördüm. Göğün ortasında uçan bütün kuşları yüksek sesle çağırdı: “Kralların, komutanların, güçlü adamların, atlarla binicilerinin, özgür köle, küçük büyük, hepsinin etini yemek için toplanın, Tanrı'nın büyük şölenine gelin!”
:{| class="wikitable"
|-
| '''Yeşaya 24:21'''
 
:19 '''Sonra canavarı, dünya krallarını ve onların ordularını, ata binmiş Olan'la O'nun ordusuna karşı savaşmak üzere toplanmış gördüm'''. 20 Canavarla onun önünde doğaüstü belirtiler gerçekleştiren sahte peygamber yakalandı. Sahte peygamber, canavarın işaretini alıp heykeline tapanları bu belirtilerle saptırmıştı. Her ikisi de kükürtle yanan ateş gölüne diri diri atıldı. 21 Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.
O gün RAB yukarıda, '''gökteki güçleri''' (Şeytan ve cinleri) ve aşağıda, yeryüzündeki kralları '''cezalandıracak'''. 22 '''Zindana tıkılan tutsaklar gibi cezaevine kapatılacak ve uzun süre sonra cezalandırılacaklar'''.
|}
 
:Yeşaya 24:21 O gün RAB yukarıda, '''gökteki güçleri''' (Şeytan ve cinleri) ve aşağıda, yeryüzündeki kralları '''cezalandıracak'''. 22 '''Zindana tıkılan tutsaklar gibi cezaevine kapatılacak ve uzun süre sonra cezalandırılacaklar'''.
:{| class="wikitable"
|-
| '''Vahiy 7:15'''
 
:Vahiy 7:15 Bana dedi ki, "'''Bunlar o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir'''. Kaftanlarını Kuzu'nun kanıyla yıkamış, bembeyaz etmişlerdir. Bunun için, "Tanrı'nın tahtı önünde duruyor, Tapınağında gece gündüz O'na tapınıyorlar. Tahtta oturan, çadırını onların üzerine gerecek.
|}
 
:Mezmurlar 37:27,28:
:{| class="wikitable"
|-
| '''Mezmurlar 37:27,28:'''
 
:Kötülükten kaç, iyilik yap;
:Sonsuz yaşama kavuşursun.
:28 Çünkü RAB doğruyu sever,
:Sadık kullarını terk etmez.
:'''Onlar sonsuza dek korunacak''',
:Kötülerinse kökü kazınacak.
:Doğrular yeryüzünü miras alacak,
:'''Orada sonsuza dek yaşayacak'''.
|}
 
== Fatima'nın üçüncü sırrı ==
"Fatima'nın üçüncü sırrı" olarak bilinen konu Aziz Malaki kehanetiyle benzerlik gösterir. Ancak daha dar kapsamlıdır ve gelecek sıkıntıları yalnızca Katolik Kilisesi açısından ele alır ve bu kilisenin başına gelecekleri bildirir. Fatima'nın üçüncü sırrı diye bilinen olaya göre, askerler Katolik kilisesinin bütün din adamlarını, rahip ve rahibelerini öldürürler. Bütün bu olan biteni gören papa, büyük bir üzüntü içinde, titreyerek İsa'nın heykelinin çarmıha gerildiği bir haçın önüne gelir. Burada diz çöküp İsa'ya yalvarmak isterken askerler gelir ve papayı vururlar ve papa ölür. Fatima'nın üçüncü sırrı Katolikler için çok korkutucudur. Bu sır 1917 yılında Lizbon'a yakın bir yer olan Fatima kasabasında "Meryem Ana" olarak, olağandışı bir olayla görünen bir kişi tarafından üç küçük çocuğa verilmiştir. "Meryem Ana" çocuklara birkaç kere göründüğü yere gelmelerini ister. Çocukların gelmesi gereken gün, hep ayın '''13''''üdür. İlk göründüğü gün Mayıs'ın '''13''''üdür (5/13). Daha sonra Papa John Paul'un vurulduğu ay da Mayıs'ın '''13''''üdür. Çocuklardan son sağ kalan Maria'ya Katolik Kilisesince azize ünvanı verilmiştir. Azize Maria da 2005 yılında Şubat ayınınayın '''13''''ünde ölmüştür.<ref>http://www.gnoxis.com/fatima-olay%C4%B1-42267.html Fatima olayı</ref><ref>http://mehdiii.blogcu.com/fatima-olayi-kuran-baglantisi/7831145 Fatima'nın Üç Sırrı</ref>
 
== Dış bağlantılar ==
:İngilizce Vikipedi: http://en.wikipedia.org/wiki/Prophecy_of_the_Popes
:Vahiy kitabı açıklamaları - Büyük Babil'in yok edilişi: http://www.youtube.com/watch?v=Fe9KD3x8w1A
:Papalarla ilgili kehanetler: http://www.frmtr.com/garip-olaylar/3312149-aziz-malachy-nin-112-papa-listesi-full-112-si-de-aciklamali-papalar-resimli.html
 
=== Dipnot ===