"Bişr-i Hâfî" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
düzeltme
(Düzenleme)
k (düzeltme)
Gençliğinde İmam [[Musa el-Kâzım]] aleyhisselam'ın* nasihatlerinden etkilenip tövbe ettiyse de kötü arkadaşlarının tesiriyle tekrar eski hayatına döndü. Babasından kalan serveti için kendisinden ayrılmayan arkadaşları onu bir türlü bırakmadılar.
 
Bir gün yine sarhoş ve bitkin olarak evine dönerken yolda üstünde [[Besmele]] yazılı bir kâğıt buldu. İçi sızlayıp yerden aldı. Öpüp, çamurlarını silerek, temizledikten sonra, güzel kokular sürüp, evinin duvarına astı. O gece [[âlim]] ve [[Evliya|velî]] bir zâta, rüyâda; "Git Bişr'e söyle! İsmimi temizlediğin gibi seni temizlerim. İsmimi büyük tuttuğun gibi, seni büyültürüm. İsmimi güzel kokulu yaptığın gibi, seni güzel ederim. İzzetime yemin ederim ki, senin ismini dünyâda ve âhirette temiz ve güzel eylerim." dendi. Bu rüyâ üç defâ tekrar etti. O zât sabah Bişr-i Hâfî'yi arayıp meyhânede buldu. Mühim haberim var diye içerden çağırdı. Bişr geldiğinde; "Kimden haber vereceksin?" dedi. "Sana Allahü teâlâdan haber vereceğim." deyince, ağlamaya başladı. "Bana kızıyor mu, şiddetli azap mı yapacak?" dedi. Rüyâyı dinleyince arkadaşlarına; "Ey arkadaşlarım! Beni çağırdılar, bundan sonra bir daha beni buralarda göremeyeceksiniz." dedi. O zâtın yanında hemen tövbe etti. Bu anda ayağında ayakkabı bulunmadığı için, hiç ayakkabı giymedi. Sebebini soranlara, "Allahü teâlâya tövbe ettiğim, günâh işlememeye söz verdiğim zaman yalın ayaktım. O zaman giymediğim ayakkabıyı şimdi giymeye hayâ ederim" dedi. Bu zamandan sonra ayakkabı giymediği için kendisine yalın ayak mânâsında "Hâfî" lakabı verildi.
 
Bir başka rivayete göre, Musa Kazım birgün sokakta yürürken, evlerin birinden saz ve müzik sesleri duydu. Eşraftan sayılan evin sahibi evini bir meyhane haline getirmiş hoş vakit geçirmekle meşgul idi. Çöpleri dökmek için dışarı çıkan hizmetçi kadın birdenbire İmam'ı görünce durarak selam verdi. Musa Kazım, "Bu evin sahibi özgür mudur yoksa köle mi?" diye sorduğunda, hizmetçi kadın, "özgürdür" dedi. Hazret şöyle buyurdu: "Özgür ve hür olduğu belli oluyor. Eğer kul ve köle olsaydı Allah'tan korkar ve böyle kötü işler yapmazdı". Hizmetçi eve döndüğünde ev sahibi ona "niçin geç geldin?" diye sorduğunda kadın, tüm olup biteni ve İmam'ın sözlerini ona anlattı. Adam İmam'ın sözleri üzerine düşünceye daldıktan sonra ansızın ayağa kalkarak yalın ayaklarıyla İmam'ın arkasından koştu. İmam'a yetişerek selam verip ona pişman olduğunu anlattı ve tövbe etti. O günden sonra, ayyaşlık yaptığı evi [[mescid]] ve ibadet mahalli haline getirdi. O günün anısına (yalın ayakla dışarı çıktığı için) herzaman "Büşr-i Hafi" yani yalın ayaklı Bişr olarak anıldı.
3.232

değişiklik